Anasayfa arrow 3SAYI arrow Yazarlarımız arrow Bekir Sıddık Koç arrow 3SAYI - 1. Yaşında
3SAYI - 1. Yaşında PDF Yazdır E-posta
Yazar Bekir Sıddık Koç   
Çarşamba, 26 Mart 2008
Nerden başlasam bilmiyorum. Aklımda o kadar çok şey var ki. Koskoca bir yıl oldu ilk sayımızı çıkardığımız günden bu yana, ama içimizdeki; basketbol aşkı, heyecanı hiç kaybolmamış her gecen ay daha iyisini daha güzelini yapabilmek adına atıyor kalbimiz.
Basketbol sevdası düşürmüştü bizi bu yollara, basketbol adına bir şeyler yapmak bize haz veriyor. Binlerce basketbolseverle birlikte olmak, aramıza binlerce kişinin daha katılmasını sağlamak, ülkemizde basketbolu sevdirmek adına onlarca sayfa karalıyoruz. Yapılan bu emeklerin hepsi ama hepsi basketbol sevgisi...


Çok yoğun duygular içerisindeyiz. Bir yıllık çalışmanın vermiş olduğu ürünlere bakınca emeklerimizin boşa gitmediğini, her geçen gün kendimizi geliştirerek ilerlediğimizi görüyorum. Amacımız ülkemiz basketboluna kaliteli bir şekilde kaynak kazandırmak; basketbolu sevdirecek, tanıtacak. Yeri geldi öğretecek, yeri geldi eğlendirecek çalışmalar yapmak.


Bütün bunları yapmak kolay mı? Hayır, hiç de kolay değil. Dışarıdan nasıl gözüküyor bilmiyorum ama bizim yaptığımız bu çalışmaların ardında onlarca uykusuz geceler, büyük fedakarlıklar ve alın teri bulunmaktaki... Alnımızın akıyla da bu işi amatörde olsak profesyonelce yaptığımıza inanıyorum. İlk günden beri hedeflerimiz hep bu doğrultuda gelişti ve gelişmekte. Amatör ruhla, profesyonel bir iş yapabilmek. Yeri geldi profesyonellere taş çıkardık, yeri geldi herkesten çok çalıştık ve şimdide buradayız.


Arkamızda dağlar yoktu belki ama içimizdeki basketbol sevgisi bize bu sevgiyi paylaşan insanlarla tanıştırdı. Her geçen ay, aramıza yeni yeni isimler monte oldu ve şu anda 20 kadar yazar kadromuzla basketbol hakkında her konuya hakim yazılar verebilmekteyiz. Araştırma, inceleme, özetleme, yorumlama, haberleme yazıları olsun hepsinde de artık kendi alanlarına uzmanlaşmış diyebileceğim yazar arkadaşlarımla çalışıyoruz.

Bu dergi nasıl oluştu?


Tepeden  inme bir şekilde, hadi dergi çıkaralım demekle olmadı bu işler. Dergi çıkarmadan önce de çok çalışıyorduk. Çalışma adresimiz ise ForumNBA.com’du. İlk önce orada binlerce basketbolsevere ulaştık. Yüzlerce basketbol aşığıyla tanıştık. Köşe yazısı denemelerimiz olmuştu. Sonra ‘’Tükenmez Kalem’’ adı altında bir de rütbe çıkararak yazarlık potansiyeli olan, kaliteli yazılar yazan arkadaşlara bu rütbeyi verdik. Bu rütbe ForumNBA’in en özel rütbesidir, alınması da en zor olan rütbelerden birisidir. Ama bu rütbeyi alan ve sonuna kadar hak eden 4 isimle başladık biz bu işlere.



Bir gün forumda yönetim odasında bir konu açıldı. Benim doğum günüm olan 18 Temmuz’da açılan bu konunun başlığı e-dergi çıkaralım mıydı? O günden sonra ForumNBA’in çehresi değişti. Böyle bir şey yapmak bizler için çok iyi olacaktı. Sadece ‘Forum’da yazdığımız yorumlar ve köşe yazılarının dışında; ek olarak toplu bir şekilde, daha düzenli bir dergi çıkaracaktık. Yönetim kurulunca kabul gören bu proje için hemen çalışmalara başlandı. Vakit azdı ama Ağustos’a yetiştirmeliydik dergiyi. Sadece ForumNBA yöneticilerinin yazılarından oluşan ForumNBA E-Dergi, ilk olarak Ağustos ayında basketbolseverlerle buluştu.





İkinci sayımızı da hazırladık, Üçüncü sayımız da geldi. ForumNBA’de yayın yapan dergiye sadece kendi üyelerimiz ulaşabiliyordu ama biz bunun böyle olmasını arzu etmiyorduk. Basketbol adına güzel bir şey yapıyorsak; bundan diğer basketbolseverlerin de haberi olmalıydı. Diğer basketbolseverler de basketbol adına yapılan bu güzelliklerden yararlanmalılardı. Onun için dergimizi her siteye yaymaya çalıştık ama karşılığında bizi anlayabilecek pek bir site-forum sahibi olmadı. Konuştuğumuz adminler projenin çok güzel olduğunu ancak ForumNBA E-Dergi adıyla yayın yapan derginin foruma bağlılığı sebebiyle reklam teşkil ettiğini bu yüzden yardımcı olamadıklarını belirttiler.





Bizlerin reklam kaygısı yoktu, sadece dergimizi binlerce basketbolsevere ulaştırabilmek adına bu yola koyulmuştuk ama yılmadık. Madem dergi ismi sorun teşkil ediyor, biz bu adı değişelim dedik; hem de yeni bir görünüm, yeni bir yüz, yeni yazarlarla daha kaliteli bir iş yapalım... Onun için özel bir site olsun, hiçbir siteyle de bağlantılı olmasın istedik. Bu sebepledir ki; artık ForumNBA E-Dergi devri kapanıp, kocaman bembeyaz bir sayfa açarak; “3SAYI E-Basketbol Dergisi” çalışmalarına başladık. Uzun süren çalışmalarımız sonucunda ilk sayımız Aralık ayında çıktı.  


Benim doğum günümde başlayan bu serüven her geçen yıl benle birlikte yaşlanmaya devam edecek. İçimde bu basketbol aşkı varolduğu sürece, elimden kalemim hiç düşmeyecek ve her geçen gün yeni çalışmalara imza atmaya devam edeceğiz.


E-Dergi çıkarmak nasıl bir şey?

“3SAYI E-Basketbol Dergisi”ni çıkardıktan sonra diğer e-dergilere de göz atmak istedim. Nasıllar, çalışma prensipleri nedir? Araştırdığımda piyada birçok e-dergi olduğunu gördüm. Hemen hemen hepsinin sitesini açıp dergileri inceledim, yapmış olduları çalışmalara ve gelişim serüvenlerine baktım.

Dergilerin tamamını inceledikten sonra anladım ki; biz diğer e-dergilerden çok ama çok farklıyız. E-dergilerin büyük bir çoğunluğu internet üzerinden kaynakları topluyor ve dergi formatına getirip piyasaya sürüyor. Kendi yazarı olan dergiler yok mu? Var, var tabii ki ama onlarında ömürleri genelde 3-4 sayıdan fazla olmamış. Biraz çabalamaya çalışanlarda yarı alıntı yarı kendileri yazmış ama sonunda onlarda kapanmış; ya da 6 ayda bir çıkacak seviyeye gerilemiş.


Bizim e-dergimize baktığımızda ilk kurulduğu günden beri alıntı yazı kulanılması yasak. Herhangi bir yerden alıntı yapıp da dergimize koymuyoruz. Peki bu kadar yazıyı nerden buluyorsunuz derseniz; hepsini de, o ay içinde yazarlarımızla birebir görüşerek kendilerine konu veriyor ve bizler için kaleme aldıkları yazıları kullanıyoruz. Buradan da anlaşılacağı gibi “3SAYI Basketbol E-Dergisi” diğer e-dergiler gibi değil de daha çok profesyonel piyasa dergilerinin çalışma prensibi ile çalışıyor.


Ben bu konuda kendimizi çok başarılı buluyorum. Hele ki diğer e-dergileri incelediğimde içerik olarak çok geniş olduğumuzu görüyorum. Özelikle Ağustos 2007 sayımızdan itibaren 100’lü sayfaları aşan dergimiz her geçen ay, daha geniş içerikle sizlerin beğenisine sunuluyor.

3SAYI E-Basketbol Dergisi Nasıl Yapılıyor?

3SAYI, inançla ve içimizde ki basketbol sevgisinin bizlere vermiş olduğu güçle ve gecesini gündüzüne katıp 30 günlük ayları, 60 gün yaşayan, fedakar basketbolseverlerin emekleriyle yapılıyor.  

Bizler için her dergi ayrı bir heyecan ayrı bir tat. Dergimizi her ayın ilk gününe yetiştirmeye çalışıyoruz. TBL, NBA, TBBL, Avrupa ligleri incelemelerini okuyucularımıza en güncel şekilde ulaştırabilmek adına ayın son gününe kadar bekliyoruz. Bu yüzdendir ki bazen bir kaç saat da olsa dergimizi yayına geç hazırlayabiliyoruz. Ama bir hafta güncellik kaybetmektense, bir kaç saat geç ve daha güncel dergi hazırlamayı tercih ediyoruz.


Derginin koordinasyon merkezinde ben varım. İşlerimizin çoğunu internet üzerinden halletmemizle beraber, her ay 20’den fazla kişiye telefonla ulaşarak iletişim kurmaya çalışıyorum. Bazı yazarlarımızda bire bir görüşüyorum. TBL, TBBL, Avrupa kupaları maçları olsun birlikte gidip hem fikir alışverişi yapıyoruz hem de takımlarımızı yakından takip ediyoruz. Dergi için 4 kişiyle çok fazla görüşüyorum. Belki benden usandıkları bile olabilir bu 4 kişinin ama artık aramızdaki arkadaşlık boyutu çok iyi bir seviyede olduğu için gecenin 5’inde de arasam bana kızmıyorlar. Çünkü onlarda en az benim kadar bu işi seviyorlar ve hiçbir karşılık beklemeden bu fedakarlıklara ortak oluyorlar ve sizlere dergiyi en iyi şekilde hazırlamak için emin olun onlar da gecelerini gündüzlerine katıyorlar.



Bu bahsettiğim 4 kişi kim peki?


Gökhan Bayezit: Bu aya kadar günde bir iki kere konuşurduk ama bu aydan itibaren artık günde 1-2 saat konuşma ve 5-6 mesajlaşma rahat oluyor. Kendisinde dikkat çektiğim basketbol manyaklığı beni ona yaklaştırdı. Bir de gece uyumayan arkadaşlardan olduğu için benim derdime en büyük ortaklardan.


Eşsiz oyuncu incelemelerini yapan Gökhan, 3SAYI’nın kapak konularını belirlemede ve yazmada bizlere çok yardımcı oluyor. Yazılarındaki hüzne aldanmayın msn’de bir konuşsanız sizleri oturduğunuz yerden güldürebilme, en sinirli olduğunuz anlarda bile yüzlerinizde tebessüm oluşturabilme özelliğine sahip. Dergimizde NBA’den özel konularla her ay çalışmalar yapmakta.   

Mehmet Bora: Mehmet’le uzun zamandır msn’de görüşüyoruz ama bu sezon başından itibaren maçlarda bana eşlik eden kadim dostum. Minibüsün, kapanan kapısına atlayacak kadar beni sever. Televizyon haberciliği ve programcılığı okuduğu için ondan çok şey öğrenmeye çalışıyorum diyeceğim ama ben ona çok fazla tecrübe kazandırıyorum. Şimdiden gazetecilik yapıyor. Ödevlerini ise benimle ve dergi üzerinden yapıyor.  Böyle kardeş kardeş geçiniyoruz. Bildiğiniz gibi Mehmet dergimizin, TBBL yazarı.  Evlerimiz çok uzak olsada bizleri buluşturan TBBL maçları oluyor. Mehmet’e basketbolu yalnızca bayanların oynamadığını göstermek için erkek maçlarına da götürüyorum. Dergi üzerinde sürekli konuşuruz, yeni projeler üretmeye çalışırız. Dergi üzerindeki görev dağılımını yaparken redaktörlük görevinde de bulunuyor. Araştırmacı gazetecilik ödevini de yaptık mı bu iş tamamdır. 


Süleyman Akgül: Son zamanlarda pek görüşemezsekte hemen hemen her gün görüşmeye ve görüşlerine ihtiyacım olan kişi. Edebiyat öğrencisi olması sebebiyle aşık vari yazım tarzı ve dergideki yazıların tamamını okuyarak; işlemesi, ihtiyacımız olan bu konuda bizlere en büyük destek. Ayrıca dergideki konuları belirlememizde en önemli söz sahiplerinden. Ankara’da olması sebebiyle sık sık bir araya gelemesekte, aynı şehirde bulundumuz zamanlar görüşüyoruz.


Saykobirade & Arda: Bu da ayrı bir piskopat. Derginin bu kadar gelişeceğine kendisi bile inanmazdı ama geçen gün beni aradığında çok duygulu bir konuşma geçmişti aramızda. İstanbul’da yaşamasa da her geldiğinde buralara kesin görüşürüz. Ay sonları yaklaştığında ona çok ihtiyacım vardır. Çünkü dergi kapağını tasarlayan kişi odur. Dergi kurulmadan da tanıştığımız Arda ile iyi bir arkadaşlığımız vardır.
Ayrıca birisinden daha bahsetmek istiyorum. Efe Güldoğan bu derginin varolduğu günden bu yana her daim benim yanımda desteklerini hiç eksik etmemiştir. Derginin görünmez kahramanı Efe’ye buradan sevgilerimi iletiyorum.


Derginin oluşma aşamasında çalışan isimlere baktık, bunların arasında birde ben varım işte : )
Her dergiyi çıkardıktan sonra önce onu dağıtım çalışmalarında bulunuruz. Bu süreç yaklaşık 1 hafta sürer ve hemen diğer sayımıza not alarak çalışmaya başlamışızdır. Ben hemen Gökhan, Süleyman ve Mehmet ile görüşürüm dergimizde bu ay nasıl bir şey yapalım, diye. Konular ne olsun, neye ağırlık verelim. Yavaş yavaş dergi havasını oluştururuz ve konular üzerinde tartışırız. Kapak da ayın ortalarına doğru belli olur. Eğer kapakta bir oyuncu varsa o derginin içindeki oyuncu yazısı ‘’Türkçe Kaynak’’ olarak yazılmış en iyi yazıdır. Her kapağımızda buna özen gösteririz. Sadece kapağa yoğunlaşmayız tabii ki. Kapak konuları dışında sabit konularımızı hemen, o alanlarda uzman kişilere belirtiriz. Örnegin, Mehmet TBBL aşığı olduğu için onu yazar, Önder Akcollu Euroleague, Onur Canbaz TBL genel incelemelerinde bulunmaya başlar; ta ki, ayın son gününe kadar. Oyuncu incelemesi sadece kapak yıldızı olmaz, bunun dışında en az 3-4 tane daha sevdalısı olduğunuz basketbolcu bulabilirsiniz. NBA’den ağırlıklı olarak seçtiğimiz yıldız oyuncular dışında liglerimizde de oynayan oyuncuların incelemelerinde de bulunuyoruz. Sonra her yazarla mutlaka tek tek görüşüyor ve o ay çıkacak dergi hakkındaki fikirlerini alırım. Hangi konuyu yazması gerektiğini birlikte belirleriz. Almış olduğu bir konunun dışında, kendisinden makele tarzı küçük yazılarda isteyebiliriz.

Yazarlarımızın çoğu öğrenci olduğu için bazı aylar aramızda bulunamayabiliyor. Bu yüzden yazar kadromuzun çok geniş olmasını arzu ediyoruz. Her ay yazamayacak arkadaşların yerine konular diğer yazarlar tarafından alınabilmekte.

 Kesin konular belli olduktan sonra, o ay yazacak arkadaşlara sms ile konularını  yolluyoruz ve yazılar hazırlanmaya başlıyor.  Maillerle yazıların takibi yapılıp, yazıların son durumları kontrol ediliyor ve herhangi bir sorun olması durumunda yazı ön bilgimiz dahilinde iptal olabiliyor. Dergide çalışan arkadaşlara hiçbir zorlama yapmıyoruz. Tamamen gönüllülük esasına bağlı olduğu için yazmak istemeyen arkadaşları her zaman olgunlukla karşılıyoruz. Çünkü bu dergi yazarların yürekleri ile yazdığı yazılarla dolu. Yazarın kendi içinden gelerek, kendi yüreğinden geçerek yaptığı çalışmalarla başarıya ulaşılabilir. Bizde gönüllük esasıyla yapılan bu yazarlığı en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz.
 
Yazılar, maillerle ya da direk msn üzerinden gönderimlerle yukarda saydığım 3 kişi ( Gökhan, Mehmet, Süleyman) ve bende toplanıyor. Ben yazıları alıp tasarımlarına başlıyorum sonrada Süleyman ile Mehmet’e yolluyorum. Onlarda yazılar üzerinde oluşabilcek yazım kuralları hatalarını ellerinden geldiğince gidermeye çalışıyorlar. Bazen yazım yanlışlarımız oluyor ama bunları en aza indirgemek için en az 3 kişi kontrol ediyoruz. Yine de kusurlarımız olursa affola.


Dergilerin son halini genelde tek başıma hazırlıyorum. Akşamdan geçtiğim bilgisayar başında genelde ertesi gün sabah kalkmış oluyorum ama dergi bazen yine de tamamlanmıyor onun için biraz da sabah uğraşıyorum ve dergiyi yetiştirmeye çalışıyorum. Bu çocuklar piskopat mı derseniz evet yeri geldiğinde 36 saat aralıksız dergi hazırlamaya çalıştığımı bilirim. Her dergi çıkacağı gün sabahlamışımdır. Ama bir ay, var ki; editörlerle birlikte hazırladığımız o dergi çok güzel olmuştu. Ağustos ayının son günü Süleyman, İstanbul’a geldi. Mehmet’le buluşup bize gelen iki editörle birlikte dergiyi ertesi güne yetiştirmeye çalıştık. Akşam yemeğinden sonra oturduğumuz bilgisayar başına ben ve Mehmet derginin tamamını baştan sona düzenlemeye başladık. Bu arada geç saatler olmadan Süleyman’ı odaya gönderdik ve o uyuyarak dinlendi; sabah saat 8 olduğunda ben ve Mehmet dergiyi tamamlayıp, Süleyman’ın yanına gittik, bu sefer o kalktı ve bilgisayar başında saat 2’ye kadar tüm yazıları kontrol etti. Son düzenlemeleri ve yazıları yaptıktan sonra akşama kadar çalıştık ve o dergiyi ayın 1’inde yayınladık. Vardiyalı çalışmıştık, çok büyük bir işin altından hep birlikte kalkmıştık.


Emeğe Saygı  
Bütün bunları niçin yapıyoruz? Basketbolu sevdiğimiz için. Her şeyimizle kendimizi veriyoruz ay sonlarında dergiyi hazır etmek için. Her ay büyük meceralara giriyoruz ama diyebilirim ki; biz nu işten alnımızın akıyla çıkıyoruz. Bu kadar çok emek veriyoruz, bu kadar çok uğraşıyoruz, bu kadar çok çalışıyoruz... Sizden tek istediğimiz sadece bir teşekkür. Emeklerimize, saygı göstermeniz ve asla ama asla küçümsememeniz. Bir gün bizleri küçümseyenlerin şimdilerde ayaklarımızın altında olması ne utanç verici.


Bizler basketbol aşıklarıyız. Bizi bu işi yapmaktanda kimse vazgeçiremez eğer sizlerde basketbolseverseniz bu yola baş koyduysanız bizlerle birlikte çalışabilir yeteneklerinizi gün yüzüne çıkarabilirsiniz.


Basketbola hizmet adına girdiğimiz bu yolda bizleri yalnız bırakmayan tüm basketbolseverlere canı gönülden teşekkür ederim. Sizlerin bu desteği olduktan sonra sırtımız asla yere gelmez. Yazıma burada son vermek istiyorum. İçimde o kadar şey var ki zaman olsa ikinci yıla kadar yazacam  3SAYI’mızın 1. Yıl dönümü kutlu olsun. 2. Yılımızda daha da büyümek dileğiyle, görüşmek üzere...
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
Sonraki >

3SAYI Köşe Yazilari

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

3SAYI Köşe Yazilari