|
Dev Adamlar İspanya'ya Gidiyor |
|
|
|
|
Yazar Oğuz Uzun
|
|
Wednesday, 06 February 2008 |
Milli Takımımız 3-16 Eylül’de İspanya’da düzenlenecek olan Avrupa Şampiyonası için yazın ortasından beri hummalı bir çalışma sürdürüyor.Geçen sezon Japonya’daki Dünya Şampiyonası’nda aldığımız 6.cılıktan sonra, o kadronun üstüne NBA’deki oyuncularımız Mehmet ve Hidayet’in de katılmasıyla kağıt üstünde çok güçlü bir takım olarak İspanya’ya gidiyoruz. Ancak koçumuz Tanjeviç’in sürekli tekrarladığı gibi Avrupa Şampiyonası, Dünya Şampiyonası’ndan çok daha zorlu bir turnuva. Zayıf Afrika ve Asya ekiplerinin yerine güçlü Avrupa takımlarıyla oynayacağız. Turnuvadaki hedefimizi ise Kaptan İbrahim Kutluay: ‘’Japonya’daki performansımızı tekrarlar, aynı havayı yakalarsak bizi kimse yolumuzdan çeviremez. Olimpiyat vizesi için kürsüyü hedefliyoruz.’’ Şeklinde belirtti.
Mutlak favoriler İspanya ve Yunanistan’ın arkasından turnuvanın en iddialı takımlarından olduğumuz söylenebilir. 2005 deki son Avrupa Şampiyonası’ndaki hezimetimizden sonra yoğun eleştiri oklarına hedef olan All-star pivotumuz Mehmet Okur ve NBA’deki diğer gururumuz Hidayet Türkoğlu’nun verdikleri bir yıllık aradan sonra tekrar takıma katılmalarının takım ruhunu nasıl yönde etkileyeceği akla gelen ilk soruydu. Geçen 1,5 aylık kamp süresinin, hazırlık maçlarının ve verilen demeçlerin sonrasında hiçbir sorun olmaması tabii ki sevindirici bir durum. Çünkü; bu iki oyuncunun o zaman takımı karıştırdığı ve kapris yaptığı söylentileri her ne kadar kulağa öyle şey olmaz gibi gelsede, insanların aklına takılmıyor değil. Ancak ikisinin de uluslar arası arenada Türkiye milli takımına bir şeyler verme zamanları geldi. Nitekim kariyerlerinin en iyi oldukları dönemdeler. Yola 18 kişilik bir kadroyla çıkan takımımızdan ilk aşamada Ömer Onan, Fatih Solak ve Tutku Açık kesildi. Daha sonra 15 kişiden 12 kişiye düşürülecek bir revizyon daha olacak ancak bunun İzmir’de düzenlenecek Efes Cup’tan sonra olması muhtemel. Geçen seneki Dünya Şampiyonası’nda az sayı yiyen daha doğrusu sıkı savunma yapan bir ekiptik. Bireysel yeteneklerimizin şimdiki kadroya göre daha sınırlı olduğunu söylemek de yanlış olmaz. Ancak bu sezon oyunun iki tarafına da aynı derecede önem vereceğiz. Milli takımdaki oyuncularımız Memo ve Hido’nun katılımının skor gücünü bayağı arttırdığını ifade ediyorlar. Bunların yanında Efes Pilsen’e transfer olan Serkan Erdoğan’ın formunun çok yüksek olması ile skor yönünden sıkıntı çekeceğimiz zannetmiyorum. Ancak sorunumuz şu TOPU NASIL GETİRCEZ? Oyuncular ‘’Kadroda Engin, Ender ve Hakan gibi iyi oyuuncularımız bulunuyor. Burada zaman zaman Hidayet ve Serkan Erdoğan da görev yapıyor.Bize göre bir sıkıntı yok.’’ demelerine rağmen eleştirilerin haklı olduğunu hazırlık maçlarında baskılı savunma karşısında topu oyuna sokmakta ne kadar zorlandığımız gösterdi. Milli takıma davet edilmeyen Kerem Tunçeri’nin ismini inşallah çok sık anmayız. Bu guardlar arasından en büyük işleri yapmasını beklediğim isim Engin Atsür, ayrıca boyunun 1.90’nın üzerinde olması koç Tanjeviç’in oyun anlayışına da uygun. Tanjeviç sırf bu uzun beş uğruna maçların son 5 dakikasında Hidayet’i guard olarak oynatmaya çalışıyor. Ancak bence bu doğru bir çözüm değil; çünkü Hidayet’e söyleseler Orlando’da bile her topu hücum bölgesine kadar taşır. Guardın asıl görevi playmakerlık. Hidayet oyunu kurabilir mi? Bunu daha görmedik açıkçası. Ayrıca 2010 yılında ülkemizde düzenlenecek Dünya Basetbol Şampiyonası’nda mücadele edecek takımımızın %80’i şimdiki kadromuzdan kurulacak. İbrahim Kutluay, belki Kerem Gönlüm ve Ermal’i bu kadroda görmeyebiliriz 2010’da. Daha 19-22 yaş arasında bulunan 7 tane genç basketbolcumuz takımda. Bu genç isimlerden hazırlık kampında ve maçlarda en etkilendiğim isim Oğuz Savaş oldu. Özellikle oyun bilgisi ve pivot hareketleri çok gelişmiş durumda. Pota altında topla buluşunca sayıya ulaşmaması çok zor. Ancak savunmada yeterince hızlı değil. Özellikle dışardan oynayabilen uzunlarına karşı çok yavaş kalabilir. Eğer gövdesini biraz incelterek, biraz daha atletik bir yapıya ulaşırsa NBA’de rahatlıkla oynayabileceğini düşünüyorum. Geçen turnuvada eksikler ve sakatlıklar dolayısıyla sıkıntı yaşadığımız 3 numara pozisyonunda yine böyle bir sorunla karşılaşabiliriz.Çünkü uzun rotasyonu çok çeşitliyken 3 numarada sadece Ersan ve Hidayet, ara sırada İbrahim kullanılıyor. Eee, bu durumda kariyerinin en iyi oyununu sergileyen Ömer’in de takımda tutulması bence doğru bir seçim olabilirdi. Tanjeviç’e benden bir öneri, Cenk Akyol’u biraz rotasyona sokarak hem onun güvenini yerine getirmeli hem de biraz havaya girmesini sağlamalı. Sezon içinde Efes Pilsen’de yaşadıklarının ardından NBA’de Atlanta Hawks’ın yaz kampına gitti ancak bu kadar atlet oyuncuların içinde ne yapar bilmiyorum. Ama Cenk’i bu Efes Cup’ta kazanması lazım. Cenk maçın havasına kendini çok kaptıran bir oyuncu, 2 basket atsa kendine güveni yerine geliyor. Bazen bu güven fazla gelip biraz bencilleşiyor ama milli takım için ve Türk basketbolu için önemli bir oyuncu. Son olarak şunları ekleyeyim. Takım kadrosu olarak çok güçlü bir ekibiz. Bana sorsanız kağıt üstünde bir yarı final fazla abartı olmaz sanırsam. Fransa, Sırbistan Karadağ, Litvanya, İtalya, Yunanistan veya İspanya tıpkı bizim gibi iddialı kadroları olan takımlar. İdeal beşim nasıl olurdu diye sorarsanız, 1..Engin Atsür 2..Serkan Erdoğan 3..Hidayet Türkoğlu 4..Mehmet Okur 5..Kaya Peker »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|