Anasayfa 3SAYI Yazarlarımız Oğuz Uzun HANEDAN DÖNÜYOR MU?
|
Yazar Oğuz Uzun
|
|
Çarşamba, 26 Mart 2008 |
Hanedan geri döndü...Fazla mı iddialı oldu? Eğer takımın gelecekte önemli yerlere gelecek yıldızlarının satıldığını, benchte oyuncu kalmadığını, GM Danny Ainge’nin hem kendini hem de günü kurtarmak amacıyla takımın 6-7 senesini riske ettiğini düşündüğünüzü varsayarsak epey iddialı olmuş diyebiliriz.
Ya da şöyle düşünürüz; takım 21 yıldır ilk kez bu kadar iddialı geliyor, 5 sene daha oyuncu toplayıp takas etmekle uğraşmaya dayanamayız, son iyi oyuncu alma şansımızı hayatımızın en kötü kazıklarından birini yiyerek draftta kaybettik, süperstarımız Paul Pierce en verimli olduğu yılların sonlarına gelmeye başladı, vakit hareket vaktidir. Biz de bu vakti iyi değerlendirdik ve kariyerleri boyunca dipteki takımlarını sürüklemekten bıkmış süperstarları kadromuza kattık, ikisi de şampiyon olmak için geldiler, çabuk da uyum sağladılar. Böyle bir üçlü başka takımda yok, ayrıca sezona da iyi başladık. Bileğimizi kolay kolay bükemiyorlar... Hmm, artık görüntü pek de iç karartıcı değil di mi? Peki, biz hangisine inanalım?
Celtics’in bu soruları kendisine soracak noktaya gelmesi ta geçen sezonun başına dayanıyor. ’’Drafta yatmak’’, evet bu söz öbeği, daha sezon başında takımdan umudu kesen organizasyonların lotterydeki şansını arttırmak amacıyla isteyerek diyebileceğimiz boyutlara vararak maç kaybetmeleri olayını güzel açıklıyor. Celtics geçen sezon drafta yattı dersem herkesin bana hak vereceğine inanıyorum. Öyle ki Paul Pierce’ın sakatlandığı bir dönemde 18 maç ard arda kaybederek takım tarihine geçen kötü bir rekora imza attılar. Ancak sezon sonu geldiğinde lotteryde bu kadar çok topla girip seçebilecek en kötü yerden oyuncu seçme hakkını kazanınca Celticsliler ‘’Etme, bulma’’ sisteminin gazabına uğradılar. Özellikle diğer takımlar, Durant ve Oden’ı seçerken onlara iç geçirerek baktıkları zamanlarda.
İşin bu noktaya geldiği anda GM Danny Ainge açısından bir dönüm noktası var. Önünde ki alternatifler yeniden yapılanmaya devam edip bir tane daha potansiyelli genç almak veya bu potansiyelli gençleri toptan veteranlarla değiştirmek. Ainge’nin takımın daha fazla bekleyemeyeceğini anlaması ve yeniden yapılanmayı artık bir kenara bırakıp derin sularda yüzmeye başlaması etraftaki etkenleri düşünürsek gayet mantıklı. Şöyle ki; hem geçen sezondan sonra sallanan koltuğunu kurtarmış oldu, hem iddialı takım olma yolundaki süreci kısalttı hem de artık yüzük kaygısını içinde yavaş yavaş hissederek bana takım kurun diyen Paul Pierce’ı mutlu etti.
Celtics’in off-season hamlelerini bilmeyen yoktur ama ben gene de kısaca bir göz atayım. Draft gecesi yeniden yapılanan Supersonics’in en değerli ganimeti olan ligin en düzgün bilekli oyuncusu Ray Allen takas edildi. Ray Allen’ın takası Celtics’in hem kendi içindeki konularda hem de daha sonra yapacağı takasda köprü görevi gördü. Allen’ın alınması takas olmak isteyen Pierce’a kal mesajı verirken, takım arayışına giren Garnett’in kendilerine yeşil ışık yakmasının da yolu oldu. Nitekim Garnett, Suns ve Lakers gibi takımlara daha yakındı ancak onlar Boston’un yaptığı gibi 5 oyuncu + 2 tane de draft hakkını vermeye cesaret edemedi. Tv den duyduğum ve tam da bu konuya parmak basan bir benzetme var. Celtics bozukluklarını yaptığı iki takasla tümletmiş oldu. Giden oyunculara baktığımızda Al Jefferson dışında All-Star seviyesini her sene zorlayacak bir oyuncu olmaması Celtics’in hamlelerinin gayet mantıklı olduğunu açıklıyor. Zaten takıma bu iki süperstarı katıp Al Jefferson’ın kalmasını düşünmek polyannacılık olurdu. Sonuçta karşı tarafta düşünebiliyor. Yine de şişen potansiyelli genç kadrosundan Tony Allen, Rajon Rondo, Kendrick Perkins ve taraftar seviyor diye takımda tutulduğunu sandığım Scalabrine hala kadroda. Ray Allen’a karşı 3, Garnett’e karşı 5 oyuncu verildi. Rosterı tamamlamak lazım di mi? Hemen free agent poola bir göz atılarak kötü bir sezon geçirmiş olan James Posey, saç-sakal imajıyla sadece faul yaptırmak için alındığını düşündüğüm Scot Pollard, Memphis’de kayıpları oynayan ama patlayabilecek bir oyuncu olan Danthay Jones ve şut atmak hayatındaki en büyük zevk olan Eddie House takıma dahil edildi.Ayrıca ilk beşe BİG 3 ün yanına olabilecek en iyi iki role player monte edildi.Rajon Rondo uzun kolları, şutu kısıtlı olması nedeniyle içeriyi zorlaması(o kadar şutör varken artık), rakip guardı her an tedirgin edebilecek olmasıyla, Perkins de tam bir ağır işlerin adamlığı, ribaunt al, savunma yap, smaç vur taktiğiyle bir nevi Marcus Camby oyunuyla görevlerine cuk oturdular.Bu iki oyuncu başka bir takımda vasatı aşamayacak gibi görünseler de Celtics rotasyonunun çok önemli parçalarılar.Özellikle Rajon Rondo’nun yedeğinin Eddie House olduğu düşünülünce daha da önemli bir parça oluyor.
Dişlilerden, rosterdan bahsettik; sıra BIG 3 te. Bu kadar iyi 3 oyuncu aynı takımda olunca aklımıza gelen klişe soruları hemen cevaplayalıum. Üç yıldız egolarına dur diyecekler mi?Yoksa bu takıma gelmeyi seçerek çoktan demişler miydi? Anlaşacaklar mı, birbirlerini mi yiyecekler? Sezonun giriş kısmı diyebileceğimiz ilk 10 – 15 lik periyotta birbirine bu soruları soranlar şimdi gördüler ki ne Ray Allen ne de Garnett’in top bende olsun da şut atayım havasındalar. Hatta işi o kadar abarttılar ki Kendrick Perkins’i skorer oyuncu sınıfına sokacaklar. ’’Yuh’’ artık demeden önce Lakers’a 21 sayı atabilecek kadar sayı pası aldığını biliyorlardır inşallah. Paul Pierce dışında topu elinde isteyen oyuncu yok. Zaten Allen Iverson’ın ve Camelo Anthony’nin yaşadığı sorunları yaşamaktan çok uzaklar. Onlar bu takıma şampiyonluk için katıldılar, en iyi olmak için, bunun için yapmaları gereken birbirlerine uymaksa bunu yapacaklardır. Ne de olsa tecrübe paçalarından damlıyor.
Bu yazı yazılırken Celtics NBA’deki en iyi galibiyet yüzdesine sahip. Ayrıca rakibi en kötü şut yüzdesinde tutan (0.359), rakibe en az asist yaptıran (14.0) rakip. Yüksek sayı ortalamasına sahip 3 oyuncu varken düz mantıkla takımın çok sayı atabileceğini düşünebiliriz. Ama Celtics oyunun iki yönünde de iyi. Sezona fırtına gibi girdiler. Garnett, Pierce, Allen üçlüsünün tüm üyeleri 20 nin üstünde sayı ortalamasına sahip. Eğer Hido’nun attığı üst üstte iki üçlük olmasa tarihlerindeki en iyi başlangıca doğru gidiyorlardı. Şimdilik sadece Doğudaki rakipleri Orlando’ya yenildiler. Hep bu kadar iyi devam edemeyecek olsalar bile akibeti bu kadar çok merak edilen takımın sezona mükemmel başlaması ağızların kulaklarda gezmesine yetiyor. Unutmamalıyız geçen sezon ligin dibine demirleyen bu takım şu anda şampiyonluk üzerine konuşuyor.
Celtics’i bekleyen kötü senaryolar yıldız kavgaları olabilir ama Celtics’in BIG 3’si ligin mülayim yıldızlarından olduğu için bu ihtimali göz ardı edebiliriz. Benchin kısıtlı olmasını da BIG 3 nin üyelerini aynı anda dinlendirmeyerek aşabiliriz.Düzeltilmesi zor olan sorun ise takımda yıldız potansiyelli genç oyuncularının veda etmesi ve Celtics’in yaklaşık 2010 lu yıllara kadar drafttan yıldız seçmesinin imkansız olması. Yani üç yıldız formülü tutmazsa takımın kabus gibi geçireceği sezonlar olabilir ve herkes bunun farkında. Boston’un internet sitesinde ise sanki bu olanlara cevap gibi bir yazı var. ’’BIG THINK’’ , özetle büyük olmak istiyorsan öncelikle büyük düşünmelisin...
»
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|
|
|
3SAYI Köşe Yazilari
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
3SAYI Köşe Yazilari
|