|
Sevgili Günlük Yine bir turnuvada daha seninle beraberiz en son İspanya Dünya Şampiyonu olduğunda yine bu satırlarda paylaşmıştık o anları, bakalım bu sene hangi takımı zirvede göreceğiz ve yazıya dökeceğiz?
3 Eylül Sevgili Günlük, işte turnuvanın ilk günü özellikle bugün Türkiye’den büyük beklentiler içindeydik ama maalesef kötü bir başlangıç yaptık. Sanki ölü toprağı vardı üzerimizde hiçbir varlık gösteremedik Litvanya’ya karşı ve 17 fark yedik. Aslında turnuvanın başlangıcı ve en güçlü takımlarından biri olduğu için biraz yüreğime su serpmeye çalışıyorum ama ne bileyim bu kadarda çaresiz kalınması soru işaretleri bıraktı aklımda. Amerikan güreşlerinde el çakıp ringe giren oyuncular gibi sanki her dakika oyuncu değiştirdik 5 kişilik bütün varyasyonlar denendi sanırım! Tanjevic ile yıldızım barışmıyor ama bu kadarda olmaz dedirtmeye başladı bakalım hayırlısı! Almanya ve Çekleri yenerek üst tura çıkarız ama bu maçı kazansaydık ilaç olacaktı. Neyse diğer maçları da söylemeden geçmeyeyim, beklendiği gibi İspanya fırtına gibi başladı turnuvaya evinde seyircisine karşı Portekiz’i adeta sahadan sildi 26 sayı fark attı kendini fazlada sıkmadan adeta bir gözdağı verdi. Grubumuzdaki ekiplerden Çekler az kalsın turnuvayı sürprizle başlayacaklardı ancak uzatmalarda Nowitzki buna izin vermedi. Sınırlı rotasyonu olan ve inanılmaz bir efor sarf eden Çekler Almanya’yı çok zorladı zaman zaman maçı da önde götürdü ama Nowitzki ve arkadaşları tecrübesiyle maç sonunu daha doğrusu uzatmasını iyi oynayarak turnuvaya iyi başladı. Genç Sırplar ilk periyottaki fark yüzünden maçı Ruslara verdiler takımın ağabeyi Gurovic yetmedi ve Kirilenko’lu Rusya geniş rotasyonu iyi kullanarak galibiyetle başladı. Letonya gerçekten günün sürprizi oldu, Hırvatlar belki de yeterince konsantre olamamanın cezasını bu maçta çekti, hep başa baş giden mücadelede iki takımda maçı koparacak farkı yakalayamadı, daha iyi şut seçimleriyle bir adım öne çeken Letonya büyük bir avantaj yakaladı ve günü galibiyetle kapadı. İki güçlü ekip Fransa ve Yunanistan günü rahat geçti ve beklenen birer galibiyet aldılar. Günün maçı Slovenya ile İtalya arasında oldu tabir-i caizse Slovenya kaçtı İtalya kovaladı, ilk yarı yakaladıkları farkı maçın sonuna kadar koruma mücadelesi veren Slovenya 1 sayıyla mavileri geçti ancak soğuk terler döktüler, aslında erken bir uyarıda oldu. İşte sevgili günlük ilk gün böyle geçti içimiz buruk ama umudumuzu yitirmedik. 4 Eylül Sevgili Günlük, ağlamak istiyorum ama sinirim üzüntümü bastırıyor. Türk Basketbol Milli Takımı ne zaman bir maçta bu kadar aşağılanmıştır? Ne zaman bir maçta bu kadar aciz kalmıştır? Ben hatırlamıyorum futboldaki San Marino gibi olmaktan korkuyorum bu turnuvada Almanya iyi hoş ama 30 fark yenilecek bir takım asla değil bırakalım 30 sayıyı mücadele etmemek ve saha kenarında bizim kulübenin önünde duran yaşlı başlı adamın yaptıklarını anlamak mümkün değil! Antrenör diye getirilen bir insan bu hareketleriyle oyuna müdahalesiyle masörden farksız duruyor. Kaybetmek için ne yapılır sorusuna sanki cevap niteliğinde bir maç çıkardı Milli Takım, yanlışları saymak istemiyorum çünkü ömrüm vefa etmeyebilir doğruları da sayamam çünkü yok! Allah’ım ne olur bizi bu ızdıraptan kurtar daha fazla rezil olmayalım dünyaya! Neyse gün sadece bizim hezimetimizle bitmedi tabii en ciddi rakibimiz (!) Çeklerde Litvanya’ya mağlup oldu bizim için gerçekten çok sevindirici bir haber! Sanırım hala gruptan çıkma şansımız var ama çıksak mı daha hayırlı yoksa çıkamasak mı karar veremedim! Günün mücadelesi Sırplarla Yunanlar arasında oldu genç Sırplar Rusya’dan sonra Yunanistan’a da yenildi ancak oldukça direnç gösterdi açıkçası burada Yunanistan çok iyi sinyaller vermedi ilk gün biraz daha rahattı ama Sırplara karşı zaman zaman oldukça zorlandılar ve uzatmalarda 1 sayıyla kazanmaları da basketbol meleklerinin onların yanında olması demekti. Ev sahibi takım İspanya hiç istifini bozmadan farklı galibiyetlerle devam ediyor bugünde Letonya’yı 16 farkla yenerek güçlerini denemeye devam ettiler. Sloven ve Hırvatlarda ilk günkü sıkıntılı maçlardan sonra bugün kolay rakipleri yenerek adeta nefes aldılar daha da önemlisi özgüven ve moral kazandılar. Rusya bugün İsrail’e 34 sayı fark attı ama bu sıradan bir galibiyet değil çünkü İsrail öyle hafife alınacak bir takım değil. Özellikle savunma olarak yardımlaşmayı iyi yapan bir ekip bu kadar skor yediyse Rusya’ya ayrıca bir parantez açmak lazım, Blatt bu turnuvada ilk maçta olduğu gibi savunmayı yine ön plana çıkarttı ve rakibi 56 sayıda kaldı. Önceki turnuvalardaki Rusya’dan en önemli farkta daha sert savunma olduğunu gördük. Son olarak ta Fransızlar, İtalyanları yine eli boş yolladı. Dün Slovenlere kaybeden İtalya sanırım o maçın yorgunluğunu ve üzüntüsünü üzerinden atamamış olacak ki Fransızlara da son anlarda direnemedi ve maçı kaybetti. Maça iyi başlayan İtalya (özellikle Bargnani) sonradan Tony Parker show izledi. Eli sıcak olan Parker’da bunu iyi kullandı ve Fransa’ya bir galibiyet hediye etti. 5 Eylül Sevgili Günlük, geldik son güne ama gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum. Millilerimiz ara sıra sıkıntıya girse de Çekleri yendi bu maçın galibiyetine muhtaç olacağımızı ve bu galibiyete sevineceğimizi söyleselerdi gülerdik ama maalesef bu durumlara düştük. Kazandık ama yinede söylemeden geçmek istemiyorum bir coach oyun içinde iyi olan ve eli sıcak olan bir oyuncusunu neden rotasyona sokar anlamak mümkün değil. Gençleri kazanmak adına oynatılan Ersan resmen dağıldı onunda morali bozuldu saha kenarına gelen oyuncunun da. Peki bundan kim kazançlı çıktı? Öyle yada böyle üst gruba çıktık bakalım orada bir tane daha Çek Cum. bulabilecek miyiz? Üst gruplara kalan diğer takımlarda belli oldu ama iki takım var ki onları öncelikle demeden geçemeyeceğim, İsrail ve Portekiz. İsrail’den böyle bir galibiyet bekliyordum zaten ama Portekiz gerçekten büyük bir iş başardı. Turnuvaya yeterince ısınamayan ve yepyeni bir kadro ile İspanya’ya gelen Sırplar bu mağlubiyetle süpürülerek evine döndü inanıyorum ki bu İsrail daha galibiyet alır. Ancak Portekiz tam anlamıyla turnuvanın sürprizlerinden birine imza attı ve Letonya’yı yendi ilk periyottan itibaren kontrolü elinde tuttu ve son periyotta da farkın kapanmasına izin vermedi skoru koruyarak averajla üst gruplara kaldı. Bizim grubumuzda Litvanya farklı götürdüğü maçı son anlarda biraz zora sokarak özellikle Nowitzki’ye rağmen kazandı ve kayıpsız üst gruplara çıktı. Sürekli heyecanlı ve son anlarda belli olan maçlara imza atılan grupta yine böyle bir maçta Slovenler Fransızları son periyottaki oyunuyla 1 sayıyla geçti açıkçası İtalya maçından sonra Slovenler ikinci kez zıpladı bakalım üçüncü olacak mı? Rusya sessiz ve derinden gitmeye devam ediyor, turnuvada oynadığı oyunla S.O.S veren Yunanları affetmeyen Ruslar tam anlamıyla rakiplerine gözdağı verdiler zaten turnuvada en sert savunmayı yapan takım olarak görünen Ruslar, Yunanları da 53 sayıda tutarak kendilerini daha da geliştirdi. Nihayet İtalyanlarda şeytanın bacağını kırdı ve grubun zayıf halkası Polonya’yı yenerek üst gruplara çıktı ben İtalya’yı şimdiden gözüme kestirdim onun yanında bir galibiyet daha alırsak çeyrek final! Günün sürprizini ev sahibi İspanya, Hırvatlara yenilerek yaptı, ilk yarıdaki farkı koruyamayan ve yediği üçlüklere yeterince cevap veremeyen İspanyollar nazar boncuğu niteliğinde bir mağlubiyet aldı. Evet ilk tur gruplarını atlattık ama en büyük hayal kırıklığı oyun olarak Türkiye oldu elindeki malzemeyle bu kadar kötü yönetim sürdüren Tanjevic’e Allah akıl fikir versin inşallah bizi daha da rezil etmez. Turnuva başında bu kadar direnç beklemediğim Rusya özellikle savunmasıyla inanılmaz bir başlangıç yaptı aynı şekilde Litvanya’da oynadığı hızlı basketbolla ve doğru şut seçimleriyle ilk tura damga vurdu. Bir gün ara verdikten sonra turnuva yine devam edecek. 7 Eylül: Sevgili Günlük, 2. Tur grupları üç maçla başladı özellikle ev sahibi İspanya’nın Yunanlılara karşı aldığı 18 farklı galibiyet günün maçı oldu. Denk güçlerin mücadelesi diye beklenirken beklenenden fazlasıyla güç farkı yapan İspanyollar özellikle dış atışlarda sürünen Yunanlıları bozguna uğrattı zaten kötü sinyalleri ilk turda veren Yunan takımı bu uyarıyı fazlasıyla belli etti. Yunan takımından ziyade basını da şu andaki durumdan ve oyundan yeterince hoşnut değil aynı şekilde eleştiri dozu da artmaya başladı. İşte İsrail, yine yapacağını yaptı Hırvatları yenip çeyrek final için büyük bir avantaj sağladı. Yaniv Green Sırplara karşıda oynadığı hatta maçı kazandıran oyununun tesadüf olmadığını bu maçta da kanıtladı. Ruslarda yine savunma harikasıyla kendilerini fazla yormadan Portekizleri geçti. 65 sayıda tuttukları rakibini Kirilenko ve Khryapa ikilisiyle geçen Ruslar emin adımlarla ilerlemeye devam ediyorlar. 8 Eylül Sevgili Günlük, ben artık bu işi bırakacağım bu turnuvayı da bu takımı da veto ediyorum! Nasıl olurda bu kadar dirençle başlayan ve ritmini bulan bir takım saha kenarındaki biri yüzünden bu kadar dağıtılır. Bu şahsa vatan haini diyeceğim ancak bizim vatan evladımız olmadığı için bunuda diyemiyorum! Utançları yaşatan ve yaşatmaya devam eden Bo*tan Tanjevic’e sonsuz sevgilerle! Günün diğer maçlarında Litvanya yine gücünü göstererek İtalya’yı yendi ve çeyrek finale göz kırptı, bize karşı oynadığı oyunla göze batan Kaukenas bu maçta da takımında maçı kazandıran isimlerin başında geldi. Nowitzki ne yapsın! Fransa’ya karşı 28 sayı üretmesine karşı yanına tam anlamıyla destek bulamadığı için Parker ve Pietrus’un önderliğindeki Fransa’ya direnemeyen Almanya gruba pek iyi başlamadı. 9 Eylül Sevgili Günlük, Ev sahibi İspanya sonunda Rusya’ya dur diyen ilk takım oldu. 81 sayı gibi yüksek bir skor üreten İspanyollar, Rusların savunmadaki o ekstra motivasyonunu bozdu. Kirilenko yine elinden geleni yaptı ama takım olarak yeterince direnç olmayınca Calderon ve Gasol ikilisi takımına galibiyeti getirdi. Portekiz inanılmazı başardı ve İsrail’i yenerek grubun dengesini alt üst etti. İsrail’den bu maçı da kazanıp çeyrek final beklerken bu mağlubiyetle işini zora soktu. Maç boyunca etkisiz kalan Green takıma yeterli katkıyı sağlayamadı karşı tarafta da Jordao ve Gomes ikilisi takımın yarısından fazlasını sırtlayınca galibiyet kolay geldi. Son saniye Spanoulis’in üçlüğüyle maçı kazanan Yunanistan derin bir oh çekti. Ama takıma eleştiriler tam anlamıyla kesilmedi gerçektende turnuva boyunca beklenenden uzak bir performans sergileyen Yunanistan son Dünya Şampiyonasının finalisti gibi oynamıyor özellikle maç içinde yakaladığı ivmeyi genele yayamaması en ciddi sorun gibi duruyor. 10 Eylül Sevgili Günlük, gerçekten çok yaklaşmıştık ama gene olmadı gene olmadı uzatmalarda kaybetmek daha da bir koyuyor. Hidayet skor olarak gerçekten harika bir iş çıkardı ama kazanmamız için bu bile yeterli olmuyor. Bir maçta 13 tane faul atışı kaçırmak lise takımının bile yapacağı bir iş değil. Bu turnuvaya o kadar konsantre olamamışız ki her yönden patlak veriyor maalesef. Litvanyalılar yine bıraktığımız gibi makine işlerliğindeki oyununa devam ediyor bu kez de Fransa’yı 15 farkla yenerek güç gösterisine devam etti. Ancak günün şovunu Almanları 30 farkla yenen Slovenler yaptı. Bizi 30 farkla yenen Almanlar için alma mazlumun ahını diye başlayan deyim sanırım cuk oturdu. 1. Periyotta yakaladığı farkı koruyarak ve arttırarak giden Slovenler kendileri adına turnuvanın en rahat maçını kazandı. 11 Eylül Sevgili Günlük, favoriler için en rahat ve sürprizsiz geçen günü yaşadık. Rusya, Yunanistan ve İspanya rakipleri karşısında oldukça rahat galibiyetler aldı. Rusya yine ilk maçlardaki savunma sertliğine yaklaşmaya başladı ve rakibini 70 sayıda tuttu buna karşılık attığı 83 sayı doğal olarak rahat bir galibiyet getirdi. Yine Kirilenko takımını taşıyan winner isim oldu. Yunanlılar kendilerine göre zayıf olan rakibi Portekiz karşısında gövde gösterisi yaptı. İspanyollarda İsraili yenerek çeyrek finale merhaba dedi ve rakibini beklemeye başladı. 12 Eylül Sevgili Günlük, sonunda bu acı son buldu. Rutin bir skor olan mağlubiyetle yine fark yiyerek turnuvaya veda ettik. Fransızlar 21 fark atarak maç içinde ritmi istedikleri zaman artırıp istedikleri zaman düşürerek adeta bir antreman maçı havasında oynayarak bu maçı kazandılar. Maç öncesi Tanjevic yaptığı açıklamada, “ İddianız yoksa gururunuz için oynayın” dedi ancak bu açıklamayı yapacak gurur kendisinde ne kadar kaldı bu da ona sorulması gereken bir soru. Diğer maçlarda yine galibiyetlerine alıştığımız Litvanya Slovenleri sahadan sildi ve 19 sayı fark atarak çeyrek finale kaldı. Aynı şekilde Almanlarda İtalyanları yenip onları evine yolladı ve kendileri çeyrek final bileti aldı. Bir insanın bir milleti bu kadar üzmeye hiç hakkı yok. Kişisel menfaatler ve çıkarlar nedeniyle bir Milli Takımın bu kadar basiretsiz biri tarafından yönetilmesine yol açan insanlarda aynı oranda sorumludurlar bu utanç tablosundan. Aydın Örs gibi ülkesine değer katan birisini başarısızlık bahanesiyle yollayan insanlar milli değerleri alaşağı eden birine göz yumuyorlarsa o kişilerinde vatan sevgisinden o derece şüphe duymaya başlarım. Aydın Örs sonrası aldığınız kararların ve yanlış yönetimin üzerine sadece tek bir doğru şey yapın ve Tanjevic’i kovun. 13 Eylül Sevgili Günlük, Türkiyesiz çeyrek final başladı. İzlerken kahrolduğum turnuvanın artık en rahat ve stressiz izleyeceğim kısmına yine Rusya damgasını vurdu. Maça Fransa her ne kadar iyi başlasa da Rusya oyun içinde dengeyi kaybetmedi sürekli başa baş sürdükleri oyunu son periyotta J.R.Holden’ın sayılarıyla ve Fransa’nın yaptığı basit hatalarla kazanan Rusya yarı finale çıkan ilk takım oldu. Ev sahibi ülke İspanya günün ikinci maçında Almanları adeta sahadan silerek 28 sayı farkla sahadan galip ayrıldı. Nowitzki’yi iyi tutan ve skordan ziyade yeterinde şut imkanı bile vermeyen İspanya Almanların oyundan düşmesini sağladı zaten kontrolü ele alan İspanyollarda rahat bir galibiyetle adını yarı finale yazdırdı. 14 Eylül Sevgili Günlük, bir geriye dönüş ancak bu kadar muazzam olur. 16 sayı fark yerken hemen hemen son 5-6 içinde oynadığı oyunla aslında oyun değil inatla yarı final biletini aldı Yunanistan. Slovenler aldık kopardık turladık derken oyunun sonunu mükemmel bir dirençler getiren Yunanistan maça ortak oldu özellikle son anlarda sorumluluk alan Papaloukas’ın liderliğiyle de maçı kazandı. Turnuvanın en güzel oyunlarından birini oynayan Litvanya baştan beri hak ettiği yarı final biletini zor bir maçtan sonra Hırvatları son periyottaki oyunuyla saf dışı bıraktı. 15 Eylül Sevgili Günlük, klasman maçlarına yavaş yavaş adım atarken ilk 8 içinde yer edinme çabaları başladı. Final 4 belli oldu ama günün en önemli anı muhakkak finalistleri belirleyecek maçlardı. Turnuva başından beri oynadıkları göze hoş gelen basketbolla anılan Litvanya, savunmasıyla takdir toplayan Ruslara yenildi ve finale kalamadı. Baştan sona kadar üstün oynayan Ruslara karşı tam anlamıyla bir geri dönüş yapamayınca Litvanya turnuva boyunca oynadığı güzel oyununu finalle taçlandıramadı. İlk oynadıkları maçta fark yiyen Yunanlılar bu kez daha dirençli göründü ancak İspanyolların süper üçlüsü Calderon-Navarro ve Gasol’a engel olamadılar. Spanoulis’in 24 sayısı da yeterli olmayınca İspanyollar kendi ülkelerinde final gururunu yaşadılar. Yine ilk maçlarında Slovenlere karşı hezimet yaşayan Almanlar bu kez derslerini iyi çalışmış olacaklar ki Nowitzki’yi yine çok etkin kullanarak maçı kazanıp 5.lik 6.lık maçına çıkmaya hak kazandılar. Turnuvanın sayı krallığındaki lider isim olan Nowitzki 28 sayı bularak ve de maçın sonlarında kritik anlarda yine devreye girerek maçı takımına kazandıran isim oldu. Almanya’nın rakibi ise Fransızları rahat bir oyunla yenen Hırvatlar oldu. Rusya yenilgisi sonrası havlu atmış görüntüsü veren Fransızlar fazla direnç gösteremedi ve yenilgiyi kabullenir bir görüntü çizdi kötünün iyisi denilecek kadar oynayan Parker yeterli olmadı. 16 Eylül Sevgili Günlük, işte geldik son güne ve sürprizle biten bir turnuvaya. İspanya evindeki bu turnuvada yüzdü yüzdü kuyruğuna geldi ama sonunu getiremedi. Maçı izleyenler özellikle son periyotta oyunun İspanya lehine bir türlü kopmaması nedeniyle acaba dedi ve o acaba büyük bir sürprizin habercisi oldu. Sayısız şansı değerlendiremeyen İspanya son anlardaki Kirilenko’nun ve Rusya’nın gıdım gıdım attığı sayılar yüzünden elleriyle getirdiği kupayı Ruslara armağan etti. Yine gösterdi ki savunma ile aşılamayacak hiçbir rakip yoktur. Ruslar ilk günden beri yaptıkları savunmayla oldukça göze batmıştı ve finalde de belliydi ki kazanmanın anahtarı bu savunma olacaktı. Efes Pilsen’in yeni coachu David Blatt Türkiye’ye gelmeden öncede artık apoletlerini takıp gelecek bu da onun adına Türklerin gözünde önemli bir prestij oldu. Turnuva 3.sü Yunanları yenen Litvanya oldu ve onlarda olimpiyat anahtarını aldı. Güzel basketbolla bir nevi teselli ödülü olan bu 3.lük bir gün önce asık yüzleri bir nebzede olsa güldürdü. Hırvatları yenen Almanlar 5.liği alırken Nowitzki yine sahanın yıldızıydı 31 sayı 12 ribauntluk oyun takımına galibiyeti ve klasmanda bir üst sırayı getirdi. Ununu eleyen ve eleğini 2 gün önce sermiş havasındaki Fransa bugünde son periyota kadar direndi ama sonra Lakovic’in üçlükleriyle oyundan düştü ve Parker’ın çabasına (31 sayı) rağmen maçtan mağlup ayrıldı. Bizim için kara bir turnuva oldu bir musibet değil birden çok musibet oldu artık yeter diyoruz inşallah daha fazla nasihate gerek bırakmadan federasyon gerekeni yapar. Turnuvanın MVP si layık olduğu ödülü kazanan Rus Forvet Kirilenko oldu. Aynı zamanda turnuva beşi şu şekilde; Calderon, Siskauskas, Kirilenko, Nowitzki, Gasol olarak belirlendi. Oldukça adilane bir seçim oldu ancak Parker ve Jasikevicius ikilisi özelliklede Jasikevicius Siskauskas yerine olabilirdi bu da şahsi fikrimdir. Evet Sevgili Günlük acısı bol olan bir turnuvayı daha geride bıraktık her gün bıkmadan usanmadan paylaştın bu turnuvayı benimle inşallah 2010 kendi evimizde bazı insanlar! Yüzünden yine hezimete dönüşmez. Önder Akcollu »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|