Anasayfa arrow 3SAYI arrow Yazarlarımız arrow Gökhan Beyazıt arrow Zach'ın bedeli Oden'ecek mi??? (Portland GM'i Kevin Pritchard'ın gündüz düşleri...)
Zach'ın bedeli Oden'ecek mi??? (Portland GM'i Kevin Pritchard'ın gündüz düşleri...) PDF Yazdır E-posta
Yazar Gökhan Bayezit   
Çarşamba, 06 Şubat 2008
Her sezon yeniden yapılanma hareketlerine girişen Portland Trail Blazers’ın yapılanma sürecinin zirvesini bu offsaeson’da yaşadığını söyleyebiliriz.Kadroya 8 yeni oyuncu katıp 4 oyuncuyu takımdan yollayarak baştan aşağı değiştiler.Yazının geri kalan kısmına bu değişimi inceleyerek başlayalım..


(Dikkat!!! Yazının burdan sonraki kısmı şahsi görüşlerimi içermektedir.!!! Alerjiye,geçici hafıza kaybına ve bir anlık heves ile “Portland’da takım mı yav,sonunculuğa oynar yine” tarzı yorumlara neden olabilir.Lütfen sakin olalım bir anlık heyecan ile hareket etmeyelim )

Part One:Piyangodan çıkan adam Oden ve Gm Pritchard’ın NBA Live’da bile göremeyeceğiniz hamleleri...

Geçen sezonu Zachary Randolph’un all-star’lık performansı ve zayıf geçen draft’tan kaptıkları Brandon Roy ile yetinerek geçinen Portland Trail Blazers için offseason’un ilk mutlu haberi draft piyangosunda geldi.Draft’te birinci sıradan seçme hakkını kazanan Portland’ın,kolejde bir yıl geçirme zorunluluğu yüzünden NBA’e geç bir giriş yapacak olan Greg Oden’ın peşine düşeceği herkesin ortak fikriydi.

Olası senaryoları düşünecek olduğumuzda pota altında Zach – Oden ikilisi ile içerde yeni nesil ikiz kuleleri oluşturup Roy,Outlaw,Webster gibi genç isimler ve draftten gelecek oyuncular ile takımı destekleyerek gelecek 10 yılın Portland’ını oluşturmak kulağa son derece hoş geliyordu.

Draft’te bir diğer dikkat çeken isim olan Kevin Durant ise Portland GM’lerinin tarihin de kanıtlayabileceği gibi uzun sevdasına düşmeleri yüzünden ilk sıradan NBA’e giriş yapma hayallerinin üstüne bir bardak su içmek zorunda kaldı...

Daha önce de draft’in üst sıralarında seçme hakkı edinen Portland’ın Julius Erving’i pas geçip de LaRua Martin adında bir pivot seçmesi ve bu pivotun NBA’de sadece 4 sezon tutunabilmiş olması ; hepimizin hatırlayacağı şekilde ikinci sıradaki draft hakkı ile Jordan’ı seçmek yerine Sam Bowie’yi seçmesi Portland’ın uzun sevdası yüzüden neleri kaçırdığının kanıtı olara gözümüze çarpmakta.(Sam Bowie diz sakatlıkları yüzünden asla bekleneni veremediği kariyerini erken noktaladı.Jordan’ı ise anlatmaya gerek yok,hepimiz başarılarını biliyoruz.)

Durant’ın takıma dahil edildiği ile ilgili bir senaryo yazacak olduğumuzda Darius Miles’tan haber alınamadığı için istenilen katkıyı alamadıkları sf pozisyonunda Durant ile birlikte takımdan gönderilmeyecek bir Zach ve geçen yılki zayıf draft’ten çıkan mucize isim Roy ile birlikte Blazers oldukça fantastik bir görünüm alıyor bence.Roy-Webster-Durant-Aldridge-Zach şeklinde bir beş ile birlikte play-off’a kapağı atması beklenen takımda şimdi Zach’ın olmaması,sf pozisyonunda Miles’ın geri dönüşünün beklenmesi,Oden’ın içeriyi ne kadar kapatabileceğinin belli olmaması gibi sorunlar Blazers taraftarlarının geleceğe ümitle bakmasını engelleyen başlıca sebepler.

Portland’ın offseasondaki en büyük hamlesi hiç şüphesiz Zachary Randolph+Fred Jones+Dan Dickau karşılığında New York Knicks’ten sorun yumağı Steve Francis ile ilk senesindeki performansından sonra çok şey beklenen Channig Frye’ı aldı.Bu takası öğrendikten sonra Isiah Thomas’ın Portland GM’i Kevin Pritchard’ın ailesinden birilerini rehin alıp öldürmekle tehdit ettiğini ya da Pritchard’ın öğle güneşinin altında çok fazla beklemiş olacağına dair komple teorileri kurdum kendimce.Oden’ın gelişinden sonra Zach’ın takas edileceği zaten açıklanmıştı ama New York gibi kadrosu geniş bir takımdan alınabilecek en kötü ismin alınmasının hiçbir mantıklı açıklaması yok.Knicks’^ten Q-Rich,Crawford,Nate Robinson,David Lee yetenekli isimleri almak yerine egosunu tatmin etmeyi bir türlü başaramamış ve Houston günlerini tatlı bir anı olarak bile hatırlamak için çaba sarf etmemiz gereken Francis’i ile geçen sezon rezalet denilebilecek bir oyun sergileyen Channing Frye’ı almakla yetinmeyip,bir de Francis’in kontratını satın alıp serbest bırakmak kırk yıl düşünsem aklıma getiremeyeceğim hamlelerdi.

Portland’ı yerin dibine bu kadar soktuktan sonra takıma kattıkları oyuncular ve yaptıkları olumlu birkaç hamleyi anlatmak için yazının ikinci bölümüne geçiyorum.


Part Two:Hayatta güzel şeyler de oluyor

Portland’ın bu offseason’daki en olumlu hamleleri (Oden dışında) draft’lerde gerçekleşti.Kadroya Taurean Green,Josh McRoberts,Peteri Koponen ve Rudy Fernandez’i katan,Phoenix Suns’tan James Jones ve Denver Nuggets’ta kendini gösteren eski göz ağrısı Steve Blake ile sözleşme imzalayan Blazers başarının ilk anahtarı olarak sayabileceğimiz bol alternatifli kadronun adımlarını son derece sağlam şekilde attı.Oyuncular hakkında ufak da olsa bir fikir edinebilmeniz için ufak notlar yazmak gerektiğini düşündüm.

Greg Oden:Draft’ta bir numaradan seçilen Oden ile ilgili en büyük şüphe bileğindeki sakatlığın kronikleşebilme ihtimali.Bu sakatlık yüzünden Ohio State’te sezonun ilk bölümü kenarda seyreden Oden her ne kadar artık sağlam bir bileğe sahip olduğunu belirtse de sorun bununla bitmiyor.Vücuduna oranla güçsüz ve sorunlu dizlere sahip olması “İkinci bir Sam Bowie olur mu?” şeklinde şüphelere neden oluyor.

Oden geçen sezon Ohio State’te 31’ine ilk beşte başladığı 32 maçta 15,7 sayı 9,5 ribaund 3,28 blok ortalamaları ile oynadı.Liseden de takım arkadaşı olan Mike Conley Jr. İle birlikte Ohio’nun NCAA Finaline yükselmesini sağlayacak performans ortaya koyan Oden finalde Florida karşısında etkili olamadı ve NCAA’deki tek yılında şampiyonluk sevincini yaşayamadı.

Draft’ten önce annesinin televizyonlara Oden’ın eğitimini tamamladıktan sonra NBA’e gireceği şeklinde açıklamalarda bulunması Oden’ın 2010’a kadar NBA’e girmeyeceğine dair şüphelere yol açsa da,Oden NBA Draft’ına katılacağını açıkladı ve 1. sıradan Portland’a katıldı.

1988 doğumlu Oden’ın yaşını hiç göstermemesi,hatta 35 civarında biri gibi gözükmesi de yaşının küçültüldüğüne dair iddialara neden olsa da bu iddialar pek gerçekci bulunmadığından olsa gerek fazla ses getiremedi.

Oden’ın hücumdaki en büyük silahının atletikliği olduğunu söyleyebiliriz.Şutu olmayan ama Gücü ve atletikliği sayesinde pota altından istenilen katkıyı yapabilen Oden’ın dizlerinden sakatlanmadığı sürece kariyerinde başarılı olacağı düşünülebilir.

Unutmadan belirteyim;Greg Oden 80 santimetre civarında sıçrıyor...

Josh McRoberts: Portland’ın ikinci turan seçtiği eski Duke oyuncusu bazı çevreler tarafından “Beyaz Chris Webber” olarak adlandırılıyor.Lisede bir dönem guard oynadığı için yüzü potaya dönük olarak da hücum edebiliyor.Geçen sezon Duke’da 63’üne ilk beşte başladığı 69 maçta 10,8 sayı 6,5 ribaund 1,85 blok 1,6 asist ortalaması ile oynadı.

Aslında McRoberts’ın daha yukarda seçilesi bekleniyordu.Ama savunmasının zayıf olması ve atletik bir oyuncu özelliklerini barındırmaması takımların farklı oyunculara yönelmesine neden oldu.Ama Portland ikinci turun 7. sırasındaki seçim hakkını McRoberts’ın potansiyeline güvenerek ondan yana kullandı.İlk beş oyuncusu olacak kadar iyi olmasa da benchten gelip olumlu katkı yapacaktır.

Taurean Green:3 senelik NCAA kariyerinden sonra NBA’e adım atan Green son sezonunda hepsine ilk beşte başladığı 40 maçta 12,4 sayı 2,47 ribaund 3,68 asist ortalamaları ile oynadı.

Sadece 1,77 boyunda olması bazı soru işaretlerini beraberinde getirse de kolej kariyerinde .406 üçlük yüzdesi ve .444’lük saha içi yüzdesi Portland’ın ihtiyacı olduğunda kadrosunda sağlam bir şutör bulabileceğini gösteriyor.Büyük ihtimalle ilk sezonlarını Blake ile Jack’in arkasında geçirecektir ama daha sonra Portland’da önemli rol alacaktır.

Peteri Kopenen:76’ers tarafından ilk turun son sırasında seçilen Finli oyuncu tam bir kapalı kutu.Adriyatik Ligi’nde biraz daha pişmesi gerektiği hakkında yorumlar yapılan genç oyuncu geçen sezon Finlandiya’nın Honka takımında mücadele etti ve 44 maçta 12,4 sayı 2,47 ribaund 4 asist ortalamaları ile oynadı.

Rudy Fernandez:Portland’ın geçen sezondan sonra Suns’tan aldığı ikinci İspanyol.Geçen sezon Sergio Rodriguez’i para karşılığında takıma dahil ettikten sonra bu sezon da İspanya Milli Takımında dikkat çekici performanslar sergileyen Rudy fernandez’i kadroya kattı.

Rudy Fernandez’in en büyük çıkışını 2006 Dünya Basketbol Şampiyonasında yaptı. Jose Calderon – Sergio Rodriguez ikilisinin paslarını alley-oop’a dönüştürerek Manu’nun Kinder Bologna günlerini anımsatmıştır. 2006’da FIBA"yılın genç oyuncusu" ödülünü alırken, 2007’de ULEB'in düzenlediği euroleague'de "yılın çıkış yapan oyuncusu" ödülünü alarak yeteneğini her iki kuruma da tescilletmiştir.
Avrupa standartlarının üzerinde bir hıza ve atletizme sahip olduğundan hücumda açık alanda başarılı bir kanat oyuncusudur.Bu özellikleri Rudy’nin iyi de bir savunmacı olarak anılmasına sebep olur.Fiziksel yeteneklerinin yanında oyunu iyi takip etmesi ribaund hanesinin hep yüksek rakamlara çıkmasını sağlar. ayrıca iyi de bir üçlükçüdür. 2006/2007’de Euroleague’de dışarıdan %43 ile oynamıştır.

Steve Blake: Geçen yaz Magloire takasında Bucks’a yollanan genç guard Boykins karşılığında Denver’a gittiğinde parladı.Iverson ve Carmelo’dan sonra hücumda takımı sürükleyecek üçüncü isim olma görevini de sayıları ile olmasa bile asistleri ile üstlendi.Geçen sezon çıktığı 82 maçta 6,4 sayı 5,5 asist ortalaması ile oynadı.Genç Portland takımını yönlendirmek için alınabilecek en iyi guard olduğu söylenebilir,ama takımda halihazırda bulunan Sergio Rodriguez’e güvenmek yerine Blake’i kadroya katmak Rodriguez’in gelişimini olumsuz etkileyebilir.

James Jones: Geçen sezon Suns’ta çıktığı 76 maçta 6,4 sayı 2,3 ribaund ortalamaları ile mücadele etti.Asıl dikkat çektiği zaman Suns’ın Amare olmadan mücadele ettiği sezondu.O süre içinde takıma istenilen katkıyı yaptı ve Amare’siz dönemin en hafif şekilde atlatılmsını sağladı.

Aslında ahım şahım bir oyuncu değil.Suns’ta gösterdiği performans ile her takımın bench’inde bulundurmak isteyeceği cinsten bir oyuncu durumuna geldi.Ama Steve Nash’in yanındaki oyuncuları birkaç misli iyi oynattığını da unutmamak lazım.Portland’da göstereceği performans ile hayal kırıklığı yarattığı takdirde şaşırılmamlı.

Channing Frye:İlk senesinde12.3 sayı, 5.8 ribaund, 0.8 asist ortalamaları ile oynayarak en iyi çaylak beşine seçilen Arizona mezunu genç pf ikinci sezonunda 9,5 sayı 6,,5 ribaund ortalamalarını elde etti.Ribaund dışındaki istatistiklerinde düşüş yaşayan Frye’ın Isiah Thomas’ın sisteminde başarısız olduğu için ortalamalarını düştüğü söylenebilir.Ama daha sert olan Batı’da pota altında Oden ve Aldridge’in desteği ile ne kadar başarılı olur bilinmez.

Part Three: Gidenler...

Jamaal Magloire:Zach’ten sonra takımdan ayrılan ikinci pota altı oyuncusu oldu.Geçen sezon çıktığı 81 maçta 6,5 sayı 6,1 ribaund ortalamaları ile all-star olduğu günleri aratmış olsa da güçsüzleşen Blazers pota altının yol geçen hanına dönmemesi için bu sezon kadroda olması gereken isimlerden biriydi bence.New Jersey Nets’e gittikten sonra şampiyonluktan bahsetmiş olması Magloire’ın tekrar basketbol oynama isteğine kavuştuğunun bir göstergesi midir bilinmez ama eğer öyleyse Portland Magloire’ın arkasından çok gözyaşı dökecektir.

Zachary Randolph:Problemli olduğu gerekcesi ile sık sık eleştirilen Randolph geçen sezon all-star olmayı hak edecek kadar iyi bir performans ortaya koydu.Ama 1. sıradan draft hakkının kazanılmasından sonra koluna Fred Jones ve Dan Dickau’yu da takarak Steve Francis,Channing Frye ve biraz fındık fıstık ile birkaç çuval un karşılığında ligin en renkli takımlarından New York’un yolunu tuttu.Geçen sezon Batı’da 68 maçta 23,6 sayı 10,1 ribaund ortalamaları ile oynadıktan sonra daha yumuşak pota altına sahip olan Doğu’da bu sezon kontrolden çıkmasını bekliyorum.Eddy Curry ile ligin en iyi pota altı ikililerinden birini oluşturdular ve New York’un yükselmesinde en önemli rollerden birinde olacaklar.

Fred Jones:Geçen sezona Raptors’da başlayıp Blazers’ta bitiren eski smaç şampiyonu çıktığı 63 maçta 3,5 sayı ortalaması ile oynadı.Son iki sezonda 3 takım değiştiren Jones büyük ihtimalle New York’ta da kalıcı olamayacak.

Dan Dickau:Geçen sezon çıktığı 50 maçta 3,3 sayı ortalaması ile oynayan Dickau takasta mümkün olduğunca çok kontrattan kurtulmak isteyen düşüncenin bir ürünü olarak New York’a gönderildi.O da Fred Jones gibi diğer alternatiflerin yanında tercih edilmeyecektir.Takımdan gönderilmesi şaşırtıcı olmaz.

Portland gelecek sezon ne yapar?

Genç kadro,bol alternatif,atletik oyuncular,yeni umutlar... Portland Trail Blazers’ın sürekli geçirdiği yeniden yapılanmaların sonuncusu herhalde bu olacak.Takımda bayağı geniş bir revizyona gidildi,Randolph’un bir hiç karşılığı gönderilmesi gibi hatalar yapılmış da olsa kadroda bulunan Oden,Outlaw,Webster,Rodriguez,Jack,Aldridge,Rudy Fernandez(bonservis sorununu çözebilirse tabii) gibi oyuncular ile önümüzdeki 10 yılın temelini son derece sağlam kuruldu.Tabii temelin ne kadar sağlam ve işe yarar olduğunu görmek için sezonun başlamasını beklemek gerekiyor.

Yaz ligindeki maçlarda görüldüğü kadarı ile takımın temeli olması planlanan Oden ilk sezonunda çaylak duvarına son derece sert çarpacak.Bu çarpışmadan kimin sağ çıkacağı ise Portland’ın geleceğini belirleyen olay olacak.
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
< Önceki   Sonraki >

3SAYI Köşe Yazilari

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

3SAYI Köşe Yazilari