|
İKİNCİ TUR MAÇLARI
Arjantin-Yeni Zelanda(79-62): Yeni Zelanda Arjantin`e Arjantin gibi oynayarak, yani tempolu ve savasçı bir basketbol ortaya koyarak karsılık vermeye çalıstı ancak galip gelmeyi basaramadı. Boyalı alana gömülerek Arjantin`i dıs atıslara zorlamaya ve penetrelerine engel olmaya çalısan Zelanda rakibinin ısrarcılığına ve sert savunmasına boyun eğmek zorunda kaldı. Arjantin 1/17 gibi felaket bir yüzdeyle üçlük atmasına rağmen özellikle Oberto’nun katkısı ile toplam 17 hücum ribaundu alarak bu düsük yüzdeyi ikinci hücum sanslarıyla telafi etti. Maçın en etkili ismi, rakibin boyalı alana gömülmesine rağmen ısrarla defansı yarmaya çalısan ve 28 sayı kaydeden Gınobılı oldu. Oberto da 23 sayı,10 ribauntla Ginobili’ye destek verdi. Zelanda`da ise en etkili isim grup maçlarında hiçbir varlık gösteremeyen Mark Dıckel`dı.(15sayı,4asist) İtalya-Litvanya(68-71): Grup maçlarında Basıle ve Belınellı için"Bir maç 25 atıp bir maç çift haneli sayılara dahi ulasamama" kuramı yine kendini gösterdi ve bu ikili sadece 2 sayı,5 ribauntta kalıp, Soragna da benchden yeterli katkıyı yapamayınca yenilgi kaçınılmaz oldu. Yine de İtalya izlediğim kadarıyla içeriye rahatça penetre edebilme özelliği olan kısaları Di Bella(15sayı,9ribaunt!(1.87 boy),3asist)ve devsirme uzunları Rocca(15sayı,8ribaunt)ile sonuna kadar mücadeleyi bırakmadı. Ama İtalya`ya göre daha oturmus bir kadrosu bulunan ve pota altında çok ağır basan Litvanya,rakibinin yaptığı basit top kayıplarından da faydalanarak maçı kazanmayı bildi.3 sayılık atıslarda İtalya çok daha üstün olmasına rağmen serbest atıslardaki kötü yüzdesiyle bu üstünlükten yararlanamadı.Macijauskas 15sayı,4ribauntla galibyetin mimarı oldu.Lavrınovıc+Songaıla da 24sayı,12ribauntla pota altını karartan isimlerdi. Türkiye-Slovenya(70-64): Savunmaya fazla önem vermediklerinden dolayı elestirilen Nesterovıc ve Brezec ikilisinin bu yöndeki zaaflarını Tanjevıc de görmüs olacak ki, Türkiye sürekli içeriye penetre ederek ve uzunlara top indirerek maça basladı. Ama Avrupa`nın en önemli guardlarından Lakovıc-Becırovıc ikilisinin kısalarımıza yaptığı baskı ve Nachbar`ın 3 numarada Ersan`ın olmaması nedeniyle yarattığı büyük sorun skorun Slovenya lehine dönmesine neden oldu. Ancak Lakovıc`in faul problemine girmesiyle daha rahat oyun kurmaya basladık ve sert savunmamızla da öne geçtik. Fakat son çeyrek Udrıh`in kaçırmak bilmediği orta mesafe sutları skorun tekrar Slovenya lehine dönmesine neden oldu. Ancak, hep yakındığımız, kritik anlarda atamıyoruz, elimiz titriyor dediğimiz üçlükleri ardı ardına atmaya baslayınca bu bulduğumuz hava savunmaya da yansıdı ve çeyrek finale çıkan taraf biz olduk. Turnuvadaki baslıca iki sorunumuz, top kayıpları ve ön alan savunması bizi yine çok zorladı fakat sans meleklerinin de yardımıyla galip gelmeyi bildik. Serkan 24 sayıyla yine bizi sürükleyen isim oldu. Pota altında ise Kerem 11sayı,8ribauntla oynadı. Son çeyrek her attığını sokan Beno Udrıh 18sayı,3asistle oynarken, savunmaya odaklandığından sanırım skor yapmayı unutan Lakovıc`in 3 sayıda kalması da bizim için büyük sanstı. İspanya-Sırbistan(87-75): Maçın basından sonuna kadar psikolojik bir gerginlik içinde olan Sırbistan, doğrusunu söylemek gerekirse karsılasmayı bastan kaybetti. İspanya`nın baskılı savunması karsısında oyuncularının birkaç kisisel becerisi dısında içeriye penetre edemeyen Sırbistan kısaları devamlı yöneldikleri dıs atıslarda da basarı sağlayamadı. Gasol dısında neredeyse her oyuncusu dıs sut tehdidi olan İspanya hem bu yönde, hem de boyalı alanda Gasol faktörüyle(ki Darko ile Gasol`un giristikleri blok düellosu görülmeye değerdi)rakibine karsı büyük üstünlük kurdu. Dıs atıslardaki basarısızlıktan sonra neredeyse her hücumu Darko üzerinden oynamaya baslayan coach Sakota;18sayı,15ribaunt,3asist rakamlarına rağmen çok kötü bir yüzdeyle oynamasından dolayı bu oyuncusundan da beklediğini alamadı. Ayrıca en skorer oyuncuları Rakocevıc de 11 sayıda kalınca Rako-Darko A.S bu sefer takımlarını galibiyete tasıyamamıs oldu.İspanya`yı çeyrek finale tasıyan oyuncu 19sayı,15ribauntluk performansıyla Gasol olurken geleceğin en büyük yıldız adaylarından biri olduğunu düsündüğüm-ki izlemisseniz bana hak vereceksiniz-Rudy Fernandez 18 sayı,3ribaunt,2asistle maçı tamamladı. Almanya-Nijerya(78-77): Maçın basından sonuna kadar Almanya`yı hiç beklenilmeyen derecede zorlayan Nijerya, New York Knıcks takımında forma giyecek olan yıldızları Ime Udoka`nın son topu kullanamamasıyla beraber sampiyonaya veda etti. Arka alanındaki sıkıntıları yine bas gösteren Almanya`da en etkili oyun kurucu Mithat`ın performansı düsünün ki 7sayı,4ribaunt,3asistti.Takımı sırtlayan isimler yine bildik ikili Nowıtzkı(23sayı,9ribaunt,5asist)ve Okulaja(19sayı,8ribaunt)oldu. Nijerya`da ise atletizmiyle pota altında eslesme sorunu yaratan Ibekwe`nin 22sayı,10ribauntluk katkısı yeterli olmadı.Sampiyona basından beri oyunun her yönüne yaptığı katkılarla en beğendiğim oyunculardan olan Udoka eğer 8sayı,3ribaunt,2asistle en kötü maçını çıkarmasa ikinci turun en büyük sürprizi gerçeklesecekti.Yine de rakibine karsı 33 ribaunt toplayıp 15 top kaybına zorlayan Nijerya`yı tebrik etmek gerekiyor. ABD-Avustralya(113-73): İlk çeyrek basa bas bir mücadele olsa da tarihin en iyi ikinci çeyrek performanslarından birine imza atıp çok iyi savunma yapan ABD Avustralya`yı 6 sayıda tutup 32 sayı bulunca maçı da ikinci yarı baslamadan koparmıs oldu. Avustralya kendisini buraya tasıyan ana etmenlerden biri olan müthis üç sayı yüzdesinde bu sefer 6/25(%24)gibi bir isabet oranı yakalayarak yenilgiyi daha da kolay hale getirdi.5 oyuncusu çift haneli sayılara ulasan ABD`de Carmelo 20sayı,4ribaunt,3asist,3top çalma ile en etkili isim olurken Johnson 18sayı,Wade 15sayı,pota altının en etkili ismi olarak gözüken Bosh 12sayı,9ribauntla oynadı. Avustralya pota altını tek basına kapatmaya çalısan Bogut 20sayı,6ribaunt,2asistle yenilgiye engel olamazken kazanılan maçlarda büyük rol üstlenen Bruton`ın 5,en etkili arka alan oyuncuları olarak gözüken Smıth+MacKınnon`ın sadece 10 sayıda kalması 40 sayılık hezimete neden oldu. ABD`nin 8 top kaybı yapıp rakibi tam 24 top kaybına zorlaması da maçın en göz alıcı istatistiğiydi. Fransa-Angola(68-62): Fransa etkili arka alan savunması ve sürekli pota altına penetre eden oyuncularıyla kontrolü elinde tuttu.Baskılı savunmaya karsı da hızlı hücum ve fast breaklerle farkı korudular.Angola ise son çeyreğe kadar Fransa`dan daha sutör bir takım olmasına rağmen hücumda istediği ritmi bir türlü tutturamadı.Fransa`nın kendi kimliğinin tamamen dısında olan bir taktikle tempoyu en dibe çekmesi farkı daha da açtı.Son çeyrek denediği alan savunmasında,Dıarra`nın üçlükleriyle pek basarılı olamasa da Angola gerek adam adama savunmadaki üstün gayretiyle,gerek bulduğu hızlı hücumlarla gerekse de rakibinin en zayıf yeri olan potaaltını sürekli zorlamasıyla farkı eritmeyi basardı.Fakat savunmasını tekrar toparlayan Fransa maçı kazanmayı basaran taraf oldu.Maçın en skorer ismi çok gösterissiz oynayıp en iyi yaptığı isleri uygulamaya çalısan ve özellikle takımın Diarra ile birlikte en istikrarlı(daha doğrusu tek istikrarlı!)dıs skoreri Jeanneau(16sayı,5asist,3ribaunt)olurken atletik forvetler Gelabale(14sayı,6ribaunt)ve Dıaw(14sayı,5ribaunt)ona yardımcı olan isimlerdi.Angola`da ise Cipriano`nun 12sayı,7asist,6ribaunt,3 top çalmalık çok yönlü oyunu ve Gomes`in(11sayı,7ribaunt)pota altındaki tek kisilik savası yeterli olmadı.Top kayıplarında 16-11 önde olmasına rağmen boyalı alandaki bariz üstünlüğü Fransa`yı galibiyete tasıdı diyebiliriz. Yunanistan-Çin(95-64): Maçın ilk dakikalarında yavas ve fizik açıdan güçsüz Çin kısalarının rahatça içeriye drıve etmesi Yunanistan`ın ne kadar dağınık bir baslangıç yaptığının göstergesiydi. Rakibinin dıs atıs zaaflarını iyi bilen Çin de gömülü savunma yaparak Yunanistan`ı üçlüklere zorlamaya çalıssa da, Yunan kısaları korkusu olmadığını göstermek istercesine sürekli içeriyi penetre ederek olayı karsılıklı inatlasmaya dönüstürdü ve bu inat da en sonunda sonuç verdi. Savunma bosluklarını çok iyi değerlendiren Spanoulıs ve Papaloukas gibi iki oyun zekâsı yüksek guardı ve baskılı savunmasıyla Yunanistan oyunun kontrolünü giderek eline aldı. Getirdikleri çok adamlı sıkıstırmalarla da kaptığı topları ardı ardına hızlı hücumlara çeviren Yunanistan bir ara Çin`e sut sansı dahi tanımayarak maçı 31 sayı farkla kazandı. Hem içerden hem dısardan rakibine oranla daha iyi bir yüzde yakalayan ve tam 24 top kaybına neden olup 15 de hücum ribaundu toplayan Yunanistan galibiyet için her seyi yaptı diyebiliriz. Papaloukas da aynen CSKA`da olduğu gibi, takımı sıkısınca dizginleri ele alıp oyun zekasıyla rakip savunmayı iyi okuyup(19sayı,6asist)etkili oldu. Çin ise Yao`yu pota altında unutarak(10sayı,8ribaunt)belki de en büyük hatayı yaptı. Mıng savunduğu Papadapoulos ya da Schotsıanıtıs’le ilgilenmeyip, sadece içeri yüklenen kısaların toplarını kesmek için boyalı alanda bloğa hazır bir sekilde beklemesi de çok ilginçti.FIBA Kuralları`nda savunma 3 saniyesi olsa maç kesinlikle tarihe geçecekti… »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|