Anasayfa arrow 3SAYI arrow Yazarlarımız arrow Diğer Yazarlar (Misafir Yazarlar) arrow Dünya Basketbol Şampiyonası-2
Dünya Basketbol Şampiyonası-2 PDF Yazdır E-posta
Yazar Cem Aydın   
Wednesday, 06 February 2008
İKİNCİ TUR MAÇLARI


Arjantin-Yeni Zelanda(79-62): Yeni Zelanda

Arjantin`e Arjantin gibi oynayarak, yani tempolu ve savasçı bir

basketbol ortaya koyarak karsılık vermeye çalıstı ancak galip

gelmeyi basaramadı. Boyalı alana gömülerek Arjantin`i dıs

atıslara zorlamaya ve penetrelerine engel olmaya çalısan

Zelanda rakibinin ısrarcılığına ve sert savunmasına boyun

eğmek zorunda kaldı. Arjantin 1/17 gibi felaket bir yüzdeyle

üçlük atmasına rağmen özellikle Oberto’nun katkısı ile toplam

17 hücum ribaundu alarak bu düsük yüzdeyi ikinci hücum

sanslarıyla telafi etti. Maçın en etkili ismi, rakibin boyalı alana

gömülmesine rağmen ısrarla defansı yarmaya çalısan ve 28

sayı kaydeden Gınobılı oldu. Oberto da 23 sayı,10 ribauntla

Ginobili’ye destek verdi. Zelanda`da ise en etkili isim grup maçlarında hiçbir varlık

gösteremeyen Mark Dıckel`dı.(15sayı,4asist)

İtalya-Litvanya(68-71): Grup maçlarında Basıle ve Belınellı için"Bir maç 25 atıp bir

maç çift haneli sayılara dahi ulasamama" kuramı yine kendini

gösterdi ve bu ikili sadece 2 sayı,5 ribauntta kalıp, Soragna da

benchden yeterli katkıyı yapamayınca yenilgi kaçınılmaz oldu.

Yine de İtalya izlediğim kadarıyla içeriye rahatça penetre

edebilme özelliği olan kısaları Di Bella(15sayı,9ribaunt!(1.87

boy),3asist)ve devsirme uzunları Rocca(15sayı,8ribaunt)ile

sonuna kadar mücadeleyi bırakmadı. Ama İtalya`ya göre daha

oturmus bir kadrosu bulunan ve pota altında çok ağır basan

Litvanya,rakibinin yaptığı basit top kayıplarından da

faydalanarak maçı kazanmayı bildi.3 sayılık atıslarda İtalya

çok daha üstün olmasına rağmen serbest atıslardaki kötü

yüzdesiyle bu üstünlükten yararlanamadı.Macijauskas

15sayı,4ribauntla galibyetin mimarı oldu.Lavrınovıc+Songaıla

da 24sayı,12ribauntla pota altını karartan isimlerdi.

Türkiye-Slovenya(70-64): Savunmaya fazla önem

vermediklerinden dolayı elestirilen Nesterovıc ve Brezec

ikilisinin bu yöndeki zaaflarını Tanjevıc de görmüs olacak ki,

Türkiye sürekli içeriye penetre ederek ve uzunlara top indirerek

maça basladı. Ama Avrupa`nın en önemli guardlarından

Lakovıc-Becırovıc ikilisinin kısalarımıza yaptığı baskı ve

Nachbar`ın 3 numarada Ersan`ın olmaması nedeniyle yarattığı

büyük sorun skorun Slovenya lehine dönmesine neden oldu.

Ancak Lakovıc`in faul problemine girmesiyle daha rahat oyun

kurmaya basladık ve sert savunmamızla da öne geçtik. Fakat

son çeyrek Udrıh`in kaçırmak bilmediği orta mesafe sutları

skorun tekrar Slovenya lehine dönmesine neden oldu. Ancak,

hep yakındığımız, kritik anlarda atamıyoruz, elimiz titriyor dediğimiz üçlükleri ardı ardına

atmaya baslayınca bu bulduğumuz hava savunmaya da yansıdı ve çeyrek finale çıkan taraf biz

olduk. Turnuvadaki baslıca iki sorunumuz, top kayıpları ve ön alan savunması bizi yine çok

zorladı fakat sans meleklerinin de yardımıyla galip gelmeyi bildik. Serkan 24 sayıyla yine bizi

sürükleyen isim oldu. Pota altında ise Kerem 11sayı,8ribauntla oynadı. Son çeyrek her attığını

sokan Beno Udrıh 18sayı,3asistle oynarken, savunmaya odaklandığından sanırım skor yapmayı

unutan Lakovıc`in 3 sayıda kalması da bizim için büyük sanstı.

İspanya-Sırbistan(87-75): Maçın basından sonuna kadar psikolojik bir gerginlik

içinde olan Sırbistan, doğrusunu söylemek gerekirse karsılasmayı bastan kaybetti. İspanya`nın

baskılı savunması karsısında oyuncularının birkaç kisisel becerisi dısında içeriye penetre

edemeyen Sırbistan kısaları devamlı yöneldikleri dıs atıslarda da basarı sağlayamadı. Gasol

sında neredeyse her oyuncusu dıs sut tehdidi olan İspanya hem bu yönde, hem de boyalı

alanda Gasol faktörüyle(ki Darko ile Gasol`un giristikleri blok düellosu görülmeye

değerdi)rakibine karsı büyük üstünlük kurdu. Dıs atıslardaki basarısızlıktan sonra neredeyse

her hücumu Darko üzerinden oynamaya baslayan coach Sakota;18sayı,15ribaunt,3asist

rakamlarına rağmen çok kötü bir yüzdeyle oynamasından dolayı bu oyuncusundan da

beklediğini alamadı. Ayrıca en skorer oyuncuları Rakocevıc de 11 sayıda kalınca Rako-Darko

A.S bu sefer takımlarını galibiyete tasıyamamıs oldu.İspanya`yı çeyrek finale tasıyan oyuncu

19sayı,15ribauntluk performansıyla Gasol olurken geleceğin en büyük yıldız adaylarından biri

olduğunu düsündüğüm-ki izlemisseniz bana hak vereceksiniz-Rudy Fernandez 18

sayı,3ribaunt,2asistle maçı tamamladı.

Almanya-Nijerya(78-77): Maçın basından sonuna kadar Almanya`yı hiç

beklenilmeyen derecede zorlayan Nijerya, New York Knıcks takımında forma giyecek olan

yıldızları Ime Udoka`nın son topu kullanamamasıyla beraber sampiyonaya veda etti. Arka

alanındaki sıkıntıları yine bas gösteren Almanya`da en etkili oyun kurucu Mithat`ın performansı

sünün ki 7sayı,4ribaunt,3asistti.Takımı sırtlayan isimler yine bildik ikili

Nowıtzkı(23sayı,9ribaunt,5asist)ve Okulaja(19sayı,8ribaunt)oldu. Nijerya`da ise atletizmiyle pota

altında eslesme sorunu yaratan Ibekwe`nin 22sayı,10ribauntluk katkısı yeterli

olmadı.Sampiyona basından beri oyunun her yönüne yaptığı katkılarla en beğendiğim

oyunculardan olan Udoka eğer 8sayı,3ribaunt,2asistle en kötü maçını çıkarmasa ikinci turun en

büyük sürprizi gerçeklesecekti.Yine de rakibine karsı 33 ribaunt toplayıp 15 top kaybına

zorlayan Nijerya`yı tebrik etmek gerekiyor.

ABD-Avustralya(113-73): İlk çeyrek basa bas bir mücadele olsa da tarihin en iyi

ikinci çeyrek performanslarından birine imza atıp çok iyi

savunma yapan ABD Avustralya`yı 6 sayıda tutup 32 sayı

bulunca maçı da ikinci yarı baslamadan koparmıs oldu.

Avustralya kendisini buraya tasıyan ana etmenlerden biri olan

müthis üç sayı yüzdesinde bu sefer 6/25(%24)gibi bir isabet

oranı yakalayarak yenilgiyi daha da kolay hale getirdi.5

oyuncusu çift haneli sayılara ulasan ABD`de Carmelo

20sayı,4ribaunt,3asist,3top çalma ile en etkili isim olurken

Johnson 18sayı,Wade 15sayı,pota altının en etkili ismi olarak

gözüken Bosh 12sayı,9ribauntla oynadı. Avustralya pota altını

tek basına kapatmaya çalısan Bogut 20sayı,6ribaunt,2asistle

yenilgiye engel olamazken kazanılan maçlarda büyük rol

üstlenen Bruton`ın 5,en etkili arka alan oyuncuları olarak

gözüken Smıth+MacKınnon`ın sadece 10 sayıda kalması 40 sayılık hezimete neden oldu.

ABD`nin 8 top kaybı yapıp rakibi tam 24 top kaybına zorlaması da maçın en göz alıcı

istatistiğiydi.

Fransa-Angola(68-62): Fransa etkili arka alan savunması ve sürekli pota altına

penetre eden oyuncularıyla kontrolü elinde tuttu.Baskılı savunmaya karsı da hızlı hücum ve

fast breaklerle farkı korudular.Angola ise son çeyreğe kadar Fransa`dan daha sutör bir takım

olmasına rağmen hücumda istediği ritmi bir türlü tutturamadı.Fransa`nın kendi kimliğinin

tamamen dısında olan bir taktikle tempoyu en dibe çekmesi farkı daha da açtı.Son çeyrek

denediği alan savunmasında,Dıarra`nın üçlükleriyle pek basarılı olamasa da Angola gerek

adam adama savunmadaki üstün gayretiyle,gerek bulduğu hızlı hücumlarla gerekse de

rakibinin en zayıf yeri olan potaaltını sürekli zorlamasıyla farkı eritmeyi basardı.Fakat

savunmasını tekrar toparlayan Fransa maçı kazanmayı basaran taraf oldu.Maçın en skorer ismi

çok gösterissiz oynayıp en iyi yaptığı isleri uygulamaya çalısan ve özellikle takımın Diarra ile

birlikte en istikrarlı(daha doğrusu tek istikrarlı!)dıs skoreri

Jeanneau(16sayı,5asist,3ribaunt)olurken atletik forvetler Gelabale(14sayı,6ribaunt)ve

Dıaw(14sayı,5ribaunt)ona yardımcı olan isimlerdi.Angola`da ise Cipriano`nun

12sayı,7asist,6ribaunt,3 top çalmalık çok yönlü oyunu ve Gomes`in(11sayı,7ribaunt)pota

altındaki tek kisilik savası yeterli olmadı.Top kayıplarında 16-11 önde olmasına rağmen boyalı

alandaki bariz üstünlüğü Fransa`yı galibiyete tasıdı diyebiliriz.

Yunanistan-Çin(95-64): Maçın ilk dakikalarında yavas ve fizik açıdan güçsüz Çin

kısalarının rahatça içeriye drıve etmesi Yunanistan`ın ne kadar dağınık bir baslangıç yaptığının

göstergesiydi. Rakibinin dıs atıs zaaflarını iyi bilen Çin de

gömülü savunma yaparak Yunanistan`ı üçlüklere zorlamaya

çalıssa da, Yunan kısaları korkusu olmadığını göstermek

istercesine sürekli içeriyi penetre ederek olayı karsılıklı

inatlasmaya dönüstürdü ve bu inat da en sonunda sonuç verdi.

Savunma bosluklarını çok iyi değerlendiren Spanoulıs ve

Papaloukas gibi iki oyun zekâsı yüksek guardı ve baskılı

savunmasıyla Yunanistan oyunun kontrolünü giderek eline

aldı. Getirdikleri çok adamlı sıkıstırmalarla da kaptığı topları

ardı ardına hızlı hücumlara çeviren Yunanistan bir ara Çin`e sut

sansı dahi tanımayarak maçı 31 sayı farkla kazandı. Hem

içerden hem dısardan rakibine oranla daha iyi bir yüzde

yakalayan ve tam 24 top kaybına neden olup 15 de hücum

ribaundu toplayan Yunanistan galibiyet için her seyi yaptı

diyebiliriz. Papaloukas da aynen CSKA`da olduğu gibi, takımı sıkısınca dizginleri ele alıp oyun

zekasıyla rakip savunmayı iyi okuyup(19sayı,6asist)etkili oldu. Çin ise Yao`yu pota altında

unutarak(10sayı,8ribaunt)belki de en büyük hatayı yaptı. Mıng savunduğu Papadapoulos ya da

Schotsıanıtıs’le ilgilenmeyip, sadece içeri yüklenen kısaların toplarını kesmek için boyalı

alanda bloğa hazır bir sekilde beklemesi de çok ilginçti.FIBA Kuralları`nda savunma 3 saniyesi

olsa maç kesinlikle tarihe geçecekti…

» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
< Önceki   Sonraki >

3SAYI Köşe Yazilari

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

3SAYI Köşe Yazilari