|
Off-Season,diğer senelere oranla bu yaz oldukça sönük geçti ve geçmeye de devam ediyor.Gözde FA oyunculardan bazılarının baska takımlarla anlasması dısında pek de önemli hamleler göremediğimiz ölü sezona bir de verimsiz bir draft gecesi eklenince,durum daha da kötü oldu.Ama her seye rağmen,önemli olmaktan öte akılcı hamlelerle ve draft ettikleri oyuncularla off-season`dan oldukça karlı çıkan takımlar da mevcut ama sayıları çok az.Bu satırlarda gelecek sezonun en çok gelisme gösterecek takımlarını inceleyeceğiz.Aslında listeyi ilk önce 10 takımdan olusturmayı düsündüm.Ama daha sonra çoğu takımı sırf sayıyı 10`a tamamlamak için listeye eklediğimi farkettim.Ardından hem böyle bir değerlendirmenin sağlıklı olmayacağını düsünmemden,hem de genis bir sekilde analiz etmek istememden dolayı listeyi 5 takıma indirdim.İste en fazla patlama yapacağını düsündüğüm o 5 takım...
1)Toronto Raptors: Vınce Carter`ın ayrılmasıyla birlikte takımda pek çok seyin ters gideceği zaten biliniyordu.Ama kağıt üstünde Bosh gibi geleceğin önemli uzunlarından biriyle,Jalen Rose ile Morrıs Peterson gibi iki veteran ve skorer oyuncularıyla birlikte kenardan gelip takıma itici güç olabilecek çaylaklarıyla Raptors, play-off yapamasa bile zorlayabilir diye düsünülüyordu.Ama isler hiç de beklenildiği gibi olmadı.Chris Bosh`un All-Star’lık bir sezon geçirmesine rağmen gerek Rose ve Peterson`ın kenarda tutulmaktan dolayı mızmızlanmaları,gerek kadronun büyük bir kısmının genç ve tecrübesiz isimlerden olusması,gerekse coach Sam Mıtchell`ın yaptığı hatalarla Toronto pek parlak bir sezon geçiremedi ve konferansı sondan dördüncü sırada kapatarak sadece 27 galibiyet alabildi.Peki bu takımı kim kurtarabilirdi? Aslında GM olmasa dahi takımdan gelecek sezon için beklentiler yüksekti keza kadro çok potansiyelliydi.Ama Phoenıx takımının kurucusu Bryan Colangelo`nun takımın basına geçmesi süphesiz beklentileri daha da arttırdı.Her seyden önce,takımın geçtiğimiz sezonki en önemli isimlerinden Charlie Vıllanueva ve Mıke James`in ayrılması da göz önüne alınırsa Toronto`dan kesinlikle Suns gibi bir yükselis beklemiyorum ama geçtiğimiz sezona oranla daha iyi bir takım oldukları da su götürmez bir gerçek.Bunu belirtelim. Toronto`yu değerlendirirken karsılastırma yapacağımız Phoenıx`le kıyaslamak pek yanlıs olmaz sanırım. Sonuçta ikisi de Colangelo`nun elinden çıkmıs kadrolar.Öncelikle,takımda kalmayacağı açık sekilde belli olan Mıke James`in yerinin doldurulması için Steve Nash gibi tempoyu arttırabilecek,takım ritmini ayarlayabilecek ve bos adamı bulabilecek bir oyuncu gerekiyordu.Bunun için de takımın geleceği olarak görülen C-Vıll,T.J Ford karsılığında feda edilmek zorunda kaldı.Ford`un sırtı el verdiği sürece takımın hızlı temposuna rahatça ayak uydurabileceğini söyleyebiliriz ama kesinlikle bir Nash değil,ilk adımı çok çabuk olmasına rağmen kısa boyunun dezavantajı olarak dıs sut tehdidi de yok.Ancak savunma açısından Kanada gençliğine kötü örnek olan Nash`den çok daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Yine Phoenıx`e baktığımızda hücumlarının önemli bölümünün üçlüklere dayalı olduğunu görüyoruz.Peterson`dan baska dıs sut tehdidi olmayan(onun da ne kadar olduğu tartısılır)Toronto`da bu açığı tahmin ettiğim kadarıyla çaylaklardan ilk sıra seçimi Andrea Bargnani ve Jorge Garbajosa kapatacak.İki oyuncunun da asıl mevkii 4 numara olmasına rağmen üçlüklere dayalı yeni İtalya ekolünün en büyük temsilcilerinden Bargnani ve Avrupa`nın en iyi dıs uzunlarından Garbajosa önemli ölçüde üçlük sokabiliyorlar ve özellikle Bargnani`nin atletikliği ve ayak çabukluğu göz önüne alınırsa çoğu zaman 3 numaraya çekilmeleri olası ve takımın bu sezonki gidisatını da bu ikilinin performanslarının belirleyeceğini düsünüyorum. Sezonun ilerleyen dönemlerinde alternatifsizlikten ilk bese kapağı atan ve oldukça iyi oynayan Matt Bonner pivot sıkıntısı çeken Spurs`e giderken karsılığında yine San Antonıo`nun takas etmek için yapmadığı sey kalmayan Rasho Nesterovıc Toronto kadrosuna dahil edildi.Eğer Bosh 5 numara oynatılmazsa büyük ihtimal ilk bes çıkacak,aksi durumda yine önemli süreler alacak Rasho`nun daha 3 sene devam edecek olan oldukça yüklü bir kontratı var ve ortalamaları da 4.5sayı,3.9ribaunt,1.1blok(Vay be!)Sert savunmalara karsı dağılan ve eli kolu bağlanan,bu bakımdan da Sloven ekolünü çok iyi bir sekilde temsil eden Nesterovıc`in performansını ben de merak ediyorum,hiçbir yorumda da bulunamıyorum açıkçası. Bunlar dısında Morrıs Peterson`ı yedekleyecek, çoğu zaman ilk bes de çıkabilecek ve smaçlar dısında da bize birçok sey yapabildiğini kanıtlayan Fred Jones da hızlı hücum felsefesini benimseyecek bir takım için gayet yerinde bir hamle. Ayrıca geçen sezon çaylak yıllarında umut vaad eden performanslarıyla sivrilen Jose Calderon ve Joey Graham`ın yanına Avrupa`nın en iyi oyuncusu olarak gösterilen Anthony Parker da katıldı.Böylece PG pozisyonunda Calderon-Parker-Ford gibi yetenekli ve tempolu oyunu sürüklemede basarılı bir üçlüyle oldukça zengin bir hat olusturuldu ve bakalım gelecek sezonki performansları ne olacak?Takım içerisinde otorite sağlayamaması ve oyuncularıyla arkadas gibi olması yüzünden sürekli elestirilen Sam Mıtchell`ın aslında bu kisiliğinin,çoğu genç oyunculardan olusan bu takım için bir avantaj olduğunu düsünüyorum.Eğer Colangelo hücum ağırlıklı kadrosundan istediği verimi alabilirse Toronto gelecek sezonun en dikkat çekici takımlarından biri olmaya aday.Ama dediğim gibi is çaylaklarda,özellikle Shawn Marıon gibi kullanılacağını düsündüğüm Bargnani de bitiyor. Tahmini ilk bes: Toronto: Ford-Peterson-Bargnanı-Bosh-Nesterovıc 2)Orlando Magıc: 94-95 sezonunda Shaq’lı,Penny’li dönemde takımı NBA Finali`ne çıkaran coach Brıan Hıll`le birlikte oyun kimliği bastan asağı değisen Orlando,ligin en az sayı yiyen takımlarından biri olmasına rağmen en az da sayı atan takımları arasında bulunması nedeniyle olsa gerek,geçen sezonun baslarında beklenen performansı ve istikrarı yakalayamamıstı.Ama Francıs`in gitmesiyle beraber kendini bulan Magıc,sezonun sonlarında büyük bir çıkıs yakalasa da bu eforları play-off için yeterli olmamıstı. Ligin en az sayı atan takımlarından olmasından da öte Orlando`nun bir Francıs kurbanı olduğunu çoğu kisi kabul edecektir sanırım.Canı istediğinde komple bir oyun ortaya koyan,istemediğinde hiçbir sey yapmayan,üstelik oyuna girmeyi reddedecek kadar sorumsuz davranıslarda bulunan Francıs`in düsünün ki bu takımın lideri olacağı zannediliyordu.20-5-5`e yakın rakamlar elde etmesine rağmen takımı komuta etmeyi basaramayan(zaten hiçbir zaman da böyle bir oyuncu olmadı)Francıs`i takas etmek isteyen Orlando`nun imdadına pek çok takıma olduğu gibi yine New York yetisti ve Superman misali takımı bu beladan kurtarmayı basararak alkısı hak etti doğrusu!!.. Francıs`in gidisi de takımda bir milat oldu adeta. İlk besteki yerini sağlamlastıran Jameer Nelson ve Dwıght Howard önderliğinde takım da iyi isler çıkarmaya basladı. Gelecek ve sonraki sezonlarda da zaten takım bu ikiliyle devam etmeyi ve takımı ona göre sekillendirmeyi düsünüyor. Çaylak sezonunda pek sivrilemeyen ama bu sezon sürelerinin de artmasıyla beraber ne kadar kaliteli bir oyuncu olduğunu kanıtlayan Jameer Nelson 14.6sayı,4.9asist,2.9ribaunt ve 1.13 top çalma ortalamalarıyla "Ben Bu Takımın Geleceğiyim" mesajını da verdi. Geleceğin önemli PG`lerinden olacak Nelson, ayrıca %42,3 olan üçlük isabet oranıyla da kâğıt üstünde takımının en önemli dıs sut tehdidi olarak gözüküyor. Dwıght Howard için ise söylenesek çok sey yok aslıında. Daha simdiden ligin elit uzunları arasına adını yazdırmayı basaran Howard`ın 15.8sayı,12.5ribaunt(lig 2.si),1.46blok ve 1.5asist rakamları gerçekten etkileyici. Pozisyonuna göre çok atlet, yüzünü potaya döndü mü durdurulamayan, havasını bulursa bir blok makinesine dönüsüp savunmada da çok etkili olan Howard`ın zaafları da var tabi ki. Benim gözüme çarpan 3 eksiği sırtı dönük oyunlarda çok basarılı değil(smaca kalkmazsa tabi!),orta mesafe sutları çok zayıf ve gerçek anlamda bir skorer değil. Ancak bu adam daha ikinci sezonunu geçirdi ve alacağı çok yol var. Bu ikilinin yanında temsilcimiz Hidayet Türkoğlu da önemli görev üstlenecek. Geçen sezon 14.9sayı,4.3ribaunt,2.8asist ortalamaları yakalayan Hido takımının da en skorer ikinci ismiydi. Sezon basında biraz tutuk olmasına rağmen daha sonra bu tutukluğu üstünden atıp birçok maçta da takımının en skorer ismi olmayı basardı.%40 olan üçlük yüzdesi onu ciddi bir tehdit yapıyor ve kendi sutunu yaratmakta çok basarılı olamamasından dolayı nokta sutör olma yolunda ilerlemesi kendisi için daha iyi olacaktır. Ayrıca skorer olma arzusundan da vazgeçip oyunun her yönüne katkı yapan bir oyuncu olması onu daha değerli kılacak.4 pozisyonu da oynayabilmesine rağmen Hidayet`in savunma zaaflarının sürmesi büyük bir soru isareti. DeShawn Stevenson`ı kaybetmesine rağmen genç ve kaliteli oyunculara sahip Orlando`da Carlos Arroyo,(İyi olan top hakimiyeti ve çabukluğuyla Nelson`ı yedekleyecek)çaylak J.J Reddick,(İzleme fırsatını bulduğum ender NCAA oyuncularından biridir.2-3 maçını izlemistim.Çok iyi bir dıs sutör,liderlik vasıfları üst düzeyde.Ayrıca sorumluluk almaktan çekinmeyen bir yapısı var.Duke`de 1 numara oynamasına rağmen skor yapmayı daha çok seviyor ve bu nedenle Orlando`da zorunlu kalınmadıkça 2 numaraya çekilmesi olası.Hınrıch`in daha az asist yapan versiyonu demek yanlıs olmaz)Darko Mılıcıc,(Magıc formasıyla toparlanma sinyalleri veren Mılıcıc,özellikle takımdaki 5 numara sorununu göz önünde bulundurursak kilit isim olması muhtemel.Özellikle gelistirdiği görülen bloklarına takımın çok ihtiyacı olacak)Trevor Arıza(ortalamaları iyi gözükmese de çaylak sezonunda çalıskanlığı ve atletikliğiyle dikkat çekmisti)ve Tony Battıe(Howard`dan sonra potaaltındaki en etkili isimdi.Biraz da zorunluluktan ilk bes çıkmasına rağmen 7.9sayı,5.6ribaunt ortalamaları yakaladı ve en önemlisi de 82 maçta da ilk bes çıkıp takımının en istikrarlı ismi olmayı basardı)rotasyonu olusturan diğer oyuncular.Tüm bunların yanında Detroıt`e gitmek istediği konusulan Grant Hıll`in en azından bir sezon daha Magıc`de kalıp birlestirici özelliğini takıma yansıtmasının yararlı olacağını düsünüyorum.Yine de her ihtimale karsı takım eski oyuncusu Nick Anderson`ı basın danısmanı yaparak ve veteran oyuncularından Bo Outlow`la 1 yıllık minimum bir kontrat imzalayarak bu yönde yapılacak bir katkıya çok önem verdiğini de göstermis oldu. Brian Hıll aralarında seviye bakımından uçurumlar olmayan ve gerçek bir takım olmaya çok elverisli bu kadrodan en iyi sekilde yararlanıp,takımına hücum yapmayı da öğrettiği zaman Orlando,engin ufuklara doğru yelken açacaktır(!...) Tahmini ilk bes; Orlando: Nelson-Reddick-Hidayet-Howard-Battıe 3)New Orleans Hornets:Ligin en kötü takımı olur denilen,güvenebilecekleri tek oyuncuları 37 yasındaki P.J Brown olan,gelecek sezon draftta bir numaralı seçim hakkını kazanmak için yarısır denilen New Orleans Hornets öyle bir performans ortaya koydu ki kendi taraftarlarının bile ağzını açık bıraktı.All-Star pivotları Jamal Magloıre`ı bir hiç uğruna takas eden Hornets`ın,Katrina Felaketi ve birçok olumsuzluğa rağmen,New Jersey`i 2 kere NBA Finali`ne çıkaran coach Byron Scott`la geldikleri nokta gerçekten takdire sayan.Düsünün ki ligin en kötü takımı olma yolunda sezon öncesi neredeyse büyük paralarla üzerine bahis oynanacak Hornets,San Antonıo`yu,Dallas`ı dize getiriyor,bir ara play-off potasında yer alıyor,38-44`lük bir dereceyle de Batı`yı onuncu sırada tamamlıyor.Onlar için tek kelimeyle rüya gibi bir sezondu. Off-Season`da yapılan hamlelerle de bu takımın play-off`lara girememesi için önünde hiçbir engel kalmadı.Gelecek sezon da takımın iskeletini Magloıre`ın gitmesiyle mecburiyetten ilk beste oynatılan ve 17.1sayı,7.4ribaunt istatistikleri yakalayıp sezonun en büyük MIP adaylarından biri olan Davıd West ile daha rookıe sezonunda takımın lideri olmus,adını NBA`in sayılı oyun kurucuları arasına yazdırıp 16.1sayı,7.8asist,2.24top çalma(lig 3.sü)ve 5.1 ribauntluk istatistikleriyle;gerilim filmlerinin ölçüldüğü standartları belirleyen Kuzuların Sessizliği Filmi gibi,bir çaylağın ilk sezon performansının ölçüldüğü standartları adete yeniden belirleyecek kadar muhtesem oynayan Chrıs Paul olusturacak. Bu iki oyuncunun yanına da çok önemli isimler monte edildi.Öncelikle Claxton`ın Atlanta ile anlasması üzerine Paul`ü yedekleyebilmek için Bobby Jackson`la kontrat imzalandı.Sayet Jackson kendine oynamayı seven,özellikle üçlük atmaya bayılan bir oyun kurucudur ama Sacramento`da kazandığı bir 6.adam ödülü var ki bu da benche oturtulacak en iyi ismin Bob olduğunu gösteriyor.Bunun yanında takımın geçen sezon basını ağrıtan 3 numara ve dıs atıslarda etkili oyuncu eksiği de,kroniklesme yolunda hızla ilerleyen diz sakatlığına rağmen böyle bir sorun yasamadıkça takıma tecrübesiyle çok sey verecek Peja Stojakovıc ile dolduruldu ve kendisinin de Hornets`da istikrarı yakalamasını umuyoruz. Geldik pota altına.Genç kadroya savasçı ve çalıskan yapısına rağmen ayak uyduramayacağı düsünülen P.J Brown ve beklentileri bir türlü karsılayamayıp ağır da bir sakatlık geçiren J.R Smıth `i Chıcago`ya postalayan New Orleans,Tyson Chandler`ı kadrosuna kattı.Evet iste karsınızda off-season`ın en büyük kumarı.Bulls`da kendisine çok güvenilmesine,o kadar da süre verilmesine rağmen adeta top kullanmaktan çekinen,savunmada zayıf fiziği kendine büyük dezavantajlar yaratan Chandler her seye rağmen uzun kolları sayesinde her maç 9-10 ribaunt toplayacaktır.Ama sadece bu yönü için direkt ilk bese koyulacaksa bir dakika derim.Ancak kenarda oturtmak için çok ideal bir oyuncu .Buna hiçbirsey diyemem.Peki o zaman 5 yıl 54 Milyon Dolarlık kontrat ne olacak?Heralde yedek oturtmak için Hornets böyle bir yükün altına girmemstir.Sanırım Lakers`ın Kwame`den,Orlando`nun Darko`dan beklediğini New Orleans da Chandler`dan bekliyor ama... Davıd West`ten baska güvenebilecekleri bir ön alan oyuncusu olmayan Hornets buraya Tyson Chandler ve iki yetenekli çaylak uzun Hilton Armstrong ve Cedric Simmons`u alarak alternatifleri çoğalttı;Bobby Jackson,Rasual Butler,Marc Jackson,Jannero Pargo gibi görev adamlarıyla da komple bir takım haline geldi.Eğer bir hamle daha yapılmazsa takım muhtemelen 2 numarada sezona Desmond Mason`la baslayacak ve sutu üzerinde özellikle çalıstığı söylense de bir soru isareti gibi gözüküyor.Ama herseye rağmen bu potansiyelli ve genç kadro,mücadeleci yapısıyla iyi yerlere gelecek ve sezonun en büyük patlama yapan ekiplerinden biri olacaktır,ama birincisi değil!!.. Tahmini ilk bes; New Orleans: Paul-Mason-Stojakovıc-West-Chandler 4)Chıcago Bulls: Gelecek sezonun kesinlikle en çok çıkıs yapacak takımı Bulls olacaktır.En azından yapılan hamlelere bakarak bunu söyleyebiliyoruz.Genç kadrosunu veteran oyuncuların etrafında birlestirme yoluna giden Chıcago,geleceğin belki de en iyi coachlarından biri olacak Scott Skıles`la birlikte,bu sezon olmasa da gelecek sezonlarda sampiyonluğa aday olacak bir takımın temelini de atmıs oldu. Off-Season`da yapılan hamleler o kadar yerinde ki,takımın nerdeyse eksik mevki kalmadı.İlk önce 4 yıl 60 M$`lık bir kontratla,takımın birçok kere sıkıntısını yasadığı potaaltı savunması için alınabilecek belki de en iyi isim,geçen sezonun da en iyi savunma oyuncusu seçilen Ben Wallace kadroya dahil edildi.Draft gecesinde ise savunmasıyla ön plana çıkan iki oyuncu,draftın en büyük yıldız adaylarından Tyrus Thomas(PF) ve oyunun her yönüne katkı yapıp SG ve SF olmak üzere iki pozisyonda da oynayabilen Thabo Shefolosha(bazı kaynaklara göre Sefolosha)ile savunma rotasyonu genisletildi.Ardından bir önceki sezon da Chıcago forması giyen ancak kendi kimliğini Dallas`da bulup,ligin en iyi dıs savunmacıları arasına giren Adrıan Grıffin`le son eksik parça da tamamlandı.Bir baska sevindirici nokta da,yüklü kontratına rağmen kendinden beklenen patlamayı bir türlü yapamayan Tyson Chandler`ın yerine,kısa vadede hem hücum hem de savunma yönünden daha iyi katkı yapabilecek P.J Brown`ın takıma katılması oldu. Alınan oyunculara ve kadroya söyle bir bakacak olursak,gelecek sezon Chıcago`nun iyiden iyiye bir savunma takımına döneceğini ve Bulls maçlarında birçok çatısmanın yasanabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.Pozisyonunun fizik açıdan en güçlü oyuncularından olan Adrıan Grıffın,3 kere ligin en iyi ikinci savunma besine seçilen P.J Brown,yine son 5 yılda 4 kere ligin en iyi savunma oyuncusu olan Ben Wallace,saha içinde tam bir tilkiyi andıran,savunma sezgileri yüksek bir Hınrıch ile savunma potansiyelli iki çaylak...Yeterli mi? Chıcago`nun bu gelismis savunma yönünün |