|
ANDREI KIRILENKO
| Mevki | Forvet | | Lakabları | KIRA – BABKA – ALFREDO - JOKER - FANTIK&FONARIK YOUNG FITYA - MALCHIK (Little Boy) - SHIBA-SPIDERMAN - AK – DRE ANDY - AK47 - ELECTRONIC | | Boy | 2.09 m | | Kilo | 99 kg | | Ülkesi | Rusya | | Doğum yeri ve Tarihi | Izhevsk (Batı Rusya) 18.02.1981(1961-05-13) | | Draft | 99 NBA Draft 1.Tur 24. Sırada Utah Jazz Tarafından seçildi | | Profesyonel kariyeri | 1996–(...) | | Forma Giydiği Takımlar | 96-98 Spartak St Petersburg 98-01 CSKA Moskova 02-(…) Utah JAZZ | | Hobileri | Ailesi ile vakit geçirmek, Bilgisayar Oyunları, (Diablo-Warcraft – Starcraft - Age Of Empires) Otomobiller ve hız tutkusu, Hayvanlar, Kitap okumak, Sinema ve Yemek (Sushi ve dondurma) | ANDREI KIRILENKO Kariyer Biyografisi Koç Alexei Vladimirovich Vasiliev vasıtasıyla 7 yaşında basketbola başlayan AK 3 yıl sonra Frunzensky Region Of St Petersburg okul takımına transfer olur. Daha 14 yaşında iken St Petersburg şehir takımına seçilir ve o yıl takımıyla Gençler Rusya Liginde şampiyonluk hazzını yaşar. 1997 yılında yani 16 yaşında iken Rus Süper Ligi takımlarından Spartak St Petersburg’a transfer olur ve prefosyonelliğe ilk adımını atar. Resmi anlamda ilk maçına 17 Ocak 1997 tarihinde Spartak St Petersburg formasıyla çıkan AK, takımının Spartak Moskova’yı 91-83 yendiği maçta ilk kez forma giyer ve 3 sayı atar.O zamana kadar ligde oynamış olan en genç oyuncu ünvanını da yakalamayı da ihmal etmez. Yine 16 yaşında iken Rus Genç Takımına takım kaptanı olarak seçilir.Daha da abartır Rus Genç takımı O’nun sayesinde final oynar.Fakat Yugoslavya ya finalde boyun eğerler fakat AK kariyerinin ilk MVP ödülünü almaktan geri kalmaz.Bu ödülü alırken de %62 gibi kışkırtıcı bir saha içi isabeti, 4.9 gibi ürkütücü bir top çalma, 9.9 rebound, 19.5 sayı ve 3.8 asist gibi istatistiklerine ulaşarak MVP seçerleri fazla zorlamaz. 28 Eylül 1997 de bir lig maçında Lokomotiv’e 24 sayı atarak kariyerinin en yüksek rakamına ulaşır fakat bu maçı kurtarmaya yetmez. 4 Ekim 1997 de kariyerinde ilk kez ilk beşte sahaya çıkan AK 10 sayı bulduğu maçta Samara’ya karşı kaybeder.
Temmuz 98 de CSKA’ya transfer olur. Yine Temmuz 98 de Avrupa Gençler Şampiyonasında Rus Milli Takımıyla boy gösterir; 5.5 top çalma, 16.8 sayı ve 2.4 asist istatistikleri ile mücadele ederek, takımına 5 lik getirir. Temmuz 98 de bu sefer Dünya Gençler Şampiyonasında 2.lik elde eden takımda da yer alır.Finale kadar gelir ancak uzatmada Amerika’ya kaybeder. 29 Temmuz 1998 tarihinde CSKA Moskova takımının kampına katılmak için Finlandiya’ya gider. 12 Eylül 1998 de CSKA formasıyla ilk maçına çıkar ve 116-70 kazandıkları maçta 11 sayı bulur. 28 Eylül 1998 de CSKA formasıyla ilk kez ilk 5 te sahaya sürülür ve olan olur.25 sayı atar ve 7 top çalarak kariyer rekorunu kırar. 9 Aralık 1998 de ilk Euroleague maçında Kinder Bologna ya karşı forma giyer ve 12 dakika sahada kalır.65-86 kaybedilen maçta 7 sayı atarken 3 te top çalar. 5 Ocak 1999 da ayın oyuncusu seçilir.98/99 sezonu içerisinde 2 kez haftanın oyuncusu 4 kez de haftanın en iyi 5 i içerisinde yer alır. 11 Nisan 1999 da ilk kez Rus Liginde All-Star Batı takımına seçilir.Batının Doğuyu 138-107 devirdiği maçta 17 dakika sahada kalırken, 12 sayı, 3 rebound,1 asist ve 1 blok üretir. Aynı All-Star da smaç yarışmasına da katılan AK ikinci denemesinde yaptığı smaçla 5 otoriteden de 10 puan alarak 50 puanla bir başka rekora imza atar. 98/99 normal sezonu sonunda 64.7 saha içi isabetiyle 3ncü, 2.6 top çalarak 5nci, 1 blok ortalamalası ile 7nci olur. 6 Mayıs 1999 da CSKA formasıyla ilk yılında ilk şampiyonluğunu yaşar. 11 Mayıs 1999 da Ligin play-off lardaki en iyi beşine seçilir. 13 Mayıs 1999 da o yaz Fransa’da yapılacak olan Avrupa Şampiyonası’ndaki kadroya alınmadığını öğrenir. 14 Mayıs 1999 da ise ligin MIP’i yani en çok ilerleme kaydeden oyuncusu seçilir. 17 Mayıs 1999 da 8 oy alarak ligin en değerli 13ncü oyuncusu olur. 2 Haziran 1999 tarihinde NBA draft’i ile adı anılır. 30 Haziran 1999 da 18 yaşında iken, son iki yılın NBA finalisti Utah Jazz tarafından 1.tur 24. sırada seçilir. 25 Temmuz 1999 da Rus Genç Takımı ile dünya 6ncılığına ulaşan kadroda yer alırken, turnuvada 19.5 sayı, 2.8 top çalma ve 9.5 rebound istatistikleri tutturur ve şampiyonanın MVP si seçilir. 21 Ekim 1999 da bir Euroleague maçındaki en yüksek rakamı olan 16 sayıya Fransız Cholet karşısında ulaşır. 25 Kasım 1999 tarihi O’nun için bir çok şeyi açıklar.Avrupa All-Star kadrosuna çağrılırken yaşı 18 dir.O zamana değin bu rekoru Avrupa’da elinde bulunduran ve 19 yaşında Avrupa All-Star kadrosunda yer alan Sloven Makro Miliç’i ve NBA All-Star’ında yine aynı yaşta yer alan Kobe Bryant’ı tahtından indirir. 28 Aralık 1999 da Avrupa All-Star maçında ilk beşte sahaya çıkar ve 24 dakika sahada kalırken 12 sayı, 8 rebound ve 2 asistle mücadele eder. 17 Şubat 2000 Euroleague de ilk grup maçları sonunda 4.9 top çalma istatistiğine ulaşırken bu alandaki rakipsizliğini perçinler. 16 Nisan 2000 de Kuzey Avrupa Basketbol Ligi (NEBL) finalinde Litvanya temsilcisi Lietuvos Rytas’ı 95-77 yendikleri maçta 18 sayı atar. 23 Nisan 2000 de Rusya’da ikinci kez All-Star seçilir. Batının yine kazandığı maçta AK 15 sayı 6 rebound ile mücadele eder.Yine smaç yarışmasına katılır fakat bu kez 2nci olur. 26 Nisan 2000 da normal sezon bittiğinde 73.5 gibi inanılmaz bir saha içi ortalaması yakalarken 2.7 top çalar ve ortalama 2 blokla oynar. 19 Mayıs 2000 de ikinci kez Rusya Ligi şampiyonluğu sevincini yaşar ve 19 yaşında MVP olan ilk oyuncu olur.Aynı yıl ligin en iyi beşine ve aynı zamanda en iyi savunma beşine seçilir. 4 Eylül 2000 de CSKA ile olan kontratını 1 yıl daha uzatır. 17 Eylül 2000 de Rusya Milli takımıyla Sydney Olimpiyatları’na gider ve 8. olan takımda 2.3 top çalma istatistiklerine ulaşarak bu kategoride olimpiyat 1ncisi olur. 8 Şubat 2001 de Lietuvos Rytas takımına karşı oynadığı Euroleague maçında 13 sayı,11 rebound ve 10 top çalma ile o ana değin Euroleague de PAOK’lu oyuncu Bill Edwards’a ait olan tek Triple-Double yapan oyuncu ünvanına son verir. 15 Mart 2001 de Euroleague de KK Split takımına 29 sayı atarak kariyer rekoruna ulaşır.Yine aynı yıl 9.5 rebound ortalaması ile Eurolegue 1ncisi olur. 19 Nisan 2001 de o zamanki adıyla FIBA Suproleague da final-four unda Asvel maçında aldığı 17 rebound ile kariyerinin en yüksek rakamına ulaşır. 19 Mayıs 2001 da Fransız haftalık basketbol gazetesi ‘Basket News’ tarafından 2000/2001 sezonunda Avrupa’nın en iyi oyuncusu seçilir. 2 Temmuz 2001 de ülkesinde Sergei Chalkin’den sonra üst üste 2. kez MVP seçilirken aynı zamanda en iyi beşe ve en iyi savunma beşine seçilir. 12 Temmuz 2001 de CSKA ile yollarını ayırır ve Utah Jazz’ın yaz kampına katılmak için Amerika’ya gider. 21 Temmuz 2001 de Rocky Mountain turnuvasında gayri resmi de olsa NBA deki ilk maçında Phoenix Suns’a karşı oynar ve 13 sayı atar ve 8 rebound alır. 23 Temmuz 2001 de daha ikinci maçına Toronto karşısında çıkan AK NBA deki ilk sakatlığını yaşar ve sağ kaşına 8 dikiş atılır. 10 Ağustos 2001 de Utah ile 1 yılı opsiyonlu olmak üzere 4 yıllık kontrat imzalar. Ağustos 2001 in sonunda Avrupa Şampiyona’sı için Avrupa’ya döner ve şampiyonanın açılış maçında Bosna Hersek potasına 26 sayı bırakır. 9 Eylül 2001 de 5ncilik macında Fransa’yı 78-73 yenen Rus Milli takımı 2002’de İndianapolis’te yapılacak olan Dünya Şampiyonası için biletini cebine koyarken, AK bu maçta hiç oyundan çıkmaz yani 40 dakika oyunda kalarak bir başka rekora imza atar. Turnuvayı; 2.8 blok ile 1nci, 2.8 top çalma ile 2nci, 19.2 sayı ile 4ncü, 8.7 rebound ile 5nci, %54.8 saha içi isabetiyle 6ncı, %85.7 serbest atış isabetiyle 6ncı, 3 asist ortalamasıyla 10ncu tamamlar. 20 Eylül 2001 de NBA deki ilk sezonu için Salt Lake City’e gider ve takıma katılır. 9 Ekim 2001 de NBA deki ilk sezon öncesi maçına çıkar.Sacramento’ya karşı 95-101 kaybedilen maçta 17 dakika görev alır ve 7 sayı, 9 rebound, 4 blok, 3 asist ve 2 top çalma ile oynar. 10 Ekim 2001 de takımıyla ilk kez Portland’a karşı ilk beşte maça başlar ve 14 sayı atarak ilk kez takımının en skorer oyuncusu olur. 30 Ekim 2001 de NBA deki ilk resmi maçında Milwaukee’ye karşı oynar.112-119 yitirilen maçta 16 dakika süre alır 6 sayı, 5 rebound ve 1 top çalma ile oynar. 16 Kasım 2001 de hayatında ilk kez çocukluğundaki idolü olan Michael Jordan’a karşı forma giyer ve Utah maçı 101-92 kazanırken AK’da Majestelerine 2 blok yapmaktan çekinmez. 1 Aralık 2001 de ilk defa ilk beşte sahaya çıkan AK Indiana’ya karşı 97-100 kaybedilen maçta 33 dakika oyunda kalırken 13 sayı 10 reboundla oynar. 9 Ocak 2002 de Philadelphia’da düzenlencek olan All-Star için çaylaklar takımına seçilir. 5 Şubat 2002 de Memphise karşı 15 sayı atarak NBA deki en yüksek rakamına ulaşır. 9 Şubat 2002 de çaylaklar takımıyla sahaya çıkar, 15 dakika içerisinde 4 sayı 4 rebound ve 1 top çalma ile oynar. 22 Şubat 2002 de oğlu Fedya dünyaya gelir. 6 Mart 2002 de içindeki savunma canavarını ortaya çıkarır ve Lakers’a karşı oynanan maçta Kocaoğlan’a tam 3 blok yapar bununla da yetinmez maç boyunca savunduğu Kobe’ye koca maçta sadece 9 şut atma imkanı tanır. 15 Mart 2002 de 2 kariyer rekoru daha kırar.Detroit’e karşı 100-97 kazanılan maçta tam 44 dakika sahada kalırken 27 sayı atar. 8 Nisan 2002 de Seattle’ın Clippers’i son maçta yenmesi ile play-off a kalan Utah’ta AK NBA’de play-off oynayacak olan ilk Rus oyuncusu olur. Nisan ortalarında normal sezon sona erer ve AK 82 maçın hepsinde yer alırken, normal sezonu 26.2 dakika, 10.7 sayı, 4.9 rebound, 1.9 blok, 1.4 top çalma ve 1.1 asist ortalamaları ile tamamlar. 24 Nisan 2002 de yılın çaylağı oylamasında Jason Richardson la birlikte yılın en iyi 3ncü çaylağı olurken, Pau Gasol yılın çaylağı seçilir. 29 Nisan 2002 de yılın birinci çaylak takımına Jason Richardson, Shane Battier, Tony Parker ve Pau Gasol ile birlikte seçilir. 2 Mayıs 2002 de Utah, Sacremento’ya karşı ilk turda 3-1 kaybeder ve böylece AK’nın NBA’deki ilk sezonunu sonra erer. 12 Temmuz 2002 de yeni sezon harılıkları için takımının yaz ligine katılır.Burada oynanan Denver maçında sol bacağından bir sakatlık geçirir ve Rusya’ya döner. 1 Ağustos 2002 de Indianapolis’teki Şampiyona için Rus Milli takımıyla birlikte Amerika’ya gelir. Şampiyona AK için pek başarılı geçmez ve Ruslar ancak 10ncu olurlar. ANDREI KIRILENKO NBA Kariyeri 2002-2003 NBA’deki çaylak olarak geçirdiği sezondan sonraki ilk sezonunu 2002/03 sezonunda yaşamaya başlar.Normal sezonda sadece 2 maç kaçırır ve tam 80 maçta takımının formasını giyer.10.7 olan sayı ortalamasını 12.0 a ve 4.9 olan rebound ortalamasını 5.3 e çıkarır.19 Kasım 2002 de kariyerinin 1000nci sayısına ulaşan AK, 8 Aralık 2002 de de Lakers potasına 30 sayı bırakarak NBA’deki kariyer rekorunu kırar.4 Nisan 2003 te Indiana maçında aldığı 12 reboundla bir kariyer rekoru daha kırar.O sezon yakaladığı 2.2 blok ortalamasıyla ligin en iyi 8nci blokçusu olur.Atlanta’daki All-Star’da sophomore takımına seçilir.27 dakika sahada kaldığı süre içerisinde 13 sayı, 5 rebound, 2 top çalma ve 1 blokla mücadele eder. 2003-2004 Utah’ın 1 numaralı adamı haline gelir.16.2 sayı, 8.1 rebound, 1.9 top çalma, 2.76 blok ortlamaları tutturur.NBA en iyi 2nci savunma beşine seçilir.Kariyer rekorlarını bu yılda geliştiren AK,8 Aralık 2003 te Houston maçında rakibin 8 topunu çalar,19 Aralık 2003 te Boston karşısın tam 7 topu bloklar, 22 Aralık 2003 te Chicago maçında 16 rebound toplar, 17 Şubat 2004 te Miami’ye karşı 31 sayı atar.Ayrıca pek rastlanmayan bir istatistik olan 5*5 dalında 3 Aralık 2003 te Houston’a karşı 19S+5R+7A+8TÇ+5BLK ve 10 Aralık 2003 te New York’a karşı 10 S+12 R+6 A+6 TÇ+5 BLK istatistiklerine ulaşarak lig tarihinde bu alanda daha önce sadece yer alan Vlade Divac(4 kez) ve Jamaal Tinsley’e(3 kez) yaklaşır.O yıl 2 kez Batı Konferansında haftanın oyuncusu seçilir.2004 All-Star kadrosuna seçilir.12 dakika oynadığı yıldızlar maçında 2 sayı, 1 rebound ve 1 blok yapar.MIP oylamasında ise Zach Randolph, Carlos Boozer ve James Posey’in ardından 4ncü olur. 2004-2005 AK için en talihsiz sezon olur 2004-2005 sezonu.Geçirdiği sakatlıklar nedeniyle sadece 41 maçta görev alabilir.Her şeye rağmen oynadığı bu 41 maçın 35inde en az 2 istatistikte çift haneli sayılara ulaşmayı başarırken, 11 kez de 20 ve üzerinde sayı atar.O sezon bir maçta 8 blok yaparak ki bunu iki kez yapar bu alanda kariyerinin en yüksek rakamına ulaşır.11 maçta ise 5 ve üzeri blokla oynayan AK yeni bir lakaba sahip olur.(duvar). 1 Şubat 2005 teki Charlotte maçında kırılmayan nadir rekorlarından biri olan serbest atış rekorunu da 16 da 14 atarak kırar ve rahatlar aynı maçta 10 da asist yapar.25 Şubat ta ise 15 te 14 atar ve rekor geliştirme işine devam eder.Artık tamamen bu galaksiye uyum sağlayan, ilk zamanlardaki çekingenliğini üzerinden atan AK tam bir NBA oyuncusu olmuştur NBA otoritelerinin yorumlarına göre.Çünkü Ondaki azim ve sabra pek az oyuncuda rastlanır.Sakatlığa boyun eğmeyen bilakis onunla büyüyen bir oyuncudan çok korkarım demişti The Dream (Hakeem) ‘’yaralı bir kurt gibidir sakat oyuncu, yarasının kapanmasını sabırla bekler ve Onun sadece yarası kapanır, bazılarının ise sezonu’’… 2005-2006 Sakatlık belası ara sıra nüksetse de geçen sezona göre daha iyi durumda olan sağ bacağı O’na sadece 7 maç kaçırtır o sezon.Toplam 69 maça çıkan AK bunların 63nde ilk beşte sahaya çıkar.Sezon ortalaması olarak 15.3 Sayı, 8.0 Rebound, 4.3 Asist, 3.19 Blok istatistiklerine ulaşarak NBA efsanelerinin rekorlarını didiklemeye devam eden AK, bir sezonda o ana kadar sadece Karem Abdul Jabbar(6 kez)-Bob Lanier-David Robinson’a ait olan ve 1993-94 sezonunda beri yakalanamayan bir istatistik olan 15 S+8 R+4 A+3 BLK u da gerçekleştirerek NBA tarihinin bu alandaki 4ncü oyuncusu olur.O sezon aynı zamanda 2 kez Triple-Double yapan AK 18 Sayı 16 Rebound ve 11 Asist le oynadığı maçta 10 olan asist rekorunu da 1 geliştirir.21 Ocak 2006 da750nci asistini yaparken, 500ncü topunu da bu sezonda çalan AK kariyerinin 4500ncü sayısına da 6 Mart’ta ulaşır.Bir Minnesota maçında 8 blok 8 asist yapar ve yine o ana kadar sadece Chris Webber ve David Robinson’a ait olan bu rekora da ortak olur.14 olan serbest atış isabetini de 16 ya çıkarır.Kariyerinde 3ncü kez 5*5’i (14S+8R+9A+7B+6TÇ) bu sezonda gerçekleştirir. 2006-2007 AK için geçirdiği 5 sezonun en değerli olanıdır kanaatime göre.Bu sezonun diğerlerinden farkı Play-Off larda yıllardır özlenen başarının yakalanması ve bunda AK nun yadsınamaz katkısıyla birlikte artık normal bir NBA takımı olmaktan çıkıp bir sezonda 82 maçtan fazla oynayabilen bir takım haline gelmeleri en başta akla gelen olumlu sinyaller takım ve AK adına.Gerçi yarı yarıya düşen istatistiklerine bakarsak iyi bir sezon geçirdiğini söyleyemeyiz ilk bakışta sadece sayılara takılıp kalırsak.Önemli olan takım olabilme becerisini uzun yıllar sonra gerçekleştirebilen bir Utah’ta kimin ne attığının bir önemi kalmadığı için ve çok sağlam bir guarda sahip olduklarından AK daha çok savunma yönüyle takımın ayakta kalmasını sağladı bu sezon.Tam 17 Play-Off maçı oynadı bu yıl.Çoğu NBA oyuncusunun yıllardır oynayıp da yakalayamadığı bir sayı olduğunu düşünürsek AK nın ve takımının iyi yolda olduğunu söyleyebiliriz.Daha önceki sezonlarda tamam çok spektakuler istatistikler yakalamış olan birinin hatta NBA efsanelerinin nadir gerçekleştirdiği şeylere ortak olmuş birinin bu yıl bu alışkanlığından uzaklaşması izleyiciyi hayal kırıklığına uğratmış olabilir ve bu da çok doğal bir durum.Ama dediğim gibi takım olma yolunda atılan adımlar gerçektende dev cinstendi bu yıl Utah için.Önümüzdeki yıl üstüne koyarak ilerlemeleri en büyük temennimiz. ANDREI KIRILENKO Eruobasket2007 Adı ne olursa olsun ister Sovyet Rusya ister Rusya Federasyonu yada Rusya; ne koyarsak koyalım adını Avrupa’nın en büyüğü onlar. Dile kolay 15nci şampiyonluk… İyi bir kadro kurulmuş, başına da kurt hoca Blatt getirilmiş buraya kadar her şey tamam.Mutlak favori İspanya,Litvanya belki Yunanistan veya Fransa hatta Rusya da son tahmin olabilir.Kimseden duymadım Rusya şampiyon olur diye hatta kendi koçları Blatt bile turnuva başında şampiyonluk şansınız nedir? sorusuna İspanya ve Litvanya çok güçlü şeklinde cevap vermişti. O kadar otorite konuştu, yetmedi yazdı, çizdi.İspanya-Yunanistan yarı finali tam bir ağlama duvarı filmini hatırlattı bana, utandım bir an, koca koca adamlar resmen ağlaya ağlaya faul istiyor, kendini yere atıyor, ancak sokaklarda oynanan basketbolda yapılan çaktırmadan el kol hareketleri ile birbirilerini durdurmaya çalışıyordu.Oradan gelecek takım zaten baştan kaybetmişti izleyicinin gözünde istediği kadar şampiyon olsun skor olarak.Bir tek İspanyollar ve Yunanlılar hak ederlerdi kazansalardı onlara göre.Maçta bir takım 3 sayı geride olsa biri sayı atsa hakem 4lük verdim dese İspanyollar yine sevinirdi kazandık diye aynı şey diğer taraf içinde geçerli tabiî ki.Bunların geçmişleri ile alakalı bir durum ya bu gerçi eşelemeye gerek yok… Gelelim şampiyona ve asıl konumuz olan AK ya. 93 ten bu yana en çok Avrupa Şampiyonluğu yaşamış bir ülkenin bu kadar ara vermesini kimse beklemiyordu doğrusu. Turnuvalar boyunca hep bir yıldız oyuncu eksikliğini her zaman hisseden Ruslar nihayet AK gibi bir yıldız çıkarabildi ve sonucunda herkes neler olduğu gördü. Amerika asıllı guard J.R. Holden, Viktor Khryapa, Nikita Morgunov, Zakhar Pashutin, Aleksey Savrasenko, Sergei Monya, Anton Ponkrashov, Petr Samoylenko gibi oyuncular hepsi birer yetenek fakat AK gibi bir önderleri olmasaydı 93 ten beri katıldıkları turnuvalardan farklı bir sonuç almaları pekte mümkün olmazdı kanaatime göre.Daha önceleri de Vasili Karasev ve Evgeny Pachutin gibi çok önemli oyuncuları tarih boyunca yetiştiren Ruslar o zamanlar AK gibi bir oyuncuyu bir türlü bulamamışlar ve her geçen şampiyonada geçmişteki itibarları yavaş, yavaş bitip tükenme noktasına gelmişti. Turnuvaya gelirken kendisi için çok zor geçen yılı geride bırakmıştı AK. Oldukça yıpranmış, bana göre haksız eleştirilere kulağını kapamıştı.Daha öncede belirttiğim gibi düşen istatistikleri skor yazarlarının arayıp da bulamadığı cinsten bir durumdu.Basın tarafından sıkça eleştirilmişti sezon boyunca.Kafası dolu gelmişti işin kısası İspanya’ya. David Blatt ile yaptığı görüşmelerde takımına faydalı olmak istediğini bunun için burada bulunduğunu ve bazı kesimlere ağzının payını vermek için elinden geleni yapacağını dile getirmişti. Grubun ilk maçında Sırbistan’ı tek başına dağıtan AK-47 rakip potaya tam 24 sayı bırakırken 12 reboundla da eski günlerine döneceğinin sinyallerini vermeye başlamıştı bile. Nitekim İsrail’e karşı da buna benzer bir tarife uyguladı ve 17 sayı 13 rebound la 2nci maçında da double-double lere devam etti.2 de 2 yapan Ruslar ve AK bir anda tüm dikkatleri üzerine çekmeye başlamıştı.Grubun son maçında grubun en ciddi rakibi son şampiyon Yunanistan maçı en ciddi sınavları olacaktı.Zor görünen maç AK ve Holden için göründüğü kadar zor geçmedi. Holden’in attığı 17 sayı kadar rebound toplayan AK buna 12 de sayı ekleyince 2nci tur gruplarına 3 te 3 yaparak kalmış oldu. 2nci tur grubunda, diğer gruptan gelen ve turnuvanın en zayıf halkalarından olan Portekiz’i zorlanmadan geçerken Ruslar AK yine 16 sayı atarak takımının ve maçın en skorer oyuncusu olmuştu.Rusya 8 puana ulaşmış herkesi bir korku sarmıştı.Favoriler arasında pek anılmaya bu ekip bir anda ciddi bir rakip haline gelmişti. Dananın kuyruğunun kopacağı yere gelinmişti ve Ruslar 5nci grup maçında ev sahibi İspanya karşısına çıkıyordu.İyi bir ilk çeyrek oynamışlardı fakat Holden’in maç boyu tutuk kalması, Calderon, Navarro, Pau Gasol ve Reyes’in durdurulaması, AK’nın 21 sayısına rağmen yenilgiyi önleyememişti.Ruslar da devrilmiş İspanya’nın şampiyonluğu konusunda kimsenin en ufak bir şüphesi kalmamıştı. Grubun son maçında Hırvatistan karşısında da fazla zorlanmayan AK ve arkadaşları çeyrek final öncesi grubu 5 galibiyet 1 mağlubiyetle tamamlamış ve lider olarak çeyrek finalde Fransa’nın rakibi olmuşlardı. Başa baş geçen ilk 2 çeyrek sonunda soyunma odasına 3 sayı geride giden Ruslar, yine buna benzer bir 3ncü çeyrek oynamışlardı. Turnuvanın en zevkli maçlarından biriydi doğrusu. Tempo bir an olsun düşmedi maçta. Her iki takımda maçı alıp götürebilirdi her an. Elenene yazık olacaktı gerçekten. Khryapa, Holden ve Morgunov’un öne çıktığı maçta AK da savunmada yine ‘duvar’ olmaya devam etmiş 4 blok yaparak, tam 7 top çalmış ve neticede maçın kazanılmasından en büyük paylardan birine sahip olmuştu yine. Rusya 10 yıl sonra ilk kez yarı finaldeydi. Rüyada gibiyim sözü her şeyi açıklamıştı Blatt’in.
Yarı finalde Ruslar, şampiyona başındaki 2 favoriden biri olan Litvanya ile eşleşmiş daha öte gidemezler şeklindeki maç öncesi yorumların sıkça işitildiği sıralarda maç başlamış ve Rusya ilk çeyreği 25-12 gibi bir skorla kapatmıştı.AK tam bir AK-47 olduğunu bir kez daha ispatlarcasına oynuyor, Litvanya potasına adeta kurşunlar yağdırıyordu. Diğer yanda da Siskauskas boş durmuyor, olay adeta bir düelloya dönüşüyordu.AK’nın yorulduğu anlarda Khryapa ve Holden sahneye çıkıyor Siskauskas ise tek başına savaşıyordu.Sonuç böyle olunca Rusya 93 ten bu yana ilk kez finale adını yazdırıyordu.AK bu maçta 29 sayı, 8 rebound, 3 top çalma ve 3 blokla oynuyor, dosta düşmana hiçbir zaman bitmediğini ve neler yapabileceğini gösteriyordu. VE RUSYA Finalde Buraya kadarmış dedirten bir ilk çeyrek yaşıyoruz sanki. İlk çeyreğin ortalarına gelindiğinde yenilen 15 sayıya karşılık sadece atılan 4 sayı ve karnaval havasına çoktan girmiş İspanyollar…AK ortalarda yok, ilk çeyrek eriyip gidiyor skor 22-11 AK sadece 4 sayı atabilmiş.’’Bu da büyük bir başarı deriz yarın ne olacak’’ demeçleri hazırlanmaya başlıyor kafalarda Rus Benchinde.Buraya kadar geldik ölmek var dönmek yok diyen bir başka taraf da var tabiî ki.AK yavaş yavaş toparlıyor kendini üst üste sayılar buluyor Ruslar.Çoğu da AK imzalı.Fark eriyor, Ponkrashov diye bir bela musallat oluyor ev sahibinin başına o dakikalarda davetsiz misafir misali.Ruslar toparlanan hücumuna savunmasını da ekliyor, 11 olan fark devre sonunda 3e iniveriyor. İkinci yarı ile birlikte maç sanki yeniden başlıyor Garbajosa, Calderon, Gasol ve diğerlerinin muazzam gayreti ile İspanyollar bir türlü yakalanamıyordu. 3ncü çeyreğin bitimine 1.35 kala 6 olan fark Khryapa’nın çok kritik 3 lüğü ile 3 e iniyor ve çeyrek o şekilde tamamlanıyordu.
Ruslar’ın 3lükleri son çeyreğin başında da devam ediyor Pashutin’le skor ilk kez eşitleniyordu.Hatta Holden’in turnikesi ile maçta ilk defa öne geçiliyor karnaval havası yerini suskunluğa ve tedirginliğe bırakıyordu.İspanyollar ilerleyen bölümlerde yine üstünlüğü yakalıyor ve farkı 1.48 kala 5 e çıkarıyordu. Bitime 1.17 kala AK kullandığı 2 serbest atışı sayıya çeviriyor ardından da çok kritik bir top çalıyor fark bir anda 1 e iniveriyordu.Mola geliyor tedirgin bekleyiş devam ediyordu son top İspanyollar’daydı ve 1 sayı önde giriyorlardı son 25 saniyeye.Olan da bundan sonra oldu ya; Holden Pau Gasol’dan topu çalıyor herkes şaşıp kalıyordu.Tarihinin ilk Avrupa Şampiyonluğuna bu kadar yaklaşmışken, en önemli oyuncusunun bu hatayı yapmış olması İspanyolları çileden çıkarıyordu.Holden süreyi eritiyor son hücumu kullanacak bir plan yapmaları için molaları kalmadığından doğaçlama yapmak zorunda kalıyordu.Bitime 2 saniye kala şutunu çekiyor ve takımını 1 sayı öne geçiriyordu.Gasol’un son topu çemberi turlayıp çıkıyor AK ve arkadaşları bir rüyayı gerçeğe işte bu karelerle dönüştürüyorlardı… Avrupa Basketbol Şampiyonu Rusya Avrupa Basketbol Şampiyonası Mvp’si Andrei Kirilenko
Onur CaNBAz »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|