Anasayfa arrow 3SAYI arrow Yazarlarımız arrow Berkay Güzey arrow Dünya Basketbol Şampiyonası MVP'si Pau Gasol
Dünya Basketbol Şampiyonası MVP'si Pau Gasol PDF Yazdır E-posta
Yazar Berkay Güzey   
Wednesday, 06 February 2008

Finali kot pantolonu ve yaslı gözleriyle izledi. Ama bu bile finallere ve sampiyonaya

damgasını vurmasını engelleyemedi. MVP olduğunu öğrendiğinde, kendisi bile saskındı. İste

Bay MVP:

Basarılarla dolu bir kariyer,

büyük küçük herkesin saygı ve sevgisi

kazanmak…. Bir basketbolcunun en

büyük amaçlarındandır bunlar. Bunların

hepsi İspanyol Pau Gasol de var.

Sanırım hepimiz onu daha

yakından tanımalıyız.Öyleyse hep

beraber inceleyelim.


Pau Gasol Kimdir?

D.T. 6 Haziran 1980

D.Yeri: Barselona / İspanya

Boy: 2 metre 13 cm

Kilo: 116 kg

Pau Gasol, basketbol hayatına 1998 yılında henüz 18 yasında iken Barselona’da basladı.

Fakat kendisini fark ettirmesi çok da uzun sürmedi. 1999’da 19 Yas altı Dünya Sampiyonası’nı

kazanan takım içinde yer alırken, İspanya’nın Amerika’yı 94–87 yendiği maça damgasını

vurmustu.

Euro Basket 2001’in en merak edilen oyuncularından bir tanesiydi.2001 Yılında İspanya

liginde gösterdiği 11.4 sayı, 5.2 ribaunt ortalamasıyla kendini gösterdi fakat asıl parlayısı yine

aynı yıl Euroleague ‘de yakaladığı 18.5 sayı, 6 ribaunt ortalama ile oldu.

Ve beklediği an gelmisti, NBA’e ilk adımını atıyordu.3. sıradan Atlanta tarafından draft

edildi fakat Atlanta Shareef Abdur-Rahim için Gasol’u Memphis ile takas etti.

Oldukça uzun boyuna rağmen çok da yapılı olmaması, sert gözükmemesi akıllarda soru

isareti bırakmıstı. Çoğu kisi 5 numara da oynayabilecek kapasiteye sahip olmadığını

sünüyordu. Fakat o ilk sezonunda, 17,6 sayı ve 8,9 ribaund ortalama ile tutturarak muhtesem

bir basarıya imza attı.

O sene 126 ilk tur oyunun 117 sini alarak çok

büyük farkla, Yılın Çaylağı seçildi ve NBA Tarihinde

yılın çaylağı seçilen ilk Avrupalı basketbolcu oldu.

Bir sonraki sene, Lakers maçında Shaq’a karsı 5

numara oynatılması sanırım çok büyük bir hataydı,

Shaq karsısında hem psikolojik hem de fiziksel olarak

inanılmaz derecede ezildi ve belki de hayatının en acılı

maçlarından birini oynadı. Bu beklide onun 5 numara

oynayamayacağını göstermisti,

Her sene kendini gelistirmeye devam etti ve yavas

yavas vücudunu da istenilen seviyeye getirmeye

getirdi..

Sonraki 2 sene, 19.0 ve 17.7 sayı ortalaması

yakalayarak istikrarlı bir oyuncu olduğunu

gösterdi.2003 Avrupa Basketbol Sampiyonasında ise,

finale kadar takımını tasıyarak en iyi bese seçildi.

Finalde 36 sayı üretmesine rağmen Litvanya’ya yenilmekten kurtulamadılar.

Gasol, 2004’de ilk kez play-offlara katıldı. Fakat takımını Spurs tarafından

süpürülmekten kurtaramadı. Sıra gelmisti milli takıma. 2004 Atina’da gerçekten basarılı isler

yaptı. 22.4 sayı, 7,3 ribaund ortalaması ile En İyi Bese seçilmis ve sayı kralı olmustu. Geçtiğimiz

yaz İspanya Milli Takımında yer alamadı.

Uzun boyu ve oyun yapısına, oynadığı yere rağmen Gasol’un yüzünde bir saflık vardı.

Bebeksi bir yüze sahip olan Gasol, sert durmuyor aksine yumusak duruyordu.

2005/2006 sezonunun basında bıraktığı sakal, bu

görünümü yok etmek amacı tasımakta, belki de ise

yaramıstır. Ama bana göre saç-sakal birbirine girmis bu hali,

Gasol’u daha çok kumsallarda veya parklarda sarap içen

amcalara benzetmis :) Saka bir yana, daha karizmatik

olduğu ve sakalının yakısğı gözle görülür bir gerçek.

Ayrıca baska hangi oyuncunun sakal bırakması bu kadar

tartısılır bilemiyorum!

Her neyse konumuza geri dönelim, geride

bıraktığımız sezonda Gasol takımını çok daha fazla sırtladı

ve NBA kariyerinde ki en yüksek istatistiklere ulastı.

Bu sezonki Seattle maçında attığı 44 sayıyla kendi

kariyer rekorunu kırdı, ve yine aynı maçta yaptığı 12 asist ki

bu onun yerinde oynayan biri için çok yüksek bir rakam ve 4 top çalma yine kariyer rekoru

kırmasına yetti. Belki de bıraktığı sakalın mucizeleriydi bunlar! Seattle da Gasol’den çektiği

kadar kimseden çekmedi sanırım :)

Bu kadar basarılı bir sezon geçirirken kariyerinde ilk defa bu sene yedeklerden all-star

oldu. Esasında Mehmet Okur çok basarılı bir dönem geçirmisti ve adı All-star için geçmeye

baslamıstı, kendisi Yao Ming ve sakat Camby’den sonra en fazla oy aldı. Fakat sakat olan

oyuncunun yerine geçecek oyuncuyu David Stern seçtiği için İspanyol pazarını daha karlı

bulmasından gerek Gasol’u All-Star kadrosuna dahil etti.

All-star maçında 14 dakika görev alabilmesine rağmen hiç sayı bulamadı fakat 12

ribaund ve 1 asist ile oynadı.

Aynı sezon yine play-offlara kalmalarına rağmen, Dallas karsısında bazı maçlarda

kazanmaya çok yakın olsalar da hiçbir maçı kazanamadılar ve 4–0 ile elendiler. Seride Gasol, 3

maçta takımının en skorer oyuncusu oldu ama yetmedi.

Sırada 2006 Dünya Sampiyonası vardı, geçen sefer takıma katılamamıstı ama bu sefer

katılacaktı. NBA ‘de oynaması ve çok basarılı bir performans gösterreek All-star dahi olmasına

rağmen “yorgunum, dinlenmem gerek, sakatlanabilirim” bahanesine sığınmayarak takımına

dahil oldu ve sırtlamaya kararlıydı.

Türkiye’nin de 6. olduğu 2006 Dünya Basketbol Sampiyonasında, maç basına 21,3 sayı

üreterek turnuvanın en skorer 3.oyuncusu oldu. Ulasğı bu yüksek rakamın yanında, 9.4

ribaund, 1.4 asist ortalama ile bu yönden de katkı sağladı.

İspanya muhtesem bir savunma ve kontrollü hücum ile gerçekten çok iyi bir oyun

sergiliyordu, takımın en iyisi Gasol olduğundan hiç kimsenin süphesi yoktu fakat takım olarak

hepsi iyiydi, hepsi birer yıldızdı.

Yarı finalde karsılastıkları Arjantin, turnuvanın belki de en büyük favorisiydi ama

Arjantin’i muhtesem bir oyunla tek sayı fark ile geçerken Gasol bu maçta 19 sayı da kalarak,

Garbajosa ile takımının en skorer oyuncusu oldu.

Fakat Gasol sakatlandı ve final maçında yer alamadı. Rüya Takım Amerika’yı yenerek

finale kalan Yunanistan, Gasol’un de yokluğunda sampiyon olarak gösteriliyordu. Maçı

kenardan izlemesine rağmen, bir an bile takımı desteklemeyi bırakmadı, onlar kadar kendi de

yoruldu, yüreğini kalbini ortaya koydu.

Gasol, Amerika’ya kendisi gösteremese de

takımı ile yıldızlarla değil inanan ve savasan

oyuncularla sampiyon olacağını gösterdi. Finalde

farkla kazanan ve sampiyon olan İspanya idi.

Maç sonunda ki göz yasları ve takımın ona

bağlılığı hem duygu yüklüydü, hem de hepimizin

Gasol’a olan saygısını bir kat daha arttırdı. Sanki

arkadaslarının motivasyonu onun yokluğunda daha

da yüksek olmustu.

Sıra sampiyon kadar merak edilen MVP ye gelmisti. MVP kim olacaktı? MVP ismi

açıklandığında, bunu hiç beklemeyen Gasol sasırmıs, kendi dahi inanamamıstı. Gasol MVP

seçilmisti. Final maçında oynamamasına rağmen finale ve sampiyonaya damgasını vuran bir

kahraman olmustu.

Maalesef ki ülkesi için sakatlanma riski, yorulma, sezona iyi hazırlanamama gibi

dezavantajları hiçe sayan Gasol’un sakatlığı ciddi idi ve ameliyat oldu. Suan için sahalardan 3–

4 ay kadar uzak kalacağı söyleniyor. Umuyoruz ki bir an önce iyilesir, hem ülkesinin hem

Memphis’in ona ihtiyacı var.

Biraz fazla uzattık sanırım :) , Gasol’u tanıdığım kadarıyla analiz edecek olursak, bence

Gasol’un bana göre oyun yapısı itibari ile en basarılı olduğu yer 3 veya 5 numara da

oynayabilmesine rağmen kesinlikle 4 numara yani PF(Power Forvet ) pozisyonudur.

Oyun içinde ki çok yönlülüğüne diyecek hiç bir sey yok. NBA’ e gitmeden önce oynadığı

Avrupa sampiyonasında herkesi hayran bırakan top tekniği ve yumusak bileği ile kolayca sayı

üretebiliyor. Uzun boyuna rağmen tüm sahayı çok iyi kosuyor. Orta mesafe sutlarında da isabet

oranı gayet iyi. Kendinden daha iri basketbolcuların üzerinden dahi smaç basabiliyor.

Geçtiğimiz sezondaki Orlando maçında Kelvin Cato’yu neredeyse çemberin içine sokması

akıllarda unutulmayacak bir iz bıraktı.

Bazıları buna katılmasa da, bana göre savunması da iyidir. Sayı üretmesinin yanı sıra

ribauntlarda oldukça basarılı olması Gasol’u çok avantajlı kılıyor.

Çok önemli diğer bir özelliği ise asist yapabilmesi. Gasol çok güzel paslarıyla atmasının

yanı sıra attırtıyor da, özellikle son sezonda ki Seattle maçında attığı 44 sayının yanında yaptığı

12 asist bunu kanıtlıyor gibi.

26 yasında olmasına rağmen yarattığı bu basarılı kariyer herkesin sahip olabileceği bir

sey değil. Her geçen sene kendini gelistirmesi de, ileride Gasol’un çok daha iyi belki de NBA de

unutulmayacak bir oyuncu olabilmesi yolunda bir isarettir.

Elde ettiği basarılara rağmen Gasol Memphis’i playofflar da üst turlara

tasıyamamasından olsa gerek gerekli saygıyı görmüyor. Belki son sampiyona ile gelen MVP

ödülü bu durumu biraz değistirir. Ya da birkaç sene içinde bu karizmatik haliyle kızların

sevgilisi haline gelir :)

Gasol’u gelecek sezonlarda merakla bekliyor, kendisine basarılarının devamını

dileyerek, geçmis olsun diyoruz. Kardesi Marc Gasol’dan da abisi gibi bir performans

bekliyoruz :))

» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
< Önceki   Sonraki >

3SAYI Köşe Yazilari

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

3SAYI Köşe Yazilari