A Milli Takımımız Polonya’yı Geçemedi

A Milli takımımız için kötü bir gece yaşandı. Durgun başladığımız ve dalgalı bir şekilde oynadığımız karşılaşmada Polonya’ya 84-83 yenilerek gruptan çıkma umudumuzu çok zora soktuk. Durgun başladığımız karşılaşmada zaman zaman çıkışlar yaşasak da savunma direncimizi yüksek tutamayıp rakibin maçta tutunmasını sağladık. Özellikle yediğimiz kolay basketler omuzların düşmesine sebep oldu. Bunlara katlardan sonra bulunan kolay pota altı atışları, faul atışı ya da sayı bulduktan sonra yediğimiz bire sıfır turnikeleri gösterebiliriz. Berisha’nın kenardan oyuna girip ürettiği 21 sayıda Polonya’nın galibiyetinde önemli bir etkendi. Turnuvada en çok faul yapan takımlardan biri olan Polonya karşısında bir dönem özellikle faul hakları dolmuş durumdayken, dış atışlardan sayı bulmaya çalışmamız ve bunlarda başarılı olamamamızda önemli bir noktaydı.

Ömer Aşık’ın erken faul alarak oyunun neredeyse başında kenara gelmesi, Polonya’nın pota altından daha rahat sayı bulmasını ve rebound almasını sağladı. Bizim savunmamıza göre çok daha sert savunma yapıp, bize daha zor sayı şansı vermelerine rağmen, Milli takımımız sayı bulmakta başarılı oldu. Fakat bu sayıların çoğunun bireysel çabalardan oluşması, daha sonra da nispeten kolay sayılar yememiz öne geçtiğimiz anlarda rakibin direncini kırmamızı engelledi.

Tabii ki bu mağlubiyet bize çok ağır bir yara aldırdı. Bununla beraber Enes’in performansı, Milli takımımızın fark açıldı denilirken, (43-35 geri olduğumuz dönem) yakaladığı 10-0’lık seri, o kadar haksız çalınan düdüklere rağmen oyunda kalmaları, yiğidi öldür hakkını ver dedirtecek noktalardı diye düşünüyorum.

Hücum organizasyonun aksaması, savunmada ki basit hatalar, rakibin direnci ve maçı kazanma isteğini sahaya yansıtma tarzı maçı kazanmalarında en önemli etkenler arasında gösterilebilir. Tabii ki tek başına yetmese ve hakem faktörü de bu karşılaşma için önem teşkil etti. Sportmenlik dışı fauller, yaratılan fauller arka arkaya gelince sinirlerin yıpranmasına sebep oldu. Hakem faktörü bu maç için asla arkasına sığınılacak bir durum oluşturmuyor ki Orhun Ene’nin basın toplantısında kendisine sorulana dek bu konuyu açmaması ve bunu sebep olarak göstermemesi çok güzel ve örnek alınması gereken bir duruş sergilediğini gösterdi.

 

Emre Dağdelen

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın