|
Finalin bitiş düdüğünden sonra, başka bir yerde yeni bir mücadele başlar… Draft, takas, anlaşmalar, transfer haberleri… Düşünüyorum da NBA sezonunun olmadığı yaz aylarında, ölü sezonun heyecan verici olguları da olmasaydı, yaz gerçekten çekilmez olurdu. Evet arkadaşlar bu sayımızda, yaz ayların NBA’in saha dışında gerçekleşen mücadelelerini inceleceğiz.
Draft 07 Bildiğiniz gibi, takaslar, draftlar ve anlaşmalar NBA’de sezon başlamadan önce takımların ve ligin şeklini belirler. Bu yüzden NBA severler için heyecan verici bir dönemdir ölü sezon. Finaller biter bitmez draft’larla yeniden başlar heyecan. Özellikle 2007 draftındaki gibi oyuncular gelecekse heyecan daha da artar. İsterseniz şimdi Draft 07’yi bir inceleyelim. Bilindiği gibi 2007 Draftları NBA tarihini en önemli draftlarından biri olarak görülüyor. Draftla birlikte NBA’e gerçekten takımlarının kaderinin belirleyecek oyuncular geldi. Kevin Durant, Greg Oden, Mike Conley Jr, Yi Jianlian ve daha niceleri… Bu isimler ileri ki sezonlarda takımlarının kaderini ve NBA’in yeni şeklini belirleyecek isimler. Hepsi kaliteli ve işe yarayacak oyuncular. Bu yüzden takımlar seçim yaparken çok zorlandılar. Özellikle ilk sırayı kimin alacağı son dakikaya kadar tartışıldı. Sonunda, birinci Trail Blazers, Ohio State’in pivotu Greg Oden’ı seçti. Bence en doğrusunu da yaptılar. Çünkü Oden’ın, Blazers’a yararı Durant’tan fazla olacaktır. Bunun sebebi tabi ki bir pivot olması. Durant’ın niteliğinde yani kısa forvet oyunculardan NBA’de çok var. Son yıllarda takımların başarısında etkili olan bölge; pota altı bölgesi. Son yılların şampiyonlarına ve final oynayan takımlarına bakarsanız pota altı, özellikle pivot bölgesi güçlü takımları görürsünüz. Yani şu günlerde iyi bir pivotunuz varsa, başarı size daha yakın demektir. Bu yüzden Blazers’ın seçimi doğru diye düşünüyorum. Durant’a gelince onun T-Mac tarzı bir oyuncu olduğunu söylüyorlar. Kısa forvet oynuyor. Bence Durant’ın işi biraz daha zor. Dediğim gibi NBA’de böyle yıldızlar fazla. James, McGrady, Kobe bunlardan birkaçı. Yani Durant’ın kendinden bahsettirmesi, Oden’a göre daha zor olacak diye düşünüyorum. Durant - Oden ikilisinden fazla bahsettik galiba. Şimdi biraz da draft’ın diğer oyuncularına göz gezdirelim. 3. sırayı alan Al Horford’a ve gittiği takım Atlanta’ya çevirelim gözümüzü. Horford’da, Oden gibi iyi bir pivot diye düşünüyorum. NCAA’in son iki yılının şampiyonu olan Florida’dan geliyor. Takımın şampiyonluna katkısı büyük. Üstelik finalde Oden’ın takımı Ohio State’i yenmeleri, Oden seviyesinde bir oyuncu olduğunu düşündürüyor bana. Tabi takım arkadaşı Noah’ın katkısı da var. Horford’un, Hawks’ta Josh Smith ile iyi işler yapacağını düşünüyorum. Hawks için doğru seçim kısacası. Noah demişken ondan da biraz bahsetmek istiyorum. Florida’nın şampiyonluğunda katkısı olan bir oyuncu. Ancak onun şanssız olduğunu düşünüyorum. Çünkü onu seçen takım Bulls’un potaaltı sağlam bir oyuncuya emanet. Noah’ın, BigBen yanında kendini göstermesi zor gibi görünüyor. Üstelik fiziksel anlamda eksiklikleri de var. Coach Skiles’ın yerinde olsam Noah’ı 4 numarada denerdim. Çünkü bu adamın yedek olmayacak kadar değerli olduğunu düşünüyorum. Bence Noah fiziksel eksiklikleri kapatıp, NBA’in önemli uzunlarından olacaktır. Ayrıca Minnesota’nın 7. sıradan seçtiği Florida’nın forveti Brewer’ın, Garnett’in yerini dolduramasa da Timberwolves’a yararlı olacağını düşünüyorum. Draft’tan sonra ki ilk takas… Ölü sezon içinde olan takaslardan bahsedelim şimdi. Draft’tan hemen sonra gerçekleşen Blazers - Knicks takasından başlayalım. Bence ölü sezonun KG’den sonra ki en önemli takasıydı. İki takım içinde iyi bir takas oldu. Öncelikle Knicks açısından ele alacak olursak; Zeke zaten Curry ve Starbury etrafında takım kuracağını açıkladığı için, Steve Franchise’in elden çıkarılması iyi oldu. Takas ile Knicks’e gelen en önemli oyuncu ise Randolph. Geçen yıl Blazers’ta göze batan işler yapmıştı. Şimdi Zach ile Curry’nin yapacağı işbirliğinin, Knicks açısıdan yararlı olacağını düşünüyorum. Ayrıca Zach; geçen sene Trail Blazers’ın en önemli oyuncusu olmuştu. Şimdi Oden’ın gelmesiyle onun pabucunun dama atıldığı aşikâr. Eğer Zach takımda kalsaydı, birden bire ilgileri kaybettiği için performansı düşebilirdi. Blazers’a gelen Frye ise Zach kadar etkili olmasa bile Oden’a yardım edebilecek seviyede bir oyuncu. Rocket gibi… Başka bir takas ise Mike James - Juan Howard takası oldu. Açıkçası PF sorunu yaşayan Rockets’in bir PF’yi elinden çıkarması anlaşılır gibi bir durum değil bence. Rockets’in Miami ile başka bir takasa gireceği iddia edildi. Bu takas Alston- Haslem takasıydı. Ancak bir sonuç çıkmadı. Aslında Haslem Rockets’in işine yarayabilecek bir oyuncu; ama onu alırken Skip’i kaybetmek acı verici olurdu. Rockets’in takıma kattığı başka bir isim ise Luis Scola. Scola PF bölgesinde çok iş yapar, bu açığı önemli ölçüde kapatır. Scola’nın geçen sene Dünya Şampiyonası’nda iyi bir izlenim bıraktığını düşünüyorum. Unutmadan eklemeliyim ki; Rockets’daki en büyük değişim şüphesiz coach değişimi. VanGundy’nin yerine Adelman geldi. Aslında ondan beklentiler fazla. Çünkü bireysel yeteneklere önem veren bir coach. Bu takımda da T-Mac gibi, Alston gibi yeteneklerin olduğunu düşünürsek, Rockets için iyi bir durum diyebiliriz. Bakalım Adelman, JVG’nin yapamadıklarını yapabilecek mi? Tilkinin geri döneceği yer… Rockets demişken bu konuya da el atmak istedim. Franchise meselesi… Steve’in adı Draft’tan sonra Knicks - Blazers takasında geçmişti. Ancak Blazers, Steve’e güvenemeyip kontratını elinden aldı ve bir süre sonra Steve eski takımı Rockets ile anlaştı. Steve takıma yararlı olabilir ancak; öncelikle bencilliği kafasından, oyunundan silmeli ve bu takımda T-Mac ve Yao’dan sonra geldiğini kabul ederek, artık başarı için çalışmalı. Ancak bu şekilde Houston’a yaralı olur. Boston’dan inciler… Celtics’li yöneticiler artık bir şeyler yapmaları gerektiğini anlamışlar, bu her hamlelerinden belli oluyor. Öncelikle Sonics’ten takasla Ray Allen’i aldılar. Sniper Allen’ın kadroya dahil edilmesi; Celtics’in dış şutlarının daha iyi olmasını sağlayacaktır. Pierce’ında şut atabilen bir kısa forvet olduğunu düşünürsek, Celtics’i gelecek sezon dışarıdan durdurmak zor olacak gibi görünüyor. Gelelim NBA’in son aylardaki en önemli takasına… Celtics nihayet KG’nin inadını kırıp, onu 11 sezon sonra başka bir takıma taşıdı. Böylece Celtics’in pota altı epey hareketlendi. Garnett’e yardım edebilecek bir pivot bulunduğunda Celtics’in pota altı daha sağlam olacaktır. Üstelik ribauntlarda üstün olan Garnett, Celtics şutörlerinin içerideki güvencesi olacak ve onların daha fazla şut atmasını sağlayacaktır. Ancak Celtics’te skor yükünü kimin, üstleneceği ise muamma. Ama şu kesin ki; Pierce’li, Allen’lı, Garnett’li Celtics, önümüzdeki sezon doğunun güçlü takımlarından olacak. Boston’ın daha detaylı incelmesini Gökhan Bayezit arkadaşımın ‘‘Boston Celtics- Efsane Geri Dönüyor’’ adlı yazısında bulabiliriniz. Bu yazın önemli takaslarını inceledik. Şimdi de takaslardan çok daha fazla olan anlaşmalara bakalım ve değerlendirme yapalım. Anlaşmalar, Yenilenen Sözleşmeler… 2007 yılının başından itibaren konuşulan başka bir konu ise; serbest kalacak oyunculardı. Bu oyuncuların başında ise Vince Carter gelmekteydi. Carter’ın çok talibi vardı. Tabi talep çok olunca ücrette bir o kadar fazla oluyor. Bu taliplerden bana göre en uygunu; Orlando Magic’ti. Çünkü Magic’in forveti; Howard ile Vince iyi bir iç-dış kombinasyonu oluştururlar diye düşünüyordum. Ancak Vince Carter, öncellikli tercihinin Nets olduğunu ifade edip, takımıyla sözleşme yeniledi. Vince anlaşabileceği bir uzunun olduğu bir takıma gitseydi bence onun kariyeri için daha iyi olurdu. Nets’ten konu açılmışken, Magloire’dan da bahsedelim. Nets pivot problemini Magloire ile çözmeye çalışıyor ancak, bu oyuncunun olağanüstü bir etkisi olacağını sanmıyorum. Her ne kadar All-Star olsa da, ne kadar çok iddialı ve kendine güveni fazla olsa da, Nets’in ihtiyacını karşılayabileceğini düşünmüyorum. Sözleşmesi biten bir diğer önemli isim ise; Billups. Detroit’in önemli isimlerinden biri, Detroit’in beyni niteliğinde bir oyuncu. Detroit’in onu kaybetmek gibi bir seçeneği yok. Billups’ın da ayrılmak istediğini sanmıyorum. Billups’ın, Minnesota’ya gideceği hakkında söylentiler çıktı, ancak bunların aslının olduğu anlaşıldı. Zaten geçen yıl Wallace vakasından dolayı çok üzülen Pistons’lıların aklı başına gelmişti. Yani Billups’ın anlaşmasını, Wallace gibi askıya alıp tehlikeye atmadılar. Bence Pistons’ta kalması gereken başka bir isim ise; uzun süre sonra kendini Pistons’ta bulan Webber. C-Webb tam bir görev adamı, dolayısıyla herkesi görevinin belli olduğu Pistons’ta çok işe yarıyor. Bence takımda kalması gereken bir oyuncu. Webber’ın, Dallas’a gitme ihtimali olduğu söyleniyor. Kendi yaptığı röportajlarda da Dallas’ı düşündüğünü ifade ediyor. Ancak; Dirk Nowitzki’nin olduğu yere PF olarak gitmek bana mantıklı olarak gelmiyor. Özellikle Webber gibi bir oyuncu için. Bilmem o bu konuda ne düşünüyor. İlerleyen günlerde Webber’ın kararını hep birlikte göreceğiz. Şampiyon Spurs ise; en önemli oyuncusu, Duncan ile iki yıl daha uzatma kararı aldı. Duncan iki yıl karşılığında San Antonio’dan 50 milyon dolar alacak. Bence Tim Duncan bu parayı fazlasıyla hak eden bir adam. 9 yıllık organizasyon ile 4 şampiyonluk yaşadı. Üstelik bu 4 şampiyonluğun en önemli mimarı yine Tim Duncan. Bu sene potaaltının hakkını verdi ve Horry’nin yardımı ile potaaltında harikalar yarattılar. 50 milyonu bu adam için az bile. Ayrıca San Antonio drafttan seçtiği Fransız forvet ile anlaşma imzaladı. Miami Heat ise yaşlı yıldızlarının bir bir kaymasından sonra Penny Hardaway ile anlaşma imzaladı. Uzun bir aradan sonra tekrar dönen oyuncunun hedefi şampiyonluk; ancak Shaq’ın ve Wade’in sakatlıkları bu saatten sonra onlara müsaade eder mi bilmiyorum. Ayrıca uzun süredir oynamayan Hardaway ne kadar faydalı olabilir tartışılır. Kapano’nun gitmesi de Miami için bir dezavantaj bence. Kapano dış şutları etkili olan bir oyuncuydu.. Sakatlığı ile ünlü Grant Hill’de önümüzdeki sezonda yeni bir takımda mücadele edecek yada sakatlığını yaşayacak. Suns’ın amacı bence Hill’in tecrübesinden faydalanmak olsa gerek. Toronto’nun kısa forveti Peterson’da New Orleans Hornets ile anlaştı. 7 yılını Toronto’da geçiren Morris’in yerini Kapano doldurdu. Toronto için iyi bir haber olduğunu düşünüyorum. Dış şutları gelişmiş bir oyuncu Kapano. Indiana’nın yıldızı Jermaine O’Neal ise geçtiğimiz günlerde Lakers’a göz kırptı ama şu günlerde vazgeçmişe benziyor. Eğer Lakers’a gelseydi her iki taraf içinde iyi olurdu diye düşünüyorum. Çünkü Jermaine, başarıya aç bir adam. Hırslı ve Kobe’ye yardım edebilecek bir oyuncu. Potaaltını güçlendirecek bir adam. Kobe’nin isabetsiz şutlarında ribaunt alarak 2. şans sayılarını arttıracak bir oyuncu O’Neal. Böylece Kobe’de şut atarken rahatlayacak ve kendine güveni gelecekti. Evet arkadaşlar; ölü sezonun büyük kısmını geride bıraktık. Arkada bıraktığımız günlerde gerçekleşen önemli olayları inceledik. Ancak sezonun açılmasına henüz 2 aylık bir süre var. Bu sürede her şey olabilir. Yani NBA’in yeni fotoğrafı henüz çok net değil! Görüşmek üzere. Burak ACAR »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|