Anasayfa arrow 3SAYI arrow Yazarlarımız arrow Gökhan Beyazıt arrow Dennis Rodman
Dennis Rodman PDF Yazdır E-posta
Yazar SaykoBirader   
Pazartesi, 28 Ocak 2008

Detroit Pistons ve bad boys ekolünün simgesi.Nba’da hücumu ile değil ama savunması ile de yıldız olunabileceğini kanıtlamış, en üst basamaktaki çılgın oyuncu.Renk renk boyadığı saçları,maç içerisinde çıkardığı kavgaları,saha dışındaki renkli davranışları,çektiği filmi,sivri dili ile kimseyi takmadığına dair açıklamaları...Kısaca her şeyiyle olay olan adam, Dennis Rodman…

 

 

 

Dennis Rodman’ı anlatabilmek için çok daha fazlasını görmek gerekiyor.Belki günümüzde Ron Artest’i yada Rasheed Wallace’yi, Rodman ile karşılaştıranlar oldu.Ama ne Wallace ne Artest ne de başka bir oyuncu, Rodman kadar kötü karakteri oynadığı halde, dünyada milyonlarca kişiye hiçbir zaman kendini sevdiremedi.

 

 

Rodman’ın ortaya çıkışı

 

Rodman’ın, hayata bazıları gibi bir adım önde başladığını söylemek, herhalde bu çılgın adama yapılmış en büyük hakaret olur.1961 yılında, Dallas’ta dünyaya gelen Rodman, arka sokaklarda hayatta kalmaya çalışırken,basketbol oynamak gibi birşeyi aklının ucundan bile geçirmiyordu herhalde.Hırsızlıkla ve başka suçlarla geçirdiği çocukluk yıllarının sonunda kimse, yapabileceğine inanmasa da liseyi bitirmeyi başardı.O zamanlar 1.80 boyu yüzünden lisede basketbol oynamak gibi bir hedefi yoktu.Zaten kimse de onu takımda görmek istemedi.

 

Rodman’ın lisede ilgilendiği başlıca spor, Amerikan futboluydu.Kariyeri boyunca sahaya yansıttığı sertliğin,itiş kakışın,kavgaların ve çıkardığı olayların başlıca sebebi olarak; lisede Amerikan futbolu ile uğraşmış olmasını gösterebiliriz.Ayrıca bu sporda rakiplerini ekarte ederken belinin o esnekliği ona müthiş bir kıvrılma yeteneği vermiştir.Bu yüzden ‘’worm’ , yani solucan lakabını almıştır.Ayrıca o dönem rakipleri tarafından tehdit olarak nitelendirilmekteydi.Ve bu yüzden ‘’Dennis the menace’’,

lakabıyla anılır olmuştu.

 

Rodman arkadaş çevresi ile serserilik yapmaya devam ederek; Dallas’ın arka sokaklarında, tıkılıp kalması; büyük ihtimal serserilikle,silahla,uyuşturucuyla ve bin türlü kötülükle dolu bir hayatın sonunda, bir kurşunla vurulup bir köşeye atılması ile sonuçlanacaktı.Ama iki yıl içinde yaşadığı bir gelişme, Rodman’ın hayatını değiştirdi…

 

Bahsettiğimiz, o iki yıl içindeki gelişme şöyleydi.Rodman liseye geldiğinde boyu 5-10 yani yaklaşık 1.78 iken bu iki yıl içinde 6.8’e yani 2.03’e kadar çıkmıştır.Bu büyük gelişmede, Rodman’ı basketbola başlamaya teşvik etmiştir..

 

O dönemlerde, Dallas’taki bir havaalanında gece bekçiliği yapan Rodman, ilk olarak Texas'daki, ‘’Cooke County Junior Koleji’’ne kaydoldu.Oynadığı ilk maçta, 24 sayı/19 ribaunt gibi müthiş bir başlangıca imza atarak; gelecekte Nba’yı, ne tarz bir tehlikenin beklediği konusunda izleyenlerine fikir verdi.Daha sonra,daha güçlü bir kolej takımı olan, ‘’Southeastern Oklahoma State’’ye geçti. All-American olmuş iki kız kardeşi ile ortak genlere sahip olduğunu NCAA’in bir alt seviyesi sayılabilecek olan NAIA liginde ( Scottie Pippen bu ligden NBA’e girmiştir. ). geçirdiği üç sezonda 25.7 sayı 15.7 ribaund ortalamaları ile oynayarak kendisini herkese kanıtlamıştır.

Nba’ya adım atışı ve kariyerinin başlangıcı

 

Kolejlerde, ribaunt ortalamalarını arttırmak için özel çalışmalar yapan,lise basketbolu oynamış oldukları için; Rodman’a göre, nispeten daha deneyimli olan pek çok ismin aksine, Rodman’ın bir ribaund canavarı olarak ortaya çıkması tam anlamıyla anlaşılmaz bir durumdu.Draft’taki, takımlarda bu durumu anlamak gibi bir çabada bulunmadılar ve Rodman 2. tur 27. sırada, şimdi olduğu gibi o zaman da zirveye oynayan Detroit Pistons tarafından draft edilmiştir..O zamanlar Pistons’ın ilk beşi de şu efsane oyunculardan oluşmaktadır:

 

G-Isıah Thomas

SG-Joe Dumars

SF-Adrian Dantley

PF-…

C-Bill Lampier

 

Ayrıca beinch’te de Vinnie Johnson,John Salley,Rich Mahom gibi isimler vardı.Rodman,çaylak sezonunda bad-boys ekibine müthiş bir katkı sağlıyor ve savunmadaki müthiş tekniği gücü ve cesaretiyle takıma çabucak adapte olmuştur.

İlk senesinde sadece birine ilk beşte başladığı 77 maçta 6.5 sayı 4.3 ribaund ortalamaları tutturdu.Play-off’larda ise konferans finalinde Boston Celtics’e elenen kadronun benchten gelen en büyük gücü olma görevindeydi.Finalde efsanevi oyuncu Larry Bird’ü durdurma görevi onundu ve elinden geleni yerine getirmişti.Ancak Bird ve Boston’ın efsane kadrosu buna izin vermemişti.

Toplam 2000 dakikanın altında oynadığı tek sezon olan (1555 dakika) onun NBA’daki acemiliğini attığı sezon olarak kayıtlara geçti ve Rodman ikinci senesinden itibaren NBA’e damgasını vurmaya başladı.

 

Rodman’ın Nba’ya ısınması

 

İkinci senesinden itibaren sezonun tüm maçlarında oynamaya ve Pistons’ın savunma liderliğini üstlenmeye başladı.Skor üretiminde hiçbir zaman öne çıkmamış olsa da savunmada ne zaman takımını ve taraftarını ateşleyecek bir hareket yapacağı hiç belli olmayan bir oyuncu haline gelmişti..Yaptığı bir bloktan sonra rakip oyuncunun üstüne doğru gitmesi ya da bloktan sonra hücuma çıkarken ya da zor bir sayıyı bulduktan sonra savunmaya dönerken; özellikle de smaçlayarak sayıyı yapmışsa; Rodman’ın tribünleri ateşleyecek hareketler yaparken görmek oynadığı takımların taraftarları için son derece olağandı. Pistons’ta geçirdiği 7 sezonda çıktığı 549 maçta; 8.8 sayı,10.1 ribaunt ortalamaları tutturdu. 1990-91 sezonu insani bir ribaund ortalaması ile oynadığı (12.5) son sezon oldu ve sonrasında Rodman tamamen kontrolden çıktı. Maç başına 18.7 ve 18.3 gibi bugün duyduğumuzda kulağa inanılmaz gelen rakamlar ile NBA’da ribaunt krallıkları kazandı.1989 ve 1990 da iki şampiyonluk yüzüğü ve saha içinde pis işleri yapan bir oyuncu ünvanını eline aldı. O zamanlar, Ben Wallace’nin şimdi yarattığı etkiyi yarattı ve Pistons taraftarlarının büyük sempatisini kazandı.

 

 

Mevki

Power forward

Lakabı

The Worm (Kurt-Solucan)

Boy

6,6 ft (1.98 m)

Kilo

228 lb (104 kg)

Ülkesi

Flag of United States Amerika

Doğum yeri ve Tarihi

Trenton, New Jersey

13 Mayıs 1961 (1961-05-13)

Kolej

Southeastern Oklahoma

Draft

1986 yılında 2. tur 27 sıradan
Detroit Pistons tarafından seçildi

Profesyonel kariyeri

1986–2000

Forma Giydiği

Takımlar

Detroit Pistons (1986-93)
San Antonio Spurs (1993-95)
Chicago Bulls (1995-98)
Los Angeles Lakers (1999)
Dallas Mavericks (2000)

Ödüller

NBA En iyi savunmacısı ödülü (1990, 1991)

93 sezonunun başında Pistons, takımın savunma liderinin koluna Isiah Morris’i de takıp San Antonio Spurs’e; Sean Elliott ve David Wood karşılığında yolladıktan sonra Rodman’ın evrimini tamamladığını söyleyebiliriz.

 

Maçlardan önce saçını envai çeşit renge boyayıp,savunmada takımın liderliğini yaptı ve ribaunt konusuna kafa yorması gerekmeyen David Robinson’un, tam bir hücum canavarı haline gelmesinde büyük rol oynadı.

 

Ama San Antonio’daki renksiz hayat, bir süre sonra Rodman’ın canını sıktı ve çıkardığı çeşitli arızalar sonucunda, 1995-96 sezonunda Will Perdue ve biraz fındık fıstık karşılığında; Jordan-Pippen ikilisine müthiş bir tamamlayıcı olmak için Chicago Bulls’ta soluğu aldı…

 

Rodman Spurs’ten ayrıldığında arkasında 128 maçta; 5.6 sayı, 17.1 ribaunt ortalamaları,tribün coşturan hareketleri,kavgaları ve ribaunt mücadelesinde etrafına saçtığı korkuyu bıraktı.

 

 

 

Rodman, Majestelerine eşlik ediyor

 

Rodman, Bulls’ta her zaman olduğu gibi saçını rengarenk boyamaya, hücumda ve savunmada ribaund toplamaya,hücumda ise ortalarda pek gözükmeyip, top eline gelip de sayı attığında çılgınlar gibi sevinmeye devam etti. Bulls’ta geçirdiği 3 sezonda Nba’da three-peat olarak adlandırılan başarıya muazzam bir şekilde ulaşan nadide isimlerden biri olmayı başarıyordu..Yani bu şu demekti;3 sezon arka arkaya şampiyonluk yüzüğüne sahip olmak anlamına geliyordu.Bu da hiç kuşkusuz; Nba’da sayılı oyuncular içinde yerini aldığının habercisiydi.Bu 3 büyülü yılda Rodman üç ribaund krallığına daha kavuşurken,bu şampiyonluklara giden yolda Jordan ve Pippen’a ceza almayıp da; saha içinde kalabildiği 199 maçta; 5.2 sayı, 15.2 ribaundluk ortalamalar ile de müthiş bir katkı sağlıyordu. Rodman, o büyülü Bulls yıllarının şüphesiz en keyifli ve haylaz adamlarındandı.Ama Majesteleri ona hayrandı…

 

Hatta bir söyleminde ise bu uslanmaz çocuğu şu sözlerle ifade ediyordu:

 

’’Dennis çok savaşçı bir oyuncu lakin ara sıra morali bozuluyor. Eğer Dennis 4. periyota gelindiğinde ribaunt hanesinde halen tek haneli sayılar görüyorsa, o maçta kesin kavga çıkar’’.

Michael Jordan

 

İşte Mj. Rodman’ı bu şekilde tasvir ediyordu.Onun hırsının ve coşkusunu ne noktada olduğu sanırım bir kralın ağzından bu şekilde çıkması her şeyi apaçık ortaya döküyordu…

 

 

Chicago’nun o büyülü yılında Rodman-Pippen-Jordan’lı kadronun diğer önemli parçaları:

 

O büyülü yıllardan bir fotoğraf

Rodman-Jordan-Pippen

 

*Scottie Pippen

*Michael Jordan

*Toni Kukoc

*Ron Harper

*Luc Longley

*Dennis Rodman

*Steve Kerr

*Dickey Simpkins

*Bill Wennington

*Jud Buechler

*Jason Caffey

*Randy Brown

*Robert Parish

*Sccot Burrel

 

Basketbol’a vedası, ödülleri ve şampiyonlukları

 

Bir sonraki sezonda gittiği Lakers’ta sadece 23 maç dayanabilmiş,çıktığı 23 maçın sonunda 2.1 sayı 11.2 ribaund ortalamaları tutturmuş ama yetersiz olduğu ve çok sık kavgaya karıştığı için takımdan kesilmişti..Daha sonra Dallas’ın çılgın sahibi Mark Cuban’ın saha içi şubesi olarak hizmet vermek üzere Dallas Mavericks ile kontrat imzalamış ama saha içinde çıkardığı arızalara daha fazla dayanılamadığı için kontratı fesh edilince Nba kariyerini noktalamıştır.Dallas’taki son sezonunda 12 maçta 7.3 sayı (Rodman için müthiş sayılır J) ve 13.1 ribaund ortalamaları ile oynamıştı.Kariyerini bitirdiğinde geriye 7.8 sayı 13.10 ribaundluk ortalamalar,5 şampiyonluk,2 tane yılın savunmacısı ödülü ve onlarca kavgalık hatıralar bırakmıştır.

 

Kariyerindeki Ödülleri ve Başarıları...

 

~5 NBA şampiyonluğu (1989&1990 Detroit Pistons / 1996-97-98 Chicago Bulls )

~2 kez NBA’in en iyi üçüncü takımında yer aldı. (1992 & 1995 )

~2 kez All-Star takımında yer aldı. (1990 & 1992 )

~2 kez NBA’de yılın savunmacısı ödülünü kazandı.(1990 & 1991 )

~7 kez NBA’in en iyi savunma takımında yer aldı.(1989-1993 & 1995 & 1996 )

~Bir kez NBA’in ikinci defans takımına seçildi. (1994)

~7 kez NBA ribaund kralı oldu.(1992-1998 arasında)

~4 kez toplam ribaundlarda birinci oldu.(1992-1994 , 1996 , 1998)

~7 kez hücum ribauntlarında birinci oldu.(1991-1994 , 1996 , 1997 )

~3 kez savunma ribaundlarında birinci oldu.(1992 , 1994 , 1998 )

~1 kez en yüksek şut yüzdesi ile oynayan oyuncu oldu. (1989)

 

 

2 Defa yılın savunmacısı ödülünü kazanan ve “NBA’de en iyi savunmacı kimdi?” sorusu sorulduğunda akla gelen ilk isimlerden olan Rodman’ın etkileyici ribaunt ortalamaları dışında savunma ile ilgili olan blok ve top çalma istatistiklerinin yerlerde olması ise şimdiki savunmacıların istatistiklerine çok büyük bir tezat oluşturuyor.Kariyeri boyunca blok ve top çalma istatistiklerinde, 1.0 ortalamayı asla yakalayamayan Rodman, kariyeri bittiğinde 0.67 top çalma ve 0.58 blok ortalamasına sahipti.Burdan Rodman’ın savunmayı daha çok rakipleri ile güreşerek ve savunduğu adamın aklına girip bir şekilde oyundan kopmasını sağlayarak yaptığını söylemek hiç de yanlış olmaz.

 

Rodman, büyülü 3 Chicago sezonun hemen başında 96’da Nba tarihine geçen takımda da bulunması sebebiyle tarihte bu oluşuyla da yer bulacaktır.O sezon Chicago Bulls tam 72 galibiyetle Nba’nın gelmiş-geçmiş en iyi galibiyetine sahip olmuştu…

 

Rodman’ın ayrıca 1996 Nba finallerinde iki kez 11 hücum ribaundu yapması da bir başka efsaneyle birlikte anılmasını sağladı.Evet bu efsane Wilt Chamberlain’di…

 

Ve bir başka ribaunt rekoru da Milwaukee Bucks maçında yapmış olduğu 26 ribaunttu ve bu uzun yıllar akıllarda kalan bir estantaneydi…

 

Bir başka rekoru ise Philadelphia 76’ers karşısında 1996 yılında; 10 sayı, 21 ribaunt, 10 asistiyle yapmış olduğu triple double’dı.Bu rakamlar Rodman için bir çığırdı…

 

Rodman’ın oynadığı dönemde savunduğu ( güreştiği desek daha mı iyi olur acaba? ) isimlere bakacak olursak karşımıza Shaquille O'Neal, Alonzo Mourning, Shawn Kemp, Karl Malone ve Charles Barkley gibi isimler çıkıyor.Bu isimleri savunarak bir yıldız haline gelmek ve bu oyuncuların olduğu bir ligde ribaund krallığına ulaşmak hiç de küçük görülmemesi gereken bir başarı bence.

 

Rodman’ın Kariyer Rekorları

Rodman kariyerinde en çok sayıya 2 Ocak 1991 tarihinde oynanan Denver karşılaşmasında imza atmıştır.15/21 isabet oranı ile 34 sayı attığı bu maçta NCAA’de oynadığı dönemlerde takımın sayı yükünü çektiğini duyduğunda şüphe duyanlara adeta cevap vermiştir.

 

Ribaunt konusunda bir efsane olan Rodman’ın en çok ribaund aldığı maça bakacak olduğumuzda karşımıza 34 gibi “ Sen ne yaptın Rodman?” dedirtecek bir sayı ortaya çıkıyor.Bugün Ben Wallace’ın bir maçta aldığı 25 ribaund ya da takımların bir maçta toplayabildiği 50 civarındaki ribaund göz önüne alınınca Rodman’ın 4 Mart 1992’deki İndiana maçında ulaştığı bu rakamın ne kadar uçuk olduğu iyice ortaya çıkıyor.

 

Kariyer asist ortalaması 1.8 olan Rodman’ın kendini aştığı maç ise 16 Ocak 1996’daki Philadelphia maçı oldu.O maçta 10 asist yapan Rodman izleyenleri şaşırtmayı yine başarıyordu.

 

Savunmacıların en çok dikkat çeken istatistikleri olan top çalma ve blokta ise çok uçuk rakamlara çıkamayan Rodman 5 maçta yaptığı 4 top çalma ve 2 maçta yaptığı 5 blok ile bu alanda istatistik kağıtlarına geçmiştir.

 

Kariyerinde en çok süre aldığı maç ise 55 dakika sahada kaldığı 23 Şubat 1994 tarihli Utah Jazz maçıdır.Bu maçta Rodman ile bol bol güreştiğini söylemeye gerek yok sanırım.

 

Kariyerindeki en ilgi çekici nokta ise normal sezonu tamamlayabildiği her takımda play-off oynamış olması.Toplamda çıktığı 169 play-off maçı ise kavgacı oyuncuların genellikle play-off göremeyen takımlardan çıktığı klişesini yalanlayan bir rakam olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Kavgaları ve dikkat çektiği anlar...

 

Bu kısmın ne kadar uzun olabileceğini tahmin etmişsinizdir herhalde.Rodman’ın bütün kavgalarını inceleyecek olsak 3 ciltlik Ana Brittanica tadında ansiklopedi hazırlamamız gerektiğini fark edince biraz kısmaya ve en eğlenceli olanları anlatmaya karar verdim.İşin garip kısmı ise Pistons yıllarında saha içindekinin aksine dışarda pek az olaya karışmış olmasıydı.Buna dayanarak Rodman’da filmin koptuğu anın Spurs’e takas edildiği an olduğunu söyleyebiliriz. J

 

Rodman’ın çıkardığı arızalara örnek vermeye Mutombo ile olan anısı ile başlayalım.Rodman’ın zaten ender attığı şutlardan birine müthiş bir blok vuran Mutombo kendisi ile özdeşleşen parmak sallama hareketini Rodman’a da yapma gafletinde bulundu.Rodman kendisine doğru sallanan parmağa dalgınca baktıktan sonra arkasını dönüp kendi potasına doğru hareketlendi.Herkes olayın bu kadarla kapandığını sanarken Rodman bir anda dönüp Mutombo’ya müthiş bir yumruk patlattı ve sahanın karışmasına neden oldu.

 

Bir başka olay da Detroit Pistons ile karşılaştıkları bir maçta o dönem yeni nesil Jordan olarak lanse edilen Hill ile karşılaştığında meydana geldi.Maçtan bir kaç önce Hill’in bad boys ekolüne yakışır bir oyuncu olmadığını ve saha içinde ona nasıl bad boys olunacağını gösterecek tarzda hareket edeceğini açıklayan Rodman maç günü bu açıklamaları reddetse de sahada tam anlamıyla şov yaptı.Sahada kaldığı sürece Hill’i müthiş savunan,hatta Hill’in bir topunu blokladıktan sonra gidip aynı pozisyonda bir de üçlük atarak herkesin ağzını açık bırakan Rodman birkaç pozisyon sonra Hill ile teke tek kalınca yaptığı açıklamaları hatırlamış olmalı ki üstünden smaca kalkmak gibi bir gaflette bulunan Hill’i önce yere indirmiş,sonra da Amerikalıların pankreas güreşindekilere benzer bir şekilde kaldırarak potanın dibine doğru fırlatarak cezalarına bir yenisini eklemeyi başarmıştır.

 

O zamanlar ligde ilk senelerini yaşayan Shaq ile karşılaştığı bir maçta aldığı ribaundlardan sonra kafasını okşayarak O’Neal’ı kızdırmayı başarmış ve sahanın karışmasına sebep olmuştur.

 

Utah ile oynadıkları final serisinde bir maçtan önce merkezi Salt Lake’de olan Mormon tarikatını aşağılayarak ‘Onlar mormon değil moron ve oraya gidip ...larını tekmeleyeceğim’ tarzı açıklamalarının sonunda çıktığı maçta yuhalamalara maruz kalmış,ama bunları umursamayarak saha içinde Malone ile güreşmeye devam etmiştir.Hatta denk getirdiği bir pozisyonda Stockton’a tekme atmışlığı da vardır ki tarafımdan “sözünün eriymiş” tarzındaki övgülere maruz kalmıştır.J

 

Amerikalıların çok sevdiği bir gösteri tarzı olan pankreas güreşinde Hulk Hogan ile takım olarak “Dallas ‘Diamond’ Page” ve Karl Malone’u da tokatlamışlığı vardır ki,komedi filmi tadında bir kapışma olmuştur.

 

98 sezonunun bir maçında dışarı çıkan bir topu kurtarmak için bir kaleci gibi atlamış ve yere paralel bu uçuşunu fotoğraflayan kişiye NBA’de yılın fotoğrafı ödülünü kazandırmıştır.

 

Ödül kazanan uçuş işte bu.

 

Yine Bulls’ta oynadığı dönemde topu çevirmeye çalışırken saha dışında üstüne düştüğü bir kameramanın en olmayacak yerine tekmeler savurmuş ve NBA yönetimi tarafından 11 maç oynamama cezası + akli sağlığı yerinde raporu alması istenerek bu alanda da tarihe geçmiştir.

 

Saha dışında sivri diliyle de uzun süre tartışılmayı başarmıştır.neden basketbol oynuyorsun diye sorulduğunda “Bana özgürce beyaz bir oyuncunun ...ını tekmeleyebilme imkanını verdiği için” cevabını verecek kadar dengesiz bir oyuncudur kendileri.

 

Sahada yarattığı son büyük olay Dallas’ta oynarken hakemin haksız bulduğu bir teknik faulden sonra sahanın ortasına oturup bütün ısrarlara rağmen sahadan çıkmayı reddetmesi olmuştu.Ondan sonra da bileti kesildi zaten.

Masum görünüşüne aldanmayın.Sahadaki sert oyunundan sonra sadece kısa süreli bir sessiz isyan ve durulma dönemi geçiriyor.Rodman’ı bu maçta sahadan çıkarmak hiç de kolay olmamıştı.

 

 

Rodman’ın dengesiz kişiliği bazen son derece alakasız yerlerde de ortaya çıkabiliyordu.İspanya’da boğa güreşlerinin yapıldığı meydanda boğalardan kaçarken ortaya çıkmış ve uzunca süre meydanda koşuşturarak eğlenmiştir.Ayrıca hayranı olduğunu sık sık belirttiği pearl jam grubunun birkaç konserinde aniden sahneye fırlayarak ortalığı karıştırmışlığı da vardır.

 

Kişiliğinin komik yanlarından bir örnek vermek için basketbolla alakasız bir örnek vereceğim şimdi.Ünlü film yıldızı ile evlenerek olay yaratan Rodman balayının ilk gecesinin sabahında Electra’nın dışarı çıkma teklifini yorgun olduğu gerekçesi ile reddetmiştir. Kendi başına odadan çıkan Electra bir saat sonra odaya döndüğünde Rodman’ı iki kız ile yakalamış ve evlendiği hızla boşanmıştır.Rodman ise bunu kafaya pek takmamış olmalı ki hızlı hayatına ve çapkınlıklarına devam etmiştir.Hatta Rodman’a neden boşandığı sorulunca da ‘’evlendiğim gece sarhoş olmalıydım’’ demiştir...!Listesinde Electra’nın yanı sıra Madonna ve Jenna Jameson gibi isimlerde vardır.Kabuslarda görülebilecek bir tipe sahip olması ise dünyanın her yerinde milyonlarca erkeği sessiz isyanlara sürüklemiştir.

 

Yine basketbol dışındaki hayatından örnekler verecek olursak 2000'de bir barda rahatsız ettikten sonra zorla otel odasında tecavüz ettiği film yıldızı Tina New'in açtığı 10 milyon dolarlık tazminat davası aleyhine sonuçlanıp da parayı ödemesine karar verildiğinde sadece gülmüş ve “Ama buna değerdi.” Diyerek parayı ödemiştir.

 

Basketbolu bıraktıktan sonraki dönemde bir barda içerken bir adamı sadece kendisine baktığı için yangın tüpünün de yardımıyla ( yangın tüpünü nereden buldun da nasıl kullandın diye isyan edesim geliyorJ)bayağı hırpalamış,bu da yetmeyince evine gidip silahını almış ve sürat motoruna atladığı gibi denizden gece kulübüne çıkarma yapıp sağa sola kurşun yağdırmıştır.

 

Birkaç filmde oynadığından bahsetmiştik.Bu filmlerden en ünlüsü Jean Claude van Damme ile çevirdiği İkili Takım ( Double Team) olmuştur.Bu filmde de Rodman saçlarını renk renk boyamış ( hemen her iki sahnede bir farklı bir saç rengi ile karşımıza çıkıyorduJ),bol bol kavga etmiş kısaca kendini basketbol sahası dışında en iyi anlatabileceği karakteri oynamıştır.

 

Tekrar basketbola dönecek olursak 2 sezon öncesine kadar NBA’e dönem umutları taşıyan Rodman alt liglerde kısa sürelerde forma giymiş,daha sonra ufak çaplı bir dünya turuna çıkmıştır.En son İngiltere’de iki maça çıkan Rodman maçların ilkinin yarısını piercinglerinin bantlanması ile geçirdiğinden kaçırmış,ikinci maçında ise basketboldan çok şova yönelmesi ve saha kenarında yaptığı hareketler ile tamamlamıştır.

 

Rodman’ın bunları yapma sebebini biraz daha derinlemesine inceleyecek olursak tek sebebinin hiçbir şeyi umursamaması olduğu görürüz.Sonuçta geldiği yer Dallas’ın tekin olmayan bir bölgesi,orada hayatta kalmak için böyle davranmak zorundaydı.NBA’de de aynı şekilde davranarak tutununca ipin ucunu o da saldı ve gittiği yere kadar her türlü olayı çıkarmaya devam etti.Yaptığı şeyin doğru ya da yanlış olduğunu düşünebilirsiniz.Ama Rodman şu anda 46 yaşında olup ömrünün sonbaharına merdiven dayamış olsa bile ne bizi ne kanunları ne de başka birini umursamayacak ve kendisini tanımamızı sağlayan bu yaşam tarzını sürdürmeye devam edecektir.

 

Bir Daha?...

 

Rodman kadar ilgi çekici,kavgacı,anlaşılmaz ama sahaya çıktığında eğer bir anda psikopata bağlanmazsa savunmada elinden geleni yapan ve sonuna kadar savaşan başka bir oyuncuyu NBA’de görebilir miyiz bilinmez.Yazının başında da dediğimiz gibi Artest ve Wallace’ın adı bir süre Rodman’ın veliahtı olara anılsa da ikisi de çıkardıkları olaylardan sonra Rodman gibi sempati toplayamadılar.Belki nefret edenler de oldu,ama basketbol tarihine adını bir şekilde yazdırmış olan bu acayip adamın yaptıklarına ve başarılarına şöyle bir baktıktan sonra başkaları da aynı şekilde düşünür mü bilmiyorum ama ben tek bir şey düşünüyorum ben...

 

“Vay bee... Allah’ım ne olur tatlı bir hatıra olarak kalsın,NBA’i yeni bir Rodman vakasından koru...J

 

***91 numaralı çılgının yaşattığı acı tatlı anların anısına...***

 

Gökhan Bayezit (***aiakos***)

 

(Yazıyı tamamlamamda bana yardımı Black_mamba ve sandrah’a teşekkürler...)


» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
< Önceki   Sonraki >

3SAYI Köşe Yazilari

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

3SAYI Köşe Yazilari