Anasayfa 3SAYI Yazarlarımız Gökhan Beyazıt Deja Vu... Shaq-Marion Takası
|
Deja Vu... Shaq-Marion Takası |
|
|
|
|
Yazar Gökhan Bayezit
|
|
Thursday, 21 February 2008 |
Deja Vu: Yaşanmış bir anın tekrar yaşanıyormuş gibi hissedilmesi. 2005 sezonu offseasonu... Sıradan bir yaz günü... Bir arkadaşımla buluşacağım. Hava alabildiğine sıcak,NBA sezonu bitmiş,NBA’in yokluğu garip bir hüzün bırakmış içime. Allah’tan offseason hareketli,hüznümüz yatışıyor bir derece. Arkadaşım ile buluşuyoruz-o da basketbolla en az benim kadar ilgilidir- ve selam bile vermeden ağzından çıkan ilk söz şu oluyor:
-Duydun mu lan O’Neal Miami’ye gitti!! Nasıl yani O’Neal Lakers yönetimi Kobe için O’Neal’ı gözden çıkardı yani Fazla konuşmuyoruz,hemen gidip o zamanlar piyasada olan Fanatik Basket gazetesine çölde su misali saldırıyoruz. Gazete yeni çıkmış,haberler güncel yani... Evet haber doğru,O’Neal Heat’e geçmiş... Vay canına... kaldırıma oturup,neden olduğunu anlayamadığım bir şokun içinde gazetedeki her bir satırı adeta ruhuma işlercesine okuyorum. 8 Şubat 2007... Gecenin ilerlemeye niyetli saatler (01,00 civarı diyelim tam olsun) Yine uyku tutmamış beni... “Öss Lan yeni üniversiteye girebilir miyim acaba? Bir işe girip çalışsam daha mı iyi olur yoksa? Anaaa dergiye ne yazacağıma karar vermedim daha!!??” tabii bu kadar kararsızlığın yarattığı bunalımı atmak için bilgisayar başındayım yine. Ve bir O’Neal takasını yine arkadaşımdan öğreniyorum. -Duydun mu O’Neal takas olmuş. -Hasss... Suns’a gitti mi harbi? Kimleri aldılar -Shaq + Curry = Marion + Barbosa -Oha!!! Ben direk saldırıya geçiyorum tabii. Ne Steve Kerr’ün aptallığı kalıyor,ne de Barbosa+Marion’un ucuza gittiği... Derken... -Gökhan? -Efendim? -Şakaaaa....   Bir an garip hissediyorum kendimi. Deja vu’nun kıyısından dönmüş gibi. İlginç bir his. Ve derken yine... -Abo!! - -O’Neal takas olmuş!! -Hadi lan! -Marion + Banks karşılığında Suns’a gitmiş! Yine içimde anlayamadığım bir burukluk oluşuyor nedense. Hemen internette ufak çaplı bir araştırma,ve haberin doğruluğunu öğreniyorum. İçimde yine o garip his... Deja vu... O’Neal Suns’ta... Abareyyy!!! ‘ Shaquille O’Neal bu sezon çıktığı 32 maçta 14,2 sayı(kariyerinin en düşük ortalaması) ve 7,8 ribaund ile oynadı. Marion 47 maçta 15,8 sayı 9,9 ribaund yaparken,Banks 24 maçta 5,2 sayı,1 asist ortalamaları tutturdu.’ Bunlar klasik olarak takası yorumlayan herkesin söyleyebileceği sözler. ‘Phoenix,O’Neal’ı alarak büyük üçlüsünü bozdu ve şampiyonluk yolunda avantaj kaybetti.(...) O’Neal Suns’ın temposuna ayak uyduramayacaktır. Bu takası neden yaptıklarını anlamak güç.’ Bunlar da bu takası yorumlayan köşe yazılarının ana fikri. Unutmadan,ülkemizin ilgi çeken sitelerinden bir arkadaş şu yorumu yapmış: “Phoenix Suns acaba Gaspar Vidmar karşılığında Amare Stoudamire’ı verir mi diye düşünmeye başladım Shaq'ın transferi sonrası. Bu kadar manasız, bu kadar anlamsız, bu kadar saçma bir şey olabilir mi?” Buradan çıkarılacak sonuç nedir?: O’Neal kariyeri bitmiş,dibe vurmuş,3 yıl 60 milyon dolarlık kontratı yüzünden kimsenin istemediği,alıcı olarak bir ‘Kerr’iz(!)’ bulunup takımdan şutlanmış bir oyuncudur.kendisinden cacık bile olmaz,hatta hıyar bile olmaz,olsa olsa soğanın cücüğü olabilir... Suns GM’i saftır,saftiriktir, Heat GM’i ise en asil duyguların insanı olmakla kalmayıp tebrik edilmesi,elleri öpülesi bir şahsiyettir!! Hmmm.... Hele bir durun efendiler!!! O’Neal takas olduktan sonra yaptığı açıklamalarda olukça iddialı gözüküyordu. İmzası kurumadan Suns tribünlerinden maçı izlemeye gitmesi ve taraftarları selamlaması ile sempati puanlarını toplamayı başardı. Shaq bu kadar ile yetinecek miydi peki? Tabii ki hayır! “Suns'ın hızlı basketboluna adapte olmak için adeta can attığını belirten ‘demir adam’, “Son bir kaç sezondur tam oturmamış bir sistemde oynadığım için çok koşmadığım doğru. İnsanlar benim koşmayı sevmediğimi zannediyorlar, ama bu doğru değil. Ve şunu bilsinler ki motive olmuş bir Shaquille O’Neal, oldukça tehlikeli bir Shaquille O’Neal'dir” dedi. Suns koçu Mike D'antoni ve 2 kez ligin en değerli oyuncusu seçilen Steve Nash'den övgüyle söz eden O’Neal, takıma bir an önce katılmak istediğini dile getirdi. Shaq, “Ben buraya deneyim ve özgüvenimi takıma taşımak, oynanan güzel basketbolun bir parçası olmak için geldim. Koç D'Antoni ve Steve Nash'e büyük saygı duyuyorum. Şu an sakatlığımın geçmesi için önümde 2 hafta var. Ama umarım bir an önce iyileşip takıma katılırım ve 5. şampiyonluk yüzüğümü burada takarım” diye konuştu. “Motive olmuş bir Shaquille O’Neal neler yapabilir?” sorusunun cevabını istatistiklerde arayalım. O’Neal,Heat’e takas olduğu ilk sezonunda 22,9 sayı 10,4 ribaund ortalamaları ile oynadı. Bu ortalamalar şampiyonluğa yetmeyince,takımın ikinci yıldızı olmayı kabullendi,Wade’in sürüklediği Miami’nin iki(!) numaralı hücum silahı olarak takımının play-off’lara ve şampiyonluğa ulaşmasında büyük rol oynadı. Tabii şampiyonluk sonrasında düşen istatistiklerine diyecek bir lafım yok,bu O’Neal’ın gelen şampiyonluk yüzüklerinden sonra kendini bırakmasının ve çalışmayı azaltmasının bir sonucu. Ama şunu da göz ardı etmemeliyiz, O’Neal ne zaman yeni bir başlangıç yapsa(ya da mecbur bırakılsa) deposunda kalan yakıttan daha fazla verim alıyor. “Peki bu yakıt Suns’ın run&gun sisteminde ne kadar yeter?” diye düşünen arkadaşlara Mike D’Antoni’nin açıklaması ile cevap vermek istiyorum: " Lakers,showtime senelerinde arkalarında 40 yaşında bir pivotla koşup,oynuyordu.” Doğru mu duydum? Suns,son yıllarda aralarında inanılmaz bir çekişme olan Lakers’ın tarihinden kopya mı çekiyor. Şampiyonluğu son üç sezondur en büyük adaylardan biriyken kaybetmeleri bayağı dokunmuş anlaşılan. Bu arada takasın diğer büyük aktörü Marion’dan ses seda çıkmamaktadır... Ta ki... Şaşkın ördek: Shawn Marion... Takastan sonraki bir gün ortalarda gözükmeyen ve uğradığı şok nedeniyle evinde yorganın altına saklanıp gizli gizli ağladığını tahmin ettiğim Marion ortaya çıkıp bir açıklamada bulundu: "İlk başta fazlasıyla şaşırdım.Tabii takas oldu.Herşey bir nedenden dolayı oluyor.” Geçen sezon beklenmedik anlarda arıza çıkaran bir Suns oyuncusu vardı hatırlar mısınız? Takımın önde gelen yıldızlarının Nash ve Amare olduğunu,hak ettiği değeri görmediğini, pis işleri yapmasına rağmen insanların kendisine hak ettiği kadar ilgi göstermediğini,takas olmak istediğini söylüyordu. Arada bir çıkıp “Takas olmak istiyorum. Hayır şaka yaptım. Ama böyle giderse takas olabilirim. Ama olmayabilirim de. Suns’ta mutluyum ama gidesim geliyor arada.” Gibi saçma sapan açıklamalar ile takımda huzursuzluğa yol açan bir isimdi. Bir ipucu daha vereyim,offseasonda adı takas dedikodularına karıştı,hiçbir yere postalanamadı ve NBA’deki sekizinci sezonuna da Suns’ta başladı. Yine mi hatırlayamadınız? Hani kısa olmasına rağmen PF oynuyordu. Hatta oldukça gülünç bir şut stiline sahipti. “En başta hatırladım birader!” diyen arkadaşlarımızı tebrik ediyorum,ama bunları yazmalıydım,bir nevi terapi bu yazılar anlayış gösterin. Hala düşünen arkadaşlarımızı ise tebrik ediyoruz. Devam edelim... İşte o oyuncu şu anda Miami Heat’te 7 numaralı formayı giyiyor. Ortalığa çıkıp yaptığı açıklamadan sonra,Heat’te yeni bir başlangıç yapacağını ve kontrat yenilmeye hazır olduğunu da açıkladı. Peki Marion Heat’e ne kadar katkı yapabilir? Öncelikle şunu belirtmeliyim ki,Marion Heat’in aradığı çok yönlü uzun olabilir. Maç başına alacağı on civarı ribaundun yanında,maç başına on beş sayı garantsi verebilir,savunmada rakibin en etkili oyuncusu ile güreşmeyi de kabul eder. Bunun yanında heyecanını kaybeden ve hantallaşan(seni saymıyoruz Wade) Heat takımına patlayıcılığı ve atletizmi ile enerji katabilir.Pat Riley ise daha fazlasını beklemekte; Dwayne wade- shawn Marion ikilisinin NBA’de yeni bir jordan-Pippen etkisi yaratacağını düşündüğünü açıklamış kendileri. Yorum yapamıyorum bu açıklama hakkında,Pippen nerdeeeee,Marion nerde!!! Heat’in bu takası yaparken gözden kaçırdığı bir konu daha var ki,ilerde başının ağrımasına neden olabilir;o da pivot eksikliği. Şu an için elde kalan tek pivot Mark Blount;ki onun da performansı ortada. İstikrarsız bir oyuncu olduğu reddedilemez bir oyuncu olan Blount ile yola devam edildiği takdirde tünelin ucunda görülen ışığın,aslında ‘Blount Express’i olduğunu ve kendilerine çok sert çarpacağını umarım çabuk anlarlar. Takıma bir pivot katabilmek için gözden çıkaracaklarını düşündüğüm isim ise Jason Williams. Biten kontratlar bu tarz oyuncuların son bir takasa imza atmalarını sağlar genellikle. Aklıma gidebileceği ilk takım olarak nedense Grizzles geliyor. Bu günlerde NBA’in en dengesiz takaslarına imza atan Grizzles’ın,J-Will karşılığında Kwame-milicic ikilisinden birini şutlaması sürpriz olmaz. Guard pozisyonunda oluşan boşluğu ise iki sezon önce oldukça iyi bir performans gösteren Banks ile dolduracaklardır. Heat’te kendini bulabilirse Quinn ile birlikte iyi işlere imza atacaklardır.(Bu arada Smush Parker,Heat’te yeniden doğacağını,Lakers’ın pişman olacağını söylemişti sezon başında. Doğum bayağı sancılı oldu anlaşılan,ne zamandır ortada yok ) Heat cephesi için bu takas ile yenilenmenin başlayacağını söyleyerek bu kısımı bitiriyor ve O’Neal’a geri dönüyorum. Koş Shaq!!! Koş!!! Steve Kerr takastan bir süre sonra şöyle bir açıklamada bulundu: “Shaq buraya yatmaya gelmedi. Takıma girmesi için arkadaşları kadar koşması,çabalaması lazım.” Peki O’Neal koşabilir mi? Şu an için bu zor gözüküyor,iki haftalık bir tedavi sürecine ihtiyacı olduğu ve ancak sonrasında idmanlara başlayabileceği açıklandı bile. Peki sonrası? O’Neal kariyerinin ilk yıllarından Orlando ile yükselişteyken,sonrasında ise Lakers ile şampiyonluğa ulaşana kadar çok çalıştı,bunu reddedemeyiz. Ama şampiyonluk yüzükleri geldikçe Shaq eskisi gibi çalışmamaya başladı,ilerleyen yaşının da etkisi,çalışmayı azaltması ile birleşince son iki sezonda bize eski O’Neal’dan çok farklı bir oyun seyrettirdi. Çalışmamasının yanında sakatlandıktan sonra iyileşmek için yeterli çabayı göstermemesi,iyileşme sürecini uzattı. Lakers’ta oynadığı dönemde bir maçtan önce gösterilen bir tabloyu hatırlıyorum da;ayak parmağından omzuna kadar vücudunun aşağı yukarı 7-8 noktasında sakatlığı olmasına rağmen sahaya çıkıp rakip potaya hücum eden bir O’Neal izletiyordu bizlere. Peki geçen süre boyunca yaşlandığını dikkate almazsak o zamanki Shaq ile şimdiki Shaq’ın farkı nedir?Motivasyon... işte O’Neal için sihirli kelime bu. Heat’te istediği kadar top alamadığı için mızmızlanmaya başladığı anda O’Neal’ın eski heyecanını kaybettiğini ve yeni bir başlangıca ihtiyacı olduğu geçmişti aklımdan,tabii şöyle bir sorun vardı: Kim O’Neal’a yeni bir şans verecek? Aranan takım Suns oldu ve sakatlıklar nedeni ile kariyerinin büyük kısmında oturan Hill’e olduğu gibi Shaq’a da ikinci bir şans verdi. DOKTOR DERDİME BİR ÇARE!! O’Neal’ın cüsessinin de etkisi ile sık sakatlandığını biliyoruz. Ama artık şöyle bir avantajı var;ligin en iyi sağlık ekiplerinden birisi olan Suns fizyoterapistleri. Bunları örneklerle açıklayacak olursak ilk sıraya Antonio McDyess’ı koymak istiyorum. Denver Nuggets’ta all-star olduğu günlerde oldukça üst düzey bir performans gösteren ve o zamanki Nuggets ekibinde doğru dürüst bir performans gösteren tek isim olan McDyess 2000-2001 sezonunda geçirdiği sakatlıktan sonra pek bir varlık gösterememişti. Knicks’e takas olduktan sonra sadece 18 maça çıkabilen ve yine sakatlanan McDyess, Marbury takasında Suns’a geldikten sonra 24 maçta daha oynadı. Maç sayısı pek fikir verici olmasa bile şu örnekle konuyu biraz daha açalım: sezon sonunda free agent statüsü kazanıp Suns’ta ayrılan McDyess, o sezonun şampiyonu Detroit Pistons ile anlaştı. Yetmedi mi? Bir de şunu dinleyin: McDyess ertesi sezon çıktığı 77 maçta 9,6 sayı 6,9 ribaund ile Pistons benchinin en etkili ismi haline geldi. Suns sağlık ekibinin ‘kariyeri bitti’ denilen bir isme kattıkları ortada. Amare Stoudamire’ın iki sezon önce geçirdiği microfacture ameliyatının etkisinde kaldığını hangimiz iddia edebilir peki? Webber ve Hardaway iki iki yıldızın kariyerinde gerilemelerinin başlıca sebebi olan bu ameliyatın etkilerinin bu kadar kusursuz atlatılmasının kendiliğinden olacak bir şey olmadığını tahmin edebilirsiniz herhalde. Onu da geçtim,Grant Hill yahu, ligin maç kaçırma rekortmeni olan bu adam,Suns’ta ard arda 32 maça çıktıktan sonra kariyeri boyunca başını ağrıtan bileği yüzünden değil,apandist ameliyatı için bir süre saha dışında kaldı. Penny Hardaway için hiçbir şey yapamamış olmaları ise “Kadı kızında da o kadar kusur olur!” denilerek hasır altı edilebilir. SONUÇ Sonuç şu: Suns ‘Run & Gun’ ile play-off’larda iş yapamayacağını anladı ve yeni bir silaha kavuştu. Heat ise elindeki en büyük kontratlardan birinden kurtulup karşılığında Marion gibi üst düzey bir oyuncu aldı. Yeniden yapılanma hareketi için güzel bir başlangıç oldu bu. Bu takastan sadece Heat’in kazançlı çıktığını söylemek O’Neal’a haksızlık etmek gibi geliyor bana. Marion Heat’in sisteminde önemli bir yer alacaktır muhakkak, “Peki O’Neal Suns’ın sistemine uyar mı ” Derseniz yanıtım evet. “Peki üçlük de atar mı ” derseniz “saçmalayın evladım o kadar da değil.” Cevabını vermek zorundayım. Herşeyin bir sınırı var. Marion Suns’ta başarılı olacaktır,enerjisi,atletizmi ve her ne kadar göze iğrenç gelse de iyi bir şutu var. O’Neal’ın ise Suns’ta başarılı olacağına inanıyorum. Lakers’tan sonra Heat’te de parmağına taktığı şampiyonluk yüzüklerinden bir tanesini de Suns’ta kazanacak ve bize “Bunu daha önce de yapmıştım!” diyecektir. En azından ben buna inanmak istiyorum. Basketbolla kalın... ***aiakos*** »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|
|
|
3SAYI Köşe Yazilari
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
3SAYI Köşe Yazilari
|