Lakers Ne Zaman Kendine Gelecek?

Her takımın formda olduğu ya da kötü zamanlar geçirdiği dönemler vardır. NBA için konuşmak gerekirse sezon Playofflar hariç 82 maç olduğundan uzun bir maraton. Büyük takımlar bazında konuşmak gerekirse bu maçların 20-25 ve belki de 30 ‘unu kaybetmek sorun değildir, çünkü bilirsinizki o maçlar kaybedilirken ilerisinin (playofflar) düşünüldüğünü. Bunun için oyuncular dinlendirilir, sakatlıktan dönen oyuncuda acele edilmez, takım gününde değildir, bu uzun maratonda hor görülmez. Ama bu bahsettiğim takımlar önemsiz maçları kaybetseler bile sezoun içindeki önemli maçlara iyi hazırlanırlar, çünkü bu maçlar playofflar için bir testtir, sınavdır. En kötüsünden geçtim sınavı falan taraftarlar açısından da önceliklidir bu maçlar ve kaybetmemek önemlidir.

Şimdi bu yazdıklarımı Lakers’a bağlamak istiyorum. Los Angeles Lakers son 3 yılda NBA finali oynamış ve 2’sinde de şampiyon olmuştur. Nihayetinde son 2 sezonun şampiyonu. Bu takımın normal sezonda maç kaybetme lüksü vardır, ilk paragrafta anlatmaya çalıştığım sebeplerden dolayı. Ama bunun bir yolu yordamı vardır. Lakers’ın ki dinlenmek, playofflar falan değil. Lakers’ın ki gerçekten kötü oynamak. Bu ayrımı yapabilmek çok önemli.

En Önemli Rakipleri Karşı 6 Maçta 1 Galibiyet

NBA otoritelerinin Big Five yani en büyük 5 takım olarak nitelendirdikleri takımlar  şu an en çok kazanma yüzdesine sahipler. Bu takımlar San Antonio Spurs, Boston Celtics, Chicago Bulls, Miami Heat ve Los Angeles Lakers. Bu yazıyı Lakers açısından ele aldığım için sadece onları ilgilendirecek olan istatistiklere göz atmak istiyorum. Lakers bu takımlara karşı 6 maç yapmış ve sadece 1 ‘ini kazanabilmiştir (Spurs’e 2 kez mağlup olurken diğer 3 takıma da birer kez mağlup olup tek galibiyeti Chicago’ya karşı). Bu aralarında olan maçlara şimdi çok yüzeysel bakmış oldum ve tamamen istatistik üzerine bi başarısızlık gibi gelebilir ama burada istatistikten fazlası var. Miami’ye yenildikleri maç sezonun en önemli günlerinden birindeydi (Christmas), Boston mağlubiyeti ise geçen sezonun finalistini Los Angeles’ta normal sezonda ağırlayacakları tek maçtı. Spot ışıkları Lakers’ı dopingleyeceğine gözünü alıyor. Büyük maçlar hep hayalkırıklığıyla son buluyor..

Tüm bu anlatmaya çalıştıklarım ve istatistiklerin ötesinde Lakers adına kötü bir durum daha var. Big Five takımları ligin zirvesindeler ve bunu başarırken de Spurs yıldızlarını tüm NBA’de en çok dinlendiren, en az dakikayı veren takım olurken Chicago, Boston ve Miami de sakatlık sorunlarıyla uğraştı. Yani Lakers Andrew Bynum dışında önemli  sakatlık sorunları yaşamazken bile diğer takımlara karşı üstünlük sağlayamadı ve bu da Lakers’ı endişelendirmesi gereken bir diğer durum. Peki neden böyle oldu ?

Günah Keçisi Ron Artest mi?


Genel olarak çoğu kişi bu duruma istatistiklerden de faydalanarak Ron Artest’i sebep olarak gösteriyor ki ben buna kesinlikle katılmıyorum. Tamam bu sezon kariyerinin en düşük sayı, ribaunt ve asist ortalamalarına sahip ama aynı zamanda da kariyerinde en az top kaybı yaptığı sezon. Bu tamamen aldığı süreyle alakalı. Geçen yıllarda 34-38 dakika arası süre alan Artest bu yıl sadece 28 dakika süre alıyor. İstatistiki olarak olumlu veriler de azalıyor olumsuz olanlar da, bu sonuç kaçınılmazdır zaten. Bence Lakers’ta sorun şurda diyecek bir yer yok. Yani ne defansı çok kötü, ne ofansif oyunu, kenardan gelenler de çok iyi olmasa da göze batacak kadar kötü de değiller. Durum böyle olunca işlerin kötü gitmesine sebep olan şeyi tespit etmek daha da zorlaşıyor ve kötü değil demek bunların iyi olduğu anlamına gelmemektedir (en azından Lakers ayarında bir takım için). Bu yıl herhangi bir Lakers maçı izlediğimde olanlar şunlar : Lakers sayı atıyor, oynadığı takım sayı atıyor ve maç sonunda da daha fazla atmış olan takım kazanıyor. Hani bi oyun karakteri, domine edilmiş herhangi bir yön falan da yok. Durum böyleyken benim teşhisim tamamen motivasyon eksikliği ve buna paralel olarak kazanma arzusunun olmaması. Bu durumun değişip değişmeyeceğini de All-Star arasından sonra göreceğimize inanıyorum.

Kalan Maçlar Zor Maçlar

Sezonun yarısından biraz fazlasını geride bırakmış durumdayız ve ben bu yazıyı yazarken Lakers 34-16 ile batıda Spurs ve Dallas’ın ardından 3. durumda. 50 maçını tamamlamış olan Lakers’ın geriye 32 maçı kaldı. Ama bu 32 maç sıradan bir 32 maç değil çünkü Lakers şu an itibariyle sezonun en zor fikstürüne sahip. Kalan 32 maçın 22’si yüzde 50 galibiyet yüzdesi ve üstündeki takımlarla ve bunların da 13’ü deplasmanda.

Ben bütün yazımda Lakers’ı eleştirdim fakat demek istediğim Lakers kötüdür, şampiyon olamaz değil. Asıl demek istediğim Lakers’ta rölantide gitmenin sonu gelmelidir ve kalan maçlarda Lakers kendi kimliğine sahip olmalıdır yoksa bu kimliği bulmak için çok geç olacak. Kalan maçlar Spurs, Boston, Bulls için öylesine geçebilir ama onlar kendilerini bu sezon şimdiye kadar ki oyunlarıyla kanıtladılar, biliyoruz ki bu takımlar playoff vakti geldiğinde hazır olabilecekleri bi sisteme sahipler. Onlar için kalan maçlar formalite ama Lakers’ınkiler kanıtlama maçları olacaklar çünkü bu sezon henüz hiçbirşey kanıtlamış değiller..

Cihat Cemal Özdemir

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın