|
Maryland’den Colorado’ya uzanan, kimi zaman acılarla dolu, kimi zaman başarılarla dolu bir hikaye… Denver Nuggets’ın başarılı genç yıldızı Carmelo Anthony’den bahsediyorum elbette. Çocukluk döneminde yaşadığı zorlu dönemlerden, başarılarla dolu NCAA yıllarına, Nuggets’ı zirveye taşıdığı sezondan, yaşadığı talihsiz olaylara kadar inceleyeceğiz Carmelo Anthony’i…
Carmelo Kiyan Anthony, 29 Mayıs 1984 yılında New York eyaletinin Brooklyn bölgesinde dünyaya geldi. Annesi Afrika kökenli bir Amerikalı olan Mary Anthony ve babası Porto Riko’lu Carmelo Anthony çiftinin 5. çocuğu olarak dünyaya gelen Carmelo, ismini 3 yaşında yitirdiği babasından aldı. Robert ve Witfort adında iki erkek Michele ve Daphne adında iki kız kardeşi vardı.
Babasız yaşamanın zorluklarıyla hayatlarını devam ettirmeye çalışan Anthony ailesi, yaşadıkları bölgenin huzursuzluğunu içlerinde hissediyorlardı. Carmelo’nun annesi Mrs. Mary, evlatlarının kötü işlere bulaşmasından çok endişe ediyordu. Carmelo 8 yaşındayken, ailecek Baltimore şehrine taşındılar. Fakat burada da kendilerini farklı bir hayat bekliyor değildi. Carmelo’nun edindiği birkaç kötü arkadaşlık, annesi Mary’i devreye soktu. Carmelo’nun bulunduğu ortamdan sıyrılması, O’nun abisiyle beraber basketbol oynamasıyla sağlandı. Küçüklükten beri abisiyle sokaklarda basketbol oynayan Carmelo, yabancı olmadığı bu spor dalına çok çabuk ısındı. Sokaklarda iyi basketbol oynamaya başlayan Carmelo, o yıllarda okumak için yazıldığı Towson Katolik Lisesinde basketbol takımına seçildi. Carmelo sokaklarda oyun kurucu olarak oynuyordu. Lise yıllarında top sürmesini ve şu tekniğini geliştiren Carmelo, 14 sayı 5 ribaund 4 asistlik performansı ile takımına eyalet şampiyonasında 3.lüğü getiriyordu. Bu başarılarla Anthony ailesinin göğsü kabarırken, Carmelo’nun derslerinde aldığı kötü sonuçlar, onları az da olsa üzüyordu. Bir sonraki yaz ise 6 cm. daha uzayarak 2.00 m boyuna ulaşan Carmelo hem eski zamanlardan kalan oyun kuruculuk yeteneğiyle hem de yeni yeni geliştirmeye başladığı penetreleri ile de can yakmaya başlamıştı. 3. senesinde ortalamalarını 27.0 sayı 8.0 a çıkartan Carmelo bu sefer eyalet şampiyonasında dördüncülükle yetinmek zorunda kalıyordu. Bunlara rağmen sezon sonunda Baltimore şehri ve eyaleti Yılın Oyuncusu, All Metropolitan Ligi yılın oyuncusu, Baltimore Katolik Liginde yılın oyuncusu seçiliyordu. Oğlundaki bu yeteneğin farkına varan Mrs. Mary, Carmelo’nun daha iyi şartlarda eğitim alabilmesi ve basketbolunu ilerletebilmesi için başka okullar aramaya başladı. O yıllarda ünlü basketbol yıldızlarının eğitim verdiği Oak Hill Lisesinin basketbol kampına katılan Carmelo, oynadığı basketbolla adından sıkça söz ettiriyordu. O sene Lisesini 32-1 gibi tek mağlubiyetli bir dereceye ulaştırıyordu. USA Today dergisi tarafından All-America takımına seçilen Carmelo sezonu 22.0 sayı, 7.1 ribaund, 3.0 asist, 1.8 top çalmayla oynadı. 2000-2001 sezonunda LeBron James’in takımı (St.Vincent-St.Mary Lisesi) ile Carmelo'nun (Oak Hill Lisesi) takımı arasındaki maç tam bir LeBron-Melo düellosu gibi geçiyordu. Kişisel savaşı LeBron (36 sayı) galibiyeti Carmelo (34 sayı) alıyordu. Başarılarla dolu geçen lise yıllarından sonra herkes Carmelo’dan NBA draftına katılacağını bekliyordu. Fakat Carmelo, New York’a dönerek Syracuse Üniversitesi’nde okumaya karar verdi. Üniversite takımında ilk sayısını smaçla gerçekleştiren Carmelo, takımını adeta bataklıktan çıkartarak zirveye taşıdı. Ayrıca Carmelo en yüksek sayı ortalamasını tutturan freshman (üniversitede ilk senesinde okuyan) ünvanını ele geçiriyordu. NCAA turnuvasında takımı imkansızı başararak şampiyon olduğunda ise Carmelo birçok rekoru ele geçirmişti bile... 2003 yılı NBA draft’larını ise herkes dört gözle bekliyordu. 3 yıl öncesinin iki liseli yıldızı Carmelo ve LeBron’un gidecekleri takımlar merak konusuydu. İlk beklenen açıklamayı Cavaliers yaparak, LeBron’u draft edeceklerini söylemişlerdi. Pistons ekibi ise Carmelo’yu draft etmeyeceklerini, O’nun yerine geleceğe yatırım yapıp Darko Milicic’i draft edeceklerini açıkladı ve Carmelo’ya Denver Nuggets yolu gözüktü. Carmelo, Nuggets’a imza attıktan sonra takımını buluğu durumdan kurtarmalıydı Başarılarla dolu Lise ve NCAA yıllarından sonra, herkesin gözü Carmelo’nun üzerindeydi. Carmelo, inanılmaz bir çaylak sezonu geçirerek 21 sayı, 6.1 ribaund, 2.8 asist ile takımını daha ilk sezonundan playoffa sokmuştu. Ancak, o sezon En İyi Çaylak ödülünü büyük rakibi aynı zamanda çok yakın dostu olan LeBron James’e kaptırmıştı. James’de çaylak sezonunda 20.9 sayı, 5.5 ribaund, 5.9 asist ile oynamıştı… O yıllarda herkes LeBron James’i konuşurken, dikkatlerden kaçan bir nokta Carmelo Anthony’i daha ön plana çıkartıyordu. Carmelo NCAA’de takımını şampiyon yaptıktan sonra Nuggets’a gelmiş ve Nuggets’ı yıllardan sonra playoff’lara çıkartan oyuncu olmuştu. Bu kadar genç yaşta elde ettiği liderlik ruhu, Nuggets’ı her sene playoff’lara çıkartmıştı. İşte bu noktadan sonra Carmelo Anthony’in başını kötü olaylar sarmalamaya başladı. Kaçırdığı Rookie MVP ödülünün yüzünden mi, yoksa sürekli iyi giden basketbol yaşantısında kapıldığı rehavetten midir bilinmez, Carmelo’nun adı sürekli gündemdeydi. NBA deki ilk sezonunun ardından yaz aylarından düzenlenen Sydney Olimpiyatlarında, milli takıma seçilen ve oynadığı maçlarda az süre aldığını sık sık görsel ve yazılı medya karşısında dile getiren Carmelo, bir anda günah keçisi ilan edildi. Carmelo’nun bu durumunu sık sık dile getirmesi birçok kişiyi rahatsız etti ve Carmelo “şımarık, bencil” gibi ifadelerle anıldı. Tam bu olay unutuldu derken, Carmelo’nun adı bir kavgaya karıştı. Söylentilere göre Carmelo kız arkadaşı MTV’de VJ’lik yapan Lala ile bir gece kulübünde eğlenirken, Lala’nın eski erkek arkadaşı ile aralarında bir tartışma yaşanıyor ve eski erkek arkadaş ağzındaki içkisini Lala’nın yüzüne tükürüyor ve kavga çıkıyordu. Carmelo hiç yumruk atmadığını ifade etse bile, bu olayla gündeme gelmesi tekrar kafalarda soru işaretlerinin oluşmasına neden olmuştu. Acaba Carmelo Anthony, erken yaşta gelen şöhreti kaldıramıyor muydu? Durun daha bitmedi… Bu olayların hemen ardından ise Denver Havaalanında, sırt çantasında esrarla yakalanan Carmelo, artık gündemden düşmez hale geldi. Kendisine ait olmadığını söyleyip hapis cezasından kurtulan Carmelo, bu defa da “esrarcı” olarak anıldı. Bu olaylar kuşkusuz Carmelo hayranlarını çok üzdü. Tam bu olaylar da unutuldu derken, Baltimore’da el altında satılan DVD’lerde boy gösteren Carmelo, yine dikkatleri üzerine çekti. Carmelo’nun da yer aldığı ufak bir video görüntüsünde, bir esrar satıcısıyla aynı karede yer alıyordu. Bu olayın ardından herkesin aklına havaalanındaki esrar olayı takılmıştı. Önce esrarla yakalanıp aklanan Carmelo, bakalım bu videoyu nasıl açıklayacaktı? Tabiî ki de o uyuşturucu satıcısıyla aynı karede yer alması, Carmelo’nun uyuşturucu kullanması anlamına gelmez. Kötü bir mahallede yaşamış ve kötü arkadaşlıklar edinmiş olmanın verdiği hoş olmayan bir video sadece… Aynı videoda yer alan “Olimpiyat madalyasını göle fırlatma” itirafını ise daha sonradan yalanlayarak medyaya ve hayranlarına kendisini affettirmişti. Bu kötü olaylar yaşanırken, Carmelo iyi oyunundan ödün vermiyordu. Nuggets’ta geçirdiği dördüncü sezonda Carmelo sezonun en flaş ismi olarak dikkat çekiyordu. Neredeyse her maç 30 üzeri atan Carmelo, sonunda gerçek potansiyelini yansıtmayı başarmıştı. Bununla birlikte kötü olan imajını da düzeltmişti. Her şey yolunda gidiyordu, ta ki Madison Square Garden’da yaşanan sezonun en talihsiz olayına kadar…
Carmelo 16 Aralık 2006'da Knicks-Nuggets maçında çıkan kavga sonrasında da uzun süre konuşuldu. Knicks'li Mardy Collins' in Denver oyuncusu J.R. Smith'e yaptığı sert faulun ardından çıkan kavgada Carmelo Collins'e yumruk atmış ve sonrasında da 15 maçlık men cezası almıştı. Carmelo, yeni yeni düzelen imajını, bir yumrukla yıkmayı başarmış, bir de “korkak” damgası yiyerek yine basının ilgi odağı olmuştu. Carmelo’nun 15 maçlık cezası sırasında 76ers ile yapılan takas ile NBA’in yıldız oyuncularından Allen Iverson’u kadrosuna katan Nuggets, daha da güçlenmişti. Herkes dört gözle Carmelo’nun dönmesini ve Iverson ile uyum içerisinde Nuggets’ı daha da yukarılara taşımasını bekliyordu, ki öyle de oldu. Iverson takıma katıldıktan sonra çok iyi bir ikiliolabildiklerini herkese gösterdiler. 2006-2007 sezonunda Nuggets, playoff’lara 6. sıradan katıldı. Carmelo ise sezon boyunca maç başına 28,94 sayı ortalamasıyla, Kobe Bryant’ın arkasından 2. oldu. Aynı sezonda ise All-Star karmasına seçilen Carmelo, 20 sayı kaydederek göz doldurmuştu. Üst üste yaşadığı kötü olaylar, kuşkusuz Carmelo’nun ve hayranlarının canını bir hayli sıktı. Fakat Knicks maçındaki olaylardan sonra hayatını düzene sokan, basketboluyla ön plana çıkmaya çalışan bir Carmelo Anthony izledik. Artık gençliğin ve şöhretin verdiği yanlışlardan arınan bir Carmelo… Şöyle diyebilirim ki, her insan hayatında yanlış işlere bulaşabilir, yanlış kararlar alabilir. Fakat bu da bir gerçek ki, doğrular yanlış yapıla yapıla öğrenilir. Bence Carmelo, işin ciddiyetine vardı ve daha olgun bir kişiliğe büründü. Buna bir etken ise nişanlısı La La Vazguez ile yeni yılda evlenmiş ve bu evlilikten sonra Kiyan adını verdikleri bir bebekleri olmasıdır.
İşte Denver Nuggets’ın bitter çikolatası Carmelo Anthony… Yaşadığı onca acı-tatlı olaydan ötürü kendisine bu ismi layık gördüm:). Uğur Altunbayrak »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|