Orhun Ene Röportajı

TÜRK, ÖGÜN, ÇALIŞ, GÜVEN

Uzun yıllar Türk basketbolunun en önemli oyun kurucularından biriydi. Galatasaray Lisesi mezunu olan fakat basketboldan dolayı sonralarında ekonomi eğitimi bırakmak zorunda olan başarılı oyun kurucu için hala günümüzde “Onun gibileri yetişmedi” ya da “İleriki yılların Orhun’u  olma potansiyeli var” gibi cümleleri çok işitiyoruz. Basketbolun içinde olan herkese sorsak, gelmiş geçmiş en iyi Türk oyun kurucular arasında kesinlikle Orhun Ene’yi örnek gösterecektir bize.

Ortaköy, Eczacıbaşı, Paşabahçe, Fenerbahçe gibi takımlarda başarılı seneler geçeren Orhun Ene 1993 yılında Ülker’e transfer olduktan sonra 4 sezon boyunca Avrupa Ligi’nde önemli dakikalar oynadı. 2000 yılında basketbolu bıraktığını açıkladıktan sonra 2001 yılında İTÜ ile anlaşan başarılı oyun kurucu 2003 yılına kadar İTÜ’de kariyerine devam ettikten sonra, kesin olarak kariyerini noktaladı. 202 kez Milli Takım’da forma giyen Ene, A Milli Takım’da asistan, Ümit Milli Takım’da head coach olarak antrenörlüğe devam ediyor. Aynı zamanda 2009-2010 yılı için Banvit ile büyük başarılar elde eden Ene ile antrenörlük kariyerinden, Türk Basketbolunun genç oyuncularından, A Milli Takım’dan ve Banvit’in hedeflerinden konuştuk.

Banvit’te göreve geldikten sonra Türk oyun kurucularla çalışacağını açıklayan ve onlara sonsuz güvenen Orhun Ene, takımının aldığı başarılı sonuçlar sonunda herkesin övgüsünü kazanmayı başardı.

3SAYI: Türkiye’nin en iyi antrenörlerinden birisiniz. Öncelikle antrenörlük kariyerinizden bize biraz bahsedebilir misiniz?

Orhun Ene: Türkiye’nin en iyi antrenörlerinden biri olmak çok iddialı bi kelime olur ama yinede teşekkür ederim. Esasında antrenörlük yaşı genç olan bir antrenörüm. İlk antrenörlüğe oyunculuğu bıraktıktan sonra basketbol okullarında başladım. Basketbolu bırakmadan önceki son dönemlerimde zaten basketbol okulunda antrenörlük yapıyordum bıraktıktan sonra da yıldız takım ve genç takımda antrenörlük yaptım. İstanbul Tofaş kulübünde bununla beraber milli takımlar düzeyinde Yıldız Milli Takım antrenörlüğü başladım. Daha sonar ise Milli Takımlar alt yapısında Genç Milli Takım ve Ümit Milli Takım antrenörlükleri yaptım, bunlara ek olarak B milli takım antrenörlüğü ve A milli takımda da yardımcı antrenörlük yaptım. Profesyonel olarak da kulüp çapında Işık Spor’da 1.5 sezon çalıştım 2. ligde,Antalya Belediyesi’nde 1.5 sene ve bu sene de bildiğiniz üzere Banvit’de çalışıyorum.

3SAYI: Başarılı bir oyunculuk kariyerinizden sonra, özellikle Banvit ile bu sene kurduğunuz organizasyon ile beraber çok verimli bir dönem geçiriyorsunuz. Peki antrenör olarak ne tarz oyuncularla beraber çalışmayı seviyosunuz?

O.E.: Açıkcası basketbolu bıraktığım zaman böyle bir farklı bakış açım vardı oyuncuları yeteneklerine göre sınıflandırıyodum, şu anda baktığımda ise bu bakış açısının doğru olmadığını, hatalı olduğunu görüyorum. Genelde oyunculuk yapan, Türkiye’de oynayan bütün oyuncuların bu anlamda farklı bir bakış açısı olur ama  antrenörlüğe geçtikten sonra her oyuncuyla çalışmam gerektiğini, her oyuncuya basketbol öğretebilmenin önemli olduğunu öğrendim. Antrenörlüğün bu tarafının da olduğunu gördüm sadece iyi oyuncuları seçip onlarla çalışmak değil bazen kapasitesi düşük veya başarısı olmayan ismi olmayan oyuncularla çalışıp onlara da iyi basketbol öğretmenin de antrenörlükte önemli bir vasıf olduğuna tanık oldum. Şu anda oyuncuları kategorize etmiyorum. Benim için; en önemli vasıf bir grupta olduğunu bilen, o grubun değerlerine sahip olan, o grupta aile olmaya önem veren, etrafına pozitif elektrik verip iyi gününde de kötü gününde de çizgisini bozmayan, çalışmayı seven, öğrenmeye açık insanlarla beraber olmaktan mutluluk duyuyorum ve bu özelliklere sahip olan oyuncularla çalışmaktan ve onların gelişimine yardımcı olmaktan çok hoşlanıyorum.

3SAYI: Geçen seneki Banvit ile bu senekini kıyasladığımızda değişen çok fazla şey var. Bu seneki Banvit’in oyun tarzı daha farklı. Kurduğunuz kadroya baktığımızda ise çok az antrenörün yaptığını yapıp Türk bir oyuncuya güvenerek Barış Ermiş’i 1.oyun kurucu olarak kadroya kattınız. Sizin takımda olmanız ile beraber kurulan organizasyondan ve oyun tarzından bahseder misiniz?

O.E: Barış Özcan, ben basketbolu bırakırken de çok beğendiğim çok yetenekli bir oyuncuydu, çok saygı duyduğum bir oyuncuydu. Barış Ermiş ile Milli Takımda çalışma fırsatı buldum ama nedense kendi kulübünde ve oynadığı diğer kulüplerde basketbol yeteneğinin karşılığındaki süreyi ve saygıyı görmemiş bir oyuncu olduğunu gördüm. Ama kendisinin hep bulunduğu seviyenin çok daha üstüne çıkabileceğine inandığım bir oyuncuydu. Oyun kurucuları değerlendirirken ben de oyun kuruculuktan geldiğim için bu benim için de bir avantaj oldu. Barış Ermiş şu an da böyle bir sıçrama yaptı ama ben onun hala çok daha iyi oynayacağını ve genç bir oyuncu olarak çalışıp daha eksiklerini de giderebileceğini ve bu seviyenin de çok üzerine çıkacağına inanıyorum. Burda ümit milli takımlarda çalıştığım Erolcan gibi İbrahim gibi İzzet gibi iki tane üç tane de kendi yaş gruplarında çok yetenekli oyuncuların da olmasıylai Yunus gibi de daha kadroda geçen seneden kalan oyuncuların bulunması ve Barış Hersek’i de ekleyerek bu kadroyla böyle bir ekip oluşturduk. Buraya da çok kaliteli, Türkiye 1. liginde oynamış yabancı oyuncuları ekleyip güzel bir kadro kurduk. Bence bizim kadromuzun devamlılığı çok önemli. Bu sene yeni bir araya geldik ama bu kadro bir arada devam ederse ileride daha da iyi bir basketbol oynayacağını ve bu sene ilk dört için yaptığımız bu çıkışın daha da kalıcı olup önümüzdeki senelerde daha da yukarılara çıkabileceğini düşünüyorum.Ama böyle bir kadronun bir araya gelip hemen bozulması değil devamlılığı bence en önemli ayrıntı burada.

3SAYI: Banvit şu an ligde 3.sıradasınız, bu sene için Banvit’in hedefleri neler?

O.E: Ben bunu sezon başında da söylemiştim; bizim için en büyük hedef bence her maçı kazanmak olmalı. Bir yerlere kendimi koymayı çok doğru bulmuyorum, kazandığınız maçlarla zaten sıralama da bir noktaya geliyosunuz ama önemli olan her maçta gösterdiğiniz maçı kazanma arzusu ve oynanan kaliteli basketbol.Yani şu anda da ligde kesinleşmiş bir şey yok, şu ana kadar kazanabileceğimiz maçları kazandık ama çok büyük sürprizler de yapmadık bence. O sürprizleri de yaparsak o zaman daha ilerisi için kesin şeyler söyleyebilirim.

3SAYI:Ümit Milli Takımda o jenerasyonun Türkiye’nin en başarılı oyuncularıyla çalışan bir antrenör olarak geleceğimizi, genç oyuncuları nasıl değerlendiriyorsunuz?

O.E: Öncelikle genç oyunculara çok güveniyorum, güvenim onların yapacağı şeylere ama şunu da biliyorum o yeteneklerini saha da göstermeleri de Türkiye 1. liginde çok önemli. Burada onların şöyle bir sıkıntısı var, yeterli süreyi bulamayan bir sürü genç oyuncu var. Tabiki süre almak kolay bişey değil ama süreyi almak için de çok büyük bir özgüven ve çok büyük bir çalışma arzusu gerekiyor. Genç oyuncularımız hep kendilerini tutan, arkalarından iten, kendilerine destek olan, arkalarında hep bir antrenör bekliyorlar ama tabiki bunu beklemeleri normal ama doğrusunı söylemek gerekirse, genç oyunculara süre vermek onlara destek olmak  çok önemli fakat bunun olmadığı durumlarda da bu bir mücadele. Hemde çok acımasız bir mücadele, bu hakkı almak için de bunu çok isteyen,yeteneği olan,bunun için de mücadele edip herşeyi göze alan oyuncu yıldız oyuncu veya süreyi alan 1. ligde milli takım düzeyine gelebilecek oyuncu oluyor. Bunları yapmadan sadece antrenörden bişey beklemek de gerçekçi bişey değil. Bu tip oyuncularla oynama fırsatım oldu ama bunların ne kadar çok destekle motivasyonlarının ne kadar arttığını aksi takdirde ise kendileri bişey yapmadığında, birşey vermedikleri zaman da süreyi  alamadıklarında motivasyonlarının ne kadar kaybolduğunu da yakından gördüm. Burda genç oyuncu her zaman her şekilde hazır olucak. Her şekilde ne olursa olsun çalışmayı, mücadele etmeyi kafasına koymuş ve motive olmuş olucak ve çok istekli olucak. Böyle bir şey yok yani burda da herkes birbirine her zaman sonsuz destek olamıyor ama onların da o desteği göstermesi lazım. Türkiye’de de malesef bunu belirtmeden geçemeyeceğim, genç oyuncu olmak çok zor bişey. Genç oyuncuların Türkiye liginde birçok yabancının olduğu işte artık yabancıların da Türk yapıldığı bir ligde tabiki süre almaları çok zor ama geniş düşünmeleri lazım, dünyaya daha büyük bir pencereden bakmaları lazım, sadece dünyayı Türkiye olarak görmemeleri lazım. Her ligde oynayabilirler. Ben kendi oyunculuğumda düşünüyorum bizim bir NBA’de oynamamız, bizim Avrupa’da oynamamız çok zordu çünkü o zaman yabancı sınırlaması vardı, Türkiye’nin öyle bir vizyonu yoktu, o tarz o anlamda düşünen oyuncu menejerleri,antrenörler yoktu. Bugün yurt dışında oyuncularımız da var antrenörlerimiz de var. Onların işinin o taraflarda da daha kolay olduğunu düşünüyorum ama kendilerinin bu hedefi koymaları çok önemli.

3SAYI: NCAA’de temsilcimiz bulunmakta ve orası kendi yaşıtlarının çok daha atletik özelliklere sahip olduğu bir lig aslında ve gayet de başarılı gidiyorlar. Onlar için neler söyleyebilirsiniz?

O.E: Deniz , Doğuş gibi önemli temsilcilerimiz var. NCAA’de tabi iyi bir okulda iyi bir basketbol programında oynuyorsanız bunun oyuncuya faydası olacağını düşünüyorum ama Enes ise Findlay College Prep’de mücadele ediyor ama orda da o dünyanın içinde olmaları bir genç olarak çok güzel bir şey hem okullarıyla beraber eğitimlerini ve basketbol yeteneklerini tamamliyorlar. Ben milli takımlarda da başarılı olan bu oyuncuların orda bir tek basketbol programına iyi bir programa dahillerse onlara faydalı olacağını düşünüyorum.  Ama aynı zamanda da kafamda tabi onlar için soru işaretleri olan yerler de var, eğer kötü bir programa da dahil oldularsa Avrupa’daki basketbolda, Türkiye’deki kulüplerdeki basketbolda o seviyede onlara göre çok daha fazla maç yapma şansını bulan, çok daha fazla tecrübe kazanma şansını bulan onlarla yarışan oyuncularla dolu. Bunun ayrımını iyi yapmalılar ama özellikle iki üç tane oyuncumuz bizi de gururlandırıyor, bizi çok iyi temsil ediyorlar.

3SAYI: Banvit’in pilot takım diyebileceğimiz bir takımı var. Bunun örneğini Genç Telekom, Efes gibi birkaç takım daha yapıyor. Bu sizce 1. Lige çıkmadan önce oyuncuların orda oynaması onlara tecrübe anlamında gerekli mi ya da nasıl bir fayda sağlıyor?

O.E: Çok büyük bir fayda sağlıyor. Orada bir kere süre alıyorlar, sorumluluk alıyorlar,kişilik buluyorlar. Şimdi birinci ligde oynamak artık bir çok tecrübeli oyuncu için bile çok zor Türk oyuncu için süre alamama gibi bir sıkıntı doğdu. Böyle bir kadroda onların çok  tecrübe kazandığını düşünüyorum. Bizim kadromuzda özellikle İzzet, İbrahim ve Erolcan  gibi oyuncularımız orda çok tecrübe kazandılar. Ben Türk basketboluna çok faydalı olduğunu düşünüyorum.

3SAYI: Yine sizin taktiksel anlamda değişimlerinize bakınca sahada çok fazla taktiksel değişim yapıyorsunuz bir anda rakibin kafasını karıştırabilecek bir duruma geliyosunuz. Oyun tarzınızla ilgili neler söyleyebilirsiniz?

O.E: Biz iyi savunma yapmaya gayret ediyoruz ama bu savunmayı son haftalarda biraz savunmamız kötüye gitti yani ilk başladığımız gibi değiliz şu anda. İyi savunma yapmak istiyoruz ve biz takım olarak süreyi de, topu da, sorumluluğu da paylaşan bir mentaliteye getirmeye gayret ediyoruz çünkü üst düzeyde bir basketbol oynayıp iyi takımlarla rekabet etmek istiyorsak takımca iyi basketbol oynamamız lazım. Sadece bir oyuncunun, iki oyuncunun üzerine kurulmuş düzenler, sistemler durdurulması en kolay sistemlerdir. O yüzden her maçta beş altı tane oyuncu çift haneli rakamlara skor anlamında ulaşıyor. Savunmada savunma yapamaz denen oyuncularımız bu sene çok büyük savunma gayreti gösteriyor. En önemlisi de böyle bir isteğimiz ve arzumuz var bunu şu anda sürekli bir standartta tutamayız bu da yeni olmanın getirmiş olduğu bir şey. Eğer bu standartı tutturursak önümüzdeki dönemlerde kafamızdaki basketbolu oynayıp çok daha iyi oynayıp sahaya yansıtıcaz ama dediğim gibi herşeyi paylaşıyoruz, bu çok önemli bir şey. İyi bir ekip ve aile olduğumuzu düşünüyorum. Kulübümüz de kaliteli yöneticilerden kurulu bir kulüp. Onlar da çok büyük bir çabayla bu ekibi bir araya getirme gayreti gösterdiler. Esasında başarının büyük bir payı da onlara ait ama işte daha ortasındayız. Bunun başarı olabilmesi için devam etmemiz lazım. Türkiye ligi de kolay bir lig değil.İnşallah şans da yanımızda olur.

3SAYI: İnşallah.Sizin yeni bir takvim projeniz oldu ve bu aslında çok örnek bir çalışma. Onunla ilgili biraz bilgi verir misiniz?

O.E: Bu esasında üzerinde durulması gereken bir konu. Ben Türk basketbolunun içindeyim senelerden beri. Türk basketbolunda oyuncuların da kulüplerin de bu konularda ne kadar proje üretmekte veya bu projelerde ne kadar yardımcı olmakta zorlandığını, gönülsüz olduğunu bilen bir insanım. Zor gelir oyunculara çünkü oyunculara bizim öyle bir eğitimimiz yok, öyle bir projenin parçası olarak insanlara faydalı olmak, bir yere gelmiş kariyere, bir maddi güce erişmiş oyuncuların aslında büyük bir şansıdır. Malesef bunu oyuncularımız senelerce külfet olarak gördüler. Burada anlatılmadı, bunun eğitimi de verilmedi. Mesela NBA’ de Amerika’da çok güzel oyunculara bu fikri veren ve gönüllü olan oyuncular var. Fakat bu proje ilk defa benim gördüğüm o gün yedi saatlik bir çalışmayla yapıldı ve oyuncularımın buna gönüllü olduğunu görmek çok güzel bir duyguydu ve bu yüzden ben de çalışmanın tamamlanması için antremanı iptal ettim. Oyuncuların burada gönüllü olması, yabancı oyuncularımız da bunun içinde beni çok mutlu etti. Bu kadar spordan bir şeyler alan insanların bunu vermesi çok başarılı bir çalışma oldu. Çok iyi kulüplerimiz de oldu, büyük, köklü kulüplerimiz de oldu ama kimsenin böyle bir projede, böyle gönüllü çalışarak böyle bir şey yaptığına şahit olmadım. Onun da bir ilk olarak yaptığımız için bence sportif anlamda kazanılan başarılar kadar önemli bir şeydir. Kamuoyunun da bunun farkına varması ve bunu görmesi çok mutluluk verici bir şey. O yüzden inşallah diğer kulüplerimize de örnek olur diyorum.

3SAYI: Son olarak bu sene artık milli takımın hedefi olan dünya şampiyonası yaklaşıyor ve çok da güzel bir saha avantajımız olacak. Özellikle yapılan seçimlerin son birkaç sene de çok fazla eleştirmesi üzerine, 12 Dev Adam için neler söyleyebilirsiniz?

O.E: Eleştirinin olması güzel bir şey seçimlerde, demek ki çok oyuncumuz var artık bu düzeye gelmiş bir konumdayız.Eskiden hiç eleştiri olmazdı çünkü o kadar alternatif yoktu, ama şu anda insanlar “O’nun yerine bu oyuncuyu kadroya almalıydı” diyebiliyor. Ama benim dönemimde Milli Takım mecburen belli isimlerden kurulurdu. Tabi ki eleştiri olacak ama orda bu işi yapmak isteyen bu işe görev verilmiş bir teknik adam var. Dünyanın her yerinde de bu insanın düşüncelerine saygı duyulması gerektiğini düşünüyorum ben. Sonuçta başarısız olunduğu zaman bunun sorumlusu olan insanlar bunun hesabını vereceklerdir ama bütün bunları bırakıp daha pozitif düşünmek gerek. Bugün direkt olarak bir tanıtımında bile Dünya Şampiyonası’nın maskotundan tutun birçok şeye kadar herşey oturtuldu. Yapıcı olmak yerine yıkıcı olmanbasketboluna hiçbir katkı sağlamayacak, önemli olmayan, bizi yükseltmeyecek işler. Ama beni kimse yanlış anlamasın, tabi ki insanların eleştirme hakkı var, ben bunlara saygı duyuyorum. Bu eleştirilerinde birçok şeyinde faydalı olduğunu da görüyorum ama gereksiz anlamda bu gündemde hiç olmadık konularda birbirimizi şu anda böyle bir atmosfere sokmanın da anlamı yok. Gönül birliği yapıp bu şampiyonada herkesin belli oranda destek olması lazım. Eleştirilerin de yapılıp daha pozitif, daha olumlu olarak ortaya koyulması lazım. Başarılı olma ihtimalimiz var yani tabi ki çok zor bir şampiyona ama herkes kadar bizim de şampiyon olma, başarılı olma ihtimalimiz var çünkü biz daha öncesinde kendi ülkemizde oynanan bir turnuvayı çok iyi oynayan bir ülkeyiz. İnşallah bu başarıya yakın bir başarıyı tekrarlarız.

3SAYI: Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum ve başarılar diliyorum.

O.E: Ben teşekkür ediyorum

Röportaj: Gizem Kumbasar,3SAYI

Mart 2010 sayımızda yayınlanan röportajımızdır.



Be the first to comment

Bir Cevap Yazın