Alpella, sezon başında bir nevi pilot takım olsun amacıyla kurulmuştu. Amaç altyapıdaki gelecek vadeden, ancak; 1.ligde fazla dakika bulamayan isimleri hem tecrübelendirmek hem de yüreklendirmekti. Takımın başında oyuncuların belki de ana-babalarından çok gördüğü isim olan, Alaeddin hoca duracaktı. Bundan farklı bir karar da düşünülemezdi zaten.
Sezon başında takıma transfer edilecek yabancı oyuncuların da, takımdaki diğer oyuncular gibi genç olmasına dikkat edilecekti. Yoksa, 17-18 yaşındaki oyuncular ile 26-27 yaşlarında olan oyuncular birbirleriyle nasıl anlaşabilirler, nasıl bir ortak payda bulabilirdi ki?
Artık, iş hangi mevkilere transfer yapılacağı konusuna geldiğinde Alaeddin hoca, ‘Sadece 2 pozisyona adam istiyorum. Bunlar da 1 ve 4. pozisyonlar’ dedi. Genç ama kaliteli bir pivot da önerildi Alpella’ya sezon başında. Ancak Alaeddin hoca, ‘Benim o pozisyonda oynayacak adamım var.’ diyerek, Ömer Aşık’a olan güvenini daha lig başlamadan gösterdi.
Marshall Strickland ve Curtis Withers ile yabancı transferini sonlandıran Alpella’da, lig sezon başında biraz sancılı başladı. Çok da normaldi aslında bu. Oyuncuların hiçbirinde ne yeterli fizik, ne de tecrübe vardı. Çok basit hatalarla kaybedilen toplar, acemice oynanan setler, fiziksel ezilmeler. Bu durum, çok kişiyi güldürdü sene başında. Ancak, Alaeddin hoca bütün bunlara hazırlıklıydı, olacakların farkındaydı…
Ligin ilk yarısında takım, fazla galibiyet alamasa da; Ömer Aşık ve Caner Öner gerekli parlamayı yapmışlardı bile. Takıma kabaca bakıldığında hemen fark ediliyorlardı. Withers ve Strickland da daha yeni bitirdikleri kolejlerinin peşi sıra ilk kez böyle bir deneyimin ortasındaydılar. Sorumluluktan kaçma şansları yoktu.
Sezonun ikinci yarısının başlaması ile birlikte takım iç sahada kritik maçlar oynadı. Oyak Renault, Tekel, Tofaş… Alpella bu zor maçların hepsinden galip ayrıldı. Bu seriyle birlikte, takımın kendine güveni gelmişti. Ancak, rakiplerinin ekstra galibiyetleri nedeniyle hala tehlikeli bölgedeydiler. Çoğu kişi onlara düşecek, gözüyle bakarken; ilk yarıya oranla katbekat artan Alpella kalitesi, Alpella lezzeti lige yavaş yavaş ağırlığını koydu. Peş peşe, alınan galibiyetler herkesin güvenini yerine getiriyordu. Mersin,Beşiktaş,Galatasaray deplasmanı;Selçuk Üniversitesi , Banvit , Daçka , Karşıyaka galibiyetleri. Açıkçası; Alpella’nın süprizleri,say say bitmiyordu!
Takıma bir de şimdi bakıyorduk ki, çoğu takımda olmayan bir boyalı alan gücü görüyorduk. Ömer Aşık-Withers ikilisi ribaund canavarı olmuşlar havadan ulaşıma kesinlikle izin vermiyorlar, aldıkları hücum ribauntlarıyla sayı hanelerine, yeni sayıları yazdırdıkça yazdırıyorlardı. Caner’in tam bir büyük takım oyuncusu oluşunu, kritik anlarda eli titremeden topu elden çıkarışını, Strickland’ın ligimizin çoğu guardını kıskandıracak sadelikte ve yarardaki oyununu, Can Özcan, Ogün Sevinç, Birkan Batuk, Serkan İnan’ın gerektiğinde ortaya çekinmeden bir şeyler koyabilmelerini, görüp de; alkışlamamak elde değildi. Bu gelişmelerle; Alpella bir anda play-off’un dibine kadar gelmişti. Hani ilk yarıda da böyle oynasalar,-kesinlikle ilk 5’te olurlardı-dedirten bir takım olmuşlardı.
Alaeddin Hoca’yı bile fazlasıyla şaşırtan bu denli ani sıçrama, son zamanlarda, belki de’’Türk Basketbolu’na verilen en büyük armağanlardan biriydi.
Alpella ufak bir amaçla kurulmuşken bir anda ülke basketbolunun umutlarının tam orta noktasına yerleşmişti.
Takımın her anında onlara destek olan, onlardaki yeteneği ortaya çıkarmaya çalışan, hiç bıkmadan pes etmeden bu yol uğrunda uykusuz geceler geçiren. Yeri geldiğinde canı sıkılan Alaeddin hoca; basketbolla ilgili yazdığı kitaplarının içinden, en değerlisini bu sene yazdı belki de. Çoğu kişinin Alaeddin hocanın kariyerinden, basketbolla ilgili yazdığı antrenman teknikleri, hücum oyunları, savunma düzenleri, oyun kuralları kitaplarından haberi yokken, şimdi herkes onu biliyordu. Dedik ya en anlamlı kitabını bu sene yazdı; Alaeddin Yakan. Bu kitabın adı da Alpella’ydı..!
Bu sezon oynadıkları 30 maçın 16-17 tanesini canlı izlediğim Alpella’nın gelişimini görmek, yaşamak, buna tanıklık etmek gerçekten benim için epey sevindirici bir gelişmeydi. Böyle bir organizasyonda emeği geçen tüm yürekli basketbol adamlarına ve Alaeddin Yakan hocaya kocaman kocaman teşekkürler. İyi ki varsınız… »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|