Cüneyt Erden Röportajı

‘‘Atletik olan oyuncularla daha rahat ve keyif alarak oynuyorum’’

Türkiye’nin en iyi şutörlerinden biri olan ve aynı zamanda en iyi  “point guard”larından diyebileceğimiz Cüneyt Erden, Bursaspor ve Tofaş’tan gelen tekliflerin ardından spor kariyerine Tofaş ile basketbola devam etmeye karar almış.

Kariyeri’nde Türk Telekom, Pınar Karşıyaka, Galatasaray, Efes Pilsen ve Ülkerspor gibi önemli takımlar bulunan başarılı guard sene başında anlaştığı Kepez Belediyesi’nde yaşadığı sıkıntılardan sonra Bornova Belediyesi ile anlaştı.

Kendisi ile basketbola nasıl başladığını ve neden basketbolu seçtiğini, Bornova Belediyesi’ni ve oynadığı takımları, Kepez Belediyesi’nde yaşanan maddi sıkıntıları konuştuk.

3SAYI: Basketbola nasıl başladığından bahseder misin?

Cüneyt Erden: Benim iki tane abim var; en büyük abim voleybolcuydu, benden bir büyük olan abim de basketbolcuydu. Tofaş’da guarddı. Ailenin içinde profesyonel olarak spor yapan iki kişi olunca ve bunlarda abimler olunca onlara özenerek spora başladım. Futbol ve basketbol oynuyordum ama seçim yapmam gereken bir zaman gelmişti. Çünkü iki taraftanda teklifler geliyordu. Hem Bursaspor’dan hem de Tofaş’tan yöneticiler konuşmaya gelmişti. Benim seçim yaptığım dönemde Okan diye soyadını hatırlayamadığım bir futbolcu vardı Galatasaray’da. Onun çok kötü bir sakatlığı olmuştu. Bunu gördükten sonra basketbolu seçtim ben de.

3SAYI: Kariyerine baktığımız zaman Tofaş’dan itibaren çok önemli takımlarda yer aldığını görüyoruz. Benim için dönüş noktası oldu dediğin bir takım ya da antrenör var mı?

C.E: Mete Babaoğlu. O zamanlar Karşıyaka’nın antrenörüydü 2001-2002 sezonu bittiğinde ben Karşıyaka’ya transfer olmuştum Telekom’dan, pek rahat değildim açıkçası, kimseye de söyleyemiyordum bunu, o ara Mete Babaoğlu gelip o dönemde Darüşşafaka’da oynayan Hakan Köseoğlu ile beni takas etmek istemişlerdi bende hemen kabul ettim o günden beri de zaten kendisini her yaz arar. Buradan kendisine tekrar teşekkür ederim. Darüşşafaka’ya gelmem ve antrenör olarak da Mete Babaoğlu’nun  dönüm noktam olduğunu söyleyebilirim.

3SAYI: Genç oyunculara baktığımız zaman genç oyuncuların çok fazla öğrenmesi gereken şey var kendi tecrübelerinden yola çıkarak onlarla aran nasıl?

C.E: Zaten takımda da genç oyuncular var . Hepsi henüz çok küçük çocuklar 17-18 yaşındalar. Ben onlara her zaman aynı şeyi söylüyorum. Tamam şimdi halter yapıyolar antreman yapıyolar ama bize bakıp antreman yapmamalarını söylüyorum. Çünkü çok genç oldukları için kendilerini geliştirmeleri için hep tempolarının yüksek olması gerekiyor her zaman onlara söylüyorum ağırlık yaparken. Basketbol oynarken, topla dribbling yaparken, şut atarken, antreman yaparken hep kendilerini geliştirme yönünde onlarla konuşuyorum ve hep bu yönde ilerliyor zaten. Ileride zaten kafamda genç oyuncularla çalışmak gibi bir düşünce var. Altyapı antrenörü olarak çalışmayı gençlerle de konuşmayı ilgilenmeyi çok seviyorum onun için de her zaman diyaloğumuz oluyo gençlerle oyunda..

3SAYI: Biraz eskiye dönersek eğer Ülker’de oynadığın senelerde Haislip ile beraber cok guzel pick’n’roll’lar, asistler izliyorduk. Ikinizi beraber izlemek ayrı bir zevkti bizim için.

C.E: Marcus zaten çok yetenekli bir oyuncu. Ben pick’n’roll gibi ikili oyunları oynamayı çok seven bir oyuncuyum. Atletik olan oyuncularda daha rahat ve keyif alarak oynuyorum. Pota üzerinde gezen arkadaşlarla çok samimi olabiliyorum yani onları topla samimi edebiliyorum.   zaten benim oynadığım tüm takımlarda buna Bornova’da bu konuda zaten çok potansiyeli olan oyuncular var bulunduruyordu bünyesinde. Şu anda Josh Shipp ve Kedrick Brown bu özelliklere sahip. Onlarla da şimdiden zaten bu konuda paslaşmaya başladık zaten seyirciler de bizim bu tarz oyunumuzdan zevk alıyorlar.

3SAYI: Kepez ile sıkıntılı bir dönem yaşadınız. O dönemden biraz bahseder misin?

C.E: Orada çok amatör bir yapılanma vardı. Biz doğal olarak bunu bilmiyoduk. Açıkçası benim oraya gidiş sebebim oraya imza atan oyunculardı Ersin, Fatih gibi kaliteli oyuncular ile anlaşılmıştı. Bunun yanında Halil Abi’nin de etkisi var. Ama öncelikle Halil Abi’nin takımdan ayrılması ve sonra da dört ay boyunca paralarımız yatmaması çok kötü bir düşüş yaşanmasına sebep oldu. Ama en kötüsü muhattap insanları bulamamamızdı. Bunun kopmada çok büyük etkileri oldu. Ama hayatta bu tarz olaylar olabilir. Profesyonel spor hayatımızdahergün yaşanan olaylar sayesinde yeni tecrübeler kazanmış oluyoruz. Hayatımız devam ediyor ve Bornonava’da şu anda çok mutluyum. Gerek Muharrem Abi’ gerek Aclan abi bana çok yardımcı oldular. Şu aşamada herşey çok daha iyi.

3SAYI:  Hazır Bornova’da herşeyin yerinde gittiğinden konuşmuşken hedeflerinizden bahsetsek?

C.E: Daha ne söyliyim işte, burada herşey gerçekten çok güzel. Benim transferimden sonra kadromuza yeni oyuncularda katıldı ve yeni bir system içerisine girdik. Bu geçiş dönenimi de iyi geçirdiğimizi düşünüyorum. Karşıyaka ve Galatasaray galibiyetlerinden sonra play-off için önemli bir adım atmış olduk ve daha da iyiye gidecğine inanıyorum. Türkiye Kupası bizim için çok verimli geçti. Ilerleyen zamanlarda çok daha iyi olacağımıza inanıyorum. Tek söyleyebileceğim Bornova serüvenim çok iyi ve jeyifli geçiyor .

3SAYI: Bide son olarak hani az önce alt yapıya değindin ama bi hani basketbolu bıraktıktan sonra

C.E.: Daha zamanım var dört beş sene daha oynamayı düşünüyorum yani vücudum elverdiği sürece ondan sonra da dediğim gibi altyapı antrenörlüğü olsun menejerlik düşünmüyorum çünkü çok yıpratıcı onun için altyapı daha yıpratıcı orayı tercih ediyim dedim.Gençlerle ilgilenmeyi dediğm gibi daha önce de çok seviyorum çocuklarla onlara bakıp oyuncu olup olmayacağını filan tespit edebiliyorum daha çok öyle sezgilerim olduğu için onu kullanmak istiyorum altyapıda onlarla ilgilenip Türk basketboluna yeni Cüneyt Erdenler demiyecem tabiki sporcular yetiştirmek istiyorum.

Röportaj: Gizem Kumbasar, 3SAYI

Bu röportaj Mart 2010 sayımızda yayınlanmıştır.


Be the first to comment

Bir Cevap Yazın