|
DOĞU KONFERANSI
BOSTON CELTİCS NBA tarhinin efsaneleşmiş kulüplerinden biri olan Boston Celtics’in şu anki halini Red Auerbach görecek olsa mezarında ters dönerdi herhalde... Ellerinde Paul Pierce gibi bir yıldız,yanında Wallay gibi bir görev adamı ve hemen her takımda bulunmasını isteyeceğiniz yetenekli genç oyuncular vardı.Takımdaki ufak eksiklikleri giderecek hamleleri yaparak bu oyuncuları bir takım haline getirmek tam da Boston Celtics’in felsefesine uygun bir hamle olacaktı.Ama takımın coach’u Doc Rivers bu oyuncuların bir takım olmasını sağlayamadı ve ‘Sistemimiz yok’ diyerek Bostn’ın nasıl bu hale düştüğünü açıkladı. Takımın yıldızı Paul Pierce,sezona çok iyi bir giriş yaptı ama devamını getiremedi,sadece 47 maçta görev aldı ve tam randımanlı oynayamadı. Yine takımın bir başka yıldızı Wally Szczerbiak da 32 maç oynayıp sezonu kapattı… Koca sezon işte yukarıda dediğimiz gençlere kaldı. Bunun sonucu da tam 18 maçlık mağlubiyet serisi oldu.Ancak Pierce’ın takıma dönmesiyle 18 maç sonra bir galibiyet alabildiler,En önemli nokta ise Draftlara iyi sıradan girmek için resmen yattılar ve eleştirileri üstlerine çektiler.Ama draftlarda da istedikleri olmadı ve “ilahi adalet” lafını doğrularcasına ancak 4. sırayı kazanabildiler 16.5’le en çok top kaybeden takım ünvanını koruyorlar. %43’le hücum edip 95 sayı üreten takımdan daha fazla ne beklenebilir ki. Hele sistemleri yoksa! Sezon sonlarına doğru ilk ikiden bir yer alabilmek için yattıkları draftlarda dördüncü sıraya kadar düşmüş olmaları ise Celtics’in umutlarını bir süre daha erteledi. MİLWAUKEE BUCKS Geçen sezon play-off’lara girmeleri bile büyük bir sevinçti, ilk turda süpürülseler de… Sezona aslında kötü girmelerine rağmen takımın yıldızı Redd onları kurtarmıştı. Ancak onun uzun bir sakatlık dönemi geçireceği kimsenin aklında yoktu. Redd sakatlanınca takım iyice bocaladı ve önce 5,sonra 6,sonra da 7 maçlık mağlubiyet serileri yaşadılar. Redd dönse bile değişen bir şey yoktu. Zaten takım halinde 104 sayı yiyerek bu alanda ligin en kötüsü. Yine takımlara 25.3 asist yaptırarak lig birincisiler. Kendileri ise 20yi zor buluyorlar. Ayrıca rakip takımlar Bucks’a karşı % 48le hücum ediyor, bu rakamda lig ikincisi durumunda. Bu sezon Bucks için en büyük hayal kırıklığı hiç şüphesiz sezon başında TJ Ford’a karşılık Raptors’dan alınan Villanueva oldu.Geçen sezonki performansından oldukça uzak bir performans gösteren Villanueva’nın gelecek sezon daha iyi bir performans göstereceğini düşünen Bucks yöneticileri kontratını yenilemiş olasalar da böyle devam etmesi durumunda başını taşlara vurma ihtimali bir hayli yüksek. Bir diğer komik olay ise eğer Bucks bu sezonda Draft larda birinci sıradan seçme hakkına sahip olsaydı bunu başaran ikinci takım olacaktı. ATLANTA HAWKS
Ligin uzun yıllardır dibinde yer alıyorlar. Bu sezon çok inişli çıkışlı bir grafik izlediler. 2 maç kazanıyorlar; 3 maç kaybediyorlar, 1 maç kazanıyorlar; 2 maç kaybediyorlar… Geçen sezon Suns’tan çaldıkları, Joe Johnson bu sezon çok iyiydi, ancak oda sezonun bitmesine daha iki ay varken sakatlandı. Aslında sakatlık bir türlü peşlerini bırakmadı. Bütün oyuncular neredeyse sakatlandı ve 10 ile 20 arasında maç kaçırdılar. Takım istatistiklerine bakacak olursak; 24.0 ile en çok faul yapan 2. takım, 15.9’la en çok top kaybeden 3. ve rakiplere %47 ile hücum ettirerek bu alanda da 4. takım oldular. Esas can yakan istatistik ise sayı. Takım olarak sadece 93.7 sayı üretebiliyorlar ki buda ligin en kötü derecesi. Zaten bu rakamlar takımın ligdeki yerini gözler önüne seriyor. Takımı yönetecek iyi bir guardlarının olmaması,sezon başında büyük ümitlerle alınan Speedy Claxton’ın sezonun büyük kısmını kaçırmış olması ve guard mevkisinde ilk seçimlerinin Tyronn Lue olması en büyük sorunu gözler önüne seriyor sanırım.Takımda Josh Smith,Joe Johnson,Josh Childress,Marvin Williams gibi yetenekli ve uzun vadeli yatırım yapılabilecek oyuncular var ve Atlanta’nın bu kötü gidişini bu yıl elde ettiği 3. sıradan draft hakkı ile sonra erdirmesi çok da uçuk bir hayal değil. NEW YORK KNICKS
Aslında bu sezonu da diğer sezonlarındaki gibi geçireceklerini bekliyorduk!.Zaten sezona da çok kötü girdiler ve tahminlerimizi doğruladılar. Ancak daha sonra yanıldığımızı gördük. Knicks çok da kötü olmayan aylar geçirdi ve zaten bütün takımların kötü bir sezon geçirdiği Doğu’da play-off yapabilecek konuma geldiler. Hatta LeBron James bile onları play-off’larda görmek istiyordu! Ancak sezonun sonunda alınan mağlubiyetlerle play-off çerçevesinden uzaklaşıldı. Hatta o kadar uzaklaşıldı ki, Doğuda sondan 4. oldular. Takımın bazı istatistiklere bakacak olursak; 17.1 ile en çok top kaybeden, 3.2 ile en az blok yapan (bunu Camby tek başına yapıyor), 18.7 ile en az asist yapan takım oldular. Ayrıca serbest atış yüzdeleri % 71 ve bu alanda da sondan birinciler. Ancak yinede önümüzdeki sezon için büyük bir umut ışığı yaktılar. Isıah Thomas’ın büyük balık yakalama becerisiyle, yıldız oyunculara biçtiği değerin zıtlığı bu takım hakkında ne kadar olumlu düşünsekte; bizi her an yanılgıya sürükleyebilir… CHARLOTTE BOBCATS
Ligin en yeni, ucuz, genç ve tecrübesiz takımı olabilirler ancak yinede dimdik ayaktalar. Play-off potasına hiç yaklaşamasalar da ligin en saygı duyulan ekiplerinden biri onlar. Bu sezon Okafor olsun Gerald Wallace olsun takımı sakatlıklar yüzünden yalnız bıraktılar. Takımın en iyi ismi, yükselen yıldız Gerald Wallace Yıldız olmaya doğru koşar adımlarla ilerliyor. Ligde ikinci sezonunu geçiren Raymond Felton takıma iyice alıştı ve kendini göstermeye başlıyor. Takım içerisinde ufak tefek sakatlıklar takımın belini büktü. Ancak yinede ilk beşleri kimi takımın benchi düzeyinde, buna rağmen maçın sonuna kadar savaşıyorlar ve kaybettikleri maçları hep tecrübe eksikliğinden dolayı rakibe veriyorlar. Maç başına 8 top çalma gerçekleştirerek azimlerini gösteriyorlar, yine rakibe 16 top kaybı yaptırıyorlar ki buda ligin en iyi derecelerinden. Onları asıl bitiren olay ise sadece 44le şut atmaları ve tecrübesizliği oldu. Gerald Wallace,Emeka Okafor ve kimsenin beklemediği kadar iyi oynayan Matt Carroll’u takımda tutup hem draftlardan hem de boş olan salary’lerinden yararlanarak free-agent piyasasından iyi oyuncular kapmayı başarabilirlerse bu listede en ümit verici takım olarak gördüğüm Charlotte önümüzdeki yıllarda play-offlara kapağı atabilir. PHİLADELPHİA 76’ERS
Beklide sezon içinde en çok alkışı hak eden takım onlar oldu. Sezona felaket girdiler. Hatta 12 maçlık mağlubiyet serisi yaşadılar. İşte bu mağlubiyet serisi sonrası Iverson şutlandı. Daha sonrada kriz yaratan Webber’ın kontratı satın alınıp serbest bırakıldı. Bütün bu gelişmeler sonucunda takımda, azimli, savaşçı oyuncular kaldı ve bu oyuncular büyük bir hırsla maçlara çıktılar hatta ligin sonlarına doğru 8 maçlık galibiyet serisi bile yakaladılar. Sezon başında belki biraz daha iyi olabilselerdi Play-off yapmak an meselesi olacaktı. Ligin sonuncusu konumundayken Play-off yapar mıyız bile demeye başladılar. Draft için yatmayıp, maçlarını azimle oyandılar ve herkesten alkış aldılar. Takım olarak sadece şut yüzdesi ve sayı bulmakta zorluk çekiyorlar. 94.9 sayı ile ligin en kötülerinden biriler. Ancak seneye ekstra galibiyetlerle play-off hiç uzak görünmüyor. Takımda liderliği ele almış Andre Igoudala ve takımı yönetmekte ligin en iyi isimlerinden olan Andre Miller’ın yanına birkaç doğru taş eklemeyi başabilirlerse play-off’ta mücadele ettiklere günlere geri dönmeyi başarabilirler. İNDİANA PACERS
2-3 sene önce Doğu konferansının, Detroit ile birlikte en çekinilen takımı onlardı. Bir o günlere bakın birde bu günlere…Önce teker teker yıldızlarını kaybettiler,sonra saygınlıklarını...Ve sonuç ortada... Pacers uzun yıllar sonra play-off yapamadı. Takımın yıldızı Jermaine O’neal yine tam sağlıklı olarak oynayamadı. Golden State ile yapılan takas ise Golden State’i play-off’lara taşırken Indiana’yı play-off dışında bıraktı.S-Jax ve Al Harrington gibi skora olumlu yönde katkı yapabilecek iki ismi gönderip yerlerine bu sezon bekleneni veremeyen ve eski günlerini aratan Murphy&Dunleavy ikilisini dahil ettiler.Bu hamle Warrios’ı play-off’a taşırken İndiana’nın sezonu erken kapatmasına neden oldu. Aslında takım olarak tek eksikleri şut…% 43’le şut atıyorlar ve bu konuda lig birincisi durumundalar, Buna bağlı olarak 95.6 sayı atıyorlar ki bu rakamda onarla en fazla 35 maç kazandırmaya yetti. Son iki ayda 25 maç kaybettiler (11i üst üste) Takımda gençlerden hiç faydalanılamazken, maç içinde oyuna ağırlığını koyabilen oyuncu sayısı sadece üç… Bu gidişle Pacers taraftarlarını daha çok üzeceğe benziyor… »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|