|
FİNALLER
Litvanya-İspanya(67-89): Litvanya`nın, müthis sutörleri olan İspanya`ya karsı uzun bir bes ve 2-3 alan savunmasıyla maça baslaması aslında kafalarının çok karısık olduğunun bir kanıtıydı. Keza bu plan da hiçbir sekilde tutmadı ve İspanya`nın özellikle yarı sahadaki baskısı Litvanya`nın doğru hücum etmesine engel oldu. Bir ara savunma direncini arttırıp farkı eritmeye basladıysalar da İspanya`nın mükemmel kurduğu iç-dıs dengesine direnemedi ve maçı da hiç beklenmeyen bir farkla kaybetti. Rotasyon olarak daha iyi bulduğum Litvanya pota altı savunmada hiç beklemediğim kadar etkisiz kaldı. Takımı sırtlayacağını ve sartları sonuna kadar zorlayacağını düsündüğüm Macijauskas beklenmedik bir biçimde “0” sayıda kalınca, fark da kaçınılmaz oldu. İspanya`da Navarro 22sayı,3asist,2ribauntla dısardan, Gasol 25sayı,9ribauntla içerden rakip savunmayı kıran isimlerdi. Litvanya`da Kleıza 15sayı,14ribaunt,5asist;Lavrınovıc 17sayı,3ribauntla hücum tarafında görevlerini yerine getirmelerine rağmen takım olarak savunmada İspanya`ya gereken önlemleri alamaması, maçı kaybetmelerine neden oldu. Türkiye-Arjantin(58-83): Arjantin`e hiç beklenilmeyen derecede çabuk teslim olduğumuz ve gereken mücadeleyi gösteremediğimiz maçta sampiyonaya, daha doğrusu yarı finale veda ettik. Arjantin`in sert savunmasına karsı hem oyun kurmakta hem de içeriye top indirmekte çok zorlandık. Yüksek tempolu oyunlarına da düsük tempoyu seven bir takım olarak gereken cevabı veremedik.Sınırsız hücum silahlarıyla,pıck and roll oyunlarıyla ve özellikle de eslesemediğimiz Nocıonı ile savunmamızı çok sasırttılar.Dıs atıslarda da çok kötü bir yüzde yakalamamızla beraber kolayca galibiyete ulastılar.Arjantin`i yarı finale tasıyan isimler hiçbir sekilde savunamadığımız Nocıonı (21sayı,6ribaunt)ve zaaflarımızı çok iyi değerlendiren Delfino(21sayı,8ribaunt)oldu.Bizde ise Cenk 11sayıyla en skorer isimdi.Fakat en büyük skorerimiz Serkan`ın 10,pota altı liderimiz Kerem`in 3sayı,3ribauntta kalması hayal kırıklığı yarattı. Fransa-Yunanistan(56-73): Savunmaların ön plana çıktığı maçta Yunanistan çok rahat diyebileceğimiz bir galibiyet aldı. Grup maçlarının en kötü üçlük atan takımı Fransa, Yunanistan`ın içeriyi kapatmasıyla birlikte bu handikapından yine çok çekti. Ayrıca boyalı alanda da %33le hücum ederek sadece 56 sayı bulabildi. Yunanistan da yine her zamanki savunma sertliğini uygulayıp, hücumda içeriyi karıstırıp bos adamı bulmaya yönelik varyasyonlarını özellikle son çeyrekte hatasız uygulayarak sonuca gitmeyi basardı.Yunanistan`da en skorer oyuncular 14`er sayı üreten takımın pivot pozisyonundaki birinci opsiyonu Papadapoulos ve dıs uzun Fotsıs oldu.Hücum tarafındaki çizgisini asıp ekstra bir katkı sağlayan Dıamantıdıs`in de 13sayı,8ribaunt,5asist,3top çalma,1blokluk performansı çok kritikti.Fransa`da ise Gelabale 14sayı,5ribauntla en etkili oyuncuydu.Gerçek bir “skorer”i olmamasının bedelini Fransa,çeyrek finalde elenerek ödedi desek pek yanlıs olmaz sanırım. ABD-Almanya(85-65): ABD maça tek uzunlu, topa baskıya dayalı bir besle çıktı. Almanya`nın gömülü savunması onları öne geçirse de iki uzunlu bese dönen ABD tam saha baskı ve Wade`in ekstra performansıyla tekrar öne geçti. Daha sonra alan savunmasına dönen Almanya Amerika`nın üçlükleri bos geçmesiyle beraber oyundan kopmamayı basardı. Ancak ikinci yarıda o bilindik hücum zenginliğini tekrar yakalayan Amerika etkili savunmasıyla Almanya`yı tam 24 top kaybına uğratıp hücumlardan bos döndürerek farkı giderek açtı ve maçı da 20 sayı farkla kazandı.Amerika`da en etkili isimler Carmelo(19sayı,4ribaunt)ve LeBron(13sayı,5ribaunt,4asist)olurken,Bosh da 10sayı,7ribauntla ABD`nin pota altında iyi performans sergileyen ender oyuncularından biriydi.Almanya`da ise Nowıtzkı 15sayı,9ribauntla çizgisinin altında kalınca ve takım arkadaslarından da ekstra bir katkı alamayınca yenilgi kaçınılmaz oldu.Amerika özellikle dıs atıslarda kötü bir yüzde yakalamasına rağmen tam 22 hücum ribaundu alarak skor bulmaya devam etti. YARI FİNALLER ABD-Yunanistan(95-101): Beklenildiği gibi savunmaların ön plana çıktığı bir maç oldu. İki takım da topa baskıya dayalı savunmasıyla etkili olmaya çalıstı. ABD özellikle Dwıght Howard farkıyla pota altında rakibine üstünlük kurdu. Yunanistan`ın hücumda yaptığı hatalardan faydalanıp bulduğu hızlı hücumlarla da farkı açmayı basardı. Ancak bundan sonra oyunun kontrolü tamamıyla Yunanistan`a geçti. Sert savunmasıyla rakibin hücum hattını kilitleyen, savunmada guardını düsüren, farklı hücum sitilleri ve yüzdeli sutlarıyla farkı giderek eriten Yunanistan, bununla da yetinmeyip son çeyreğe 12 sayılık bir farkla üstün girdi. Son çeyrek karsılıklı basketlerle geçilirken, hücum ribauntlarında rakibine bariz bir fark atan Amerika ayağa kalkar gibi olsa da Yunan savunması onlara kolay basket sansı vermedi ve finale çıkan ilk takım da belli oldu. Yunanistan özellikle Papaloukasla(8sayı,12asist,5ribaunt)Amerika`nın savunmada çok zorlandığı pıck and roll oyunları basarıyla gerçeklestirirken gelecek sezon Houston forması giyecek olan Spanoulıs ekstra bir efor sarfetmis olacak ki 22 sayıyla sampiyona ortalamasının bayağı bir üzerine çıktı.Amerika`da ise Bıg Three Carmelo (27sayı,3ribaunt,2asist),Wade (19sayı,3asist,2ribaunt) ve LeBron(17sayı,5ribaunt,5asist)ellerinden geleni yapsalar da boyalı alan zaafiyetinin getirdiği büyük dezavantajla(ki Schortsıanıtıs`i bir türlü durduramadılar)rakibine teslim olmak zorunda kaldı.Coach Krzyweskı de(hata varsa özür dilerim)Yunan savunmasına ve hücumuna büyük eslesme sorunu yaratan Howard`ı oyunda yeteri kadar tutmaması nedeniyle elestiri oklarına hedef oldu. İspanya-Arjantin(75-74): Arjantin maça rakibinin hücum ritmini bir türlü sağlayamamasıyla beraber iyi baslasa da, daha sonra savunma serliğini arttıran İspanya, genç yıldızları Sergıo Rodrıguez ve Rudy Fernandez`in takımı tetiklemesiyle beraber Arjantin`in üst üste hücumlardan bos dönmesini sağlayıp öne geçti. Daha sonra uzunları faul problemine giren Arjantin pota altını hiç kullanamamasına rağmen maç karsılıklı basketlerle geçmeye devam etti.Son çeyrek iki takım da savunma dozajını en üst seviyeye çıkardı.Arjantin İspanya`nın boyalı alanı kapatmasıyla beraber sürekli Gınobılı`nin penetreleriyle sayı bulmaya çalıstı ama bu tek kisilik savas da galibiyete yetmedi.İspanya adına fark yaratan en önemli isim Garbajosa olurken (19sayı, 4ribaunt) Gasol da(19sayı,11ribaunt) Arjantin uzunlarını faul problemine sokarak önemli bir rol üstlendi.Oyunda olduğu dakikalarda maça müthis bir ivme kazandıran Rodrıguez de(14sayı,2ribaunt,2asist)kilit isimlerdendi.Arjantin`in en önemli iki skoreri Gınobılı(21sayı,4ribaunt,4asist)ve Nocıonı`nin(15sayı,3ribaunt)çabaları da finale yetmedi. VE FİNAL… İspanya-Yunanistan(70-47): Müthis savunma yapan iki takım…Sınırsız hücum silahları olan İspanya ama Gasol`den yoksun…Yani iki takım da hem hücum hem savunma bakımından birbirini dengeliyor…Müthis bir mücadele olacak…Son dakikaya kadar iki takım da savasacak…Dedik ama İspanya yine bizi bu konuda hayal kırıklığına uğratıp Yunanistan`ı maçın basından sonuna kadar parmağında oynattı adeta.Bir final maçında daha aradığımızı bulamadık.Acaba Gasol olsaydı fark bu kadar açılır mıydı merak ediyorum doğrusu.Neyse…Biz maça geçelim.İsterseniz diğer maçlardan farklı olarak periyot periyot gidelim.İlk çeyrekte Yunanistan ve özellikle İspanya`dan çok iyi savunma örnekleri gördük.Calderon basta olmak üzere İspanya kısaları sürekli içeriyi zorlayarak Yunan savunmasını delmeye çalısıyor ve basarılı da oluyor.Buna rağmen Yunanistan bir türlü topu boyalı alana indiremeyip dısarı çıkardığı toplarla zorlama sayılar buluyor.İspanya ikili oyunlarda büyük bir üstünlük yakalarken Navarro`nun da “Kurtulayım su beladan”dercesine fakeleriyle Dıamantıdıs`i faul problemine sokma gibi bir çalısması var.Hadi bakalım… İkinci çeyrek Yunanistan doğru hücumları bir türlü gerçeklestiremiyor. İçerde Schortsıanıtıs`e indirdikleri toplar zebellah misali oyuncunun yavas ayakları nedeniyle sürekli top kaybına neden oluyor. İspanya kısaları ve bilhassa Navarro perdeden buldukları sutlarla çok etkili olmaya basladı. Yunanistan ise Boğaların getirdiği çok adamlı sıkıstırmaların sonucu olarak bu oyunu hiç kullanamıyor. Fark da bu arada açılıyor. Eyvah… İspanya boyalı alanda rakibine adeta nefes aldırmıyor. Calderon,Garbajosa ve Navarro kenara alınınca Yunanistan üstünlüğü ele geçirmis gibi gözüküyor ama yetmiyor.İlk yarı skoru içler acısı 43-23… İkinci yarı baslıyor. Yunanistan gerçek oyun kimliğini biraz yakalamıs gibi gözüküyor. Kısalar sürekli içeri penetre ediyor ve savunmada da ortayı kapatmaya dayalı bir oyun tarzı benimsemisler. Güzel… Kakıouzıs hem ribauntlardaki önsezisi hem de eli titremeden attığı sutlarla saygımı kazanıyor ancak sonra bir seyler oluyor. İspanya tekrar saha kalkıyor. Savunma sertliğini tekrar doruk noktaya çıkarıp Yunan hücumunu bir kez daha kilitliyor. Tam fark kapanırken, maça heyecen gelirken yapılır mı bu diyorum. Daha sonra hareketli İspanya uzunları karsısında hiçbir sey yapamayan Schortsıanıtıs niye hala oyunda sorusu kafama takılıyor.Üçüncü çeyrek için aldığım notların sonunda İspanya her yerden bombalıyor yazıyor.Bilmiyorum artık,farkta yine bir değisim yok 54-34… Son çeyrek Yunanistan iyice oyundan kopuyor. Ne kimse savunmaya takılıyor, ne de ribaunda giriyor. İspanyollar dısardan elini kolunu sallaya sallaya üçlükleri gönderiyor.(Malum,Yunanlılar da böyle bir fark beklemiyordu,anlayıslı olmak gerek)Teslim bayrağı çekiliyor.Notlarımın sonunda Navarro Dıamantıdıs`i oyun zekasıyla ekarte ederek o müthis savunmasını yapmasına engel oldu yazıyor,helal diyorum ve skoru belirtiyorum 70-47 İspanya… Kakiouzıs 17sayı,9ribauntla sürpriz bir katkı yapıyor ama Spanoulıs 4,Papaloukas 10,en skorer isimleri Fotsıs 7 sayıda kalınca bu pek de ise yaramıyor. Maçın yıldızı bir kez daha herkesi kendine hayran bırakan Navarro oluyor.20sayı,4ribaunt,3asist,2top çalma ile galibiyetin mimarı oluyor. Pardon ya, ondan da iyi birisi varmıs… Jorge Garbajosa 20sayı,10ribaunt,4asist,3top çalma,1blok ile galibiyetin”asıl”mimarı oluyor. Yapmadığı sey kalmıyor. Hücumda, savunmada, oyun zekâsıyla, önsezileriyle, çakal Carlos kimliğiyle turnuvanın da en iyi besine seçiliyor. İspanya sampiyon oluyor, Gasol gözyasları içinde, arkadasları ona sarılıyor, daha sonra MVP oluyor, o da inanamıyor, ama bana göre hak ediyor, varlığı bile takımı motive eden bir oyuncu olarak önünde saygıyla eğilmek gerekiyor, burada da bana yazımı noktalamak düsüyor… Son Söz: Klasman maçlarında takımların “bitse de gitsek”havasında oynadıklarına inandığım için genel değerlendirme yapmadım. Kısaca geçecek olursak üçüncülük maçında Arjantin ilk yarı artık ustalastıkları ikili oyunlarla ABD`nin basını ağrıtsa da ikinci yarı gerçek oyun kimliğine geri dönen ABD baskılı savunma, hızlı hücum ve rakibin direncini kıran atlet oyunlarıyla maçı 96–81 kazanarak bronz madalyaya ulastı, altın madalya için kesin favori gösterdiğim bir takım olarak beni de yerin dibine soktu. Neyse… Milli takımımız ise tarihe geçtiği söylenen(maalesef izleme sansı bulamadım)maçta Ender`in son saniye üçlüğüyle maçı uzatmaya götürmüs, Ermal ve Ersan`ın son çeyrekteki mükemmel oyunu ve örnek takım savunmasıyla da galibiyete ulasmıs. İzleme fırsatı bulduğum Fansa maçında ise felaket hücum eden ama her zamanki gibi savunmasıyla ayakta kalmaya çalısan bir Türkiye vardı. Dıs atıs zaafı bariz bir sekilde ortada olan Fransa`ya karsı gömülü savunma uygulamadık tam tersi sürekli penetre imkanı vererek, kısacası istediklerimizi bir türlü sahaya yansıtamayarak yenildik ama dediğim gibi bu klasman maçlarında bana göre 5.6.7 hatta 8. olmak bile o kadar önemli değil. Biz büyük bir mücadele örneği gösteren ve sahada hiç pes etmeyip varını yoğunu ortaysa koyan milli takımımıza tesekkür ediyoruz. Son olarak turnuvanın en iyi besinin Papaloukas(Yunanistan)-Gınobılı(Arjantin)- Carmelo(Amerika)-Garbajosa(İspanya)-Gasol(İspanya) seklinde olustuğunu ve Gınobılı`nin ilk bese alınmasının doğru olmadığını düsünüyorum. Eurobasket 2007-İspanya`da daha kaliteli bir sampiyonayla görüsmek üzere diyerek yazıma kesin noktayı koyuyorum… »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|