|
Finali kot pantolonu ve yaslı gözleriyle izledi. Ama bu bile finallere ve sampiyonaya damgasını vurmasını engelleyemedi. MVP olduğunu öğrendiğinde, kendisi bile saskındı. İste Bay MVP: Basarılarla dolu bir kariyer, büyük küçük herkesin saygı ve sevgisi kazanmak…. Bir basketbolcunun en büyük amaçlarındandır bunlar. Bunların hepsi İspanyol Pau Gasol de var. Sanırım hepimiz onu daha yakından tanımalıyız.Öyleyse hep beraber inceleyelim.
Pau Gasol Kimdir? D.T. 6 Haziran 1980 D.Yeri: Barselona / İspanya Boy: 2 metre 13 cm Kilo: 116 kg Pau Gasol, basketbol hayatına 1998 yılında henüz 18 yasında iken Barselona’da basladı. Fakat kendisini fark ettirmesi çok da uzun sürmedi. 1999’da 19 Yas altı Dünya Sampiyonası’nı kazanan takım içinde yer alırken, İspanya’nın Amerika’yı 94–87 yendiği maça damgasını vurmustu. Euro Basket 2001’in en merak edilen oyuncularından bir tanesiydi.2001 Yılında İspanya liginde gösterdiği 11.4 sayı, 5.2 ribaunt ortalamasıyla kendini gösterdi fakat asıl parlayısı yine aynı yıl Euroleague ‘de yakaladığı 18.5 sayı, 6 ribaunt ortalama ile oldu. Ve beklediği an gelmisti, NBA’e ilk adımını atıyordu.3. sıradan Atlanta tarafından draft edildi fakat Atlanta Shareef Abdur-Rahim için Gasol’u Memphis ile takas etti. Oldukça uzun boyuna rağmen çok da yapılı olmaması, sert gözükmemesi akıllarda soru isareti bırakmıstı. Çoğu kisi 5 numara da oynayabilecek kapasiteye sahip olmadığını düsünüyordu. Fakat o ilk sezonunda, 17,6 sayı ve 8,9 ribaund ortalama ile tutturarak muhtesem bir basarıya imza attı. O sene 126 ilk tur oyunun 117 sini alarak çok büyük farkla, Yılın Çaylağı seçildi ve NBA Tarihinde yılın çaylağı seçilen ilk Avrupalı basketbolcu oldu. Bir sonraki sene, Lakers maçında Shaq’a karsı 5 numara oynatılması sanırım çok büyük bir hataydı, Shaq karsısında hem psikolojik hem de fiziksel olarak inanılmaz derecede ezildi ve belki de hayatının en acılı maçlarından birini oynadı. Bu beklide onun 5 numara oynayamayacağını göstermisti, Her sene kendini gelistirmeye devam etti ve yavas yavas vücudunu da istenilen seviyeye getirmeye getirdi.. Sonraki 2 sene, 19.0 ve 17.7 sayı ortalaması yakalayarak istikrarlı bir oyuncu olduğunu gösterdi.2003 Avrupa Basketbol Sampiyonasında ise, finale kadar takımını tasıyarak en iyi bese seçildi. Finalde 36 sayı üretmesine rağmen Litvanya’ya yenilmekten kurtulamadılar. Gasol, 2004’de ilk kez play-offlara katıldı. Fakat takımını Spurs tarafından süpürülmekten kurtaramadı. Sıra gelmisti milli takıma. 2004 Atina’da gerçekten basarılı isler yaptı. 22.4 sayı, 7,3 ribaund ortalaması ile En İyi Bese seçilmis ve sayı kralı olmustu. Geçtiğimiz yaz İspanya Milli Takımında yer alamadı. Uzun boyu ve oyun yapısına, oynadığı yere rağmen Gasol’un yüzünde bir saflık vardı. Bebeksi bir yüze sahip olan Gasol, sert durmuyor aksine yumusak duruyordu. 2005/2006 sezonunun basında bıraktığı sakal, bu görünümü yok etmek amacı tasımakta, belki de ise yaramıstır. Ama bana göre saç-sakal birbirine girmis bu hali, Gasol’u daha çok kumsallarda veya parklarda sarap içen amcalara benzetmis :) Saka bir yana, daha karizmatik olduğu ve sakalının yakıstığı gözle görülür bir gerçek. Ayrıca baska hangi oyuncunun sakal bırakması bu kadar tartısılır bilemiyorum! Her neyse konumuza geri dönelim, geride bıraktığımız sezonda Gasol takımını çok daha fazla sırtladı ve NBA kariyerinde ki en yüksek istatistiklere ulastı. Bu sezonki Seattle maçında attığı 44 sayıyla kendi kariyer rekorunu kırdı, ve yine aynı maçta yaptığı 12 asist ki bu onun yerinde oynayan biri için çok yüksek bir rakam ve 4 top çalma yine kariyer rekoru kırmasına yetti. Belki de bıraktığı sakalın mucizeleriydi bunlar! Seattle da Gasol’den çektiği kadar kimseden çekmedi sanırım :) Bu kadar basarılı bir sezon geçirirken kariyerinde ilk defa bu sene yedeklerden all-star oldu. Esasında Mehmet Okur çok basarılı bir dönem geçirmisti ve adı All-star için geçmeye baslamıstı, kendisi Yao Ming ve sakat Camby’den sonra en fazla oy aldı. Fakat sakat olan oyuncunun yerine geçecek oyuncuyu David Stern seçtiği için İspanyol pazarını daha karlı bulmasından gerek Gasol’u All-Star kadrosuna dahil etti. All-star maçında 14 dakika görev alabilmesine rağmen hiç sayı bulamadı fakat 12 ribaund ve 1 asist ile oynadı. Aynı sezon yine play-offlara kalmalarına rağmen, Dallas karsısında bazı maçlarda kazanmaya çok yakın olsalar da hiçbir maçı kazanamadılar ve 4–0 ile elendiler. Seride Gasol, 3 maçta takımının en skorer oyuncusu oldu ama yetmedi. Sırada 2006 Dünya Sampiyonası vardı, geçen sefer takıma katılamamıstı ama bu sefer katılacaktı. NBA ‘de oynaması ve çok basarılı bir performans gösterreek All-star dahi olmasına rağmen “yorgunum, dinlenmem gerek, sakatlanabilirim” bahanesine sığınmayarak takımına dahil oldu ve sırtlamaya kararlıydı. Türkiye’nin de 6. olduğu 2006 Dünya Basketbol Sampiyonasında, maç basına 21,3 sayı üreterek turnuvanın en skorer 3.oyuncusu oldu. Ulastığı bu yüksek rakamın yanında, 9.4 ribaund, 1.4 asist ortalama ile bu yönden de katkı sağladı. İspanya muhtesem bir savunma ve kontrollü hücum ile gerçekten çok iyi bir oyun sergiliyordu, takımın en iyisi Gasol olduğundan hiç kimsenin süphesi yoktu fakat takım olarak hepsi iyiydi, hepsi birer yıldızdı. Yarı finalde karsılastıkları Arjantin, turnuvanın belki de en büyük favorisiydi ama Arjantin’i muhtesem bir oyunla tek sayı fark ile geçerken Gasol bu maçta 19 sayı da kalarak, Garbajosa ile takımının en skorer oyuncusu oldu. Fakat Gasol sakatlandı ve final maçında yer alamadı. Rüya Takım Amerika’yı yenerek finale kalan Yunanistan, Gasol’un de yokluğunda sampiyon olarak gösteriliyordu. Maçı kenardan izlemesine rağmen, bir an bile takımı desteklemeyi bırakmadı, onlar kadar kendi de yoruldu, yüreğini kalbini ortaya koydu. Gasol, Amerika’ya kendisi gösteremese de takımı ile yıldızlarla değil inanan ve savasan oyuncularla sampiyon olacağını gösterdi. Finalde farkla kazanan ve sampiyon olan İspanya idi. Maç sonunda ki göz yasları ve takımın ona bağlılığı hem duygu yüklüydü, hem de hepimizin Gasol’a olan saygısını bir kat daha arttırdı. Sanki arkadaslarının motivasyonu onun yokluğunda daha da yüksek olmustu. Sıra sampiyon kadar merak edilen MVP ye gelmisti. MVP kim olacaktı? MVP ismi açıklandığında, bunu hiç beklemeyen Gasol sasırmıs, kendi dahi inanamamıstı. Gasol MVP seçilmisti. Final maçında oynamamasına rağmen finale ve sampiyonaya damgasını vuran bir kahraman olmustu. Maalesef ki ülkesi için sakatlanma riski, yorulma, sezona iyi hazırlanamama gibi dezavantajları hiçe sayan Gasol’un sakatlığı ciddi idi ve ameliyat oldu. Suan için sahalardan 3– 4 ay kadar uzak kalacağı söyleniyor. Umuyoruz ki bir an önce iyilesir, hem ülkesinin hem Memphis’in ona ihtiyacı var. Biraz fazla uzattık sanırım :) , Gasol’u tanıdığım kadarıyla analiz edecek olursak, bence Gasol’un bana göre oyun yapısı itibari ile en basarılı olduğu yer 3 veya 5 numara da oynayabilmesine rağmen kesinlikle 4 numara yani PF(Power Forvet ) pozisyonudur. Oyun içinde ki çok yönlülüğüne diyecek hiç bir sey yok. NBA’ e gitmeden önce oynadığı Avrupa sampiyonasında herkesi hayran bırakan top tekniği ve yumusak bileği ile kolayca sayı üretebiliyor. Uzun boyuna rağmen tüm sahayı çok iyi kosuyor. Orta mesafe sutlarında da isabet oranı gayet iyi. Kendinden daha iri basketbolcuların üzerinden dahi smaç basabiliyor. Geçtiğimiz sezondaki Orlando maçında Kelvin Cato’yu neredeyse çemberin içine sokması akıllarda unutulmayacak bir iz bıraktı. Bazıları buna katılmasa da, bana göre savunması da iyidir. Sayı üretmesinin yanı sıra ribauntlarda oldukça basarılı olması Gasol’u çok avantajlı kılıyor. Çok önemli diğer bir özelliği ise asist yapabilmesi. Gasol çok güzel paslarıyla atmasının yanı sıra attırtıyor da, özellikle son sezonda ki Seattle maçında attığı 44 sayının yanında yaptığı 12 asist bunu kanıtlıyor gibi. 26 yasında olmasına rağmen yarattığı bu basarılı kariyer herkesin sahip olabileceği bir sey değil. Her geçen sene kendini gelistirmesi de, ileride Gasol’un çok daha iyi belki de NBA de unutulmayacak bir oyuncu olabilmesi yolunda bir isarettir. Elde ettiği basarılara rağmen Gasol Memphis’i playofflar da üst turlara tasıyamamasından olsa gerek gerekli saygıyı görmüyor. Belki son sampiyona ile gelen MVP ödülü bu durumu biraz değistirir. Ya da birkaç sene içinde bu karizmatik haliyle kızların sevgilisi haline gelir :) Gasol’u gelecek sezonlarda merakla bekliyor, kendisine basarılarının devamını dileyerek, geçmis olsun diyoruz. Kardesi Marc Gasol’dan da abisi gibi bir performans bekliyoruz :)) »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|