Davullar çalar, çığırtkanlar sessizliği bozar, seyircilerin heyecanı artar. Çimenler güneşin parıltısıyla gökyüzünün bulanıklığını bürünür. Yiğitler yağlarını sürerler. Ve sahne sırası artık onlara gelmiştir…
Bütün erler meydana çıkar vücutlarını sergilemeye başlar. Artık kıspetler belleri sarmış; kıspetlerin üstündeki işlemeler insanların göz zevkini okşamaya başlamıştır ve yiğitler meydanın şanını kendi ünvanlarıyla yuğurmak için mücadeleye başlarlar.
İşte, Kırkpınar organizasyonu böyle görkemli bir şeydir. Buraya çıkan erler, mahalle aralarındaki caka satanlara benzemezler, onlar kendilerini kanıtlamış yiğitlerdir.
NBA play off’ları da erlerin kendilerini kanıtladığı meydandır. Normal sezonda oyuncular caka mı satmışlar yoksa gerçekleri mi göstermişler, bunlar sadece play off’larda belli olur. Çünkü en sert mücadele play off’larda gösterilir. Oyuncular savaşçılıklarını ölesiye mücadelelerini bu meydanda gösterirler. Çünkü gerçek oyuncu bu meydanda kendini gösterir.
Tarih, play off’larda birçok kaybolmuş oyuncuyu yazar. Normal sezon boyunca tribünleri coşturmuş, rahat rahat sayılar bulmuş ve cakayı satmış bir çok yıldız, Er meydanına çıktıklarında rakip oyuncular onlara Space Jam’ deki canavarlar gibi görünür. Kendileri de Michael Jordan olmadıkları için oyunu kaybedeceklerini bilir. Maç boyunca ellerine top almazlar aldıkları topu da bomba tutmuş gibi en yakın arkadaşına verir… Kritik anlarda topu ellerine aldıklarında titremelerinin görülmemesi için insanüstü çaba harcarlar. Maç sonunda mikrofonlar önüne geldiğinde hepsinin söyledikleri aynıdır: ”Rakibimiz çok iyiydi, oyununu doğrularını uygulayamadık; ilerleyen dönemlerde daha iyi olmaya çalışacağız.”
Alt yapılarda basketbol oynarken bir koçumdan duyduğum güzel bir sözü size aktarmak istiyorum.
’’Hücum kamuoyu yaratır ancak savunma başarıyı getirir.’’ NBA’de de bu söz ‘’ Normal sezon iyi oyuncu yaratır, ancak play off’lar gerçek yıldız yaratır’’ şeklinde değiştirilebilir. Larry Bird, Michael Jordan, İsiah Thomas gibi birçok yıldız er meydanında kendini kanıtlamışlardır.
Play off’lar hiçbir şeye benzemez. Orada sadece en çok isteyen ve en iyi konsantre olan takımlar kazanır. Çünkü orada kaytaran oyuncu olmaz. Dalgasını geçene de en sert cevap zaten sahada verilir. Sallana sallana şut atanın topu, üçüncü sıraya gönderilir. Lakayıt bir şekilde top sektiren oyuncunun kaptırdığı top kendi potasında tribünleri coşturacak şekilde smaçlanır. Bu oyuncu sezon sonu ise yönetimi tarafından kontratında küçültme istemiyle masaya oturur. Oturmadığı zamanda basında oturması gerektiği konuşulur.
Normal sezonda takımlar genelde on kişilik rotasyonla oynarlar. Bazı takımlar abartıp on bir, on iki oyunculuk rotasyonlar da kullanır. Bundaki amaç; bütün oyuncuların halihazırdaki performanslarının görülmesidir. İstisnai oyuncular dışında her oyuncu en az on dakika civarında zaman bulur. Bu oyuncular ne kadar kötü performans gösterirlerse göstersinler, koçları onlara diğer maçlarda da yine aynı süreyi verir. Ama asıl sezon gelip çattığında en geniş rotasyona sahip takımın oyuncu sayısı sekizdir. Bir pivot, bir forvet ve bir oyun kurucu ile birlikte takım sürekli değişim halindedir. Diğer oyuncular sadece maçın koptuğu anlarda oyuna girerler ana oyuncuların dinlenmelerini sağlarlar.
Savunmalar normal sezonda biraz daha hafiftir. Genelde oyuncular gölge savunma yapar ve savundukları oyuncunun karşısında dururlar, şut pozisyonu oluştuğunda da el gösterirler. Bazı istisnai oyuncular ise normal sezonda bile play-off savunması yaparlar ama bu bütün oyuncular için söylenemez. Bireysel savunmaların yanında takım savunmaları da oldukça rahattır. Özellikle başa güreşmeyen takımlar genelde hücumlarına göre oyunlarını düzenlerler... Bir takım ne kadar savunma takımı olursa olsun, normal sezonda maçlarını savunmayla kazanmamaya çalışır. Ancak play-off’larda bu durum farklıdır: Oyuncular tuttukları oyuncuların pestilini çıkarmaya çalışırlar. Her topa, el sokarlar; her top sekişinde, topun karşısında yerlerini alırlar. Boş bir pozisyon olduğunda oyuncuya topu bile kaldıramayacağı derecede şarjlar uygularlar. Takım savunmaları ise günlerce planlanır. Her oyuncu için farklı videolar hazırlanır. Takım her oyuncu için farklı farklı savunma planları hazırlar. Ayrıca normal sezonda hep birebir savunma yapan oyunculara gerçek sezonda ikili üçlü yardımlar gelir. Çünkü, play off’larda en küçük sezonun bile önemi vardır.
Normal sezon ile gerçek sezon arasında hep oyuncu bazında ve takım bazında incelemeler yaptık. Bunun bir de koçlar açısından incelemeleri var. Büyük koçların istatistiklerine dikkat ederseniz onları iyi koç yapan play off’larda kaç maç kazandıklarıdır. Çünkü yönetimler normal sezon maçlarından çok play off’larda alınan galibiyetlere dikkat ederler. Koçların kontratlarını şişirende play off’larda ne kadar başarılı olduklarıdır…
Gerçek savaşçıların gerçek dünyalarını sizlerle paylaştım. Umarım onlarda gerçeklerin farkındadırlar… »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|