Anasayfa 3SAYI Yazarlarımız Önder Akcollu Euroleague 2007-2008
|
Yazar Önder Akcollu
|
|
Perşembe, 13 Mart 2008 |
|
DEVOTION Camillos’un Euroleague ile tekrardan hayat bulan ve aynı zamanda buraya hayat veren efsane şarkısı Devotion bir kez daha kulaklarımızda fazlasıyla çınlamaya başladı. Aslında şarkının ismi zaten Euroleague ruhunu yansıtıyor adanmak ve bağlanmak anlamına gelen bu kelime ile yeni bir sezonu daha açıyoruz. Yine FINAL 4 için Allah’ım ne olur bu sene şans biraz bize gülsün bir takımda biz yollayalım diye dualara başladık.
Euroleague başlarken bizde grup ve takım analizleriyle sezona genel bir bakış yapalım.
A GRUBU Monthepaschi Siena, CSKA Moscow, Olympiacos, TAU Ceramica, Virtus Bologna, Zalgiris, Prokom, Union Olimpija B GRUBU Efes Pilsen, Cibona, Maccabi, Unicaja, Aris, Lietuvos, Le Mans, Armani Jeans Milano C GRUBU Fenerbahçe Ülker, Panathinaikos, Barcelona, Real Madrid, Partizan, Chorale Roanne, Roma, Brose Baskets
A GRUBU
Grubun genel yapısına bakınca CSKA, Olympiacos ve TAU gibi üç tane üst düzey takımı görüyoruz akabinde iki İtalyan Virtus ve Siena ile Zalgiris, Union, Prokom ilk 6 mücadelesi verecekler. Siena’yı da biraz ayrı tutarsak Virtus, Zalgiris, Union ve Prokom’un aralarında yapacakları rekabet izlemeye değer olacaktır.
CSKA MOSCOW
Geçen sezonun finalisti olan Rus takımı her yıl olduğu gibi yine oldukça iddialı bir takım kurdu. Papaloukas, Smodis, Andersen, Pashutin, Holden, Langton ve Savrasenko gibi takımın iskelet olan isimlerin yanına en büyük rakiplerinden aldıkları Siskauskas ve Benetton’un geçen sezon iki yıldızı olan Zizis ile Goree artık CSKA forması ile şampiyonluk mücadelesi verecekler. İşte bu 10 kişilik ana rotasyonlu takım yine her bölgede oldukça güçlü Ettore Messina ile daha hızlı oynayıp özellikle içeriyi yani uzunları etkin kullanabilen CSKA’da Zizis ve Siskasukas takviyesiyle geçen yıl bazı maçlar dış alanda yaşadıkları sıkıntıları minimize etmek istiyorlar. Goore CSKA için uzun vadede bakıldığında oldukça yararlı bir isim olacağına da şüphe yok her maç 15-20 bandında skor üretmesi beklenmese de pozisyon olarak eşleşmede sıkıntı yaşanacak rakiplere karşı Goore oldukça etkili olacaktır. Zaten bu kadar derin ve kaliteli kadroda bu şekilde fark yaratırsa kalıcı olur. Sözün özü CSKA yine şampiyonluk için en büyük adaylardan biri bir çok yıldız isimden ziyade oturmuş kadrosu ve sistemi bunlara da yapılan doğru takviyeler bu cümleyi kurdurtuyor.
OLYMPIACOS
Geçen sezon Pinhas Gershon ile oldukça iddialı olan ancak beklentilerin altında kalan Yunan ekibi bu sezon aynı kaderi yaşamak istemiyor. Takım dinamitlerinde fazla oynama yapmadan geçen sezonki eksikleri kapatmaya çalışan Olympiacos için bu sezon tam anlamıyla dönüm yılı olacaktır. Alınacak başarısız bir sonuç Gershon’un gönderilmesine (yada istifasına) takımın belki de baştan aşağı değişmesine neden olabilir o yüzden ince eleyip sık dokunan aynı zamanda hocam arkandayız tam desteğiz imajı vererek bu sezona başlanıldı. Macijauskas’ı bu sene daha fazla kullanarak ve onun etrafında Woods, Greer, Marc Jackson’lı bir kadro kurarak şampiyonluk şarkıları söylemeye hazırlanıyorlar. Şimdi bir çok yıldız bir takım demek olmuyor. Bireysel bazda çok iyi 5 isim bir araya gelmiş olabilir ama bu isimlerin hala birbirine ne kadar uyumlu olacakları konusunda şüphelerim var. Özellikle zorlu ve büyük kabul edilen maçlarda benchten gelecek katkı belirleyici olacaktır. Rotasyon olarak taş çatlasın 8 sağlam girdimi fayda gösterecek isim çıkar. Bu neye nasıl baktığımızla da ilgili, derin olmayan ama birbirine alışkın kondisyonu yüksek bir rotasyonda takımın işini görür. İşte Olypiacos hangi sistemi seçeceğine iyi karar verecek ve bunu uygulayacak. Hücumu seven bir coach olan Gershon dış alanda şuta dayalı bir oyunla mı yoksa Jackson ve Bourousis’in ön plana çıktığı yanlarına da günün olan dış skorerin katkı sağladığı bir oyunla mı hedefine ulaşacak. Gershon bu takımda bu sene yapacaklarıyla hem kendisine hem de ekibinde belirleyici olacaktır. Takım gerçekten oturursa iyi işler çıkarır ancak dişlilerden bir parça aksarsa çöküş yaşanabilir.
TAU CERAMICA
Geçen yılın FINAL 4 oynayan Bask ekibi bu yıl takımında önemli sayılacak bir revizyona gitti. Neven Spahija’yı takım başına getirdi ve Jasaitis, Lucho Fernandez, Pete Mickael, Linton Johnson, Will McDonald takviyeleriyle Scola, Kaya, Serkan gibi bu sezon takımda olmayan isimlerin boşluğunu doldurmaya çalıştı. Özellikle kemikleşen isim Scola’nın yokluğunu hissedecekleri kesin Spiletter, Teletovic ve MCDonald ne denli bu boşluğu kapatacak büyük bir soru işareti. Aslında Spahija kısaları da oyunda etkili kullanırsa sorun bertaraf edilebilir. Çok paslı ve doğru şutörü bulup oynanacak bir oyuna yabancı değiller. Özellikle evlat gibi gördüğü Jasaitis ve en zor zamanlarında yanında olacak olan Rakocevic, Spiletter ve Planinic Spahija’nın kare ası olacaktır. TAU bu sezon FINAL 4 yapamayabilir ancak FINAL 4 yapacak takımları belirleyici takım olma gibi ligi etkileyecek bir misyon üstlenebilir. Takım bu yıl oturacak ve seneye gerekli takviyelerle yada sezonun ilerleyen zamanlarında bu isimlerle belli yere geleceklerdir.
MONTEPASCHI SIENA
Grupta TAU’nun geçiş sürecini iyi kullanıp ilk 3 için aday olan Siena bu sezona daha da ayakları yere basarak başlayacak. LAVRINOVIC ve MCINTYRE takviyeleriyle grupta iyi işler yapacakları kesin gibi duruyor üst gruplara kaldıklarında da FINAL 4 için belirleyici maçlardaki performansları belirleyici olacaktır. Kaukenas, Thornton ve Ress ile iyi kabul edilecek bir kadroya sahipler. Simone Pianigiani asistan coach’luktan takımın başına geçtiği geçen sezon onun için bir deneme yılı sayıldı. Bu sezon onun için tam anlamıyla vitrin sezonu denebilir. Aslında elindeki imkanlar ve takım başarı için yeterli ve de başarının nerden bakıldığına dikkat edilmeli. FINAL 4 uçuk bir hedef olacaktır ancak üst gruplarda alınacak her başarılı sonuç Pianigiani içinde başarı olacaktır.
VIRTUS VIDIVICI BOLOGNA
Zamanının efsane takımı Virtus Bologna uzun bir aradan sonra yeniden Euroleague parkelerinde, her ne kadar o zamanki kadar iddialı ve güçlü olmasa da yinede adıyla renk katacağı kesin. Yapı olarak oldukça gençlerle mücadele eden İtalyan ekibi ilk 6 için mücadele verecek. Özellikle kendi dengindeki ekiplerle yapacağı maçlar grup içinde onlar için belirleyici olacaktır. Roberto Chiacig ilerlemiş yaşı ve tecrübesiyle takıma ağabeylik yapacak onun etrafında şekillenen takımda ABD’li oyuncuların performansı etkili olacaktır. Conroy ve Anderson takip edilmesi gereken isimler.
ZALGIRIS KAUNAS
Eski zamanların efsane takımlarından biride Zalgiris. Hala Litvanya ekolünü olabildiğince devam ettiren ancak yetiştirdiği yıldızları elinde tutamayan ve sürecin başına geri dönen bir takım görüntüsünden bir türlü çıkamadı. Yetenekli gençlerle tecrübeli yıldızları harmanlama özelliği her sezon olduğu gibi bu sezonda devam ediyor. Jurak, Beard, Brown, Collins takımda öne çıkan isimler ayrıca Popovic , Zukauskas ve Salenga’nın performanslarıda takım için oldukça önemli olacaktır. Kaunas kültüründe yetişmiş olan coach Grigas takımını ilk 6’ya taşıyıp üst gruplarda olabildiğince mücadele etmeyi amaçlıyor. Klasik Litvanya sistemini uygulayıp, uzun kısa şut yağmuruna tutan, hızlı basketbol oynayan ve rotasyonu geniş bir takım olacaklarmı bakalım bunu zaman gösterecek ve muhtemelen ilk 6 olacaktır en azından Virtus’tan biraz daha avantajlı olarak görüyorum.
PROKOM TREFL SOPOT
Emektar Kijewski’nin takımı Prokom bu sezon yine gruptan çıkma mücadelesi yapacak. Best, Wagner, Harissis, Wolkowysky, Gurovic, Spiegel ile yeni bir çehre kazandı. Bu kadar büyük denilecek değişim hem avantaj hem de dezavantaj, kadro derinliği artan ve kaliteli isimlerle artan takım bunu iyi kullanırsa büyük avantaj ancak takımın oturması, bu kadar tecrübeli ve doymuş isimlerin motive olması ve rotasyonun derinliğiyle oynama sürelerindeki ince çizginin ayarının kaçması en büyük riskler. Aynı Zalgiris, Virtus ve Union gibi aralarında oynayacakları maçlar ve kendi sahasındaki maçlar belirleyici olacaktır.
UNION OLIMPIJA
Grubundaki en zayıf halkalardan biri olarak görünen Olimpija eldeki imkanlarla ilk 6 için mücadele edecek. Artık takımla özdeşleşen Marko Milic etrafında kurulan Taylor, Dragic, Booker, Hukic, Bailey ve Ozbolt gibi isimlerle başarı için ne kadar yeterli olacak bunu zaman gösterecek. Kağıt üstünde baktığımızda hücumda çok yaratıcı isim olmadığı için nispeten sıkıntı yaşayacakları aşikar akabinde aynı sorun savunmada da karşılarına çıkarsa hem kısa vadede hem uzun vadede işleri hiç kolay olmayacak gibi duruyor. Prokom ve Zalgiris’e karşı hiçte kolay olmayan işlerini eğer sahasındaki maçları da kaybederlerse daha da zor duruma düşerler.
B GRUBU
Efes Pilsen’in de bulunduğu grup olan B grubunda ortaya çıkan ortak tablo hemen hemen her takımın eski günlerini arayacak gibi durması daha doğrusu eski güçlerinde olmamaları. Maccabi, Efes ve Malaga yinede grupta öne çıkan ekipler eğer avantajlarını iyi kullanırlarsa 1. sıra için aday olmak zor olmayacaktır.
EFES PILSEN
Aydın Örs ve ekolü (daha doğrusu Aydan Siyavuş) artık yok. Evet Oktay Mahmuti sonrası Efes Pilsen’in ilk coachu son Avrupa Şampiyonu takımın coachu David Blatt oldu. Kimi kesim bu değişimin Efes Pilsen’in ileriye atılan bir adım olduğunu kimisi de Efes ekolünün artık yok olduğunu savundu özellikle 2 tane Fenerbahçe Ülker mağlubiyetinin ardından bu görüşler daha da yoğunlaştı ısınma veya deneme süresi artık ne derseniz deyin bu yorumlar Blatt’in varlığının üzerine çıkmadı. Ancak klüpte beklentileri daha da büyüttü ve lig şampiyonluğunun yanında Avrupa’da da başarı bekliyor. Peki bu başarı için bu ekip ve kadro yeterlimi? Açıkçası son dakika transferi Penn’i de sayarsak Efes’in süre gelen yabancılarda kalitesizleşme süreci devam ediyor. 4 tane oyuncu alıp 1 tanesinin iyi çıkmasını takıma katkı yapmasını beklemek yine bir sezon kaybına yol açar. Daha önceki takımlarındaki başarılarını ve de bireysel kariyerlerini bir kenara bırakırsak takıma yapacakları katkı ne olacak? Rusya benzeri bir sistem mi yoksa eski Efes sistemi mi yoksa yepyeni bir sistemle mi başarı gelir? Blatt önce bunu iyi ölçüp biçmeli çünkü elinde Rusya benzeri bir kadro kesinlikle yok ve o sistemle başarı kazanması hayli zor olacaktır. Eski Efes sisteminden şu ana kadarki oynanan maçlara bakarsak eser yok ve yeni uygulanan sistemde takımın gücünü tam anlamıyla ortaya çıkarmıyor. Çok iyi oyuncuların bir araya gelmesi çok iyi bir takım olunacağı anlamına gelmiyor. Bu takımın lideri kim ilk 5 ismi kim 1. skor opsiyonu kim hepsi bence şu anda muallakta zaman ve umuyorum ki en acilinden bu paradokslar artık belirginleşmeli. Takımın FINAL 4 mücadelesi mi yoksa gruptan çıkan sıradan bir takım mı olacağı kararını Blatt’in vereceği kararlar belirleyecektir.
MACCABI ELITE
Oded Kattash geri döndü. Maccabi’de ki parıltılı oyunculuk dönemlerinden sonra Hapoel’de başlayan ve tıpkı oyunculuğundaki gibi yıldızlaşan kariyerini yuvasına coach olarak dönerek devam ettiriyor. Kurtlar sofrasına oyunculuğundan alışkın olan Kattash coachluk için bakalım hangi yolu takip edecek bu yol onu takımda geçici bir adam mı yoksa kalıcı bir efsane olarak mı devam edeceğini belirleyecek. Vujcic ve arkadaşları artık işlerinin eskisi kadar kolay olmadığının farkında özellikle diğer ekiplerin oturmuş kadroları ve yerinde takviyeleri A.Parker sonrası Maccabi’yi bu senede zora sokabilir. Eliyahu, Burstein gibi genç yetenekleri takıma olabildiğince monte etmesine rağmen takımda skor yükünü hatta takımın yükünü üstlenecek ekstra bir yıldızın olmaması en büyük sorun gibi duruyor bunun dışında Vujcic’e yardımcı olabilecek bir uzun eksiği de Maccabi’yi sıkıntıya sokabilir. Mükemmel değil ancak iyi denilecek bu kadro FINAL 4 hedefliyor. Görünüyor ki işleri çok kolay olmayacak en büyük şansları ise gruplarında kendilerinden üstün takımın pek fazla olmaması.
CIBONA
Hırvat temsilcisi de tıpkı Maccabi gibi ülkesi için önemli isimlerden birisini takımın başına getirdi. Josip Vrankovic oyunculuğundaki başarıları coach olarak ta devam ettirmek istiyor. Buna paralel olarak elindeki kadro ne derece yeterli olacak ve kulüp için başarı kıstası ne olacak buna da bakmak gerekiyor. Ayuso’nun önderliğinde ilk 6 mücadelesi yapacak olan Cibona rotasyondaki darlık ve tam anlamıyla uzun yetersizliği nedeniyle ileri vadede sıkıntı yaşayacak gibi duruyor. Sahasında yine alacakları galibiyetler gruptaki yerleri için belirleyici olacaktır yine diğer takımlar gibi en büyük avantajları rakiplerinin tam yeterli düzeyde olmaması olacak. Aslında grupta hemen hemen her takım aynı avantajlara ve dezavantajlara sahip bu sıralamada etkili olacak bu durumu kimin en iyi değerlendireceği olacak. Eğer dış sahada 1-2 ekstra maç kazanırsa Cibona üst gruplar için avantajlı bir yer bile elde edebilir.
UNICAJA MALAGA
Grubun eğer uzun vadede avantajını kullanırsa en şanslı ekiplerinden biri Malaga olabilir. Özellikle Haislip, N’Dong ve Santiago gibi oldukça sağlam ve dominant üç uzuna sahip takım bu avantajını diğer takımlara karşı iyi kullanırsa tutulması oldukça zor olacaktır. Bu grupta 1. çıkacak takımın büyük avantaj sağlayacağı muhakkak bir gerçek Malaga buna yakın takımlardan biri Brown sonrası yaşanan şutör sıkıntısı ve bu sezonda sadece Kus ve Cabezas’ın varlığı ne kadar yeterli olacak işte en büyük soru işareti bu olarak görünüyor. Jimenez’in ve Welsch’in yapacağı katkılar Malaga’yı grupta hatta sezonda ne şekilde belirleyecektir. 8-9 kişilik tam anlamıyla kullanabileceği rotasyondan etkin faydalanırsa gruptaki en iyi takımlardan biri olduğu şüphe götürmez bir gerçek.
LIETUVOS RYTAS
Bu zamana kadar genellikle Zalgiris’in gölgesinde kalan ancak son yıllardaki çıkışıyla adından söz ettiren Lietuvos yine Euroleague’te çırpınma sezonumu yoksa üzerine bir şeyler katma yılını mı yaşayacak? Yetenekli ve genç oyuncularla oynama stratejisini devam ettiren ekip bu sezon bunun yanı sıra rotasyon anlamında da kadro darlığından muzdarip olabilir. Tecrübe açısından en tecrübeli görünen Litvanyalılar Lukauskis ve Petravicius takımın önemli isimleri özellikle bu kadar dar rotasyonda ABD’li oyuncularının performansı da Lietuvos için önemli bir durum olacak. Price ve Mitchell yeterli performansı gösterirse grupta ilk 6 sevincini yaşayabilir.
ARIS
Grupta gizli favori imajında olan Aris geçen sezondan bir adım öte ilk 6 mücadelesi değil artık ilk 3 için aday bir takım oldu. Massey, Castle, Kalaitzis gibi üç kemik oyuncunun yanına Terry, Wright, Mottola takviyeleriyle önemli bir kadro kurdu. Mottola ve Massey’in uyumu pota altında belirleyici olacak bunun akabinde rotasyonun darlığı diğer sıkıntı oluşturabilecek bir durum ancak gerçekten takım gibi takım olmaları ve sahasındaki taraftar avantajı diğer rakiplerine nazaran önemli bir avantaj. İlk 6 için sıkıntı yaşayacaklarını düşünmüyorum hedef maçları kazanırlarsa ilk 3 neden olmasın …
LE MANS
Ekol değil belki ama bir düzen alışkanlık desek sanırım yanılmamış olurum tipik Fransız kadrosu ve oyun yapısına uygun bir takım olan Le Mans oldukça atlet ancak bir o kadarda kısa kadrosuyla gruptan sürpriz yapması beklenen takımlardan biri. Her an ne yapacağı belli olmayan Le Mans’a özellikle Efes Pilsen çok ama çok dikkat etmeli bu tarz takımların ters geldikleri zaman içindeki tecrübelerle mütevellit. Hızlı oyuna karşı geriye koşamayan ve özellikle ribauntlarda sıkıntı yaşayan her takım Le Mans’ın ağına düşebilir. Dediğim gibi sağı solu belli olmayan çok ileri gitmese bile ileri gitme ihtimali olan takımları da etkileyecek bir ekip.
ARMANI JEANS MILANO
Armani sponsorluğuyla Milano’ya basketbol aşkını bu sezonda yaşatacak olan takım sınırlı rotasyonu ve kapasitesi sınırlı isimlerle ilk 6 dışında kalması en muhtemel takım gibi duruyor. Bulleri en çok göze çarpan isim olmasına rağmen Vukcevic ve Sesay gibi isimlerin desteğiyle bir şeyler yapabilir. Hem size olarak yetersiz hem de lig için sınırlı olan uzunları Milano ekibinin bir diğer sıkıntı yaşayacağı nokta olacaktır. Kendileri için en iyi ihtimal sahasındaki kendine rakip takımları yenmek ve şansı yaver giderse ilk 6 ya kalmak olacaktır.
C GRUBU
Fenerbahçe Ülker’in grubu olan C Grubu ilk bakışta Fenerbahçe Ülker için çıkabileceği bir görüntü taşıyor. Ancak bu hedefleri olan bir takım için ne kadar yeterli olacak tartışılır. PAO ve Real Madrid’in en iyi görünen iki takım olduğunu düşünürsek ilk 4 Fenerbahçe Ülker için yeterli olacaktır 5-6 baremi ise üst turlar için sıkıntı yaratır.
FENERBAHÇE ÜLKER
Fenerbahçe Ülker’i bir marka olmaya adım adım yaklaştıran Aydın Örs’ü gönderip Bo(g)tan Tanjevic’i takımın başına getiren yönetim bu sene hedef büyüttü! Tanjevic kendi kafasındaki kadroyu kurup yine fazlasıyla genç daha doğrusu potansiyelli olmalarına rağmen tecrübesiz isimlerle mücadele etmeye karar verdi. Yabancı seçimlerinde bile 20 yaşındaki 2 ismi kadrosuna dahil etmesi bunun bir göstergesi. Bu cesur ama bir o kadarda riskli karar bakalım Tanjevic’i kahraman mı yoksa suçlu mu ilan ettirecek. Kapasiteli ve yetenekli isimlerle dolu bir takım ama “takım gibi takım” olacaklar mı işte burası soru işareti. 3.-4. bandı başarıdır 5.-6.’lık olmazsa olmazdır ancak 7.-8. takım olmak kabul edilemezdir. Bugünden bir sıra tayin etmek kahinlik olacaktır, Tanjevic bakalım Milli Takım’a verdiği ulusal utancı Fenerbahçe Ülker’de de yaşatacak mı? Yoksa kendini affettirecek bir şeyler yapacak mı?
PANATHINAIKOS
Zelimir Obradovic’in yönettiği 12-13 tane üst düzey oyuncu her biri pozisyonunda en iyi isimler. Aslında yazılmak istense en uzun yazıda bu takıma yazılır en kısa yazıda bu takıma yazılır. Normal olamayacak kadar iyiler bu lig standartlarına göre eğer mucizeler olmazsa yine FINAL 4 ve yine Şampiyon olacaklar …
REAL MADRID
Grupta iddialı olan ekiplerden biride Real Madrid, Kerem Tunçeri’nin takımı olarak hafızalarımıza kazınan takım son 2-3 yılda gelişme sürecine girdi ve Papadopoulos, Smith ve Kerem ile şu ana kadarki üst dönemini yaşıyor. Yetenekli ve takım oyununu doğru oynayan bir ekip görünümünde olan Real Madrid için tek sıkıntı yaratabilecek olan nokta kadrosundaki benchteki isimlerden tam verim alamaması durumudur. Çok büyük beklentilerle alıp hem Avrupa Şampiyonasında hem de ligde şu ana kadar beklentileri karşılayamayan Pelekanos, kalitesi tartışılmayan ama eski günlerini arayan Raul Lopez vb. rotasyon isimleri ne kadar çok katkı yaparsa Real o kadar zirveye yaklaşır.
AXA FC BARCELONA
En az 7-8 tane isim yapmış oyuncu ancak toplansa 1 tane takımı zor çıkarak bir görüntü!!! Coach Ivanovic’te Tau’da ki o güzel yıllara bakıp bakıp iç çekiyordur eminim ancak ne var ki bu tablo ile bir süre daha eski günleri yad etmeye devam edecek gibi görünüyor. Bu takımın skor opsiyonları belirlenmeli, savunma daha sertleşmeli şut seçimlerinde doğru tercihler yapılmalı. Her ne kadar iç karartıcı yazdıysam da bunun nedeni Barcelona’nın bu kadar yıldız ismin daha iyilerini hak ettiği inancımdır. Final 4 olmayabilir ancak bu seneden bir sonraki yılın temelleri atılırsa bile en büyük kazançtır.
PARTIZAN
Ligin dibine demir atıp 1-2 maç kazanırsa sevinen daha doğrusu buhran dönemini atlatan Partizan artık diğer takımlara tehdit oluşturmaya başlıyor. Danilovic Başkan ile geleceğin kadrosunu kuran Partizan Pekovic, Tripkovic gibi isimler yetiştirerek onları vitrine çıkararak misyonundan da bir şey kaybetmedi. Bu sezon ayakları yere daha sağlam basan Partizan ilk 6 için oldukça iddialı görünüyor. Roma, Fenerbahçe Ülker ve de Barcelona ile aralarındaki maçların sonuçları gruptaki yerlerinde belirleyici olacaktır.
LOTTOMATICA ROMA
Fucka, Lorbek, Lorbek, Allen, Hawkins, Tonolli, Ukic, Stefansson ve Gabini gibi elde iyi sayılacak bir kadro mevcut. Aslında Roma’nın bu sezon Euroleague’te İtalyanların yüz akı olmasını bekliyorum. Jasmin Repesa bu lige de İtalyan takımlarına da oldukça alışkın başarı yine onun ellerinden ve beyninden geçecektir. Özellikle Bodiroga gibi bir ismin takıma desteği ve oyunculara saha dışı yapacağı ağabeylik psikolojik bir avantaj. İlk 4 için önemli adaylardan olan Roma grupta kesinlikle belirleyici olacaktır.
CHORALE ROANNE
Daha önce yazdığım Le Mans için ne dediysem hemen hemen aynısını buraya taşıyorum. Klasik bir Fransız ekibi atletik, hızlı oyun, sert savunma karakteristik özellikleri dar rotasyonu ve ABD’li oyuncuların etkisi takımın diğer özellikleri. Yavaş oynayan daha doğrusu geriye koşamayan ribaunt sıkıntısı çeken her takım için tehdittir. Fenerbahçe Ülker çok dikkat etmeli özellikle hafife alınırsa büyük sıkıntılar yaşatabilir.
BROSE BASKETS
Bu yıl Almaların temsilcisi olacak olan Brose pekte fazla iddialı değil. Sahasında çıkaracakları en fazla 2 galibiyet onlar için teselli olacak gibi duruyor. Laubalilik kıvamında hafife alınmazsa her takım için +2 galibiyettir. Garrett, Okulaja ve Hamann Alman Milli Takımından tanınan isimler bunların yanında Dickel, Fenn ve Greene takım içindeki önemli isimler. Yetersiz kadro ve grubunun gücünün altında kalan bir ekip olduğu için umut vaat edecek hiçbir durumu yok.
»
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|
|
|
3SAYI Köşe Yazilari
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
| ---------------------------------- |
3SAYI Köşe Yazilari
|