Anasayfa arrow 3SAYI arrow Yazarlarımız arrow Diğer Yazarlar (Misafir Yazarlar) arrow DERSİMİZ GILBERTOLOJİ
DERSİMİZ GILBERTOLOJİ PDF Yazdır E-posta
Yazar Said Duman   
Tuesday, 11 March 2008


 

  GİLBERT ARENAS

 

NBA’e geldiğinden beri Gilbert Arenas üzerine çok şey yazıldı, çok şey söylendi. Polemikleriyle, söylemleriyle gündemde kalmasını bildi. Ama onu tam olarak anlatılan sözler bulunamadı. Bunu kendine has üslubuyla bulmak zorunda kaldık. Washington Wizards’ın All-Star guardı Gilbert Arenas kendisini tek kelimeyle tanımlıyor: Gilbertoloji


                                                                                       

 

ÇOCUKLUĞU ve GENÇLİĞİ

Yakın dostları tarafından ‘’ilginç kişilik’’ olarak bilinen Gilbert’in  gençliği de  bir o kadar ilginç. 6 Ocak 1982 tarihinde Tapma-Florida’da dünyaya geldi. Annesi henüz bir lise öğrencisiyken kendisinden 5 yaş büyük Gilbert Arenas Sr. ile birlikte olunca orataya Arenas Jr. çıkıvermişti. Arenas Jr. henüz doğmadan babası ortalıktan kaybolmuştu. Bir zaman sonra Arenas Jr’ın yetişme şartlarını uygun bulmayan yetkililer onu evlatlık olarak yetiştirmeyi düşünüyorlardı. Ancak bu sırada araya baba Arenas’ın girmesiyle, Gilbert babasının yanında yaşamaya başladı.

 

Baba Arenas gençken hem iyi bir beyzbol oyuncusu hem de iyi bir Amerikan futbolu oyuncusuydu. Ancak dizinden yaşadığı sakatlık onun geleceğini alt-üst etmişti. Bu yüzden hayatını değişik alanlarda kazanmaya başladı. Bu sıralarda Arenas basketbola merak salmıştı ve günlerini sokakta geçiriyordu.

 

               

Sokakta oynarken arkadaşlarından ‘’hırsız’’ lakabı alan Arenas bu lakabı hak ettiğini ileri ki yıllarda kanıtlayacaktı.

 

 

LİSE KARİYERİ

Arenas evlerinin yakınındaki Birmingham Lisesi’ne kayıt olduğunda kendisi için umutluydu. İyi bir oyuncu olduğu için hemen takıma alındı ancak yeterince süre alamıyordu. Ama aldığı süreleri gerçekten iyi değerlendiriyordu. Oyunu ciddiye almaması ve basketbolu sadece bir eğlence olarak görmesi koçundan tepki almasına neden oluyordu ve bir gün antrenmanda söylediği sözler Arenas’ın hayatındaki dönüm noktalarından biri olacaktı:  ‘‘Senin gelecek yıl takımda olacağını sanmıyorum. Basketbolda bir geleceğinin olması imkansız çünkü bu oyunu ciddiye almıyorsun.’’

               

Arenas yıllar sonra bu sözün kendi hayatındaki önemini şöyle anlatacaktı: ‘‘O güne kadar basketbolu seviyordum ancak basketbol benim arkadaşlarımla iyi vakit geçirmemi sağlayan bir şeydi. Oynarken eğleniyordum. Beni beladan uzak tutuyordu. O gün koçun söyledikleri basketbolla ilgili düşüncelerimin değişmesine neden oldu. Onu pişman etmeye yemin ettim. Sanırım benim için dönüm noktası, o konuşmaydı.’’

               

 

 

Yaz mevsimini basketbol yeteneklerini geliştirerek değerlendiren Arenas, sabah 6’da sokağa gidiyor ve gece yarısına kadar eve dönmüyordu.

               

Yeni eğitim yılında Arenas okulunu da değiştirmişti. S. Grant Lisesi iyi bir basketbol takımına sahipti ancak eyaletin en iyi takımlarında biri değildi. Kısa zamanda oynadığı oyunla bir çok insanı büyülemeyi başarmıştı. Boyu ise en büyük dezavantajıydı çünkü; karşılarında 1.75’lik bir oyuncu görenler onun geleceği adına ümit beslemiyorlardı. Ancak onun bir yemini vardı ve bir maçta eski koçunu pişman etmeyi başarmıştı. Çünkü en iyi performansını eski okulu Birmingham’a karşı sergilemişti.

               

O zamandan bazı ışıkları Arenas’ta görmemiz mümkündü. Birebirde durdurulması neredeyse imkansızdı ve isabetli pasları vardı. Şu an izlediğimiz Arenas’ın temelleri atılıyordu artık.

 

O yıl Arenas, 1997 Sophomore Season Valley Pac 8 liginde, Yılın Oyuncusu seçiliyordu. Aynı başarıyı 3. ve 4. sınıflarda da tekrar edecekti. Son sezonuna başladığında ise Arenas artık ulusal basın tarafından takip edilen bir oyuncu olmuştu. Bir önceki yazda boyu 1.75’ten 1.93’e fırlamıştı bir anda.

               

 Gilbert Arenas artık kolej ligine hazırdı. Onu en çok isteyen takım UCLA’ydı. Ancak Arenas hakkında bazı şüpheleri vardı. Grant Lisesi üst düzey bir takıma sahip değildi ve aynı zamanda başka bir oyuncudan haber bekliyorlardı (Carlos Boozer). Arenas her şeyin farkındaydı ve artık diğer kolejlerin teklifine açıktı. Onu en çok isteyen Arizona sonuna istediğine ulaşmıştı.

 

KOLEJ KARİYERİ

Arenas, Arizona’ya geldiğinde oldukça yetenekli bir takımda bulmuştu kendisini. Richard Jefferson, Luke Walton, Michael Wright, Jason Gadrner gibi oyunculara sahip olan Arizona, Arenas’a ‘’Red-Shirt player’’ geçirmesini önerdi. Ama kendi pozisyonunda oynayan Ruben Douglas’a bir lise maçında 49 sayı atmıştı ve bunu kabul edemezdi. O yüzden çalıştı, çok çalıştı. İlerleyen zamanlarda ilk beşe girecek olan artık formasını sırtından kolay kolay çıkarmayacaktı.

               

Arenas 1999-00 ve 2000-01 yıllarında Arizona formasının hakkını vermişti ve artık NBA hayalleri kuruyordu. Arenas’a ilk tepkiyi koçu göstermişti. Çok erken olduğunu düşünenler ise hiç de az değildi.

 

 

2001 NBA DRAFTI

Arenas takımdan birkaç arkadaşıyla NBA draftına  katılmaya karar vermişti. İlk turun ilk 20 oyuncusundan seçileceğine emin görünüyordu. Ancak hayat yine onu yanıltmıştı. Arenas 2. turda 31. sıradan Golden State tarafından seçiliyordu.

 

 

NBA KARİYERİ

Warriors’a geldiğinde karşısına çıkacak ilk engeli buldu Arenas. Jason Richardson ve Bob Sura onu bench yolunu tutması gerektiğini gösteriyordu. Coach Brian Winters’ta, Arenas’tan yana görünmüyordu.

 

Arenas’a hayatı boyunca bakan gözler hep şüpheliydi. Hatta kendisiyle dalga geçen arkadaşları NBA’de alacağı sürenin, ‘’0’’ olduğunu söyleyerek Arenas’la dalga bile geçiyorlardı. Bu yüzden Arenas, Warriors’ta bir ara değiştirmeyi düşündüğü forma numarasını hiçbir değişiklik yapmadan ‘’0’’ olarak tanıtmıştı.

 

 

Arenas çalışkan bir insan olmayı kendine ilke edinmişti. Başarılı olmak istiyorsa, çokca çalışması gerektiğinin farkına varmıştı. Bunun farkındaydı ve her zaman fazladan antrenman yapıyordu. 2 tane köpeğiyle koşu bandına çıkıyordu ve saatlerce koşuyordu. Bunu gören takım arkadaşları ona biraz temkinli yaklaşıyorlardı ancak Arenas’ı seviyorlardı. Kendine has huyları olan bir oyuncuydu Arenas. Hakkında çok şey anlatılır; Jason Richardson, onun için şunları söyler: ‘‘Arenas arabanızın ön koltuğuna işeyen ve sonra size pis pis bakan köpeğiniz gibidir. Ona asla kızamazsınız’’

 

                              

   2002 sezonu başlamadan önce takıma yeni oyuncular eklenmişti. Ancak sezon başladığı zaman bunun yanıltıcı olduğu görülecekti. Warriors art arda yenilgiler alıyordu ve bu Arenas üzerinde olumsuz bir etki yaratıyordu. Kişisel rakamları ise yükseliyordu ama takımın bir adım bile ileriye gidememesi Arenas’ın sinirlerini bozuyordu. Bir önceki sezon çaylaklar maçına davet edilmeyen Arenas bu sezon Rookie Challenge maçında ilk 5’te başlamıştı ve -Çaylak takımına 30 sayı, 4 ribaunt, 4 asist ve 3 top çalma ile müthiş bir katkı yapmıştı- maçın MVP’si olmuştu. O yıl Arenas’ın aldığı tek ödül bu değildi. Arenas ‘‘ En Çok İlerleme Kaydeden Oyuncu ’’ (MIP) olmuştu. Sezon sonu ortalaması ise oldukça iyiydi: 18.3 sayı, 6.2 asist.

 

               

Sezon bittiğinde Arenas free-agent olmuştu ve en fazla parayı veren Arenas’a sahip olacaktı. O sezon en ciddi teklifleri iki takım yapmıştı. Clippers ve Wizards. İki kontrat değeride 65 milyon dolardı.  Arenas seçim için kendine has bir yöntem buldu. Arenas bir bozuk para bulmuştu ve 10 kez havaya atıp yazı-tura oyunu oynamıştı. 8 kez Clippers tarafı 2 kez ise Wizards gelmişti. Ancak Arenas ilginçliğini burada da sürdürdü ve 2 kez gelen Wizards’ı seçti.

 

 

WASHİNGTON WIZARDS

Washington Wizards, Michael Jordan dönemini kapatmıştı. Koç Eddie Jordan önderliğinde yeni bir yapılanmaya doğru gidiyorlardı. Arenas bu seferde gençlere liderlik edecekti.

               

Wizards bir önceki yıla göre galibiyet sayısında düşüş yaşamıştı ancak takımın oyunu otoriteler tarafından olumlu bulunuyordu. Yaşadığı sakatlık onun 27 maç kaçırmasına neden oluyordu. Sezon sonunda ise sayı ortalaması biraz daha yükselmiş 19.6 olmuştu.

 

2004-2005 sezonu ise Arenas ve Wizards için patlama yılı olmuştu. Larry Hughes ve Antawn Jamison’ı kadrosuna ekleyen Wizards, sezon sonunda 45 galibiyete uzanmıştı ve 8 yıl aradan sonra gelen play-off Arenas için müthiş bir sevinç kaynağı olmuştu. Normal sezonu 25.5 sayı, 5 asist ortalamalarıyla kapamıştı. Bu sezondaki  en büyük sürpriz ise şüphesiz All-Star maçında Arenas’ı görmek olacaktı.

 

 

İlk play-off maçını Bulls’a karşı oynayan Arenas seride 23 sayı, 6.2 ribaunt, 6.5 asist istatistikleriyle oynamıştı. 6 maç sonunda Bulls’u elemişlerdi ve 6. maçın son şutunu Arenas kullanmış ve muazzam bir sayıya imza atıp Wizards’ı yarı finale çıkarmıştı. Yarı finalde ise Miami’ye maç kazanamadan elenmişlerdi. Ne olursa olsun bu da Arenas için bir başarıydı ve daha fazlasını yapmak için Arenas çalışmaya, çok çalışmaya devam etti.

 

 

 

2005-2006 sezonu Arenas ve takımı adına yine gelişmelerle geçti. Larry Hughes trioyu bozarak Cleveland yolunu tutmuştu ancak Arenas - Jamison ikilisine Caron Butler katılmıştı ve Wizards daha sert bir görünüm sergilemişti. Doğu’da yükselen bir yıldız görünümü olan Wizards play-off’lara katılmayı başarmışlardı. Bunun mimarı tabi ki öncelikle Gilbert Arenas (28.4 sayı, 6 asist, 4.6 ribaunt), Antawn Jamison (19.8 sayı, 8 Ribaunt) ve yeni yıldız Butler(19.1 sayı, 7.4 ribaunt)dı…

               

               

KIRILMA NOKTASI

2005-2006 Play-off maçları ciddi çekişmeye sahne oldu. Doğu’da Cleveland Cavs. ve Washington Wizards bu çekişmenin tavan yaptığı seri olmuştu. Sadece takımların değil aynı zamanda iki büyük süperstarın kapışmasına da sahne olan birbirinden zevkli maçlar seyircilere güzel anlar yaşatıyordu. Arenas ve LeBron birbirlerine diş geçirmek için ellerinden geleni  yapıyorlardı. Bu maçların biri ise kırılma noktası olmuştu. LeBron James son hücumda steps yaparak turnikeden sayı bulmuştu ve hakemler bu sayıya onay vermişti. İşte o anda bütün NBA severlerin aklından aynı şeyler geçiyordu. Daha adil bir oyun! Çok bariz bir hareketi görmemişti hakemler ve başta Arenas olmak üzere herkes isyan bayrağını çekmişti. Ondan sonra toparlanamayan Wizards turu Cleveland’a bırakmıştı…

 

 

MVP?

Bir zamandır NBA otoriteleri tarafından konuşulan bir konu bu: ‘’Arenas MVP olabilir mi?’’

Öncelikle şunu belirtmemiz gerekiyor. Arenas’a bakan gözler her zaman şüpheyle doluydu. Küçüklükten beri Arenas, şüpheli yaklaşımlar yaşamıştı. Ama artık bu şüphenin tamamen bittiğini söyleyebilmek mümkün. O artık kendini ispatlamış durumda. Bu ligin en iyi guardlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerledi ve büyük bir başarı sağladı. Onu bir çok oyuncudan ayıran bir faktör olan hırsı kimi zamanlar zarar verse de şimdi onu kontrol edebiliyor.

 

Geçen yıl sakatlığına kadar muazzam bir grafik vardı Arenas’ın. Bir çok takımın başını ağrıtmıştı ancak yaşadığı sakatlık takımının da play-off’larda, ilk turda elenmesine neden oldu. Gilbert Arenas ve MVP ödülü birbirine yakın duruyor ve eğer Arenas bu performansını devam ettirirse daha yakın olacak ve hatta ona sahip bile olabilecek. Kendisi süperstarlık mertebesine çoktan yükselmiş durumda ve bitmek bilmez enerjisini daha iyi olma yolunda kullanıyor. NBA’severlere bir müjde: Gelecekte izlemekten doyamayacağınız biri var artık: GİLBERT ARENAS.

 

Arenas’ın, basketbol hayatı bu ama asıl ilginç olan basketbol hayatı dışında yaşadıkları ve bunlarla gündemde kalması. Şimdi prensimiz Arenas’ın  diğer yönüne bakalım.

 

 

 

 

NEDEN GİLBERTOLOJİ?

 

Bu isim Arenas için yabancı bir durum değil. Arenas hayatını olduğu gibi yaşamayı seven insanlardan birisi.

 

Gilbert Arenas çok zor şartlarda büyüdü ve hayatla adeta dalga geçerek yaşama tutundu. Bu durum onun karakterinde büyük etkiler yarattı.

 

Bazı konular hakkında şöyle yazılar vardır: ‘‘Bunları Biliyor Muydunuz?’’

 

Gelin Arenas için ‘‘Bunları Biliyor Muydunuz?’’ kategorisinde neler var, hep birlikte bakalım…

 

-0(zeroo) numaralı formayı giymesinin nedeni tamamen etki-tepki olayı. Arkadaşları onunla alay ederken şunu söylermiş: ‘‘NBA’de en fazla ‘0’ dakika süre alırsın’’. Arenas, NCAA’de bu numarayla oynamış ve NBA’e gelince biraz değişiklik yapmak istemiş. Ancak bu sözler devam edince Arenas, ‘’’0’’ numaralı formayı giymeye devam etmiş.

 

 

-Gilbert Arenas Wizards taraftarı tarafından çok seviliyor. Çünkü NBA’de görmeye pek alışık olmadığımız ve ancak futbol sahalarında gördüğümüz bir görüntüyle karşılaşıyoruz. Arenas bazı maçlardan sonra formasını çıkarıyor ve tribüne gönderiyor.

 


-Arenas NBA’e adım attığından beri maçtan önce aynı yiyecekleri yiyor. Patates püresi, tavuk, gazoz ve dondurma. Maçlara başlamadan önce Jamison’ın koltuk altını gıdıklıyor.

 

-Kötü giden bir maçta Arenas kendine has üslubunu devam ettiriyor. Devre arasında duşa formasıyla giriyor ve adeta günahlarından sıyrılıyor, aklanıyor, maça ıslak formasıyla devam ediyor.

 

 

 

-Geçen yıl ABD milli takımına alınmadıktan sonra Arenas bunun sorumlusu olarak gördüğü D’Antoni ve Krzyzewski’nin takımlarına 50 ve daha fazla sayı atma sözü vermişti. D’antoni’nin takımı Phoneix’e  54 sayı atarak verdiği sözü tuttu. Allah’tan Krzyzewski’nin takımı NCAA’de idi ve Arenas onun karsısına çıkamadı. Ama yaptığı açıklama ile bunu istediğini belirtti. ‘‘Eğer bir fırsatım olsa koskoca 82 maçlık bir sezonu bırakıp 1 maç için Duke karşısına çıkardım. Tek bir maç için bütün bir sezon… Büyük ihtimalle 84-85 sayı atardım.’’

 

               

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ARENAS’A SAYGI

 

Kimileri saygı duyar, kimileri sever. Sevmek zorunda değilsinizdir ancak saygı duymak bir mecburiyettir. Arenas’ta rakiplerini ona saygı duymaya mecbur etti. Aslında Arenas saygılı bir insan. Yani ona saygı duymadan önce, O saygı duymayı çok iyi biliyor. Wizards takımının bir çok rekorunu elinde bulunduruyor. Jordan, Wizards için ter döktüğü zamanlarda iç sahada en fazla sayı rekorunu eline geçirmişti. Arenas buna bir Charlotte maçında cevap verdi. Maç sonunda sorulan sorulara ise mütevazı bir cevap ver: ’’ İyi ki Jordan gençken Wizards’ta oynamıyordu.’’

Aslında bu cümle bile Arenas’ın ne kadar saygılı olduğunu ve o saygıyı bir o kadarda hak ettiğini gösteriyor.

 

 

GELECEKTE ARENAS

 

Washington Wizards’ın en büyük atlısı henüz 25 yaşında. Yani en verimli çağlarına henüz giriyor. Bundan sonra izleyeceğimiz Arenas şüphesiz daha olgun ve komple olacaktır. Wizards eline gelen bu nadir yeteneği elinde tutacaktır ve şampiyonluk iddiası için onun yanına doğru parçaları koyacaktır. Ondaki ışığı hepsi çok iyi görüyor. Ve Arenas kendisine bir zamanlar şüpheyle bakanların başlarını yere eğmeye devam edecektir.

 

Görüşmek üzere

 

 

 

Said Duman

» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
< Önceki   Sonraki >

3SAYI Köşe Yazilari

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

3SAYI Köşe Yazilari