Anasayfa arrow 3SAYI arrow Yazarlarımız arrow Diğer Yazarlar (Misafir Yazarlar) arrow Allen İversona tek Haneli Metreler Kadar Yaklaşmıştım
Allen İversona tek Haneli Metreler Kadar Yaklaşmıştım PDF Yazdır E-posta
Yazar Arda Sanıyar   
Tuesday, 11 March 2008


 

                 10 Ağustos 2004. Yer Abdi İpekçi Arena... Türkiye-ABD ikinci hazırlık maçı..
Ben içimde 3 numaralı Sixers forması, onun üzerinde ise  5 numaralı Türkiye forması ile kafamdaki "Sorulara" "The Cevap" bulmak için Zeytinburnu yollarına düşmüşüm.


 

            Abdi ipekçi Arena'nın mükemmel atmosferinde yıllardır televizyonlardan sabahın köründe kalkıp izleme zahmetine katlandığım adamlar birazdan karşımda olacaklardı. Tabi daha önce bizim 12 Dev Adam'ın maçını canlı izlediğim için onları görmek beni o kadar heyecanlandırmıyordu. Yine de atmosferin harkulade oluşu gaza gelip her an patlama hazır milli duygularımı kabartıyor ve Dream Team'e karşı Ay-Yıldızlı formayı düşündükçe ayaklarım heyecandan buz kesiyordu. O akşam kazanmalıydık. O akşam Türk basketbolu kazanmalıydı... Kendimi buna şartlandırmıştım.

 

            Bütün maç boyunca sesim soluğumla karmaş-dolaş olana kadar
bağırarak ses tellerimin ırzına geçmiştim. Ve her ABD atağında tükürük bezlerim
kuruyana kadar ıslık çalmıştım. Yalnız her hücum başı hariç..! Her ABD atağının başlangıcında top tanıdık birine gidip geliyordu. Bende o arada tükürük bezlerimi dinlendiriyordum. Baş başa geçen bir maçın ardından kaybeden biz olmuştuk belki ama ben kazanan olmak için G4bloğun sıra 22'sindeki 16 numaralı koltuğumdan çevik bir hareketle kalkıp , üzerimdeki şanlı ay-yıldızlı formamı çıkarıp, ablacığımın
ellerine verdim ve... o tarihi cümleyi kurdum.

            -" Abla, sen beni burada bekle , ben Hasan Polat'la birlikte ( Hasan
Polat benim HP digital kameram olur) Iverson'ın yanına gidiyorum ona iki çift lafım var." Dedim.

            Ablam çok şaşırmıştı. Yüzünde gururlu bir tebessüm vardı (Sonradan
öğrendim ki şaşırmasının sebebi benim ingilizcem'in sadece Sultanahmet'i
tarif edebilecek düzeyde olmasından dolayı Ailen İversen'in karşısında ne yapacağımı düşünmesinin aklına getirdiği sahnelermiş. Zaten Iverson bana Sultan Ahmet'i sormayacaktı. Tebessüm etmesinin bir başka sebebi de AI formasını ters giymiş olmam. olabilir.. Neyse)

 

            Merdivenleri koşarcasına indim. Sahadaki protokolle tribünleri ayıran demir de herkes birikmişti. "Eyvah" dedim "Allen'ı kaçıracağım"... Fakat kalabalığın sebebini öğrendiğimde şok olmuştum. AI ESPN'e röportaj vermek için sahada uzun bir süre kalacakmış. Bu bana bir işaretti. Fakat Ayı Yogi'nin ormandan akrabaları olduğu kanısına vardığım Güvenlik Görevlileri beni aşağı indirmiyordu. Her seferinde:

 

            -"Heeyyy Mavi formalı çocuk inmeye çalışma beni zor durum da bırakma... Beni zor kullanmaya mecbur etme" şeklinde anlatım bozukluğu düzeyini zorlayan tehtidkâr cümleler sarf ediyorlardı.

 

             Yanımda daha önce hiç görmediğim , her tarafında AI logolu band ve pad'leri bulunan bir kız vardı. O sırada birlikte iverson’un uzaktan fotoğrafları çekiyorduk. Kızı hayatımda ilk defa görmüştüm ama bana kurduğu ilk cümle "Hadi niye duruyorsun.Atla git Allen'ın yanına Hadi hadi" şeklinde Orhan Veli şiiri tadında feryatlarla beni gaza getirmişti.

 

            Ve işte o an . Güvenlik görevlilerinin bir açığını yakalamıştım. Bu sırada tabi ki herkes traktörün kasasından dökülen karpuzlar gibi demirlerden atlayıp Iversona ulaşmaya çalışıyor fakat Güvenlik Görevlilerine çarpıp kırılıyorlardı. Bir an Allen Iverson'la göz göze geldik. Ya da sadece benim gözüm onun gözüne gitmiş olabilir. Yanımdaki kızın gaza getirişi. AI gözlerinin gözlerime değişi ve korumaların açığı... Her şey tamamdı; lehimeydi ve ben atladım...

 

            Birinci adımı attım: ikinci adımı attım .. Bir Türk filminin aşk sahnesindeki slow motion modunda 9 adım attım ve bir korumanın C-Webb büyüklüğündeki elleri kafamda bitti. Yakalanmıştım. "Bırak ulan" dedim. AI3’e sadece tek haneli metreler
kalmıştı. Koruma bırakmadı. Ve annesi hakkında olur olmadık şekilde konuşunca doğal olarak tavrı sertleşti. Beni tekrar demirin arkasına ite kaka yolladı. Allen gidene kadar gözünü benden ayırmadı.

 

            The Answer Abdi İpekçinin o karanlık koridorlarında 1,83'lük silüetiyle kayboldu... Benim elimde ise çok kötü çekilmiş 9 Iverson fotoğrafı ve bir çocuğun hayal kırıklığı kalmıştı. Şimdi soruyorum kendime... Değer miydi??? Evet
kesinlikle değerdi. Çünkü ben Allen Iverson'a tek haneli metreler kadar yaklaşmıştım..



» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
< Önceki   Sonraki >

3SAYI Köşe Yazilari

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

3SAYI Köşe Yazilari