Anasayfa 3SAYI Yazarlarımız Erdi Aydemir Topta Geçmez, Adam da: Bruce Bowen
|
Topta Geçmez, Adam da: Bruce Bowen |
|
|
|
|
Yazar Erdi Aydemir
|
|
Çarşamba, 26 Mart 2008 |
Futbolda bir terim vardır hepinizin bildiği gibi. ’’Top geçer, adam geçmez diye’’. Bunun basketbol ve Bruce Bowen için olanı ise her ikisi de geçmez. Çünkü O’nun karşısında kolaylıkla durabilecek bir hücumcuyu her takım bulamıyor, bulanı da çok çok faydalanamıyor. Bu ayki oyuncu olarak niye Bowen’ ı seçecek olduğumu sorarsanız yazının başında hemen cevabımı vereyim. Bütün NBA camiası, televizyonlar, radyolar, internet sitesi, bloglar, forumlar, gazeteler hep sansasyonel oyuncuları yazarlar. Şu oyuncu şu kadar sayı yaptı şu kadar asist yaptı şeklinde. Bunun yanında bu oyuncular en şişkin kontratlara sahiptirler. Mikrofonlar hep onların önündedirler ama onları var edenler kimlerdir? Bu benim naçizane fikrime göre savunma oyuncuları ve takımın pis işlerini yapan oyuncular, yani takımın hamallarıdır. Çünkü bu oyuncuların var oldukları takımın başarılı olmasının önemli sebeplerinden biri de oynadıkları takımın çok iyi savunma yapması ve iyi savunma oyuncularının yanında diğerlerine çok savunma işi düşmemesidir. Kendimce bir karar verdim, artık herkesin sizlere aktardığı oyunculardan çok savunma oyuncularını, takımın hamallığını yapan oyuncuları irdeleyeceğim. Dilerim başarılı olurum.
Tim Duncan geldiğinden beri Spurs organizasyonları merdivenleri 3’ er 5’er değil yedişer yedişer çıkmaya başladı. Bundaki en önemli etken hepinizin bildiği gibi takımın çok iyi savunma yapması, sistem takımı olması ve çok disiplinli olması. En önemli aktörler ise takımın hücum yükünü çoğunlukla yüklenen Tony Parker, Tim Duncan ve Manu Ginobili tabii ki. Ama bana kalırsa en az bu oyuncular kadar da Bowen bu takımın yükünü taşıyor. Çünkü takımının hep az sayılar yemesinin en önemli nedeni bu adam.
Oyunu sıkıcı gelebilir, sizi ayağa kaldıracak smaçlar yapmayabilir, garip yerlerinden pas atmayabilir, bir maçta 30- 40 sayı atamayabilir. O sadece şunu yapar tuttuğu adama cehennem azabı çektirir ve ceza şutlarını sokar. İstatistik hanesinde hiçbir şey yoktur ama maçın kazanılmasında %50 pay onundur. Size bu adamın etkisini daha da iyi anlatabilmek için diğer 29 takım üzeriden inceleme yapmaya karar verdim. Bakın bu adam bu ligde neler yapıyor. Neleri etkiliyor ve takımına ne gibi etkileri var. Alfabetik sırayla başlayalım. Atlanta ile başladığımızda Bowen karşısına ilk olarak Josh Smith gibi inanılmaz bir patlayıcı kuvvet ve atletizm çıkıyor. O geri adım atıyor mu tabii ki hayır. Maç boyunca Smith birkaç pozisyon dışında ondan kurtulamıyor, zorlanıyor, sinirleniyor ama bu adamı atlayamıyor. Smith’in oyunda almadığı dönemde de Josh Childress onun yerini dolduruyor. Hiç düşünmeyin onun sonu da hüsran. Gelelim bu sezonun flaş takımı Boston’a. Bowen için ayrıca bir zor maç. Çünkü kimi tutacağını o bile bilmiyor. Pierce ile başlıyor. Çok iyi tutuyor bu sefer Celtics oyunu Ray Allen’ ın üzerine kuruyor. Allen’ı perdelerin arkasından kovalıyor her hareketinde nefesi ensesinde. Allen’a da rahatlık şansı birkaç el üstü şut atabilse de bu Bowen’ ın suçu değil. Maç sonu mu? İki star da batı konferansında olmadıklarına ve Bowen ile 4 kez karşılaşmayacaklarından bu sezonluk dua ediyor ve soyunma odasının yolunu tutuyor. Ligin yeni takımlarından Bobcats’ e geliyoruz. Bowen için biraz daha rahat maç. Tek bir olaya odaklanıyor. Richardson ve Gerald Wallace’ ın atletizmine karşı durmak. Ama o kimlerin karşısında durmadı ki? Richardson dış şutu olduğu için biraz daha zorluyor ama yine galip Bowen. Ama yaşı ilerlediği için bu gençlerin karşısında biraz daha yorgun hissediyor kendini ve keşke üç yaş daha genç olsaydım diyor. Maçın bazı bölümlerinde karşısında Morrison da vardı ama koç onu Ginobili’ye verdiği için bu şutörle de uğraşmadığı için koça minnettar. MJ olmasa da Bulls’ da hala savunmalar için sorun yaratacak ve Bowen karşısına geçecek iki oyuncu var. Luol Deng hem dış şutu hem de patlayıcı kaslarıyla Bowen’ı gerçekten zorluyor ama bizim 12 numara play off konsantrasyonuyla onu da belli bir sınırda tutuyor. Arjantinli Noccioni ise Deng’e göre daha rahat kalıyor. Birkaç absürd üçlük dışında onun da işi tamam. İşte onun en çok zorlanacağı üç oyuncudan ilki karşısında. Kendisinden vücut olarak iki beden daha büyük bir rakip, kendisininkilerin neredeyse iki katı kadar uzun kollar, bir pivot kadar güçlü bir vücut. Lebron maça hızlı başlıyor ve Bowen’ı fazlasıyla terletiyor. Ama Bowen her zamanki kurnazlığını gösteriyor ve geçen sene finallere yaptığı gibi Lebron’ı uyandırmadan onu hep üçlük çizgisinin dışına veya Duncan’ ın üstüne götürüyor. Lebron birkaç inanılmaz sayı çıkarsa da Cavs’ın yeteri kadar Lebron dışı planı olmadığı için siyah beyaz forma yine önde. Geldik yüksek rakım takımı Denver’a. Karşısında yeni nesil basketbolun gülen yüzü Melo. Hem çok isabetli üçlük atabiliyor hem de onu ekarte edebiliyor. Geçen sene play off’un ilk turunda Ginobili’ nin belini kırma teşebbüsünden sonra bu sefer de Bowen’ı bozmak istiyor. Bowen karşısından bir Türk gibi sapasağlam duruyor. Türk olmasa da Türk olmasını isteyeceğim biri. Çünkü bizim gibi sağlam karakterli bir insan. Sonuç mu? Melo’ nun istekleri başka bahara kaldı. Jr. Smith mi? Onun karşısında durabilmek için daha çok pişmesi lazım. Dallas’ a geldiklerinde ise gerçekten gizemler dönüyor kafasında. Koç iki sene önce yaptığı gibi Nowitzki ile beni boğuşturacak mı diye. Ona da Lebron’ a uyguladığı sistemle geri adım attırabilir ama bu maçta takımın diğer bölümünün de ona yardım etmesi gerekiyor. Eğer Howard olursa onun için iyi hem Duncan’ın Nowitzki savunmasına da ara sıra yardım edebilir. Karşısındaki adamı durdurur ama diğer adamların en ufak hatası maçı götürebilir. Karşısında bu sefer aynı onun gibi elit bir savunmacı Prince ve topsuz oyunu şu an en iyi oynayan Rip var. İkisi de birbirinden zor. Biri fiziksel biri de bileksel olarak ondan çok üstün. İş takımdaki diğer elemanlara da biraz düşüyor bu maçta. Bowen karşısındakileri tutar ama bu sefer maçı diğerleri belirler. Geldik onu en çok zorlayacak 2. adama. Karşısında T-mac. Kırmızı 1 numarası ile yine karşısında. Bir maçta tribünler bile boşalmışken Bowen’ın karşısında maçı alıp götürmüş bir mucizeye imza atmıştı. Bowen’ ın onunla kötü anıları var anlayacağınız. Bowen’ın planı mı? Akıllı oyna sür onu Duncan’ın üzerine ve maçı al. Clippers ve İndiana’yı beraber geçmek istiyorum çünkü bu iki takımda da çok uğraşacağı isimler yok. Belki Maggette ama o da vız gelir. Bu sefer Bowen hücumda çok iyi sayılara ulaştığını bile görebilirsiniz. Çünkü savunmada çok yorulmayacaktır. Evet karşısında onu en çok zorlayacak 3. adam ve benim Bowen’ı karşısında en zayıf hissettiğim adam. 24 numara sarı forma ve Stapples Center. Tek yapacağı Kobe’yi gaza getirmek ve tek başına oynamasını sağlamak. O istediği kadar sayı atsın ama takımın diğer bölümünü oyuna dahil etmeyelim ve maçı alıp gidelim. Zaten maçın anahtarı da burada savunabildiğin kadar onu savun ve takımının maçı kazanmasını sağla. Hız mı? Atletizm mi? Yıldızlık mı? 3 numara Dwyane Wade tam kendisi ama onun da anahtarı bu adamın elinde. 3 sayı atmasına izin ver. Birkaç iyi hareket yapabilir ama 3 sayıya zorladığın zaman etkisini yarıya indirirsin. Maç sonu Wade gaza gelip çok üçlük atmış ve Spurs maçı kazanmıştır. Zorlanmayacağı ve hücuma kanalize olacağı bir maç daha. T-Wolves karşısında atabildiği kadar sayı atar takımı maçı alır mutlu bir şekilde 3. periyotta benche gelir ve maçın geri kalanında ilk beşin diğer elemanlarıyla makara yaparlar. Bir önceki rahat maçtan sonra en çok koşacağı maçlardan biri. Karşısında Richard Jefferson ve Vinsanity var. Carter birkaç tane süper smaç vurur Jefferson birkaç hızlı hücumu bitirir ama set hücumlarında ikisi de oldukça zorlanır onun karşısında ve Spurs her zamanki gibi maçı alır götürür. Golden State karşısında ise önüne bir çok oyuncu çıkar ama bu maçta da ona çok iş düşmez çünkü Golden State’ in olmayan pota altı karşısında Duncan maçı alır götürür zorlandıkları zamanda Bowen birkaç hareket yapar ve takımını bir üst kademeye taşır. New Orleans ve Grizzlies maçlarında da karşısında zaman zaman duracak iki isim olan Peja ve Gay zorlayabildikleri kadar onu zorlar ama bu maçta da takımın diğer elemanları ona iş bırakıp onu yormazlar. Spurs bu iki maçı da kazanır ve Bowen’ ı dinlendirir. Bucks karşısında değişik bir savunma taktiği daha. Ligin en hızlı şütorlerinden Redd’in karşısında bile çok çok yakın savunma yapar. Adeta onun vücudunun bir parçası halini alır. Bileğini havaya kaldırmasına bile izin vermemeye kararlıdır. Redd birkaç üçlük sokar ama maçı almaya yetmez. Kağıt üzerinde şişkin kontratlar ama karşısında ne tutacak adam ne de takımının zorlanacağı bir rakip. Madison Square Garden’ da hep beraber güzel bir akşam getirirler, galibiyet hanesine bir çentik daha atıp Teksas’ a geri dönerler. Zorlanacağı maçlardan biri. Kendisinden fiziksel olarak uzun olan Hido, Lewis ve Ariza. Bu sefer de rakibinin topunu çalmaya yönelik oynar. Çalamadığı anlarda da onları zayıf taraflarına ve kendi takımının savunmasının en kuvvetli yerine çeker ve onları da etkisiz hale getirir. Takımca onlara en ters gelen ekibe geldik. Suns karşısında bir gözü tuttuğu adam da diğer bir gözü de Nash’ in elindedir. Karşısında Marion da olabilir Diaw’ da. O yine her zamanki işleri yapar ama maçın bir bölümü kendi elinde diğer bölümü de takım arkadaşlarının elindedir. Suns maçından sonra dinleneceği ve hücum edeceği iki maç daha kapıda. Portland maçında üçüncü periyotta kenara gelir, 76ers karşısında ise dördüncü periyotta... Ara sıra zorlansa da işlem tamamdır. İki maç daha biraz da onun sayesinde galibiyetle sonuçlanmıştır. Bu sezon en dikkatimi çeken oyuncu Kevin Durant onu fazlasıyla zorlayacaktır. Hem patlayıcı kuvveti hem de dış şut isabeti ona çok etkili olma imkanı verecektir. Ama kendisinden uzun olduğu için onun topunu, top sektirdiği anlarda çalacaktır. Ayrıca Durant dışında maçı alıp götürebilecek bir oyuncu olmadığı için yine Spurs galip gelebilir. Sacramento maçında da dinlenebilir. Belki Artest biraz zorlar onu ama ikisi de aynı kumaşın adamı olduğu için onun dilinden de çok anlar. Hücum da Artest onu keser savunmada da o Artest’i. Kısır döngüde maç devam eder ama Bibby’nin olmayan savunması karşısında bu sefer de Parker alır maçı götürür. Geçen yıl çok büyük bir çıkış yakalayan Caron Butler O’nu maçın başlarında biraz zorlar. Ama Spurs’ ün vidaları sıktığı anlarda Butler’ın işi de tamamdır. Arenas maçı son anlara kadar uzatabilir ve maç Duncan’ın eline bakar. Batı finalinde geçen sene Kirilenko’ya karşı rüştünü ispat etmişti zaten. Duncan’da pota altını karartacağı için maç Deron Williams ile Parker arasında geçer. Sonuç iki takıma da açıktır. Bowen ise maçın sonucu her ne olursa olsun görevini hakkıyla yerine getirmiştir. Yenilenen basketbolun dışında kalan ve bir dört numara olan Garbajosa’yı bile 3 numara oynatan Toronto karşısında da iki belalısı vardır. Biri Anthony Parker diğeri Garbajosa’ dır. İkisi de onu fazlasıyla zorlar ama parkelerden yine alnının akıyla ayrılır. Evet sevgili basketbol severler ben size bu adam en iyi adamdır demiyorum. Tabii ki onun zorlanacağı yeteri kadar tutamayacağı ve karşısında mağlup olduğu oyuncular vardır. Ama bu kadar çok iyi adamın karşısında durmak zorunda olan bu adam içinde bu olağan bir şeydir. Dediklerimin hepsini reddedebilirsiniz. Çünkü bu adam size göz zevki vermez. Benim tek savunduğum şey Spurs’süz Bowen, Bowen’sız Spurs olamaz. Çünkü her ikisi de birbirini bir üst kademeye taşıyor. __________________ »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|
|
|
3SAYI Köşe Yazilari
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
3SAYI Köşe Yazilari
|