Anasayfa arrow 3SAYI arrow Yazarlarımız arrow Anıl Aksaç arrow Tadım Türkiye Kupası Final-8 Analizi
Tadım Türkiye Kupası Final-8 Analizi PDF Yazdır E-posta
Yazar SaykoBirader   
Monday, 28 January 2008

 Sezon başında/lig başlamadan önce 4 grupta 4’erli takımlar halinde mücadele eden ekiplerden, ilk 2’ye girebilenler; çeyrek final vizesini almışlardı. Ancak, Antalya’da düzenleneceği söylenen finaller öylesine abes bir tarihe kondu ki, federasyonun işine akıl sır erdirmek pek de mümkün değildi açıkçası. Antalya’daki organizasyon bilindiği üzere 20-22 Nisan tarihlerinde yapıldı. Yani liglerin bitimine 1 hafta kala, araya ekstra bir hafta sonuna sıkıştırıldı. Kendinizi Selçuk Üniversitesi yöneticilerinin; Mersin BŞB yöneticilerinin ya da Tekel yöneticilerinin yerine koyun bakalım. Son hafta, onlar için hiçbir anlam ifade etmeyen lig maçını oynayıp ligi bitirmek için arada oluşan bu saçmaca zamanı antrenman yaparak geçirecekler. Ya da en azından şu açıdan bakın.. Hiçbir hedefleri kalmamışken ortada sırf gazozuna oynanacak bir maç için yabancı oyuncularının ‘Bırakın gideyim’ şeklindeki hayıflanışlarını dindirmek, onları bir 15 gün daha burada tutmak zorunda kaldılar. Zira izin verseler yabancı oyunculara, bu defa da ‘şike yaptı’ denecekti. Öncelikle bu konuya değinmek istedim, çünkü hakikaten mantıklı düşününce bu tarih seçiminin hiçbir izahı olmadığı apaçık ortaya çıkıyor. Neyse lafı uzatmadan, çok anlamsız ve gereksiz bir zaman dilimine yerleştirilen bu organizasyonu incelemeye başlayalım şimdi de.

 


 

1.Gün

 

    Günün ilk maçında Banvit ve CASA Ted Kolej karşı karşıya geldi. Ted Kolej’de, Erek Hansen ayağındaki küçük bir kırık nedeniyle forma giymezken, uzun bir sakatlık döneminin ardından ligin ilk yarısının başarılı isimlerinden Charles Davis, yeniden formasına kavuştu. Sürekli başa baş giden mücadelede, Banvit: Long ve Bekir ile, Ted Kolej ise Shields, Green ve Nezih ile sayılar üretti. Dış şut ağırlıklı geçen mücadelede Ankara ekibinden Ricky Shields’ın 5/11’lik üç sayılık atış isabeti hayli dikkat çekiciydi. Maçın son hücumuna 3 sayı geride giren Ted Kolejliler’de Marques Green’in  topu getirirken tökezlemesi ve topu kaybetmesiyle rakibini yakalama şansını tepmiş oldu. Banvit maçı 89-85 kazanarak kupada yarı finale çıkan ilk takım oldu.

 

    Zevkli ve çekişmeli geçen ilk maçın ardından sahneye Beşiktaş Cola Turka ile Pınar Karşıyaka çıktı. Beşiktaş Cola Turka, organizasyona sakatlıkları süren Reese, Harvey ve Barış Güney’den yoksun olarak katılmıştı. Pınar Karşıyaka ise son hafta Telekom’u devirmenin moraliyle Antalya’da idi. Beşiktaş’ın tek 1 numarası olan Reese ve tek 5 numarası olan Harvey yokken, bir de 2’den kırma 1 numara Barış Güney devre dışı kalınca Beşiktaş’ın pek de bir varlık göstermesi beklenmiyordu. Maçın başlamasıyla birlikte Karşıyaka oyuna ağırlığını koydu. İnanç ve Serhat ile tabir-i caizse attığını sokan, Slaughter ve Griffith ile ribauntlarda rakibini ezen İzmir ekibi henüz ilk yarıda 20’li farklara ulaşıyordu. Beşiktaş’ta Levent Bilgin’in çabaları hiçbir şeye etki etmezken, takımlar maçın son periyodunu genç ve süre bulamayan isimleriyle tamamladılar. Maç sonunda skorborda baktığımızda 82-55’lik bir Karşıyaka galibiyeti ile karşılaşıyorduk.

 

   Sahnenin 3.sahipleri, Türk Telekom ve Fenerbahçe Ülker’di. Final gibi bir çeyrek final maçı izlemek isteyen taraftarlar, turnuvanın ilk gününde ilk kez tribünleri dolduruyorlardı. Fenerbahçe Ülker taraftarları elbette sayıca çoktu ancak Telekom, düzenlediği organizasyonla hiç de eli boş gelmemişti Antalya’ya. Onların da sesi fazlaca çıkıyordu salonda. Aydın Örs’ün cezası nedeniyle tribünden izlediği maça hızlı başlayan Sarı-Lacivertliler bir anda farkı 10 sayıya kadar çektiler. Sonrasında Türk Telekom Tutku ile oyuna ortak oldu. Devrenin sonlarına doğru bir kez daha farkı açan Fenerbahçe Ülker soyunma odasına avantajlı bir şekilde gitti. 3. periyodun başlamasıyla bir kez daha geri dönen Telekom, rakibini yakaladı hatta öne geçti. Maçın sonlarına doğru savunmaların dozajları iyiden iyiye artmıştı. Son 4 dakikada rakibinin gerisinde olan Fenerbahçe Ülker bu sürede gösterdiği müthiş performansla rakibinin gardını düşürdü ve bu kez nakavt etmeyi başardı. Clark’ın gayretli oyunu ile 79-68’lik bir skorla adını yarı finale yazdırdı. Solomon’un 20 sayı, 4 ribaund, 3 asistlik performansı, Mirsad’ın 12 sayı, 17 ribaundluk performansı, Tutku’nun 23 sayısı, Jagla’nın 13 sayı, 9 ribaundluk performansı ve Dudley’nin 16 sayı, 10 ribaundu maçın akılda kalan istatistikleri idi. Ribaundlardaki 46-31 Fenerbahçe Ülker üstünlüğü de maçı getiren önemli etkenlerdendi.

 

    Son maçta ise geçen yılın finalist koçları karşı karşıyaydı. Oktay Mahmuti ve onu 4-0 ile süpüren geçen yılın şampiyon apoletli hocası Murat Özyer’in takımları bu kez Türkiye Kupası çeyrek finalinde karşı karşıya idiler. Murat Hoca elindeki nispeten kısıtlı imkanlarla bu sezon Galatasaray’da iyi işler başarmasına rağmen halen bir büyük takım devirememiş olmanın stresini yaşıyordu. Efes maçı onun için iyi bir fırsat olabilirdi. Maç denk başladı, Efes’e skor anlamında üstünlük kuran Galatasaray bu avantajını, bu iyi oyununu ancak 10-12 dakika sürdürebilmişti. Efes Pilsen yakaladığı tempo ile yüksek şut yüzdesini birleştirerek önce öne geçti sonra da farkı açtı. Granger-Nicholas ikilisiyle toplam 41 sayı üreten Efes maç sonuna kadar rakibini kendine yaklaştırmadı ve rahatça yarı finale uzandı. Galatasaray Cafe Crown’da 4 yabancı oyuncunun ürettiği toplam 55 sayı onlar için yeterli olmadı. Çünkü yerli isimler sadece 14 sayı üretebildiler. 77-69 Efes Pilsen üstünlüğü ile biten maç ile birlikte ilk gün programı da tamamlanmış oluyordu.

 

2.Gün

 

   Yarı finalde Fenerbahçe Ülker – Banvit eşleşmesinden Fenerbahçe Ülker’in adını finale yazdırması bekleniyordu. Ancak iş hiç de beklendiği gibi olmadı. Her zaman olduğu gibi nispeten orta sıra takımlara karşı konsantre sorunu yaşayan Sarı-Lacivertliler bu maça da aynı sorunla başladı. Rakibinin etkili savunmasına karşın bir şeyler üretemeden dakikaları harcayan Fenerbahçe Ülker maçı sürekli olarak geriden takip etti. 2.yarı ile birlikte işin ciddiyetini anlayan Fenerbahçe’li oyuncular savunmayı arttırmaya başladılarsa da Banvit ritmini yakalamıştı bir kere. Özellikle Ersin, Bekir, Caner üçlüsüyle dışardan, Long ile de içerden rakibini bunaltıyordu. Son çeyrekte Long’un aldığı teknik faullerle birlikte farkı eriten Fenerbahçe Ülker dip çizgiden Ömer ile 3 sayılık bir basket buldu, maçta ilk kez öne geçti. Bunca kötü oyuna rağmen bunu başaran takım, artık maçı da kazanır dendi ama nafile.Banvit duracak gibi değildi. Normal süresi berabere biten maçın uzatma dakikalarında son hücumdan Bekir ile sayıyı bulan Bandırma ekibi, maçı tek farkla da olsa kazanıp final biletine adını yazdırıyordu. 88-87. Fenerbahçe Ülker’de ilk Telekom maçında 17 ribaund toplayan Mirsad, bu maçta da tam 21 ribaund toplayarak kırılması güç bir rekora da imza attı. Solomon’un 21, Mirsad’ın 19, İbrahim’in 27 sayısı dışında ekstra bir skorer çıkaramayan ekip yenilgiye de mahkum oldu. Banvit’e maçı kazandıran kritik nokta ise hiç şüphe yok ki 13/27’lik muazzam sayılabilecek üçlük yüzdesiydi.

 

    İlk yarı final maçındaki süprizin ardından bir sürpriz de Karşıyaka’dan gelir mi acaba diyenlerin bakışları arasında başladı 2. maç. Ancak Karşıyaka’nın ilk günkü gibi bir rakibi yoktu karşısında, hatta Karşıyaka’da yorgunluk belirtileri bile baş göstermeye başlamıştı. 6-7 oyuncu ile rotasyonunu kuran İzmir ekibinde koç Okan Çevik ne kadar ilk maçta gençlere şans verdiyse de sonlara doğru takımının yorulmasını engelleyememişti. Her şeyden önce İnanç ve Serhat’ın ilk günkü hallerinden eser yoktu.  Bu durumda da kağıt üzerinde hem kadro olarak hem de tecrübe olarak rakibini ezen Efes Pilsen maçı da rahat bir tempoyla götürüp finalde Banvit’in rakibi olmaya hak kazandı. 74-57. Rakibine boyalı alanda da 38-29 ribaund hakimiyetini  kuran Lacivert-Beyazlılar’da Nicholas 17, Ermal 13, Prkacin 11, Kerem ise 12 sayıyla oynadılar. Karşıyaka’da ise direnen isimlerin başında 16 sayı ile Alvin Snow geldi.

 

3.Gün

 

    Efes Pilsen – Banvit finali hiç de beklenen bir final olmamasına rağmen bir finaldi en nihayetinde. Ancak Banvit’li oyuncularda üst düzey bir mücadelenin yaşandığı ve uzayan bir Fenerbahçe Ülker maçından sonra pek de hal kalması beklenmiyordu. Zira beklenen de oldu, maçın başlarında ve ilk yarının sonlarına kadar rakibine direnen Banvit, 2.yarıda teslim bayrağını indirirken, tüm oyunculardaki yorgunluk belirtileri fazlaca hissediliyordu. Turuncu-Yeşillilerin elinden 2.yarıda  Long ile içerden kolay sayılar üretmekten başka hiçbir şey gelmiyordu. Hal böyle olunca da Efes Pilsen güle oynaya kupaya uzanıyordu. 73-59. Efes Pilsen’de yine sayı yükünü ilk 2 maçtaki aynı isimler çekerken, Banvit 19 sayı üreten Long’a bir yandaş bulamamanın (Caner oynamadı, Ersin 2 sayı, Onur 0 sayı, Radosevic 2 sayı, Edwards 2 sayı) ve Fenerbahçe Ülker maçında yakalanan 3’lük yüzdesinin yanına bile yaklaşamamanın (sadece  8/29 ile oynadılar) karşılığı olarak maçta dizleri üzerine çökmüştü.

 

   Bu sonuçla Antalya’daki 3 günlük heyecan, heyecansızca da olsa bitiyordu. Efes Pilsen Türkiye Kupası’nı bir kez daha müzesine götürürken, turnuvadan akılda kalanlar Banvit’in koç Selçuk Ernak yönetimindeki üst düzey mücadelesi, Mirsad’ın ribaund konusunda kırılması zor bir rekora imza atması (2 maçta 38 ribaund), Aydın Örs’ün 2 maçlık hak mahrumiyeti cezasını tamamlamış olması, Beşiktaş’ın Play-Off’lar öncesinde tehlike sinyalleri çalması sayılabilirdi. Bir de kendini sıkmadan, terlemeden kupayı kazanan Efes Pilsen. 

 

    Antalya’da düzenlenen organizasyon hakkında 1-2 cümle ekleyerek yazımı noktalayacak olursam, Antalya’nın, Doğan Hakyemez yönetiminde bu işin altından başarıyla kalktığını söyleyebilirim. Hakyemez’in sıcak evsahipliği, medya mensuplarına verilen kahvaltı, taraftarların maçlara olan ortalama üzeri ilgisi ve diğer bir çok nokta ile Antalya yeni sezon öncesinde alkışı fazlasıyla hak etti. Bir şehri daha basketbol tutkusu sarmışa benziyor.

 

Ne kadar güzel..

» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
< Önceki   Sonraki >

3SAYI Köşe Yazilari

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

3SAYI Köşe Yazilari