|
Evet değerli okurlarımız. NBA takımları yaz aylarında Avrupa liglerinde mücadele eden takımlarla hazırlık maçları yaptılar. Su ana kadar NBA takımları üstünlüklerini hep kurdular. Lakin Barcelona ile Philadelphia 76ers takımları arasında oynanan maç gizliden gizliye ağızlarda dolasan bir sorunun kamuoyuna yansımasına neden oldu.’’NBA Avrupa ile birlesebilir mi?’’sorusuna biz de bir cevap aradık…
SAİT DUMAN: Bu konu uzun zamandır tartısılıyor. Bence bu birlesme kısa vadede olmasa bile uzun sürede gerçeklesmeli. Bu sadece Avrupa için değil NBA’nin geleceği içinde çok önemli. Tamam, oyuncular arasında büyük fiziksel farklar olabilir. Hatta Avrupa basketbol zihniyeti ile ABD’yi bile karsılastırmayacağım. Ama NBA’in sınırlarını zorlamak gerekiyor. Kurulduğu günden beri Kanada dısına çıkamadı. Ancak bunun zamanı yaklasıyor. Mümkün olmayan bir durum gibi algılansa da bu hem NBA için hem de Avrupa için büyük bir fırsat olabilir… BURAK ACAR: Benim düsüncem tam tersi. Arkadaslar, NBA-Avrupa birlesmesi Avrupa için iyi olabilir. Fakat NBA’in kalitesini düsüreceği kesin. Sait Duman in de dediği gibi oyuncuların fiziksel güçleri ve yetenekleri baslıca farklar… NBA’ye giren oyuncular Avrupa liglerindeki oyunculara göre daha yüksek seviyedeler. Zaten NBA’de olduklarına göre Avrupa’dan bir adım öndeler. Avrupa takımlarının NBA’ye gitmesi NBA’de kalite farkına yol açar. Tıpkı Turkcell Super Ligdeki gibi 4 büyükler ortaya çıkar… Bir diğer problem ise Avrupa’da futbolun basketboldan daha popüler olması. UEFA, Sampiyonlar Ligi gibi organizasyonlar arasında NBA kaybolur. Hiçbir getirisi olmaz. Getirisi olmadığı gibi yeni katılacak takımlarla yapılacak maçlar ulasım masrafları NBA takımlarına zarar verir. Örneğin bir NBA takımı baska bir sehre giderken bile oyuncular epey yoruluyor. Birde Atlas Okyanusu’nu geçtiklerini düsünürsek..! Yani Sait Duman’in dediği birlesme 5-10 yıllık zaman zarfında gerçeklesemez. Üstelik Amerikalılarda ‘’Beyazlar beceremez’’ zihniyeti varken. SAİT DUMAN: Bariz farklılıklar var kabul ediyorum ancak NBA’in kabukları içinde sıkısıp kalmasını doğru bulmuyorum. Avrupa’da basketbol popüler değil ancak bir zamanlar ABD’de öyleydi… NBA’nin Avrupa’ya geçisi Avrupa’da ciddi bir zihniyet değisikliği getirebilir. Yeni yeteneklerin önü açılmıs olur… Ayrıca Avrupa NBA için büyük bir pazar. Bunu çok iyi değerlendirebilirler. Yao Ming’in Çin-ABD ekseninde yaptıkları acaba Avrupa’da nasıl olur? Bu yüzden NBA Avrupa’ya açılmalı, bunu yapamasa bile yakınlasmalı. Bakın bu yıl 83 tane yabancı oyuncu ligde. Bu sayı gelecekte daha da fazla olacak, çünkü Avrupa’da çok yetenek var. Bu kisiler kesfedilmeyi bekliyor. NBA yöneticileri bu konuda Avrupa’ya daha fazla önem vermeliler. BURAK ACAR: Avrupa’da basketbol anlayısının değismesi çok zor. Avrupalı insanlar at gözlükleriyle Nou Camp ve Sansiro’ya bakarken onların dikkatini çekmek için NBA’yi feda edemezler. ABD’de basketbol anlayısına gelince, basketbol onların ata sporu. Nasıl Yunanları atletizm ve olimpiyatlarla tanıdıysak ABD’yi de basketbolla tanıdık. Yıllar sonra ABD hakkında 3 seyden bahsedecekler. Beyzbol-Rock’n Roll-Basketbol. Avrupa’daki starlara gelince onlar zaten draft veya baska yollarla Nba’ye geliyorlar. NBA takımlarının GM’leri bunu yapabilecek düzeydeler. Hem senin dediğin gibi Avrupa’da bu kadar star varsa niçin NBA ile birlesmeye gerek görüyorsun? Bu starlar pekala Avrupa basketbolunun seviyesini yükseltebilirler. Sait Duman bak dostum, bu yazıyı yazarken bile yanımdaki arkadaslar futbolun basketboldan daha iyi olduğundan bahsediyorlar bana. Sen NBA’yi buraya mı getireceksin? SAİT DUMAN: Anlayıs her zaman değisebilir. Nasıl biz sokakta oynarken artık Iverson gibi hareketler yapıp, sokak basketbolunu benimsemeye çalısıyorsak herkes bunu yapabilir… Önemli olan NBA’yi doğru düzgün anlatabilmemiz… NBA Jordan dönemi bittiğinden beri geriliyor. Artık final maçları daha az seyirci topluyor, yeni starlar lanse edilmeye çalısılıyor ancak hiçbiri Jordan gibi olamıyor. Tamam basketbol Jordan demek değil ancak birçok insan onun sayesinde bu oyunu sevdi. NBA’nin Avrupa’ya açılmaya ihtiyacı var hem de David Stern için farklı bir heyecan olur pazarlama açısından. BURAK ACAR: Bak dostum, senin de dediğin gibi sokakta Iverson gibi olmaya çalısıyoruz… Ancak ne bizde, ne de Avrupa’daki bir oyuncuda değil Iverson olacak, Iverson un karsısında durabilecek bir potansiyel yok. Durum böyle iken sen Iverson’u buraya getirmeye çalısıyorsun. Bak dostum ABD’de finallerin az ilgi gördüğünü söylüyorsun. Peki bu Avrupa’da çok mu farklı? En azından NBA’de finaller bayram havasında geçiyor. Bu birlesme NBA’nin çapını 4 kat büyütür, ama seyirci sayısının ligin büyüklüğüne oranı 4 kat azalır… Yani pazarlamak için yapılan bu birlesme büyük bir zarara yol açabilir. Jordan konusuna gelince her yerde söyledim burada da söylüyorum. Bir Jordan daha gelmeyecek. Ama NBA’nin kalitesini yükseltecek starlar su an NBA’de. Tamam birçok kisi basketbolu Jordan için sevmis olabilir. Ama su an basketbol sevgisini asılayan bir çok star var NBA’de. Ayrıca David Stern’in öyle bir heyecan aradığını sanmıyorum. O, önümüzdeki 10 yıl içerisinde mikrofiber toplarıyla oynamaya devam edecek. Yani uzun lafın kısası Avrupa için NBA ve basketbol bir beden büyük elbise. Basketbol Avrupa’ya XL. NBA Avrupa birlesmesi pismis asa su katmak olur. SAİT DUMAN: Emin ol David Stern, Antartika’da bile pazarlama hissine sahip. Birlesme pismis asa su katmak değil yemeğe tat için tuz atmaya benzer. Eğer NBA bu kafayla devam eder ve kalıplarına sıkısıp kalırsa sonu maalesef uzak görünmüyor. Tabularına bağlı kalan hiçbir sistem bu dünyada uzun süre kalmadı, NBA’de kalmayacak. Tabi gönlümüzden geçen bunun tersi. Ve bunu için bilesme sart. Kısa veya uzun vade fark etmez. Birlesme gerekli.. Neyse arkadaslar biz pek sonuç alamadık… Diyalogun geri kalan kısmı sizin fikirlerinize kalmıs. Baska bir yazıda görüsmek üzere. »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|