Anasayfa arrow 3SAYI arrow Yazarlarımız arrow Bekir Sıddık Koç arrow Küfürsüz Tribünler İstiyoruz
Küfürsüz Tribünler İstiyoruz PDF Yazdır E-posta
Yazar Bekir Sıddık Koç   
Çarşamba, 26 Mart 2008

Basketbol maçlarına niçin gidersiniz?

  • Maçın heyecanına en iyi şekilde ortak olabilmek için,
  • Verilen mücadeleyi alkışlamak için,
  • Sevdiğiniz, desteklediğiniz renklerin yanında olmak için,
  • Keyif alarak maçı izlemek için,
  • Taraftarın coşkusuna katılarak bağıra çağıra maçınızı izlemek için,
  • Oyuncuları, antrenörleri, hakemleri daha yakından tanımak için,
  • Takımınızı iyi bir şekilde destekleyerek maçı kazanmasında payınızın olması için,
  • Hakemler, rakip takım ya da kendi oyuncularınıza küfür ederek ortamı çirkinleştirmek için...

Bunları böyle uzun uzun yazabiliriz. Çünkü gerçek bir basketbol severseniz baketbolun bir çok yönünden haz duyabilir, takımınıza bişeyler katacak güzellikler yapabilirsiniz. Ama gel gelelim en sonunda yazdığım maddeye. Küfür etmek...

 

      

 

Neden birisine, birilerine küfür eder insan, aynı küfür kendisine edilse hoşlanır mı bu durumdan? Kendine yapılınca hoşlanmayacağın bir durumu neden başkasına yapıyorsun o zaman. Hem de bu küfür ettiğin insanlar ülkenin güzide sporcularıysa. 

 

Nede olsa onlardan bir karşılık gelmeyecek, bazen hiç birşey yokken maç başlamadan dahi edilir küfürler karşı takıma. Bazen de daha vahimi belkide kendi desteklediğin ekipte bir oyuncu en ufak bir hata yapsa ona edilir küfürler.

 

 

 

Sen o salona niçin geldiğini biliyor musun? Takımını desteklemek için mi yoksa, karşı takıma küfür etmek için mi? Karşı takıma küfür etmek kendi takımını desteklemek değildir, takımının yanında olduğunu göstermek değildir. Hiç bir basketbolcu karşısındaki rakibine taraftarlarının küfür etmesini istemez. Çünkü her ikiside bu sporu yapmakta ve aynı işten para kazanmaktalar, çünkü bilir ki burada karşı takıma küfür edilir; rövanşta kendilerine. Hah birde bu var, hele ki derbi maçlarında bunun çok çok etkili olduğunu görüyoruz. Kan davasının tribün versiyonu. Onlar bize kendi sahalarında küfür etti bizde onlara kendi sahamızda küfür edeceğiz. Bu böyle uzayıp gider. Küfürlerde bir türlü dinmez.

 

Ama onun yerine taraftar takımına inansa sadece kendi takımını desteklese, onunla ilgilense, hata yapsa bile moral verse bir sonra ki pozisyonda daha inanarak atacaktır oyuncu ya da kaçırdığında ona küfür edilmeyipte destek verilse savunmada daha gayretli olacaktır, taraftarım bana güveniyor diyecektir ve rahat bir şekilde oynayacaktır. Neden zevk halinde yapılan bu spora böyle çirkinlikler katarak baskılı bir spor haline getirip, takımınıza zarar verirsiniz ki.

 

 

Yıllar önce bir takımın taraftarıyla bütünleşerek Avrupa Şampiyonu oluşuna şahit olmuştum. O yıl 3 takımımız vardı onunla karşılaşan bu sebepten bir çok maçlarını izleme fırsatınıda bulmuştum. O yıl tek yenilgisini grup maçlarında (İbrahim Kutluay, Konrat Mcree, Zan Tabak, Abdul Rauf, Milic... gibi isimlerle)  muhteşem bir kadro kuran Fenerbahçe’den alan Zalgires Top 16 da Ülker’i, çeğrek finalde Efes Pilsen’i eleyerek şampiyonluğa yürümüştü. Evlerinde oynadıkları maçlarda o kadar güzel organize oluyorlardı ki hayran kalmıştım. Çok güzel bir DJ’leri vardı o kadar iyiydiki artık oyuncularının isimleri hep ağzımda dolaşmaya başlamıştı. (Bowie, Edney, Stombergas, Zukauskasx2) Kendileri hücum ederken taraftar eğlenerek destek veriyordu, serbest atışlarda salonda çıt çıkmıyordu, basket atınca deliye dönüp, kaçınca üzüntülenip daha sonrada oyuncularına destek vermek amacıyla alkışladıklarını gördüm. Ama asıl etkilendiğim noktayı söylemek gerekirse Murat Murathanoğlu ve İsmet Badem’in bile seslerini bastıracak kadar etkili ses çıkartarak rakip takımlara hucumu zindan etmeleriydi. Şu hücum süreside bitsede kurtulsak dedirtecek cinsten ıslık ve korna sesleri o kadar etkiliydi ki ben TV başında duramıyordum; düşünün siz oyuncular o atmosferde nasıl etkilenir. İşte demek istediğim noktada bu zaten. Yıllar önce şahit olduğum bu etkili taraftar desteğini kullanarak takımınıza çok büyük katkı sağlayabilirsiniz. Top takımınızdayken onlara destek olmak, rakip takıma geçtiğinde ise avazınız çıktığında yuhalamak, ıslıklamak...

 

 

Bakın o kadar şey yazdık bunların arasında bir küfür yok. Küfür ederek kendisini tatmin ettiğini, içini boşaltığını, rahatladığını söyleyen insanlar var ama onlara şunu diyorum ki lütfen bunu salonlarda yapmayın, lütfen bu çirkinlikleri basketbol salonlarına bulaştırmayın. Küfür etmek çok hoşunuza gidiyorsa kendinize edin bakalım acaba öylede rahatlayabiliyor musunuz? Kendinizi parkelerde ki basketbolcuların yerine koyun, öyle küfür edin. Empati kurduğunuzda halen tatmin olabiliyorsanız, üzerine araştırma yapılacak bir insansınız demektir.

 

Takımınızı seviyorsanız, en önemlisi basketbolu seviyorsanız küfürden uzak durun. Küfür hiç bir sporu ileri götürmez aksine o spora çirkeflik katar. Temiz salonlarımızda, temiz basketbol izlemek sizlerin elinde. Takımına, sporcuna destek olacağım derken ona köstek olacak davranışlardan kaçın.

 

Botaşspor’un zirveye oynadığı dönemlerde ortaokul-lise yıllarımızda maçlara giderdik. O zamanlar Adnan Menderes tıklım tıklım dolardı bir sürü ateşli taraftar gelirdi. Fenerbahçeyle final maçları oynanırken yine yanlız bırakmamıştım  takımımızı bir Adanalı basketbolsever olarak. Hakem ara sıra tartışmalı düdükler çaldığında tribünlerden hemen hakemlere sataşmalar geliyordu ve hiç hoş olmayan sahneler yaşanıyordu. Ama hakem tartışmalı kararlar vermeye devam ediyordu. Maçta hakikaten kötü yönetim sergilemesi taraftarın ona karşı küfürlerle saldırmasına neden olmuştu ama dediğim gibi edilen küfürlerin hiç bir yararı olmamıştı. Bu edilen küfürlerden bir basketbol sever olarak bende çok üzülüyorum, küfürle bir yere varılamaycağını çok iyi biliyordum ve bir mola esnasında hakemin 1 metre kadar önüme geldiğini gördüm sırtı bana dönüktü ama ona öyle bir sözledim ki, o moladan sonra maçın şekli değişti. Maçtan önce haberlere bakarken Fiba hakem listesinin açıklandığını görmüştüm ve orada bu maçta görev alan Fiba hakeminin listeden çıkarıldığını farkettim. İlk önce biraz şaşırmıştım çünkü iyi olduğunu düşündüğüm bir Fiba hakemiydi ve beni duyacak mesefade önüme geldiğini farkettimde O’na dediğim söz şuydu; ‘‘Neden FİBA hakem listesinden çıkarıldığını şimdi daha iyi anlıyorum’’. Bunu dedikten sonra hakem ilk defa tribünden gelen bir tepki karşısında döndü baktı bana göz göze geldik sonra maç tekrardan başladı. Maç bitimine kadar bir tane daha hatalı karar görmemiştim. Nedendir bilinmez ama belkide orada hakemin damarına basmıştım. Küfür etmemiştim ama O’nu belkide çok etkileycek birşey söylemiştim, dönüp bakması göz göze gelmemiz bunun en büyük göstergesiydi ve Botaş maçı aldı seri sonunda da şampiyon oldu. Kendime pay çıkarmayacağım ama biz o maçı kaybetseydik şampiyonluğuda kaybedecektik. Eğer bende diğer taraftarlar gibi küfür etseydim belkide hiç bir şekilde hakem yanlış kararlarından dönmeyecekti. 

 

 

Ben maçlara zevk almak için giden bir basketbolseverim, maçıda tiyatro izler gibi izlemem beni bilen bilir maçta ki heyecana ortak olmak isterim. Önemli bir basket atıldığında ayağa kalkar maçın önemine göre belkide hiç oturmam (bu oturmama mevzusu bir çok tartışma çıkarmıştı ama neyseJ) Tuttuğum takımı desteklemek isterim. Ama onca heyecanıma rağmen ne rakip takıma ne hakeme ne de kendi desteklediğim basketbolculara küfür etmem, edenede hoş bakmam. Hatta aynı tarafta olduğum birisinin karşı takımdaki bir oyuncuya küfür etmesine bile üzülürüm. Onun yerine ne güzel maçımızı izlesek, basketlerde heyecanlansak oyuncularımızı gaza getirsek, süper savunma yapasalar, toplara atlasalar, bizde yerimizde duramasak bu heyecana ortak olsak böylece mutlu bir şekilde evimize dönsek iyi olmaz mı?

 

 

» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
< Önceki   Sonraki >

3SAYI Köşe Yazilari

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

3SAYI Köşe Yazilari